Tanıtımın üçüncü bölümü yayımlandı. İlk hâli ve geçmiş kısımlar, tüm bölümler ilk sayfada mevcut.
Shadow's Battalion: Chapter II - Part II - Where Is Harry?
Birkaç el ateş sesi, dışarıda bir savaş kopuyor. Kulaklarımız çınlıyor. Randy evin içersinde hazır bir şekilde bekliyor. Bir sorun var, dışarıda bir sorun var ama ne var? Dışarıdaki insanlar eve girmeye hazırdı ama eve girmiyorlar, kurşunlar ne camları ne de kapıları kırıp parçalıyor, eve hiçbir şey gelmiyor ama dışarıda insanlar çığlık atıyor. Dışarıda biri daha var. Randy evin içersindeyse, dışarıda insanlar var ve bu insanlar başka biriyle uğraşıyorsa... Kapının dışında kim var? Bu sorunun cevabı Randy'i tedirgin ediyordu. Tırnaklarını kemirmeye başladı, korku vücudunu esir aldı. Eli artık titriyor, namluyu doğrultabileceğinden bile emin değil ama silah sesleri kesildi, dışarıda amansız bir yürüme sesi var ve bu ses, bu ses giderek yaklaşıyor.
Randy kapıya nişan aldı. O kapının ardında ne varsa, dışarıda olan her şeyi berbat etti ve şimdi içeriye girecek. O Fabien olabilir miydi? Randy artık kendisiyle çelişiyor. Fabien, Randy'nin yerini bilmiyor ama belki öğrenmiştir? Sorular cevapsız, Randy çaresiz. Randy, kapıdan ne girerse girsin, onu haklayabileceğine olan inancıyla bekliyordu ama sorun tam olarak burada başladı. Dışarıda ne varsa, kim varsa artık dışarıda değildi, evdeydi. Randy, arkasında duyduğu nefeslenme seslerini hissetti, bir adamın varlığını o an fark etti. Dışarıdaki tehlike artık evdeydi. Randy, döndüğünde karşısında gördüğü manzara karşısında çarpılmışa döndü. Bu imkansızdı ama olabilir miydi, başka biri miydi? Bir aldatmaca, tuzak, pusu? Bu Williams ama bu nasıl olur? Randy'nin teni beyaza döndü, belki de ölmesi için gerçekten kurşun yemesine gerek yoktu.
Beni kimse geri getirmedi, ben hiç gitmedim
İki yıl. Aradan geçmiş iki yıl. Şimdi o geri döndü, kanlı canlı Randy'nin karşısında ama bu işte bir problem var. O gitmemiş miydi? Williams gitmişti, gittiğine Randy emindi. Onun için yas tuttu, çöktü, kaybetti. Randy, Williams'ın gittiğine bu kadar eminken nasıl olur da karşısında onu görür? Bu işte bir gariplik var. Randy, saklandığı yerinde ölmeyi beklerken, kabullenmişken Williams tarafından kurtarılıyor. Ölü bir adam tarafından kurtarılmanın garip görünmediğini söyleyemeyiz. Randy, Williams'ı gördüğünde tüm benliğini resmen kaybetti. Belki de sadece bir yanılsama, his veya hayal. Belki de çoktan öldü, öldükten sonra kaderin ona çizdiği sonu görüyor, göremediklerini gösteriyor. Bir lütuf. Williams, Randy'e karşı soğukkanlı kaldı, vakit kaybetmeden bu evden çıkmaları gerektiğini söyledi. Ölüler konuşabilir miydi?
Randy, Williams ile beraber bu çöplükten ayrıldı. Kendine gelebilmiş bile değil, şok geçirmiş resmen. Nasıl olabilirdi? Harry Williams yanında ve başında bir yara izi var, uzun bir yara izi. Harry ve Randy, iki yılın ardından nihayet yan yana gelmişti, eski en iyi iki arkadaş tekrar beraberdi. Harry, Randy'i güvenli bir alana götürdüğünde, onun hayal görmediğini, kendisinin gerçekten de burada olduğuna inanmasını sağladı. Randy, bu duruma sevinebilmiş bile değildi çünkü Harry'de değişen şeyler vardı. Sanki eski Williams değildi o. İnsan yanını kaybetmiş, ruhunu kaybetmiş, sadece bedeni burada duruyormuş gibiydi... Ruhsuz.
Williams, Randy'i nasıl buldu, neden kurtardı? Randy bile bu sorunun cevabını bulabilmiş değil. O evdeki konuşmalar aklından çıkmıyor.
(dışarıdan gelen motor sesleri)
Harry: Çıkmalıyız. Buradan şimdi gitmemiz gerekiyor. Orada öylece durup bakmaya devam mı edeceksin?
Harry: Eğer yaşamak istiyorsan şimdi tam zamanı. Başka bir an daha yaşanmayacak, seni kurtarmak için başka gelen olmayacak.
Harry ve Randy, güvenli bir bölgeye yerleşti. Randy'nin aklında cevaplanması gereken sorular vardı ama Harry bunların hepsinden uzaktı. Randy, düşündüklerinde haklıydı; geri gelen Harry değildi, onun bir yansımasıydı. Harry, yaşadıklarını anlatmaktan uzaklaştı. Sadece geri döndüğünü ve geçmişte yaşanılanları, onu bugüne kadar getirenler hakkında konuştu. İki yıl önce, onu ölümden döndüren şeyin ne olduğunu asla söylemedi. Randy, Harry'e güvenip güvenmemek arasında kararsızdı ve bir seçim yapmak zorundaydı. Tabii, bu işin en zor yanı çünkü en iyi arkadaşı, öldüğüne inandığı arkadaşı iki yılın ardından çıkıyor ve ben ölmedim diyor, bu Randy için harika bir haber, harika bir olay. Duaları kabul olmuş ve seçilmiş bir insan gibi hissettiriyor kendini.
Randy, tüm güzel düşünceleri bir kenara bırakıp Harry'e ne olduğunu gerçekten de öğrenmek istiyordu. Başındaki yara izi, başını sıyırıp geçen iz, öldüğü güne ya da öldüğünü düşündüğü güne aitti, buna emindi. O yarayı o gün kanlı canlı gördü. Peki şimdi nasıl olur da o adamı burada görebilirdi? Randy, tüm olanları bir kenara bırakıp sevinmenin de peşindeydi çünkü en iyi arkadaşı ve en tehkikeli silahı yeniden yanındaydı. Kim ne diyebilir? Belki de eskisi gibi olabilirlerdi; bir aile gibi.

Harry Williams, her ne kadar yaşıyor da olsa içinde taşıdığı bir yangın vardı. Ailesini, eşini ve arkadaşlarını kaybetti. Nasıl mı kaybetti? O iki yıldır bir hayaletti, onun sır dolu ölümü, tüm dostlarını yasa boğdu. Ailesi acıdan, üzüntüden gün yüzü göremez oldu. Williams, derin uykuda ve toparlanma sürecindeyken ona ne ailesiyle görüşme izni verildi, ne de konuşabilme izni. Ailesi, kendisinin öldüğünü bildiği gerçekle bu Dünya'dan göçtü. Williams, onların öldüğünü sonradan öğrendi, öğrendiğinse ise her şey için çok geçti. Annesi ve babası, gittiği yerde oğullarını göremeyecekti. Williams'a belki de izin verseler, haber etseler onlara vaktinde ulaşabilir, bir haber verebilir ve umut ışığı olabilirdi. Williams'ı tutan, onu o durumdan kurtaran her kimse, kimseler, onun ölümünün, doğru olduğuna inanmasını sağladılar. Harry, iki yıl boyunca bir hayaletten farksız, ölüden hâllice işler yaptı.
İki yıl boyunca çeşitli işlere giren, operasyonlara dâhil olan Williams, nihayetinde kendisini kurtaranlara karşı sözünü tuttu ve özgürlüğünü kazandı. O özgürlüğün bir bedeli olarak son bir istekte bulundu; Randy'nin yerini öğrenmek. Ailesinden geriye sadece arkadaşları kaldı. Lucas, Adelita ve Klaus. Onlara ulaşmadan önce Randy'i bulması gerekiyordu. Randy'nin ücra bir yerde yaşamaya çalıştığını, yaşadığı yerde sorunlar yaşadığını öğrendiğinde vakit kaybetmeden oraya gitti. Randy'i nasıl bulduğunu sanıyorsunuz? Elbette şu gizemli adamlardan yardım alarak. O yara izinin birçok anlamı var, acısı var. Gözünü açtığında karşısında Talamantez'i gördüğü an ve Talamantez'in, Williams'ı hiç görmediği insanlara teslim ettiği o an, hayatının unutamayacağı anlarından biri olarak kaldı. Bir kurşun, sırf başını yatırdı diye basit bir kurşun Harry'nin başını ıskalamıştı ne de olsa. Harry, olanlar hakkında kimseye açıklama yapmadı. Sadece Harry'miş gibi yapmaya devam ediyor, o kadar. Bazen ölmek, yaşamanın yanında ödül kalır.