
Mikhail Chugunov 1950 yılında Volga federal bölgesindeki Samara oblastına bağlı Tolyatti'de doğdu. Babası bir mühendisti, Kuybişev barajının işletilmesinde görevli gruptaki çalışanlardan biriydi. Savaş gazisi olan babası onun rejime bağlı bir devlet çalışanı olmasını istiyordu bu yüzden onu bölgedeki yatılı mühendislik okuluna yolladı. Fakat Mikhail o okulda küçük yaşlardan itibaren serserilik etmeye, sosyalist disipline uymamaya başladı. 16 yaşına gelince de okulda kumar oynattığı için öğretmenlerinden için temiz bir dayak yedi ve atıldı. Bu onun karakterini etkileyen yegane olay oldu. O dayaktan sonra asileşen ve terbiyesizleşen Mikhail sadece tarlalarda geziyor, haylazlık yapıyor ve hayatını boşuna geçiriyordu. 1966 yılında bulundukları bölgeye VAZ otomobillerini üreten devasa bir fabrika kuruldu. Tolyatti'deki bütün gençler de orada akın akın işe alınıyordu. Mikhail bunlardan biri değildi. Orada çalışan gençleri fabrika çıkışında sıkıştırır, karavanalarındaki yemeklere el koyar, elindeki yevmiyelerini alırdı. Bu küçük serserilikler zamanla çığ gibi büyümeye başladı. Mikhail yaşı ilerledikçe fabrikada etkisi altına altığı gençlerden üretim bantlarından yedek parçalar, iş aletleri vs. aşırmalarını istemeye başladı. Ondan öldüresiye korkan çocuklar bir dediğini ikiletemez ve onun isteklerine boyun eğerlerdi. Bu parçaları bir şekilde elinden çıkartan Mikhail'de parasına bakardı. Arabalarla içli dışlı bir biçimde gençliğini geçiren Mikhail bir sefer büyük oynamaya karar verdi. Fabrikada üretilen ve tırlara yüklenip ülkeye dağıtılmayı bekleyen arabalardan birkaç tane aşıracak, evlerinin oraya götürüp parçalayacak ve satacaktı. 1972 yılında bu işe kalkıştığı ilk gece durumdan haberi olan gençler onu fabrika şefine ötmüşlerdi. Mikhail gece otoparkta düz kontak yapmaya çalışırken tutuklandı ve mahkemeye çıkartıldı. 20 yıla mahkum edildi.
Mikhail hapishanedeyken oradaki herkesin kendisi gibi olduğunu fark etti; tek bir farkla. Onların çeşit çeşit dövmeleri vardı ve bu dövmeleri olanlar birbirlerini her zaman koruyup kollarlardı. Zamanla oradakilerin arasına karışan ve kendine güvenilmesini sağlayan Mikhail'de bu dövmelerden birkaç tane elde etmişti. On dokuz sene hapis yattı. 1991'de ise Sovyetler Birliği dağıldı, o da yapılan bir genel afla salındı. İlk işi Tolyatti'ye dönmek oldu. Geçiş döneminde olan ülkenin her biriminde bürokratik karışıklıklar kol geziyordu. Hiçbir şey belli değildi. O da kas gücünü ve kabalığını kullanarak fabrika otoparkından adeta bir parazit gibi teker teker arabaları götürmeye başladı. Bu dönemde lakabı "kene" idi ve artık tek başına değildi, fabrikanın onlara verdiği üç kuruş maaşla yetinemeyen gençler de işlerinde ona oldukça yardım ediyordu. Mikhail 1993 yılında paravan bir özel ihracat şirketi kurdu ve bu çaldığı parçaları çeşitli ülkelere satmaya başladı. En büyük alıcısı ise Bulgaristan'dı. Ülkedeki enflasyon yüzünden yedek parçalar ateş pahasıydı ve onun ucuza sattığı yedek parçalar kapış kapış gidiyordu. İş ciddileşince Bulgaristan'a geçti, orada da bir şube açtı. Sofya'daki sanayici ve galerici tayfasıyla ilişkiler kurmaya başladı. En çok bilinen lakabı olan "Sofyalı" buradan geliyordu. O dönemde akıllara zarar derece para kazandı.
Bu da uzun sürmedi. 1999 yılında Bulgar istihbahratçıları onun peşine düştü. Kazandığı paranın büyük bir kısmını aklamayan Mikhail yakayı ele verirse hapisten çıkmasının ihtimali yoktu. Biraz araştırma yaptı ve bazı iş ortaklarının polis tarafından sıkıştırıldığı ve öttüğünü öğrendi. Gözü dönen Mikhail bir gecede 8 adet kodamanı, evinde, iş yerinde, sokağın ortasında kısacası gördüğü her yerde öldürdü. Çalıntı bir araç ile o gecenin yarısında Sofya'dan önemli bir liman kenti olan Varna'ya geçti. O esnada limanda demirlemiş Rusya bandıralı bir yük teknesi ile Amerika'ya, Vice şehrine kaçtı. Cinayetlerinde kullandığı araç, iki ay sonra ormanlık arazide yanmış ve şase numarası kazınmış halde bulundu.
Milenyum ile beraber Amerika'ya gelen Mikhail'i bazı arkadaşları karşılamıştı. Yeniden bir düzen kurması için ona başlangıç yardımlarında bulundular, vatandaşlık işlemlerini hallettiler. Yanında da oldukça genç bir çocuk verdiler. Yuri Malatov yirmisindeki bir Küçük Moskova çakalıydı. Ağabeyi olan Mikhail'i ilk yılında asla direkt olarak görmedi. Onun isteklerini yerine getirdi, arabalar çaldı, evlere girdi. Biraz daha büyüyünce onunla yüz yüze tanıştı. Zamanla Mikhail yaşlanmaya, Yuri de büyümeye devam etti. Altmışlarının sonuna doğru gelirken hayat tecrübelerini de ince ince ona işlemeye başladı. Yuri yaman birisiydi ve bu tecrübenin hiç boş olmadığının farkındaydı. Zaman geçirebilecek bir paravan dükkan açtılar, Mikhail orada oturur ve gününü gün eder, akşama kadar poker oynardı. Artık sadık adamı olan Yuri ise işlerine bakıyordu.

Yuri Malatov, 1980 senesinin kışında St. Petersburg şehrinde doğdu. İki büyük kız kardeşi vardı, annesi ve babasının işlettiği bir terzi dükkanı vardı. Ailesinin kazandığı para Rusya'nın soğuğunda onları sıcak tutacak ve karınlarını doyuracak kadar fazlaydı, hatta baba Malatov'un ara sıra çocuklarına çikolata, şeker ısmarlayıp onları şımartacak kadar parası vardı. Anne-baba iyi anlaşıyordu ve Yuri şanslı bir çocukluk geçiriyordu, doksanların başına kadar.
Doksanların başında Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortaya çıkan ekonomik kriz Malatov ailesini de vurdu. Terzi dükkanının ihtiyaç duyduğu kumaş gibi malzemelerin pahalılaşması, vergilerin artması büyük bir etkendi. Yavaş yavaş aile iflasa gidiyordu. Giyim mağazalarının da açılması ise aileye vurulan son ve en sert darbe oldu. 1993 senesinin kışında, ellerinde kalan parayla kışı geçiremeyeceklerini anlayan baba Malatov, birkaç arkadaşının yaptığı gibi ailesini alıp Amerika'ya göç etmeye karar verdi. Küçük Yuri ise ailesinin yaşadığı bu çöküntünün ve babasının çaresizliğini fark etmişti. Bu olaylar hayatının geri kalanında babasını güçsüz bir figür olarak görüp, onun tavsiyelerine ve öğütlerine kulak asmamasını sağlayacaktı.
Florida, Vice Şehri'ne yerleştiler. Rus göçmenlerinin yığıldığı ve vatandaşların "Küçük Moskova" olarak adlandırdıkları şehrin Doğu yakasına yerleştiler. Yuri, yaşadığı travmalardan ve parasızlıktan dolayı büyüklerinin "Okula git. Ders çalış. Namuslu bir emekçi ol, alkolden, hırsızlıktan ve içkiden kaçın." gibi öğüt ve direktifleri uygulamakta güçlük çekti. Çok geçmeden mahalle çocuklarıyla takılmaya ve kanunsuz işler yapmaya başladılar. Yuri bu karmaşıklığın ortasında genç yaşta sicilini oldukça kabarttı. Ailesinin evini otel gibi, sadece yatıp kalkmak için kullanıyordu. Küçük Moskova gangsterlerini örnek alarak büyüdü, hep onlardan biri olmak istedi.
Dikkat etmeden ve işlerinin sonunu düşünmeden yaptığı için "Deli Yuri" lakabını aldı. Yirmi yaşına geldiğinde, mahalledeki abilerinin biri tarafından çağırıldı. Şehre ağır toplardan biri olan, "Sofyalı" lakaplı biri gelmişti. Amerika'daki işlerini oturtması için birkaç küçük serseriye ihtiyacı vardı ve Yuri onlardan bir tanesiydi. Senelerce bu güçlü adamın yüzünü bile görmeden onun için çalıştı, kendisine ve ona para kazandırdı. Zamanı gelince Mikhail Chugunov yani Sofyalı onun tanışılacak kadar yaman bir adam olduğuna karar verdi ve yanına çağırdı. Ona öğütlerini ve tavsiyelerini aktararak yetiştirdi. Zamanla deneyimlenen ve Mikhail'in güvenini kazanan Deli Yuri, güvendiği suç ortaklarını da Mikhail'e önerdi ve bir suç grubu oluşturdular.