The Austin Romano
Austin Romano, 12/01/2006 tarihinde Vice Şehri Hastanesi'nde gözlerini dünyaya açmıştır. Austin'in ailesi İtalya göçmenidir. Tam olarak ne zaman Vice Şehrine geldiklerini tam tarih olarak hatırlamıyorlar. 1940'lı yıllarda Austin'in dedeleri zamanın İtalya'nın başında olan ve ilk diktatör olan Mussolini'nin baskısından ve Nazilerin acımasız davranışları yüzünden İtalya'dan Amerika'ya göçmüşlerdir. Amerika'da birçok şehir gezerek çeşitli işlerde çalışmaya başlamışlardır. En sonunda Austin'in büyükbabası Vice Şehrinin, şehir merkezine (Downtown) kalıcı olarak yerleşebilmeyi başarmıştır. Austin'in küçüklüğüne dair en net ve en eski hatırladığı anısı büyükbabasının ölümüdür.
Kendisi büyükbabasını çok severdi. O ailesinin bel kemiğidi. Büyükbabası öldükten sonra ailesinde düzen kalmamıştı. Babası alkol ve kadın düşkünüydü, evli olmasına rağmen. Tabii büyükbabası yaşarken bu olaylar nadir yaşanıyordu. Büyükbabası ölünce, Austin'in babası eve sarhoş ve tanımadığı ateşli kadınlar ile gelmeye başlamıştı. Kazandığı üç kuruş parayı alkole ve kadına harcıyordu. Bunlarda yetmiyordu borç parada alıyordu. Aile içinde her gün kavga oluyordu. Austin'in en sevdiği günler babasının eve gelmediği günlerdi. Babasından nefret ediyordu. Austin sakin bir çocuktu, üzüldüğünü dışarıya belli etmezdi, içine atardı. Ağır başlı olduğunu için sokaktaki esnaflar onu seviyordu ve saygı duyuyorlardı. Çünki Austin'in neler yaşadıklarını biliyorlardı. Bazen, onun ailesine küçükte olsa bağışlar yapıyorlardı. Ve birisi vardı. Bu adam çocukları sanki kendi çocukları ve gençleri sanki kendi çocukları gibi seven bir adam vardı. Bu adama esnaflar "Don Adriano" diye seslenirlerdi. Sokağın çocuklar bu adamı görünce adamın etrafında toplanırlar ve adamın ceplerini yoklarlardı. Don Adriano ise çocukları sever ve ellerine birkaç banknotlar sıkıştırırdı. Gençler ise Don Adriano'yu gördüğünde başlarını eğerler ve kenara geçerlerdi. Gençlere halini ve hatırını sorardı. Auistin, o gençlerden biriydi. Sanırım Don Adriano onun durumunu bildiği için her zaman nasıl olduğunu sorardı ve cebinde son kalan banknotları Austin'in cebine koyardı. Austin aile hayatından hiç memnun değildi ama bunu dışarıya göstermezdi. Lakin, babasının evde olduğu günler gece geç saatlere kadar sokakta dolaşıyordu. Sokakta Don Adriano'yu ve adamlarını gördü. Ona bu durumu anlatmak istiyordu ama çekiniyordu. Bir süre öylece ayakta kaldı. Sonra oradaki kırmızı gömleğe sahip olan şişman adam Austin'i farketti.
Kırmızı Gömlekli:"Hey! Senin bu saatte dışarıda ne işin var çocuk?!"
Austin korkmuştu, dili tutulmuştu. Hiçbir şey demeden adamın suratına baktı.
Kırmızı Gömlekli:"Konuşsana ço..." (Don Adriano, o adamın omzundan tutarak lafını keser.)
Don Adriano:(Austin'in omzuna kolunu atar ve yürümeye başlarlar.)"Bu saatte neden dışarıdasın?"
Austin:(Yutkunur ve konuşur.) Burada olmak, evde olmaktan daha huzurlu, efendim."
Don Adriano:"Neden ki? Ailen seni sevmiyor mu yoksa?"
Austin sadece omuz silker, birşey söylemez.
Don Adriano:"Peki çocuk. Seninle detaylı konuşmak isterdim ama işlerim var. Eğer birşey olursa bana çekinmeden söyle. Her ne olursa olsun sana yardım ederim."
Austin kafasını olumlu yönde sallar ve gülümser. Don Adriano, diğerleri ile araçları ile sokaktan ayrılırlar. Austin daha sonra dairesinin bulunduğu apartmandan bağrışma sesleri gelir. Austin telaşlanır ve hemen eve gider. Evinin kapısını açınca tanımadığı ateşli bir fahişe koşarak apartmanı hemen terk eder. Eve girince, büyükannesinin ağlama seslerini ve sarhoş babasının bağrışmalarını duyar. Sesler mutfaktan geliyordu. Hemen mutfağa koşar ve birde ne görsün! Annesi yerde kanlar içinde yatıyordu. Büyükannesi, Austin'in annesinin başında oturuyordu ve feryat figan ağlıyordu. Austin donup kalmıştı. Ne yapacağını bilemedi. Babası, Austin'in büyükannesine bağırıyordu. Austin, babasına baktı. Elinde kanlı bir bıçak tutuyordu. Masada ise içki şişeleri vardı. Austin yumruklarını sıktı ve babasına baktı. Acaba bu bir rüya mı diye düşünüyordu. Yok, değildi. Austin, babasının elindeki bıçağa baktı ve artık Austin'in öfkeden gözü dönmüştü. Bir hışım ile mutfaktaki sandalyeyi aldı ve babasının kafasına fırlattı. Artık içine attığı üzüntüyü ve öfkeyi artık babasına kusuyordu. Babası aldığı darbenin ve sarhoşluğunun etkisi ile yere düşmüştü. Austin masadaki içki şişelerini alarak, teker teker babasının kafasında parçalamaya başlamıştı. Şişelerinin hepsini babasının kafasına onu öldürebilecek şekilde vuruyordu. Aklında sadece tek bir şey vardı, babasını öldürmek. Austin çıldırmıştı, öfke patlaması yaşıyordu. Austin'in babası bilincini kaybetmişti. Austin son kez yerde yatan baygın babasının yüzüne baktı kaldı bir süre. Tam babasının yüzüne yumruk atacakken çevreden polis sirenlerinin seslerini duydu. Austin'in aklı başına gelmişti ve o an ne yaptığının farkına vardı. Bir anda istemsizce gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Austin o an bir koşu ile evi terk etti. O gece sokakta bir bankta uyumuştu. Sabah ise polislerin onu uyandırması ile kalktı. Onu depertmana götürdüler. Austin korkmuş ve yorgun görünüyordu. Gece boyunca uyuyamamıştı. Çünkü dün gece ilk defa birisini öldüresiye dövmüştü. O kişi her ne olursa olsun Austin'in babasıydı. Ama aklına babasının yaptıkları aklından geçmişti ve kendi içinden "O şerefsiz, bunu hak etmişti." diyerek kendini rahatlattı. Daha sonra bir sağına daha sonra soluna baktı. İki polis Austin'in koluna girmiş, onu elleri kelepçeli bir şekilde sorgu odasına götürüyorlardı. Austin'i hayatını hapishanede geçireceği korkusu sarmıştı. Sorgu odasına giderken büyükannesini gördü. Büyükannesi, Austin'e bir bakış atmıştı. Bu bakışta Austin kendisini güvende hissetti. Sanırım büyükannesi onu korumak için herşeyi yapacağını söylüyordu. Austin'i ifadeye çektiler ve Austin ifadesini verirken yalan söylemişti. Olayın olmadan birkaç saat önce evde babası olunca huzur olmadığı için geç saatlerde dışarıda olduğunu ve evdeki bağrışmaları duyup eve gittiğini söyledi. Eve girince ise yerde yatan anne ve babasını gördüğünü söyledi. İfadesi bittikten sonra büyükannesi ile eve döndüler. Beraber evi toparladılar. Austin, babasına ne olduğunu sordu. Büyükannesi ise babasının öldüğünü söyledi. Bizim Austin 17 yaşında 18 yaşına bir ay kala bir cinayet işlemişti. Annesinin intikamını almıştı ama içinde hâlâ bir takım kötü hisler vardı. Bu his hapse girme konusundan daha çok pişmanlık gibiydi. Hayatında ilk defa bir cinayet suçu işlemişti. Ve bu hisler Austin'i huzursuz ediyordu. Austin bu hisler ile yaşamaya başladı. Büyükannesi bir işte çalışacak bir durumda değildi ama devletten aylık bin dolara yakın büyükbabasından kalan emekli maaşı alıyordu. Kadın ayakta zor duruyordu ve sanırım kendisinde hipermetrop vardı. Büyükannesinin maaşı ile ayı çok zor çıkarıyorlardı. Bu yüzden Austin iş aramaya başlamıştı. Bir restoranda temizlikçi olarak işe başlamıştı. Kazandığı para az bir miktardı. Çevresindeki arkadaşlarında aynı durumdaydılar. Nasıl hızlı ve çok para kazanırız diye düşünmeye başladılar. Çünkü başkaları güzel takım elbise ve arabayla gezerken onlar bu keyfi yaşayamıyorlardı. En sonunda kendi çaplarında küçük hırsızlıkar ve dolandırıcılıklar yapmaya başladılar. Bu işler hızlı kazandırıyordu ama yeterli değildi. Austin bir akşam dışarıda dolaşırken beyaz fötr şapka ve gözlük takan birisinin, O akşam gördüğü kırmızı gömlekli herife bir çanta dolusu para verdiğini ve kırmızı gömlekli adamın paranın bir kısmını güneş gözlüğü takan kişiye verdiğini gördü. Bir kısım desemde deste deste para verdi. Bu para Austin'i büyülenişti ve nasıl bu kadar para kazandıklarını merak etti. Bu yüzden onları izlemeye başladı. Birkaç geceden sonra onların birer Gangster olduklarını anladı. Onların yaptığı işleri kendi arkadaşları ile kendi çaplarında yapmaya başladılar. Yaklaşık bir buçuk sene böyle devam ettiler. Bu işleri çok acemice yaptıkları için polislerin dikkatlerini çekmişlerdi. Dikkat çektiklerini farkedince bütün paraları ile San Fiero'ya gidip orada bir tamirci açtılar. Tabii ki bunu legal yöntemler ile yapmıyorlardı. Başkalarının araçlarından ihtiyacı duydukları parçaları veya direkt arabayı çalıp kullanıyorlardı. İşler birkaç ay iyi gitmişti ama işi batırmışlardı. Bu yüzden Austin, 13.03.2026 tarihinde Vice Şehri'ne geri, Mob-Alley sokağındaki (Downtown Vice) evine döndü.