Akademi süreci, acı kayıplar...Akademideyken Luisella Savina’nın yanındaki asıl bela Mia Armstrong’du. Savina laf sokardı ama Mia işi bir adım ileri taşırdı. Yoklama kaçırma, geç kalma, talim arasında kahkaha atma… Hepsinin arkasında genelde Mia vardı. Savina çoğu zaman ona eşlik ederdi ama frene basan taraf da oydu.
Eğitmenler Mia’yı “başına buyruk”, Savina’yı ise “ona ayak uyduran” olarak görürdü. İkisi birlikteyken ciddiyet düşerdi. Ama iş simülasyona döndüğünde roller değişirdi. Mia hâlâ rahat kalır, Savina toparlardı. Bu yüzden hep yan yana tutuldular; biri dağıtır, diğeri toplardı.
Mezun olduktan sonra ikisi de polis oldu. Devriyede de aynıydı. Mia sokakta insanlarla hemen bağ kurar, sınırları zorlar, bazen fazla ileri giderdi. Savina ise onun arkasını kollardı. Raporları düzenler, hataları kapatırdı. Bu düzen uzun süre işledi.
Mia’nın ölümü beklenmedik oldu. Yine rahat davrandığı bir görevde, kimsenin büyütmediği bir anda. Olay “talihsiz” olarak kapatıldı. Savina için bu kelime yeterli olmadı. Mia gittiğinde boşluk sadece duygusal değildi; Savina artık tek başına toparlayan taraftı.
O günden sonra Savina’nın tavrı değişti. Afacanlık tamamen kesilmedi ama yüzeyde kaldı. Görev sırasında risk payını sıfıra indirdi. Konuşmayı azalttı, sınırları sertleştirdi. İnsanları hâlâ okuyordu ama artık kimseye alan açmıyordu.
SWAT’a geçişi bu dönemin sonrasında geldi. CNT’de masaya oturduğunda Mia’nın aksine fazla rahat davrananlara tahammülü yoktu. Konuşmanın kontrolünü aldı, risk gördüğünde kapattı. 114’te lakabı verildiğinde kimse sebebini açıklamadı. Gerek de yoktu.
Mia Savina’dan daha afacandı.
Ama Mia gittikten sonra,
Savina’nın gevşeyecek kimsesi kalmadı.
Savina ve Armstong, stajyerlik dönemleri.