BRAD HATHAWAY, PART I
"iki uçta sıkışmış bir ruh"
CHAPTER I: Tek Ev, Iki Dünya
Brad Hathaway, 21 Haziran 1995’te Vice City’de dünyaya geldi. Babası Richard Hathaway o günlerde yirmi beş yaşında, mesleğinin henüz başındaki bir polis memuruydu. Gençliğin aceleciliğinden çok erkenden yorulma emareleri taşırdı. Duygularını sakınan ve mesafeli olmayı erdem sayan bir herifti. Hayata karşı daima dünyanın sert ve merhametsiz olduğu kanaatiyle baktı, oğlunu da bu realiteyle erkenden tanıştırmak istedi. Kendi yaptığı hataların tekerrür edip Brad’in kaderine sirayet etmemesi için kişisel ideallerinden taviz vermedi. Annesi Margaret ise Brad doğduğunda yirmi iki yaşındaydı. Daha sakin ve edilgen bir mizacı vardı, evi merkez alan ve zamanın akışında kaybolup susarak direnmeye alışmış bir kadındı. Richard’ın kariyerindeki gri yanlarını gördü, lakin onları dillendirmedi. Oğlu Brad’e ise hep yakın durdu, onu hayatın sert yüzünden sakınmak isterken aşırı olmaktan kaçındı. Hathaway Ailesi, Vice City’nin doğu yakasındaki bir apartmanda, Los Flores'n dışarıdan sakin duran halbuki içten içe çürümeye yüz tutmuş bir sokağında yaşardı. Evde sert bir disiplin dolaşırdı, sevgi tamamen ölçülüydü. Baba Richard evdeyken ölüm sessizliği çökerdi.
Brad’in çocukluğunu geçirdiği sokaklar evin bu suskunluğuna karşı bambaşka bir alemdi. Mahalledeki arkadaşları küçük yaşlardan itibaren ufak tefek haytalıklarla başladıkları yolu zamanla küçük suçlara, çete sempatizanlığına ve kolay kazanılan paranın cazibesine doğru çevirmişti. Brad bu dünyanın tamamen dışında kalmadı, fakat bütünüyle içine de girmedi. Iki çizginin tam ortasında, dengede yürüyen bir çocuktu. Evdeyken polisliğin dili konuşulurdu, çete karşıtlığından bahsedilirdi. Sokağa çıktığında çetenin kanunları fısıldanırdı. Brad tam merkezdeyken her iki tarafı da dinleyerek büyüdü. Ne var ki bu iki başlılık zamanla ruhunda derin bir gedik açtı... ne tarafa ait olduğunu tam olarak bilemediği bir yarık. Bazen diğerleriyle birlikte etrafta caka satmak, sokakların tozunu kaldırıp fink atmak iyi geliyordu, bazen de babasının neden ailesine karşı böyle bir adam olduğunu merak ederdi.
Yıllar birbirini kovalarken Richard'ın görevine karşı sadakati Brad’in gözünde başka bir mana kazandı. Yaşanan bazı olaylar eve asla taşınmaz, orada direkt masada kapanırdı. Yarım kalan soruşturmalar, adı anılmayan suçlular ve sessizlikle mühürlenmiş kararlar fark edilirdi. Richard kötü bir polis değildi lakin görmezden gelmeyi normal sayan, kötülükleri sineye çeken bir adamdı. Margaret tam da bu noktada, bu düzene sessizliğiyle bir bakıma ortak oluyordu. Evde tartışma olmazdı, çünkü hakikatin kendisi hiçbir zaman konuşulmazdı. Brad çocuk yaştayken şunu idrak etti, polislik kutsal değildi. Dürüst olmak gerekirse bütünüyle kirli de sayılmazdı. Gerçekçi olan, ikisinin arasında bir yerde duruyordu.
CHAPTER II: Yanlış ve Doğru
Okul yıllarında Brad, akademik olarak yeterli fakat davranış ve disiplin bakımından sorunlu bir öğrenciydi. Kavgadan kaçınmaz ve her olayın dikine giderdi. Öğretmenlerinin gözünde daima aynı laflarla anılırdı, potansiyelini göstermesi gereken akıllı bir çocuk ve doğru yolu bulmaya ihtiyacı olan belalı bir serseri. Sahte çeteci naralarını gerçeğe dönüştürmeye sadece birkaç adım uzaktaydı, o adım hiçbir zaman gelmedi. Yakın arkadaş çevresi yavaş yavaş çetelerle temas kurmaya başladığında, Brad disiplin ve baskı altında yetişmiş bir polis çocuğu olarak içgüdüsel geri adım attı. Işte bu geri adım geldiğinde onun mahallesinde bir söylenti dolaşmaya başladı, “Hathaway polis olacak.”
Esasına gelirsek bu, Brad’in aldığı bir karar değildi. Bu onun itibarına yapışan bir etiketti. Beğenmese, istemese bile taşıdı, çünkü o etiket çoktan üzerine yapışan bir kaderdi.
Liseden kalburüstü bir dereceyle mezun olduktan sonra Brad, üzerindeki bu yaftayı çekiştirirken arkadaşlarının sürüklendiği yola daha da merak sardı. Merakları kendisini suç bilimine yönlendirdi ve Vice Üniversitesi’ne yaptığı başvuru kabul edildikten sonra Ceza Adaleti ve Kriminoloji okumaya başladı. Derslerin içinde kısa sürede sivrildi. Özellikle suç döngüleri ve genç suçluların psikolojisi, çete yapılanmaları ve polis–toplum çatışması gibi konular onun için birer teoriden fazlasıydı. Bu meseleler çocukluğunda karşılaştığı gündelik manzaralardı. Richard, Brad'in lisans yaptığı bu süreçte ne ona destek oldu ne de engel çıktı. Tam anlamıyla araya girmedi, bu mesafe Brad’in zihnine tek bir gerçeği kazıdı... ne karar verirse versin, yolunu yalnız yürüyecekti.
Işte çocukken ruhunun maruz kaldığı bu derin gedik kendisini böyle göstermişti. Lisans okurken bile kimliğini ve ait olduğu yeri bulamadı. Babasının bu tavrının sebebini, arkadaşlarının sürüklendiği bu yolun kaynağını merak ediyordu. Polisliğin Richard’ı yıllar içinde neye dönüştürdüğünü anlamak istedi. Polis olmak hiçbir zaman çocukluk hayali olmamıştı, hatta bundan nefret etti. Fakat babasıyla arasında kopuk kalan bağı onarabilmek için bu yolu yürümek artık kaçınılmaz görünüyordu. Üniversitenin son yılında, çete işlerine sürüklenmiş bir arkadaşını çete çatışmasında kaybetti. Brad olay yerindeydi ve her şeye baştan sona tanıklık etti. İfade verirken gördüğü tüm detayları anlatmadı. Bu sırada iki gerçek sert bir tokat gibi yüzüne çarptı, sokak onu yarım bırakmıştı ve Brad o sokaktan borçlu ayrılmıştı. Zaten iki arada bir derede sıkışıp kalan ruhu için, polislik yolundaki fitili ateşleyen kıvılcım da bu hadise oldu. Neyi değiştirebilirdi?
BRAD HATHAWAY, PART II
"ince mavi çizgi"
CHAPTER III: Her Sokağın Ardında
Hathaway, yirmi iki yaşına bastığında Vice Üniversitesi’nden aldığı kağıt parçasını cebine atıp vaktini kaybetmeden Vice PD'nin akademisinde soluğu aldı. Mahallede yıllardır üzerine yapışmış o polis oğlanı damgası hala kulağına fısıldanıyordu. Dışarıdan bakınca Brad, çevresinin ondan beklediği yolu izledi. Zihninde ise mesele beklentilerden çok daha fazlasıydı. Polis rozeti ona göre babasını ve sokakları anlamaktı. Sokak hayatının üzerinde bıraktığı o eski borcun nasıl ödeneceğini anlamak istiyordu. Çölün sıcağındaki akademide geçirdiği aylar, ikiye bölük ruhunu çok daha derinden törpüledi. Yirmi üçünde akademiden mezun olurken bambaşka bir herifti. Üniformayı giydiğinde buna kutsal bir zırh gibi bakmadı, hedefine giden yoldaki araç olduğunu biliyordu. Mezuniyetin ardından VCPD doğu bürosuna stajyer memur olarak atandı. Vice'n doğu yakası uzun zamandır çetelerin & küçük suç örgütlerinin hakimiyetinde yaşayan bir bölgeydi, Brad'in çocukluğu da burada geçti. Doğu yakasını içten içe istiyordu, zira sokaklara geri dönmenin yolu tekinsizlerin arasında yürümekti.
Doğu bürosuna kapağı attığında çevresindeki eski-okul apoletliler Brad’in alışagelmiş polis profilinden farklı olduğunu sezdiler. Sokağın dili uzun kollu giyen bir gence fazla tanıdıktı. Çete üyeleriyle konuşurken resmi prosedürün otoritesini korur hem de onların ağzından birkaç kelam çekiverirdi. Iletişim dengesini kurabilmesi onu sivriltti. Yirmi dördünü doldurduğunda saha eğitimini bitirdi, Brad doğu bürosunda yetkiyi eline aldı. Sonraki iki yıl doğu yakasında sokağın tozunu yutacağı, polisliğin en çiğ & sahici yılları olacaktı. Devriye görevi insanların korkularının, açgözlülüğünün, bazen de çaresizliğinin açıkça görülebildiği melodramdı.
O yıllar sokağın kanına bulanmış bir çete memuruydu. Kimseye fazla söz vermezdi, verdiği sözü tutardı. Duruşu sayesinde sokağın bazı yüzleri zamanla ona ötmeye başladı. Kaptığı küçük bilgiler, kırıntı sayılabilecek istihbaratlar buzdağının yalnızca görünen yüzüydü. Sokak serserileri çoğu zaman en alt halkaları zincirliyordu. Esas pislik parayı yönetip anlaşmaları yapan, hiçbir zaman elleri kirlenmeyen kravatlılardı. Yirmi altısında ikili şevronu omzuna geçirdi, artık sorumluluğu artıyordu. Gümüş rozette ilerleme gösterdi. Birçok memurla ortaklık ilişkisini geliştirip sokak devriyelerinin rutinine alıştı. Lakin devriye rutininde giderek daha fazla daralıyordu. Her mevzuyu sokaklarda turlayarak çözemezdi.
Zihni bu düşünceyle iyiden iyiye kavruluyordu, bir yıl sonunda dedektiflik sınavları açıldığında tereddütsüz şekilde başvurdu. Sınavı geçtiğinde doğu yakasının yerel dedektif kadrosuna katıldı. Olayların arkasındaki ilişkileri çözmeye çalışıyordu. Iki yıl boyunca doğu yakasında sokak dedektifi olarak çalıştı. Serseri takımları, köşe torbacıları, sokak sürtüşmeleriyle cebelleşti. Sabırlıydı, doğru soruyu doğru kişiye sormayı biliyordu. Çalışmaları Brad’i Dedektif Büro bünyesinde parlattı. Açtığı dosyaların çoğu temiz & düzenliydi. Otuzunun ortalarındayken departmanın kalbinin attığı Commerce’a atandı. Burası hem şehrin hem de dedektif büronun merkeziydi. Daha büyük soruşturmalar, daha karmaşık dosyalar, hatta city-wide yürütülen operasyonlar burada toplanırdı. Brad'n nezdinde atanmak, sokaklardan başlayıp kapsamlı dosyalara erişen yoldaki büyük adımdı. Vice'n gizemli kapılarını aralama fırsatı elindeydi.
CHAPTER IV: Serbest Düşüş
Commerce HQ'a atandığında yeni evreye geçtiğini biliyordu. Doğu bürosunda geçen yıllar ona sokakların dilini öğretti, gangsterların üzerine yürüttüğü soruşturmalar sayesinde polisliğin görünmeyen taraflarını tanıdı. Burada ki yürütülen soruşturmalar serserilerin atışmalarından çok öteye uzanıyor, city-wide suç ağlarını çözmeyi hedefliyordu. Lakin, işler beklediği gibi başlamadı. Kendini ofiste yeni-yetme VICE Division personellerine eğitim verirken buldu. Burada büro sorunlarıyla Dedektif Pavlov ilgileniyordu. Teğmen Nelson, büroda disiplinli ve sonuç odaklı yapısıyla tanınıyordu. Hathaway geçirdiği kısa günlerde iki ismin kurduğu dengeyi gördü. Ikisinin kurduğu sert disiplin çarkının içine dahil oldu. Günlerce eğitim verdi. Hathaway, dedektif adaylarına yazılı olmayan sokak kurallarını yedirdi. Eğitim süreci bittiğinde Commerce’ta her şey düzenli görünüyordu, fırtına öncesi sessizlik hakimdi.
VCPD'de geçmiş dönemde yaşanan bazı tartışmalı soruşturmalar & sendika açıklamaları nihayetinde federal makamın dikkatini çekmişti. 21 Şubat gecesi Commerce istasyonunun koridorlarında yabancı gölgeler belirdi. FDI ajanları Dedektif Büro’nun tüm tozlu arşivine el koydu. Denetim süresince yıllardır açılıp kapatılan bütün dosyalar tekrar inceleniyor, raporlar karşılaştırılıyor, prosedür hataları tek tek ortaya dökülüyordu. Büroda yıllar boyu biriken eksikler kısa sürede ayyuka çıktı. Dosyalar eksikti & soruşturmalar gerekli prosedürlerin üzerinde durulmadan kapatılmıştı. Büronun sorumluları topun ağzındaydı. Teğmen Nelson ile Dedektif Pavlov'a görevden el çektirildi. Bu kararlarla bürodaki kasvet arttı. Ortalık federal gözetim altındaydı. Yetkiler tırpanlandı, dosya erişimleri kontrol altına alındı. Hathaway için durum yalnızca bürodaki kriz değildi. Masasında duran her dosya artık pimi çekilmiş bomba halindeydi. Buna rağmen çalışmalarını sürdürmek istedi. Dosyaları yeniden düzenledi, raporları gözden geçirdi. Kısıtlı imkanlarla da olsa bu harabeyi ayakta tutmayı denedi.
FDI ajanları istasyondan ayrıldı, hava hala gergindi. Sergei Pavlov görevine geri döndüğünde Brad ile birlikte bürodaki düzeni yeniden kurmaya soyundular. Eksiklerini kapatıp eski yaralarını sardılar, dosyalar yeniden gözden geçirildi. Dedektif Büro’nun işleyişi tekrar oturtulmaya çalışıldı. Teğmen Nelson’n göreve dönüşünde, üst komutadan balyoz gibi bir karar indi. Denetim raporları Dedektif Büro'yu bütün yapısıyla sorumlu tutuyordu. Verilen karar sertti. Dedektif Büro dağıtıldı, bütün memurlar görevlerinden alınarak tekrar saha devriyesine verildiler. Alınan karar Hathaway'in kariyerindeki en ağır darbelerden biriydi. Henüz yeni atandığı istasyonda, kendi kontrolünde olmayan dosyalardaki eksikler yüzünden mesleki itibarı ciddi yara aldı. Yıllarca peşinden koştuğu dedektiflik görevi elinden alındı. Polislik geçmişinde ilk kez kariyerinin gerçekten elinden kayabileceğini hissetti. Çalkantılı dönemin tam ortasında Alice ile ilişkilerinde ilerlediler. Birliktelikleri, Brad geminin kontrolünü kaybettiği süreçte kendisine fırtınadan korunacak bir liman inşa etmekti. Dedektif Büro'nun denetimi sürerken evlendiler, birbirlerinin geleceğini güvence altına alacak düzeni kurdular.
Dedektif Büro hakkında yürütülen denetim süreci tamamlandığında, istasyondaki eski defterler tamamen kapatılıp yeni beyaz bir sayfanın açılmasına karar verildi. Nelson uzun bir konuşma yapmadı. Denetim sürecinde ortaya çıkan hatalara rağmen Brad’in dik duruşu kendini gösterdi. Yeni kurulacak Dedektif Büro’nun sorumluluğunu Hathaway'e verecekti. Günler önce serbest düşüşe geçen kariyeri, dibe vurduktan sonra tekrar yükselmeye başladı. Şimdi hayalindeki büroyu yeniden kurmakla sorumlu kişi haline gelmişti. Dedektif Büro'nun kapıları ona ikinci kez açıldı. Artık sadece soruşturmacı değil, soruşturmaların yönünü belirleyecek kilit adam rolünde, çok daha fazla sorumlulukla birlikte.