Thatcher Kane'in Karar GecesiGece uzun, düşünceler ise derindi... Thatcher Kane, kariyerinde dönüm noktası olacak bir seçimin eşiğindeydi. Artık yalnızca bir görev değil, geleceğini şekillendirecek bir yol arıyordu. Bu yüzden, gece boyunca tüm divizyonları tek tek araştırmaya koyuldu. Her bir divizyonun kendine has sorumluluklarını, getirdiği zorlukları ve sunduğu fırsatları dikkatle inceledi. Kimi birimlerde disiplin, kimi birimlerde ise stratejik zekâ ön plandaydı. Her satırda, her raporda geleceğine dair yeni bir ihtimal ortaya çıkıyordu.
Bu araştırma süreci boyunca,
Çavuş Nate Whiklater ile olan bağı aklından hiç çıkmadı. Onun desteği, öğütleri ve tecrübeleri Thatcher için büyük bir yol gösterici olmuştu. Nate’in bakış açısı, yalnızca bir mentorun değil, aynı zamanda güvenilecek bir dostun tavsiyeleriydi. Bu bağ, Kane’in karar sürecini daha da anlamlı kılıyordu.
Saatler ilerledikçe, dışarıdaki sessiz gece Thatcher’ın içinde fırtınalar koparıyordu. Defalarca notlar aldı, tablolar hazırladı, artıları ve eksileri yan yana koydu. Ancak tüm seçenekler arasından biri, kalbine daha güçlü sesleniyordu:
Air Support Unit (ASU)
ASU yalnızca bir divizyon değil, Thatcher için özgürlüğün, cesaretin ve yükseklerden bakmanın simgesiydi. Gökyüzünde süzülen helikopterler, geceyi delen spot ışıkları ve yukarıdan sağlanan kontrol fikri, ona kendi geleceğinin yönünü gösteriyordu. İçinde büyüyen pilot olma arzusu, artık geri döndürülemez bir karara dönüşmüştü.
Gözlerinde şimdiden o heyecan parlıyordu. Bir yandan disiplinin ve sorumluluğun farkındaydı, diğer yandan ise hayalini gerçekleştirmek için yanıp tutuşuyordu. Thatcher Kane için gökyüzü artık sadece boş bir alan değil,
geleceğinin sahnesi olmuştu.
Ve o an, tüm kalbiyle kararını verdi: Hedefi Air Support Unit’ti.
Artık tek istediği, havada bir pilot olarak yeni yolculuğuna başlamak…