Konu: Legacy of Sir Randolph Mitchell  (Okunma sayısı 54506 defa)

0 Üye0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

#1330 - 16.10.2023 13:16
malibu haftasonu toplantısı

Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1331 - 17.10.2023 17:54
100
1
100 tepkisini veren kullanıcı(lar):
Daphne,
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


100
1
100 tepkisini veren kullanıcı(lar):
Daphne,
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1333 - 19.10.2023 23:12

BİZİ TAKİP EDİN
VICE  CITY: 25         SAN FIERRO: 19         LAS VENTURAS: 27                                                   BİZİ  VICE SOCIAL'DA TAKİP EDİN!
                                                        #vicenews #onlytrue #save       
GÜNLÜK HATIRLATMA:     BURAYA EĞLENCELİ BİR ŞEYLER YAZ





Ben Morgan Açığa Alındı!
Randolph Mitchell ve Lucia Battaglia'dan Açıklamalar!
 
VCPD'nin çılgın çavuşu Ben Morgan, Vice Social üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturma altına alındı. Morgan, "İncil binlerce yıldır eşcinselliği lanetlemiştir. Vice Şehrinde sapkınlığa artık bir son vermeliyiz." ifadeleriyle VCPD'nin içerisinde eşcinselliğe net bir şekilde izin verilmeyeceğini ve bunun şehir genelinde yayılması gerektiğini söyledi. Bu sözler halkı kin, düşmanlık ve ayaklanmaya teşvik etmek maddesini ihlal ettiği için Morgan soruşturma sonucunda açığa alındı.

 
Randolph Mitchell: "İnsanların Hayatına Karışmayı Bırakın!"

  Malibu Koordinatör ve Yöneticilerinden Randolph Mitchell ve Lucia Battaglia, son günlerde gündemi meşgul eden homofobi yaklaşımları hakkında konuştu, işte o açıklamalar!

Randolph Mitchell
Alıntı
İnsanlar, başkalarının hayatına karışmaya, yargılamaya ba-yı-lır-lar. Kendisi gibi olmayan, kendisi gibi düşünmeyen, görmeyen herkesi ve her şeyi yargılarlar, insanlar. Ben Morgan da bu "insanlardan" sadece birisi. Bunu yaparken VCPD'nin kendisine verdiği gücü kullanıyor. Bu gücü kullanarak da saçma sapan bir şekilde halka baskı kuruluyor. Neden kullanılıyor ki? Amacı ne yani? Ben söyleyeyim. Canı sıkılmış, ondan. Canı sıkıldığı için kafayı eşcinsellere takmış. Sana ne insanların yöneliminden? Sana ne? İki kadın veya iki erkeğin, -ki bu şehirde daha çok iki kadın arasında ilişkiler döner- sende neden bu kadar büyük çaplı bir rahatsızlık yaşattı? Bence onun hayat hikayesinde bilmediğimiz, bastırılmış bir durum söz konusu. Ben böyle düşünüyorum.

Açığa alınmış, iyi de olmuş. Yani, ben bu durumdan onun kadar şikayetçi değilim. Asıl benim olmam lazım, değil mi? 43 yaşındayım, şehrin en büyük şirketinin yöneticilerinden biriyim ve yalnızım. Neden? Açık konuşalım, gerçekten de kadınlar bu şehirde daha çok kadınlarla beraber oluyorlar. Ama ben şikayetçi olmuyorum bundan. Bir kadın, başka bir kadınla beraber oluyorsa, ne yapayım şimdi? Anahtar kelimemiz, saygı. Saygı duyacaksın, hayatına karışmayacaksın. Şunu da belirteyim, ben kadınlardan hoşlanıyorum. Hem de çok hoşlanıyorum kadınlardan. Farklı düşünen varsa, düşünmesin. Kendi kafanızda saçma sapan algı yaratmayın.

Bunu mesela eşcinselleri destekleyen taraflar da yapıyor. Zorla insanların hatta çocukların bile kendi hemcinsleriyle beraber olmasını istiyorlar. Bu da çok yanlış. İnsanlar zorla hemcinsleriyle beraber mi olsun? BIRAKIN, İNSANLAR NE YAPMAK İSTİYORSA ONU YAPSIN. İNSANLARIN HAYATINA ARTIK KARIŞMAYI BIRAKIN! Kendi hayatınıza bakın, kendi önünüze bakın.


 

Lucia Battaglia: "İnsanları İyi ve Kötü Olarak Ele Alın"

 
 Lucia Battaglia
Alıntı
Vice Şehri'nde dördüncü kıdem olarak baroda görev alıyorum. İşimi ne kadar sevdiğimi herkes bilir. Çevreme de bunu yansıtıyorum, gerek sosyal hayatım gerekse iş hayatımda bilinen bir durum. Yani en nihayetinde kendi halinde makul bir avukatım, mesleğimin bazı gereklilikleri var. Altıncı yıl bitmek üzere, henüz yolun başında sayılsam da kendime çizdiğim bir yol var. Durum böyle olunca bunu sosyal medya platformuma da yansıtmak istedim. Herkese açık bir alan ne de olsa. Kendi hak ve özgürlüklerim bağlamında Lucia Battaglia bu konuda ne düşünürse onu yazdım.

Tepkiler aldım, azınlık bir görüş çünkü. Sayısız nefret söylemi ve mesajlar. İşimin doğal sonucu hep karşıt görüşler ya da zorluklar benimle olacak ama doğru bildiğim şeyi söylememek, kendimi ifade edememek. İşte bu benim defterimde yazmıyor. Tabii her doğru da her yerde söylenilmiyor, dikkat etmek gerekir. Vice Social bunun için uygun bir yerdi. Herkes kendi görüşünü savunurken bende birkaç açıklama yaptım, gündemi takip edenler görmüştür. İnsanları ayırmak ötekileştirmek bu kadar kolay mı? Dahası kitleleri harekete geçirip kin ve nefrete sürüklemek. İşte bundan uzak durdum, herkes görüşünü beyan edebilir ama bunun da sınırları olmalı diye düşünüyorum.

İnsan en nihayetinde insandır. İyi ve kötüyü ayıralım, neden farklı anlamlar yüklüyoruz ki? Her şeyin temeli bana göre bu, iyi ve kötü. Eşcinsel bireyleri yok saymak, onlara saldırgan ifadelerle açıklamalarda bulunmak... Bir kere Vice Social Topluluk Kuralları diye bir şey var, hiç olmazsa bu göz önünde bulundurulmalıydı. Gerektiğinde savcılık, mahkeme ve Polis Departmanı ile veri paylaşımı yapan bir platformdan bahsediyoruz. Bu saldırgan ifadeler görmezden mi gelinecekti? Bir yaptırımı olmalıydı. Bu arada karşıt görüşlere saygılıyım, bunu paylaşımlarımda da belirtmiştim. Sadece Sayın Morgan'ın bir durumu ele alırken takındığı tavır yanlıştı. Hep söylediğim şeyin arkasındayım. İnsanları iyi ve kötü olarak ele alın. İşin içine vicdan giriyorsa bunu kesinlikle yapın. Diğer sıfatlar çok yapay, buna gerek yok.


 

























G
Ü
N
D
E
M
HABER

VICE
NEWS.
EDİTÖR
Maria Capello
HABER
Maria Capello & Jenna Roussier
KAMERA
Lisa Morrison

   


Maria Capelito
Vice News Muhabiri

Maria Capelito, 11 Mart 2000'de Almanya'nın başkenti Berlin'de dünyaya geldi. Lisans eğitimini sağlık üzerine tamamlayan Maria, sağlık sektöründe yeterli ilgiyi göremediği için medya sektörüne yöneldi ve Vice Media Group'taki kariyeri başladı.
                 

Tüm Hakları Saklıdır ©️ Vice News & Malibu Corporation, 2023
[/td][/tr][/table]
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1334 - 19.10.2023 23:13
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1335 - 21.10.2023 09:49
Karanowski'ye selam olsun... 🙏
« Son Düzenleme: 21.10.2023 09:53 the batuhan batrix »
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1336 - 21.10.2023 15:44
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1337 - 21.10.2023 15:47


BİZİ TAKİP EDİN
VICE  CITY: 25         SAN FIERRO: 19         LAS VENTURAS: 27                                                   BİZİ  VICE SOCIAL'DA TAKİP EDİN!
                                                        #vicenews #onlytrue #save       
GÜNLÜK HATIRLATMA:     BURAYA EĞLENCELİ BİR ŞEYLER YAZ





LGBT YÜRÜYÜŞÜ ENGELLENDİ!
FİZİKSEL SALDIRILAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ!

  Vice Şehri'nde kaos dolu bir akşam yaşandı. Şehirde ve Vice Social'da bir süredir gündemde olan eşcinsel karşıtı paylaşımlar halkı harekete geçirdi. 20 Ekim akşamı saat 21:30 civarında LGBT yürüyüşü düzenlendi, ancak maalesef beklenildiği gibi gitmedi. Eylemcilere ifade özgürlüğü ellerinden alındı, taşlı ve sopalı fiziksel saldırılara maruz kaldılar.

 

LGBT YÜRÜYÜŞÜNE SÖZLÜ VE FİZİKSEL SALDIRILAR YAPILDI!

  Vice Şehri'nde ve Malibu Corporation'n yeni ofisi haline gelen Vice Social platformu üzerinden tartışılan ve gündemi meşgul eden, VCPD Çavuşu Ben Morgan'ın başlattığı eşcinsel karşıtı homofobik paylaşımların ardından bir LGBT yürüyüşü düzenlendi. Skate Park'ın karşısında toplanan ve yürüyüş yapmak isteyen LGBTQ+ destekçileri, eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla bölgeye geldiler. Ancak, başlangıçtan itibaren karşıt sloganlar ve hakaretlere maruz kalan eylemciler, sözlü ve fiziksel saldırılara uğradı ve bu saldırılar sonucunda birçok eylemci yaralandı. VCPD'den bazı homofobik kişilerin eşcinsel bireylere saldırdığı da gözlemlendi.

İfade özgürlüğü ve güvenlikleri ellerinden alınmış olsa da, eylemciler yürüyüşlerini kararlı bir şekilde sürdürmeye devam etti.  Polis Departmanı'nın Toma araçları ve joplarla müdahaleleri sonucu, planlanan yürüyüş Belediye Binası'nın önüne kadar ilerleyemedi ve son buldu.

Malibu Corporation'un Koordinatörü Mila Larson, VCPD'nin anlamsız girişimleriyle etkinlikte gözaltına alındı.

 
 

VCPD'DEN YÜZBAŞI M.NELSON BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

  Yüzbaşı M.Nelson
Alıntı
Öncelikle herkese iyi akşamlar diliyorum. VCPD adına gündemde olan eşcinsellik konusu hakkında birkaç açıklama ve uyarıda bulunmam gerektiğini hissediyorum. Öncelikle bu konunun, VCPD'den çıkıyor olması bizim için en son istediğimiz bir durum. Fakat bildiğiniz üzere Ben Morgan bir birey. Düşüncelerini dilediği gibi dile getirebilir, katılıp katılmamak insanlara kalmış. Her ne kadar departman içerisinde yüksek bir konumda olsa da, düşünceleri departmanı temsil etmiyor.

Polis Departmanı'nın, insanları ötekileştirme ve dışlama gibi hiçbir düşünceyi desteklemez ve yanında olmaz. Bu konu, kötü niyetli insanlar tarafından sürekli gündemde tutuluyor ve siz şehir insanlarına hem fiziksel hem psikolojik zarar veriyor. Bu kötü niyetli insanların manipülesine düşmeyin ve eylemlerinizi gözden geçirin. Yasaların gerektiği yerde, Polis Departmanı gücünü kullanmaktan çekinmez. Lütfen sokaklarda yapılan şiddetli eylemleri sona erdirip geceyi evinizde geçirin.

 

LUCIA BATTAGLIA VE RANDOLPH MITCHELL'DAN YENİ AÇIKLAMALAR!
 
Belediye kürsüsünde yapılması planlanan bu konuşma, güvenlik endişesi sebebiyle Vice News stüdyosunda gerçekleştirildi.

  Lucia Battaglia
Alıntı
Son bir hafta içerisinde şehrin gündemine oturan LGBT krizi için, evet buna kriz adını vermek durumundayım. Kamera önüne geçmek zorunda kaldık. Malibu Corporation'n yeni ofisi haline gelen Vice Social platformu üzerinden başlayan tartışmalar bu akşam şirket binası önünden başlayan yürüyüşle devam etti. Belediye binasına kadar planan yürüyüşte VCPD gerek barikatlandırma gerekse etkin gücüyle yanımızda olacaktı.

Karşıt görüşlerin çok olduğu bu "homofobi krizi"nde her şey plandığımız gibi gitmedi. Şehre yakışmayan görüntülerle karşı karşıya kaldık, ifade özgürlüğümüz elimizden alındı. Taşlar, sopalar ve fiziksel saldırı... Neyse ki departman müdahale etmeye çalıştı ve miting sonlandı. Belediye kürsüsünde yapmayı hedeflediğimiz bu konuşma güvenlik sebebiyle şirket binası içindeki ofiste yerini aldı. Şu an benimle birlikte kamera arkasında bulunan herkes bu geceyi zor geçirdi, zor olmaya da devam edecek gibi.


Randolph Mitchell
Alıntı
Bu şehir, çılgın bir şehirdir, tamam mı? Her türden insan burada yaşar. Burada Amerikan da yaşar, İtalyan da yaşar, İskoç da yaşar, İspanyol-İngiliz-Çinli-Japon, her neyse... Yani, kısacası her ırktan insan burada yaşıyor, doğru mu? O VCPD'de her ırktan insanları görüyor muyuz? Evet, görüyoruz.  Ve bu şehrin insanları çılgın olduğu için, söylenen her şey ama her şey aslında insanları daha çok kışkırtır. Bunu yıllardır anlayamayan bir VCPD mevcut ne yazık ki. Siz onlara "Uzaklaş!" derseniz, daha da yaklaşırlar. Ne mi yapacaksınız? Bırakacaksınız. Ve işin özüne odaklanacaksınız, yani saygıya. Eşcinsel bireyler eyleme çıkmış. Hakları mıdır? Elbette. Ben Morgan tarafından resmen zorbalığa uğruyorlar.

 Buna dayanamayan insanlar da, Lucia'nın öncülüğünde sokağa çıktılar ve kendilerini savundular. Keşke ben de orada olsaydım ama olamadım. Bunun için üzgünüm. İşin temelinde olan saygı, bu şehirde eskiden olduğu gibi devam etseydi, şu an barışçıl bir eylem olurdu. Eşcinsel veya trans bireyler kendi sesini nazikçe duyurur ve giderlerdi. Ancak Ben Morgan başta olmak üzere VCPD'nin diğer kişileri, buna özellikle memurlar da dahildir. Hepsini kast etmiyorum bu arada, içlerinde çok iyi insanlar var. Şehirdeki kendini "normal" olarak gören insanları kışkırtıp böyle bir olayın olmasına sebebiyet verdiler. Eserinizle gurur duyun. Teşekkür ediyorum.

Ben Morgan'ın açığa alınması, şehirde halen eşit görüşlülüğe saygı duyan insanların almış olduğu bir karar. Eşcinsel lobiciliğiyle beraber açığa alınmadı herhalde bu adam. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Tepkiyi büyültmüş olabilir mi? Evet. Çünkü dediğim gibi, çılgın bir şehirde yaşıyoruz. Bazı kişiler, Malibu hakkında saçma sapan iddialar ortaya atıyor. Malibu'yu gayler yönetiyor, eşcinseller Malibu'yu basmış, oraya girilmez, iş yapılmaz, blah-blah-blah. Hey, sizi düşünceyi ifade özgürlüğü ile tanıştırmak istiyorum. Malibu bünyesinde eşcinsel bireyler de vardır, eşcinselliğe karşı olan bireyler de. Bu şirkette her ifadeye ve her görüşe açıklık vardır. Merak ediyorsanız, gelin ve görün. Malibu'nun kapısı herkese açık.



























G
Ü
N
D
E
M
HABER

VICE
NEWS.
EDİTÖR
Jenna Roussier
HABER
Jenna Roussier
KAMERA
Maria Capelito & Lisa Morrison

   


Jenna Roussier
Vice Media Şef

Jenna Roussier, 2000 yılında Fransa'nın Paris şehrinde doğdu. İletişim alanında yüksek lisans derecesini Paris Amerikan Üniversitesi'nden aldı. Gazetecilik kariyerine başlamadan önce birçok haber ajansında staj yaparak gazetecilik becerilerini geliştirdi. Kariyerine Vice Media'da devam etmektedir.
                 

Tüm Hakları Saklıdır ©️ Vice News & Malibu Corporation, 2023
[/td][/tr][/table]
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1338 - 24.10.2023 00:54


100
3
100 tepkisini veren kullanıcı(lar):
Berdush, Boreki, Rollsrose,
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#1339 - 25.10.2023 13:11


Randy'nin Gece Hikayeleri 45. Bölüm - Kabile şefi & Suikast

Ve gecenin derinliklerine attığımız ilk adıma geldik...
Vice FM'e hoş geldiniz, ben Randy.
Bir zamanlar programımı şöyle açardım:
Standart.
Standart hayatım tüm heyecansızlığıyla devam ediyor.
Hayatım bu aralar yatmak, kalkmak, çalışmak ve uyumakla geçiyor.
Ne bir aksiyon, ne bir heyecan, ne bir aşk, ne bir yalnızlık, ne bir stres... Hiçbir şey kalmadı artık.
Nefes tüketerek yaşantıma devam ediyorum, bu şehre karşı sorumluluklarımı yerime getiriyorum.
Sorumluluğum ne mi? Buraya özgür, bağımsız, tarafsız ve eğlenceli medya düzenini getirmek.
Bunu sağladığımı düşünüp düşünmemek sizlere kalmış. Medyayı beğeniyor musunuz, beğenmiyor musunuz?
Karar sizin. Düşünceniz olursa yazarsınız. 66-619-07. Belki okurum.
Mesela dün gece Ben Morgan yayınını beğendiniz mi? Ben çok beğendim.
Bunun dahası gelsin mi? Konuşalım işte, bununla ilgili yorum gelirse araya sıkıştırıp tartışırız.
Ancak bu programda içimdeki bazı şeyleri döküp gidiyorum, SMS'lerinizi ona göre atınız.
Başlayalım... Radyolarınızın sesini açın bakalım.

Bu şehir, nüfusu oldukça genç bir şehir. Pek de yaşlı bir şehir değiliz.
Belki de ben 43 yaşında olmama rağmen şehrin en yaşlı heriflerinden biriyim mesela.
Bu hikayemi de, kendi hayatını kurma hedefleri olan ancak kendini ailesel baskılardan dolayı pek de iyi hissedemeyen,
Hayattan aileleri tarafından soğutulmuş 19-26 yaş arası gençlere anlatıyorum.
Radyonuzun sesini açın lütfen...
Kabile şefi... Bu terim hakkında ne düşünüyorsunuz?
Normalde Afrika'da veya o bölgeye benzer yerlerde kurulan kabileleri yöneten diktatör bir kişilik gelir aklınıza.
Sürekli insanları aşağılayan, kendi dediklerini yaptıran, yakınlarına bile güvenmeyen o kişiler... Canlandı mı aklınızda?
Ben bu gece bu konuya başka yaklaşacağım.
Sizleri öncelikle WWE'ye götürüyorum. WWE'nin de bir kabile şefi var. Joe Anoa'i, veya Roman Reigns de diyebilirsiniz.
Roman, şu an 3 yıldır tartışmasız WWE şampiyonu ve onu kimse henüz deviremedi. Belki de neredeyse 50 yıldır yapılamayanı yaptı bu adam.
Onun buraya geliş hikayesi çok derin. Kabile şefi olmak, onun için hiç ama hiç kolay olmadı.
2013'te WWE'ye giriş yaptığında yanında yine onlar gibi yükselecek ama o zamanın çaylakları Seth Rollins ve Dean Ambrose vardı.
CM Punk'ın maçına karışarak maçı CM Punk'a kazandırdılar ve onun şampiyon olmasını sağladılar.
Bu dönem içerisinde yaklaşık bir yıl kadar ayakçılık yaparak The Shield grubu adında ilerlediler.
Sonrasında The Shield, büyüyen bir efsane olma yolunda ilerlerken, 2014 yılında Seth Rollins'in Roman Reigns'in arkasından vurduğu sandalyeyle--
--yerle bir oldu, grup ve herkes kendi yolunda ilerlemeye karar verdi. Tabii aralarında tonlarca maç ve senaryo oldu, orayı anlatmayacağım.
Üçlünün arasındaki savaş 2018 yılına kadar sürdü, ta ki Roman Reigns, kanser olana kadar.
Kendisi o zamanın yine şampiyonuyken amansız bir lösemi hastalığına yakalandı ve kemeri bırakmaya karar verdi.
Lösemiyi de yenen Roman, ringlere muhteşem bir şekilde geri döndü ve aslında kendisinin kabile şefi olma yolculuğu başladı.
Roman, kendi kabilesini kurmalıydı. O, güreş tarihinin en büyük ailesi Anoa'i ailesinden geliyordu.
Bu aile içerisinde benim değerli dostum Dwayne "The Rock" Johnson başta olmak üzere;
Peter Maivia, Yokozuna, Rikishi, Umaga, Uso Kardeşler gibi muhteşem şampiyonları içinde barındırdı, yıllardır.
Ailenin başına kendisi geçmesi ve ipleri kendi eline alması gerekiyordu artık Roman'ın.
Başkalarına ihtiyaç duymayıp kendi ailesini kendisi yönetmesi, belki de yepyeni bir aile kurması gerekiyordu.
Belki de bunu yaparken ailesinden olan bazı kişileri saf dışında bırakmak zorundaydı.
Ve öyle de yaptı. 2020 yılında yapılan bir şovla bir anda geri dönüşünü gerçekleştiren Roman, Bray Wyatt'a yaptığı Spear ile--
--kabile şefi olma yolculuğunu başlattı.
Bunu yaparken de ailesi başta olmak üzere tüm düşmanlarına "BENİ KABUL EDİN!" diye söylenen Roman, bunu da yaptırdı.
Önce onu kabullenmeyen ailesine kendini kabul ettirdi, sonrasında düşmanları onun kabile şefi olduğunu kabul etti.
Roman, yaklaşık üç yıldır kendi kabilesini yönetmeye ve hayata karşı savaşmaya devam ediyor.
Peki... gelelim gerçek dünyaya. Siz neden kendi kabilenizi yönetmiyorsunuz?
Kendinizi insanlara hatta ailenize muhtaç olarak gördünüz mü bugüne kadar?
Eğer böyleyseniz ve kendi düzeninizi kurmaktan, kendi ayaklarınızın üzerinde durmaktan çekiniyorsanız... Sözlerime kulak verin.
Muhtemelen bir çoğunuzun ailesinin en değerli varlığı, siz dinleyicilerimsiniz.
Ve aileniz çoğu zaman sizin en iyi yerlere gelmenizi, düzgün bir işinizin olmasını, sabit maaşla para kazanmanızı ve--
-kendilerinin yaptığı gibi çoluk çocuğa karışıp aileye sadakatinizi kanıtlamak ister.
Ama bunu yaparken ailelerin bunu çok ama çok fazla abarttığını ve hatta çizgiyi aştığına şahit oluyorum bazen.
Her şeyden önce şunu bilin lütfen. Bu hayat, sizin hayatınız. Direksiyon sizin elinizde.
Hayatınıza karışmak isteyen sizin en değerli varlığınız olsa bile, sizin bu hayatta olmanıza sebep olan kişi olsalar bile...
Buna lütfen ama lütfen izin vermeyin.
Para mı kazanıyorsunuz? Kendiniz koruyun o parayı. Kendiniz harcayın, kendiniz neyi istiyorsanız onu yapın.
Eğer o kişi paranızı sizin elinizden alıp "yatırım yapacağım" diye söyleniyorsa, pek de inanmayın.
Aileye sadakat, para ile olmaz. Yaptığın güzel işlerle olur.
Veya bir kadına veya bir erkeğe aşıksınız diyelim... Veya bir trans bireye... Naber Ben Morgan? Heheheheh...
Eğer size az önce anlattığım kişiler ailenizde mevcutsa, bunu anne-baba düzeyinde söylüyorum.
Anlatmayın. Gerçekten, anlatmayın. Sizin hayatınız sizi ilgilendiriyor, onları ilgilendirmiyor.
Benim kızım Cassie, bana yaşadığı hikayeleri anlatmaz mesela. Anlatma derim.
Çünkü o hikaye ona ait. Kendimi biliyorum, bazen karışma huylarım benim de oluyor.
Bunun için frene basıp anlatmamasını sağlıyorum ve onun hayatına karışmıyorum.
Çünkü anne babalar, çocuklarının hayatlarına karışmaya ba-yı-lırlaaaaaaaaarrrrrr! Bayılırlar!
Canları sıkılıyor çünkü.
Ama siz, öyle güçlü olacaksınız ki... Bu kişilere prim vermedikten sonra biraz sabıra ihtiyacınız olacak sadece.
Sabrettikten sonra... güzel şeyler geliyor.
Ne mi? Kabile şefi olmak. Kendi kabilenizi kurma vaktiniz gelecek. Büyüyeceksiniz.
Ve sonrasında kendi paranızı kazanıp kendi ailenizi kurduğunuzda, size acı çektiren kendi aileniz de sizi, "kabul edecek."
Bu yüzden de, hem aileye kendinizi kabul ettirmiş olacaksınız, hem aileniz sizi kabul edecek, hem de gücünüzü herkese göstermiş olacaksınız.
O yüzden, biraz daha sabır... Güzel günler yakında. Tecrübeyle sabit...

Ve bu geceyi çok etkilendiğim bir hikaye ile tamamlamak istiyorum.
1920'li yıllarda bağımsızlığını yeni kazanmış bir ülkenin kurucusuyla ilgili bir hikaye.
Bunu benim ağzımdan değil, bir anı kitabından anlatacağım.
Bu ülkenin kurucusuna sayısız suikast girişimi olmuş.
Bazılarını tarih yazmış, bazılarını yazmamış. Yaşanmadan önlenmiş.
Ama, 10'a yakın suikast girişimi olduğu konuşuluyormuş ona karşı. Bazıları gerçekleşmiş ve hedefini şaşırmış.
Kitap şöyle diyor: Odada kimse yoktu. Kendisine sordum: "Sen onu öldürecekmişsin, doğru mu?" "Evet." dedi.
Ben yine sordum: "O sana ne yapmış ki onu öldürecektin?"
"Fena bir adammış, ülkeye çok fenalık yapmış. Sonrasında onu öldürmek için bize para da vereceklerdi." demiş.
"Peki, sen onu tanıyor musun?" diye sordum. "Tanımıyorum." demiş.
"O halde, tanımadığın bir adamı nasıl öldürmeyi düşünüyorsun?" dedim ben, merak ettim bunu.
"O geçerken işaret edeceklerdi, biz de öldürecektik." dedi.
Ve ben de elimdeki silahı uzatarak kendisine uzattım. "O benim, hadi al eline silahı ve öldür beni!" dedim.
Ve adam bu karşılığı alınca yıldırıma vurulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme ve silaha baktı, sonra dizüstü kapanarak hüngür hüngür ağladı...
Kitap böyle diyor, muhteşem... değil mi?
Büyükannem, bu dünyada iyilerin ve kötülerin bir denge içerisinde yüz binlerce yıldır yaşadığını söylerdi.
O denge hiç bozulmaz derdi. Her zaman iyiler de var, kötüler de var bu dünyada.
Ve bu dünyada her zaman iyiler de olacak, kötüler de olacak...
Her kötülüğe karşı iyilik bu dünyada hep var olacak. O yüzden enseyi hiç karartmamak lazım.
Benden bu gecelik bu kadar, sizleri çok seviyorum! Sevgi ile kalın...

Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok