Konu: Vice Şehri Polis Departmanı  (Okunma sayısı 443856 defa)

1 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

#15560 - Bugün, 14:06
YENİ CHAPTERLAR

▬▬▬▬▬ ⚖ ▬▬▬▬▬

IV. ÇIRAKLIK, SOKAK VE BÜROKRASİ
FTO EVRESİ • SAHA TALİMLERİ VE KİTAP HARİCİ İLKELER

KAFETERYA - ŞEF IGNATIUS WARD VE STAJYER MEMUR VANCE

Ignatius Ward: "Tavsiye mi almak istiyorsun? Pekala, bunun için varım. Bir sorun mu yaşadın? Yani, kariyeriniz boyunca telefonunu meşgul edip soru sorabileceğiniz bir adam olacağım."

Jesse masadaki çeyreği dolu kahve bardağını çevirirken, Jacksonville'deki küfür ve kemer sesleriyle büyüyen o çocuğun savunma kalkanı ilk kez çatladı. Şef Ward, masaya yumruk vurmadan da otorite olunabileceğini gösteriyordu. Bu, bürokrasinin soğuk dişlileri arasında Jesse’ye uzatılan ilk resmi kılavuz eliydi.

GÜN BATIMI DEVRİYESİ - LAUREN DUVALL, TOM TREADER & JESSE VANCE

Lauren Duvall: "Bu gibi teorik konular burada basit. Sahada kaldığınız sürece anlarsınız ne demek istediğimi... Hayat muzlardan ibaret."

Jesse Vance: "El kitabını dost edinmemi söylemiştiniz. Anlattıklarınız kitap kadar kıymetli."

BECKETT-11 - BENZİNLİK İSTASYONU VE ÇETE DİNAMİĞİ

Jesse Vance: "Güç sende diye mahalleye patronluk taslamıyorsun. Kalkışırsan seni yutarlar, pısırık kalırsan rozetini... Öyle mi?"

Lauren Duvall: "Kesinlikle."

BARİKAT VE OLAY YERİ TALİMİ - DUVALL & VANCE

Lauren Duvall: "Yavaşlamışım."

Jesse Vance: "Görebiliyorum... Sorry, not sorry."

Lauren Duvall: "Sen bana mı laf uzattın az önce?"

Kıdemli Memur Lauren Duvall, Jesse’nin katı el kitabı ezberini alıp sokağın alaycı sertliğiyle yoğuran kadındı. Plastik dubalar ve sarı şeritler arasında geçen o barikat dersi, Jesse’nin insanlara karşı ördüğü o aşılmaz duvarın arkasından ilk kez kuru bir mizahla başını uzattığı andı. Sokağın kanunu basitti: Ne sokak köpeklerine patronluk taslayacaktın, ne de rozetini çiğnetecek kadar geri adım atacaktın.

▬▬▬▬▬ ⚡ ▬▬▬▬▬

V. HAM KUVVET VE İLK ÇATLAKLAR
İLK FİZİKSEL MÜDAHALE • KONTROL VE KURUMSAL ŞEFKAT

ARAÇ TAKİBİ SONU - JESSE VANCE'IN İLK TACKLE MÜDAHALESİ

Kovalamacanın bittiği sokakta Jesse kaçan şüphelinin sırtına adeta bir balyoz gibi indi. Ray’s Garage’ın tezgahında, Duval bataklıklarında dövülen o ham gövde ilk kez rozetin meşru zırhı altında patladı. Asfalta yapışan adamın bileklerine kelepçe geçerken Jesse nefes nefeseydi ama kafası son derece berraktı: Doğru ayarlanmış kuvvet, sokağın anlayacağı yegane dildi.

LOBİ BANKOSU - KİERAN RUTHERFORD VE LAUREN DUVALL'IN GÖZLERİ ÖNÜNDE

Fakat teşkilat sadece yumruk sıkmaktan ibaret değildi. Lobi bankosuna titreyerek gelen bir sivilin korkusunu dinlerken arkasında iki kişi vardı: Kieran Rutherford ve Lauren Duvall. Jesse, nefret ettiği o "kurban" psikolojisine ilk kez kurumsal bir sabırla yaklaştı. Görev gereği de olsa gösterilen o sakin dinleyiş, Jesse’nin içindeki taş kalıbı çatlatan ilk adımdı.

ARKA SOKAK - ŞEF WARD, FREEMAN VE QUINTANILLA'NIN DARP EDİLİŞİ

MESAİ ÇIKIŞI - ALEX FREEMAN İLE YÜZLEŞME VE SAKİNLİK TALİMATI

Alex Freeman: "Ama o adamları elime geçirirsem... Tüm FTO sürecim çöpe atılabilir..."

Jesse Vance: "Hey, hey. Sakin kal. Bugün bir karar alman gerekmiyor, ahbap. Güven bana. Zor bir badire atlattın, hâlâ atlatıyorsun. Kendine ve geçmişe bu noktada yüklenme. İyileşmene odaklan dostum. Seni anlıyorum."

Şef Ward, Freeman ve Quintanilla’nın sokak ortasında darp edildiği o kanlı gecenin mesai çıkışında, Alex Freeman öfkeden yumruklarını sıkıyordu. Jesse onun omzuna elini koyduğunda aslında kendi geçmişine dokunuyordu: Frank’e karşı duyduğu o kör intikam hissinin bir insanı nasıl raydan çıkarabileceğini çok iyi biliyordu. Freeman’a verdiği sakinlik telkini, Jesse’nin kontrol duygusunu korumak için kendine çektiği bir setti.

▬▬▬▬▬ ☣ ▬▬▬▬▬

VI. GLEN PARK: DİP AKINTISI VE CEHENNEM
TOPLUMSAL İSYAN • ANNE-KIZIN ÖLÜMÜ VE ERTESİ SABAHIN İFADESİ

GÜN BATIMI DEVRİYESİ - "UMARIM SENİNKİ YARIDA KALMAZ"

Jesse Vance: "Benim aradığım şey ceza yazıp radar tutmak değilmiş... Şehrin en sert kovalamacasında öncü koltukta oturmakmış."

Lauren Duvall: "İtiraf edeceğim, oraya yakışacağını düşünüyorum. Henüz erken ama görürüz... Benim de Metropolitan'a kabul gördüğümü biliyor muydun? Umarım seninki yarıda kalmaz."

GLEN PARK HATTI - TOMA MÜDAHALESİ VE JORGE PELAYO'NUN ÇABASI

Megan Laurent: "ADAMLAR AÇIZ DİYOR!"

Maskeli Şahıs: "HAYATIMIZI SİKTİNİZ PİŞMAN MI OLACAĞIZ?"

Jorge Pelayo: "Müzakere sürüyor, ikna edeceğim."

Chris Valdivia: "Batıdakilere su atacağım. Oradan çekilin."

YANAN VARİLİN ÖNÜ - SOPHIA JONES VE TASHA BROOKS

* Bıçakla kendini boğazından kesti, ölü. (( Tasha Brooks ))

* Kızı Tasha'nın bedenine sarılmış bir şekilde ölü. (( Sophia Jones ))

Lauren Duvall: "Uh... Burada yaralı birini araç içine aldık, Harper onu All Saints'e götürecek. Tek hayatta kalan o."

* Jesse Vance yerde olan olayı görmemiş bile, gözleri resmen fırlıyor adrenalinden, odak etrafta.*

FAMILIA ES TODO - CARTER İLE SOHBET, DUVALL'A "BURASI" CEVABI VE JORGE İLE BATTANİYE

Delmar Carter: "Gerçek ailenin olduğu yer dostum, herkes birbirini ölümüne korur ve kollar."

Lauren Duvall: "Vance. Kalacak bir yerin var mı? Aile? Arkadaş?"

Jesse Vance: "Var. Burası."

* Jesse Vance adamın halini gördükten sonra Jorge için maden suyu ve kahve hazırlar... battaniye getirir adama, kendine de bir tane alır.*

LOBİ KÖŞESİ - JORGE PELAYO İLE PSİKOLOG VE SANAYİ TEZGAHI DİYALOĞU

Jorge Pelayo: "Eğer kafandaki dertler ile çalışmaya gelirsen ve tereddüt edersen, ölen onlar değil sen olursun."

Jesse Vance: "Düşüncen için sağ ol Pelayo. Psikoloğun kartını cebime atarım... Ama tatil bana yaramaz. Ben sanayide de böyleydim; parmağını tezgaha kaptırdığında eve gidip yatarsan o makineden bir ömür boyu korkarsın. Benim kafayı dinleme yöntemim o tekeri tekrar döndürmek."

ERTESİ SABAH - İÇ İŞLERİ MASASI VE MÜFETTİŞ DUVALL

Lauren Duvall: "Dosyaya geçmeden önce, dün gece uyuyabildin mi? Rahatına bak lütfen, otur."

Jesse Vance: "Uyuyabildim. Yalan yok, genzimdeki o barut ve kan kokusu zor geçiyor... ama sabah yüzüme soğuk su vurup bazı kafamda netleştirdim. Telsizim, hakimiyetim hiç olmadığı kadar net."

Glen Park’ın isli karanlığı sabaha bağlandığında, o yanan varilden yükselen kükürt ve anne-kızın boğazından boşalan kan kokusu Jesse’nin genzinde asılı kalmıştı. Fakat ertesi sabah İç İşleri masasında Müfettiş Lauren Duvall’ın karşısına oturduğunda, Jesse bocalayan bir çaylak gibi konuşmadı. Pelayo ile sabaha kadar paylaştığı o polar battaniye, ona sokağın vahşetine karşı dimdik duran kurumsal bir zırh bağışlamıştı. Genzindeki kan kokusunu inkâr etmedi; ama yüzüne çarptığı o soğuk suyla birlikte zihnini, telsiz disiplinini ve teşkilat refleksini demir gibi kilitledi.

▬▬▬▬▬ ⚙ ▬▬▬▬▬

VII. SEÇİLEN ZIRH: METROPOLITAN VE DİSİPLİN
METRO VİZYONU • HARPER, WATTS, MCCOWN VE MIFIRI

CHARGER KABİNİ - JACK HARPER VE DAVID CROSS'UN ÖLÜMÜ

Jack Harper: "Sana birlikte görev yaptığımız David Cross'u anlatmak istiyorum. O kadar deneyimli olmasına rağmen onu çatışmada kaybettik adamım. Departman olarak onu unutamıyoruz, bu bize bir şey öğretti: Dikkatli olmayı ve partnerimizi korumayı."

METROPOLITAN SEMİNERİ - ŞEF FLETCHER CLEVELAND KÜRSÜDE

GECE DEVRİYESİ - ETHAN WATTS İLE METRO ÜZERİNE KESKİN DİYALOG

Jesse Vance: "Bir stajyere daha ilk haftalardan Metro gözüyle bakılması ne anlama gelir? Bu bir övgü mü? Omzuma erkenden çöken bir hedef tahtası mı?"

Ethan Watts: "Senden bunu anlamanı beklemiyorum. Çünkü daha yeni doğmuş bir bebekten farkın yok. Hiçbir şey bilmiyorsun."

Jesse Vance: "Benim niyetim belli Memur Watts. Asfaltın dilini bilirim, motorun ciğerini anlarım, yerim TEU. Ama birimin en tepesi o tarafa işaret ediyorsa neyi farklı gördüklerini bilmek isterim."

METRO SÜPERVİZÖRÜ ŞEF MCCOWN İLE DEVRİYE VE ŞÜPHELİYE TACKLE

Jesse Vance: "Metro da benim için havalı bir yelek ya da aksiyon hevesi değil. Hata payı sıfır. Panik anında nabzını düşürebilenlerin yeri."

* Jesse Vance bunu demesinden hemen sonra Şef McCown'un gözü önünde kaçan şüpheliyi kritik bir hamleyle yere serer, kelepçeler.

GARAJ GİRİŞİ - ŞEF IGNATIUS WARD: "BİR APOLET ALDIĞINDA SENİ GÖRMEK İSTERİM"

Ignatius Ward: "Eğittiğin adamların bir zaman sonra birilerini eğitecek olması, bak bunu seversin. Bir apolet aldığında seni görmek isterim."

Jesse Vance: "Düşünceleriniz benim için çok değerli Şef. Güveninizi boşa çıkarmam. Belki o da bir gün, eh?"

HAVA BİRİMİ (ASU) KOMUTANI ÇAVUŞ SIENA MIFIRI İLE DEVRİYE

Trafik yaptırımı ve TEU motorları Jesse’nin bildiği konfor alanıydı fakat Cleveland’ın semineri ve Ethan Watts’ın o acımasız dürüstlüğü rotayı çevirdi. Watts haklıydı: Sokakta henüz bir bebekti. Jack Harper’ın anlattığı David Cross vakası, en iyilerin bile ufak bir dalgınlıkla tabuta girdiğini kanıtlamıştı. Şef McCown’un gözü önünde kaçan şüpheliyi asfalta sererken Jesse kararını vermişti: Sıradan bir devriye olarak rastgele bir kör kurşuna kurban gitmeyecekti. Nabzını düşürecek, hata payını sıfırlayacak ve o elit aygıtın bir parçası olacaktı.

▬▬▬▬▬ ★ ▬▬▬▬▬

VIII. PALOMINO CREEK: KESİK ÇİZGİ VE TİTANYUM
PUSU, ÇELİK KABURGA VE ALL SAINTS TRAVMA MERKEZİ

SORGU ODASI - AVUKAT NACHTWEBER VE EZIO GIOVANNI DİNLENİRKEN

* Jesse Vance tıpış tıpış ayrılır, gitgide soğuyan kahvesinin yanına doğru... donut çöreğinden bir ısırık alır. Masum masum takılır, bu gece olacaklardan habersiz.*

Sorgu odasındaki avukat tartışmasını dinlerken elindeki karton bardaktan soğuk kahvesini yudumlayan Jesse, birkaç saat sonra göğsünün delineceğinden habersizdi. Palomino Creek virajında Kieran Rutherford ile girdikleri o devriye, bir telsiz cızırtısının üstüne kör noktalardan parlayan namlu alevleri ve cam kırıklarıyla son buldu. Jesse o anı net hatırlamıyordu, zihni o saniyeleri bir savunma mekanizmasıyla siyah bir bantla kapatmıştı. Hatırladığı tek şey Kieran'ın vuruluşu, ciğerine saplanan o kızgın demir hissi ve asfaltın soğukluğuydu.

ALL SAINTS - EKG MONİTÖRÜ, ŞEF DEMPSEY'NİN NÖBETİ VE AUSTIN SLATAN

Evelynn Dempsey: "Sen iyi misin? Yoğun bir operasyon geçirdin ve iyi değilsin. Sadece dinlenmene bak."

* Rutherford hala komada, sadece makinenin nabız sesini duyuyorsun. (Kieran Rutherford)

Austin Slatan: "İlk defa kurşun yedin değil mi?"

Jesse Vance: "İlk defa. Umarım son olur. Bu şehirde pek garantisi yok gibi."

Jesse Vance: "Şef. Saatlerdir bizim için beklediniz. Zahmetiniz ve desteğiniz için sağ olun. Kieran'dan bir haber gelirse... Ne olursa olsun haber edin."

THUCYDIDES VE SAVAŞTA SADAKAT: GösterGizle
Antik tarihçi Thukydides, Peloponnesos Savaşı'nda insanın gerçek karakterinin yalnızca felaket ve yara anında ortaya çıktığını yazar: "Kelimeler anlamını yitirdiğinde, sadece yanınızda durup nöbet tutanların eylemi gerçektir." Jesse, gözlerini açtığında başucunda bekleyen Şef Dempsey'i ve işini gücünü bırakıp hastaneye koşan Çavuş Gonzales'i gördüğünde teşkilatın sadece bir bordro veya rozetten fazlası olup, ölümün eşiğinde birbirini bekleyen bir siper olduğunu iliklerine kadar hissetti.

▬▬▬▬▬ ❖ ▬▬▬▬▬

IX. KABUK TUTAN YARA VE ÇELİK İRADE
TABURCU SONRASI • ŞEFKATİN SARSINTISI VE SÖZSÜZ SADAKAT

KAFETERYA ARKASI ÇİMLİKLER - JENNIFER LAWSON İLE SINIR SAVAŞI

Jennifer Lawson: "Rutherford'a güzel sözler söyledin mi dünden sonra? Seni çatışmanın ortasına atmış."

Jesse Vance: "İyi olsun önce. Sonra güzel konuşurum ben ona... Ben iyiyim. Gece dönüp geldim. O ise makinenin bip sesine bağlı kaldı orada. Bunu sindirmem zor."

Jennifer Lawson: "O zaman beni bir eğitmen olarak değil abla olarak gör. Bu sana uyuyor mu? Bir sorunun olursa ilk bana gelmenden memnun olurum."

* Jesse Vance anlık bir duraksar, Jennifer'ın dediği düşündürdü onu, pek yansıtmadan konuşur.*

Jesse Vance: "Eğitmenimin ilgi alanı dosyamdaki karalamalar olmalı diye biliyorum... Evet, bakın Memur Lawson... Benim işlerime dönmem gerek."

* Jesse Vance unvan belirtir, araya bir mesafe koyar.*

Bu karşılaşma, Jesse Vance'in çocukluğundan beri tuğla tuğla ördüğü o duygusal zırhın en sert biçimde sınandığı andı. Önceki gün Şef McCown ile yaptığı o konuşmada birim içi "bağın" anlamını çözdüğünü sanıyordu. Onun anladığı o "bağ", erkekler arasında paylaşılan taktiksel bir sessizlik, kurşunların altındaki mekanik bir yoldaşlıktı.

Fakat Jennifer Lawson karşısına geçip kurumsal hiyerarşiyi bir kenara fırlattığında ve ona "Beni abla olarak gör" dediğinde, Jesse afalladı. Duval County'nin bataklıklarında büyüyen o çocuk için şefkat tehlikeli bir tuzaktı, gardını indirdiğin anda darbenin nereden geleceğini bilemezdin. Lawson'ın uzattığı el samimiydi, anaçtı ve tam da bu yüzden Jesse'yi dehşete düşürdü. Zayıflık göstermekten ölesiye korkan o sokak refleksi anında devreye girdi, üniformanın resmi soğukluğuna kaçarak "Bakın Memur Lawson..." dedi ve araya o tanıdık bürokratik mesafeyi ördü.

Fakat kafeteryaya doğru adımlarken, ciğerine batan o titanyum kaburga ona bambaşka bir hakikati fısıldıyordu: Bu teşkilatta onu yalnızca bir emir kulu olarak görmeyen, gecenin köründe başında nöbet tutan bir Şef Dempsey, işini bırakıp gelen bir Çavuş Gonzales ve arkasından endişeyle bakan bir Lawson vardı. Jesse mesafeyi korumuştu ama o söz kafasına çakılmıştı. Zayıf olmak suç değildi, birbirine sırtını dayamak ise en az göğsündeki titanyum plaka kadar hayati bir zırhtı.

"İnsanlar birbirleri için yaratılmıştır. Ya onlara doğruyu öğret ve rehber ol, ya da onları oldukları gibi kabul edip katlan."
- Marcus Aurelius'un Kendime Düşünceler'inden
Jesse, Lawson'ın o anaç hamlesine karşı üniformanın arkasına saklansa da artık biliyordu: O kapı bir kez aralanmıştı. İleride yaşayacağı en büyük ahlaki veya operasyonel çıkmazda, o soğuk resmiyetin arkasında kapısını çalacağı ilk insanın yine Lawson olacağını içten içe seziyordu.

GÖĞSÜNDEKİ TİTANYUM KABURGA ARTIK ETİN VE KEMİĞİN YERİNİ ALDI. JESSE VANCE ARTIK YALNIZ BİR SOKAK ÇOCUĞU DEĞİL, HEM SIRTINI BİR AİLEYE YASLAYAN, HEM DE KANUNUN EN KESKİN DİŞLİSİNE DÖNÜŞEN BİR MEMURDUR.
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#15562 - Bugün, 16:38
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok


#15563 - Bugün, 17:31

Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok
Tepki yok