Konstantin Somov’un 1918 tarihli büyüleyici eseri "The Blue Bird", Maurice Maeterlinck’in ünlü oyunundan ilham alarak ulaşılamayan mutlak mutluluğu ve insanın bitmek bilmeyen hakikat arayışını simgeler. Tablonun merkezinde, gece gökyüzünün sonsuzluğunda adeta süzülen akışkan mavi elbiseli gizemli kadın, yakalandığı an rengini kaybedip yok olacağına inanılan efsanevi mavi kuşun ta kendisidir; sağ alt köşede parıldayan ışığın önünde onu okla hedef alan avcı silueti ise dünyevi arzuların ve imkansız bir aşkın çaresizliğini temsil eder. Rus Devrimi'nin hemen ardından, savaşın ve yıkımın ortasında resmedilen bu masalsı kompozisyon, Somov'un dönemin sert gerçekliğinden kaçarak sığındığı melankolik bir rüyayı, hayal ile gerçek arasındaki o trajik ve estetik mesafeyi gözler önüne serer...