0 Üye0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Nisan, 2026.Dün gece yatmadan önce ufak bir iş çıktı, bizim akademi için sipariş edilen arabalar nihayet ulaştı. Bizim çocuklarla gidip onları tek tek getirdik garaja. Sonra hatunun yanına gittim. Kadın inanılmaz güzeldi. Bir an yorgunluktan benim alet kalkmayacak diye düşündüm ama neyse, günlük; daha ölmemişim. Bunu söyleyebilirim. Sabahına da fişek gibi uyandım. Önce Vice Cafe'ye geçip bir-iki atıştırmalık bir şey aldım. Adamların tarçınlı kurabiyesi beni bağımlı yaptı galiba. Onları paket yaptırıp marina tarafına çektim arabayı, bir güzel gömdüm. Ardından dönüş yolunda vites geçişlerinde bir problem var gibi geldi, şanzımanı kontrol etmek için garaja çektim arabayı. Hiçbir şey yapmadım, bilgisayara bağlayıp testlerini yaptım. Kendiliğinden düzeldi, ilginç. Birkaç müşteriyle ilgilendim. Bir adam, Elegy'nin pistonları eline almak üzereydi. Piston yatakları bok gibiydi. İlk olarak sorunu boğaz kelebeğinde zannetmiştim. Keşke öyle olsaydı da işimi çabucak bitirebilseydim. Neyse, o da çözüldü. İki dünya güzeli hatun geldi sonra süper lüks bir arabayla. Off, aklım fena kaldı onlarda. Tarçınlı kurabiyeden bile güzellerdi. Pas vermediler tabii ki, yine. YİNE! Sikeyim. Elim, üstüm, başım... tamam, siyahiyim ama motorlarla uğraşmaktan iyice simsiyah oldum. Hatunlar es geçiyor beni. Ömür boyu orospu kovalamak istemiyorum, bir yerimde siğil çıkacak amına koyayım ya. Bu gibi düşüncelerle kendi kendimi mahvederken yine muhteşem bir hatunla tanıştım. Benim arabayla gazladık, yanladık. Kadın fena da sürmüyordu, ilginç. Sonra hastane önünde ayrıldık, numarasını istedim. Bil bakalım ne oldu günlük? Evet. Yine numarasını alamadım. Vermedi. Neyi yanlış yapıyorum acaba? Böyle giderse bu not defteri üzerinde bir delik açmaktan korkuyorum. Fakat sen merak etme günlük, sana bunu asla yapmam. Yeni bir defter alırım, söz. Şimdilik bu kadar. Bugün pizza günüm, pizza yemeye çıkacağım. Kız kardeşim Tina ile takılırım herhalde, o da bir şeyler konuşmak istiyormuş. Göreceğiz. -high phife
24 Nisan, 2026.Bugün büyük gün. Dün bizim garaja öyle bir hatun geldi ki... Camille. İsmi bile zarif, inanılmaz. Ten rengini sana nasıl anlatsam bilmiyorum günlük ama şöyle söyleyeyim, sütlü bir çikolata düşün... İçinde yaban mersini tanecikleri...OF! Ben bu hatuna inanılmaz tutuldum. Klas bir araba getirdi bize. Dedi ki, "Füme tonlarında bir renk istiyorum ama bana katalog gösterme, direkt rengi sen seç." Kadın o kadar güzeldi ki ne yapacağımı şaşırdım. Elimden gelebilecek işin en iyisini yaptım. Kendi arabama bile bu kadar özenmiyorum, dürüst olayım. Boyadıktan sonra onun yüzündeki mutluluğu ve gülümsemeyi görünce aklım yerinden fırladı. Biraz numarasını almak için uğraştım ama bu sefer aldım. ALDIM! Umarım seviyordur beni. Bence ufaktan o da bana aşık oldu gibi zaten, Ren her ne kadar aksini düşünse de... Ağırdan alıyor sadece, belli. Bugün onunla akşam sekizde tekrar görüşeceğiz. Takım elbise giyeyim mi diye düşündüm ama abartı olur dedi bizim çocuklar. Hala ne yapacağımı bilemiyorum. Şimdi bunları yazarken bile elim heyecandan terliyor, kalem elimden kayıyor. Camille... sana çok güzel çocuklar vermek istiyorum. Kovalayacağım bu hatunu. Kafaya koydum bir kere. Bunun dışında alttan yürüttüğümüz yarış bahislerinde sona geldik. Yabancılardan gelen tüm ödemeleri nihayet toparladım, sadece bizim çocuklardan birkaç kişi kaldı. Eğlenceli tipler ama bizimkiler, onu da şipşak çözeriz. Bugün günlüğü erken yazıp bitiriyorum çünkü gece beni Camille ile nereye götürür bilemiyorum. NOT: Ren ile gölge boksu yaptık. Ağzını burnunu kırdım diyebilirim. Centilmence bir hayali dövüştü. Yine de kendisini geliştirmesi lazım.-high phife