Vice City – Hurdalık Gecesi
Ay ışığı hurdalığın paslı metal yığınlarının arasına sızarken, iki tarafın adamları ellerini silahlarının kabzalarına atmış, tetikte bekliyordu.
Bir yanda Theodore Tiozzo’nun East Valachi’si ile Adriano Pedrotti’nin ekibi, diğer yanda Sonny Fanucci’nin Willowfield Valachi’si ve beraberindeki gruplar.
Adriano öne çıktı. Siyah güneş gözlüklerinin arkasında ifadesiz, ama dudaklarının kenarında öfke ile çizilmiş bir gerilim vardı. Sonny karşısında duruyor, yüzünde küçümseyici bir sırıtışla hakaretlerini sıralıyordu. Laflar sertleşti, aradaki sınır aşıldı. Bir an sonra metalin tınısını bastıran “şak” sesleri geldi; kırka yakın adam bir anda silah çekti.
Kurşunlar paslı karoserleri, devrilmiş varilleri, toprak zemini parçaladı. Bağrışmalar, düşenlerin boğuk çığlıkları arasında çatışma sert geçti.
Dakikalar sonra East Valachi tarafı üstün geldi, Sonny ve adamları geri çekilmek zorunda kaldı. Ama Adriano için mesele bitmemişti.
Yerde kanlar içinde yatan Sonny’ye baktı. Adamlarına kısa bir emir verdi:
— “Araca koyun. Alley’e götürüyoruz.”
Daha önce kimse onunla bu tonda, alaycı ve aşağılayıcı şekilde konuşmamıştı, buralara gelene kadar türlü olayı atlatmış, sonunda elde ettiği konumdaki saygıyı ve gücü kimseye, hiçbir tarafa, hiçbir adama yedirtmemeye yemin etmişti. O düşerse, o dokunulur görünürse, Alley düşerdi.
Mob Alley – Arka Sokak
Theodore bekliyordu. Sonny’nin yaralı, ama hâlâ dilini tutmamış hâli ortamı iyice gerdi. Tehditler yağdırıyor, “Valachi seni gebertecek!” diye bağırıyordu. "Belki de haklıydı, bu gece yapılanlar işin sonunda Adriano'nun ölümüne sebep olacaktı, fakat ne fark ederdi? O sınır bir kere aşılmış, saygı ve hukuk bozulmuştu"
Theodore ve Sonny anlaşamadılar, Sonny hâlen daha yaralı haliyle ölümden korkmuyor, tehditler savurup hakaretler ediyordu. Aslında bu korkusuzluk takdire şayan görünürdü.
Theodore, Sonny'nin gitmesine izin vermekten yanaydı, olayları daha da bulandırmamak istiyordu belki de, fakat Adriano lafları yutmak istemiyordu, yutacak gibi bir hâli de yoktu. Görüşme bittiğinde Sonny hakaretlerine ve aşağılayıcı laflarına devam ederek aracına bindi, gitmek üzereydi...
Sonny gözlerini dikti, kanlı dişlerini göstererek tükürdü:
— “Sıkabilecek taşşağın varsa, sık!”
Adriano’nun yüzü kaskatı kesildi. Sokak lambasının solgun ışığında, gözü Sonny’nin kanlı ağzına takıldı.
O an Pedrotti’nin içinde yılların inadı, onur duygusu ve bastırılmış öfkesi birleşti.
Uzun zaman ilk defa, babası Lieto'dan beri ilk defa birisi onu küçük düşürüyor, yeterince taşaklı, güçlü olmamakla, olamamakla suçluyordu.
Hiç kelime etmeden belinden tabancasını çekti, adımlarını sertçe attı, Sonny’nin kapısına geldi. Sonny hâlâ hakaret ediyordu.
Tek bir “BAM” sesi yankılandı. Kurşun Sonny’nin alnını delip geçti, kafası geriye savruldu.