Shadow's Battalion: Chapter I - Turnabout:
Harry ve Randy, şirketin iflasını kurtarma planları yaparken Randy, Harry'e gerçek planından bahsetti. Yapılması gereken iflası durdurmak değildi, sebep olmaktı. Harry'e, şirketin durumunun ve gidişatının vahim olduğunu kanıtlayan Randy, Harry'den şu ana dek istediği en büyük yardımı istedi.
Shadowcrest'in iflas etmesini sağlamak gerekiyordu fakat bunu kimsenin öğrenemeyeceği bir yol gerekliydi. Harry, şirketin ve Randy'in bağlantılarını kullanarak şirkete ait tüm karaborsa işlerin listesini çıkarttı, aklanacak olan kara paranın durak noktaları, sevkiyat gerçekleştiren ekipler, örgütler ve nicesi. Harry Williams, sessizliği benimseyen bir karakteri oynamak istedi, çıkarttığı listedeki örgütleri ortadan kaldırmak yerine iş ağlarını engellemeyi tercih etti fakat yine de fazlasıyla iş ağına sahip olan bir şirketi bu kadar kolay silmek zordu.
Royce Nixon bu plandan sonra oyuna dâhil oldu. Randy tarafından tutulan ve eski kara kutusu olan bu adam, sessizlikten ziyade gürültünün bekçisi. İşleri gücüyle çözmeye çalışan ve acıma duygusu barındırmayan adam daha öncesinde Harry Williams ile savaş içerisindeydi.


Royce Nixon'n Fransa'ya gidişini esas alıyor. Fransa üzerinde paravan olarak kullanılan şirketler, muhtemel insanlar ve örgüt liderlerinin ölümüyle yeraltına korku salındığı tek dönem. Shadowcrest'in Fransa üzerindeki iş ortaklarının infazını yapmak için daha akılcı yollar gerekiyordu fakat Royce bunun için bekleyemezdi. Bilmediği ve yabancı olduğu bu topraklarda, belirlenen hedeflere uygun saatlerde baskınlar düzenlendi, elebaşlar öldürüldü. Vicdanı olmayan bu ruhsuz adam, hedefine giden yolda belirlenen hedefleri teker teker ortadan kaldırdı. Şirketlerin ve örgütlerin, küçük yapılanmaların, çetelerin aldığı hasar, kayıplar neticesinde Fransa'nın yeraltına kaos hüküm sürdü. Elebaşların ölümüyle şirketler ve yapılanmalar başıboş kaldı, iş ağları yürütülmediği için hata yapmaya zorlandılar, devlet bu cinayetleri araştırırken çoğu örgütün de yasadışı faaliyetini saptadı, başarılı operasyonlarla beraber örgütler çökertildi. Fransa'daki krizin yol açtığı maddi kayıp sayesinde Shadowcrest, Fransa ortaklarını kaybetti. Royce'un infazlarından dolayı kaosa sürüklenen yeraltı şehri, kısa süreli savaşa sebebiyet verdi ve önemli liderlerin birbirlerini katletmesine yol açtı. Basında bunun adı "Çetelerin Karanlık Çağı" olarak geçer.


Harry Williams, Amerika'nın farklı eyaletlerindeki iş ortaklarını safdışı bırakmak için sıradışı bir yol izledi. Elinde çoğu şirketin illegal dosyaları ve raporları bulunan Harry, birkaç arkadaşını devreye sokarak yüzbaşıyla bir görüşme ayarladı. Yolun sonunda buluşan yüzbaşı ve Harry, dosyalar ve raporlar hakkında konuştu. Yüzbaşı, bu adama güvenmemiş olsa da kendisine sunacağı şartı yineledi. Harry'in, dosyalar karşılığında almak istediği yalnızca ifşalanmaktı. Yüzbaşı, bunun kendilerine zarar vereceğini söylemesine rağmen Harry bundan vazgeçmedi, Shadowcrest'in, kendisine bağlı olan ekipleri dizginlemek için tuttuğu diğer örgütlerin illegal kayıtlarını yüzbaşıya verdi. Aldığı dosyalar ve raporlar sayesinde kırmızı alarma geçen askeri departman, kara kuvvetleriyle yürüttüğü ortak operasyonlar sayesinde çoğu örgütü çökertmek için yeterli adımı attı. Harry Williams'ın planıysa bu konuda devreye girdi, çökertilen ekiplerde, örgütlerin ve Shadowcrest'in bağlantılı olduğu kanıtların bulunmasını sağladı. Bu durum sayesinde şirketin, şirket-mafya olaylarının patlak vermesini sağladı. Departmanın ve devletin yaptığı araştırmalar sırasında bulunan bağlantı kayıtları bir anlam kazanamadı, şirket defalarca kez denetim görmüş olsa da yeteri kadar delil bulunmadığı için dosya rafa kaldırıldı. Bu olay sayesinde halk, şirketi linçlemiş ve çoğu firma şirket ile iş yapmaktan vazgeçmişti. Shadowcrest cephesinin sözcüsü, bu olayların iftiradan ibaret olduğunu söylemiş olsa da şirket ilerleyen zamanlarda iflasın eşiğine geldi. Şirketin yürürlülüğü sağlanamadığından dolayı ana şubeyi farklı bir noktaya taşıma kararı aldı, resmen Vice'dan çekildi. Bu karar sayesinde iflas etmiş olduğu doğrulandı.


Tek görev: Yönetim kurulunu ortadan kaldır!
Randy Brannigan, şirketin durumunun kurtarılamayacağını açıklamış olsa da, yönetim kurulu aldığı kararı desteklemediğinden ötürü plan yapmaya zorlanıyordu. Randy, şirketi geri çekecek olan hâmlenin gerçekleşmemesinden ötürü son kez Harry Williams'ı çağırdı ve yönetim kurulunu ortadan kaldırması için emir verdi. Listede adı olanların arkadaşları olduğunu fark eden Harry, emri yerine getirmemeyi tercih edip Randy Brannigan'a karşı çıktı.
Randy, Harry'in karşı çıkmasına sinirlenmiş olsa da, Harry Williams bu konuda tartışmak istemedi. İstemeden de olsa görevi yerine getireceğini söyledi çünkü görevi reddetmiş olsaydı, geriye tek bir seçenek kalıyordu; Royce Nixon. Royce'un oyuna dâhil olmaması için zoraki görevi kabul eden Harry, yönetim kurulunu ortadan kaldırmak yerine istifa etmelerini, geri çekilmelerini sağlayan yola başvurdu. Doğru hedefe, yanlış hedefi göstererek kendisinden yapılması gerekenleri bahsetti. Kurul üyesi, bu durum karşısında sinirlenmiş olsa da canı sıkılmış olmalı ki, kurul üyeliğinden vazgeçti. Yönetim kurulu üyelerinin ortadan kaybolması, geri çekilmesiyle beraber son üyenin biletini "Ölüm Defteri"ne bıraktı. Ölüm defteri bir işe yaramamış olsa da, son üyenin sürpriz bir kararla geri çekilmesi, şirketin karar ağının tek bir insana bırakılmış olmasını sağladı.
Golf oynamasını biliyor musun?
Şirketin hâmlesiyle ana merkez farklı bir şubeye taşındı. Bu durumu destekleyen en büyük faktör Generaldi. Randy, Generali bir golf sahasında buluşmak için gün ayarladı. Nihayetinde o gün gelip çattı, General ve Randy, bir golf sahasında buluştu. Harry ve Royce, Randy'in yanında bulunuyordu.
General, bu olanların nasıl olduğunu anlamamış olsa da, Randy ve diğerlerinden asla şüphe etmedi. Yeni bir plan yaratma çabasına giren General, Harry Williams'ın sohbete dâhil olmasıyla beraber sözü ona devretti. Harry Williams, şirketin durumunun ilerlemeyeceğini ve düzeltmeye çalışmanın yalnızca maddi konuda zarar vereceğini öne sürdü. Doğru olan hâmle, şirketten bağımsız yeni bir kolun yapılandırılmasıydı. Generali umursamayan ve golf oynayan Harry, Generalin kaynaklarını kendilerine yöneltmesini, bağlantılarını kendileri için kullanmasını isteyen bir planı ona sundu. Randy, iş ağının bölünmesini ve bağımsızlığı karşılığında Generale küçük miktar da olsa bir ödeme yapabileceğini belirtti. General, kendisiyle alay edildiğini düşünmüş olsa da, bu bir bakıma mantıklı olan tek hareketti. Bu bölgedeki gücünü kaybeden General, geri çekilmesinin ardından Randy'e, bağımsız olmasını sağlayan adımların atılmasını sağladı.
Royce, şirketin başına gelenlerden Generali suçladı, yanlış insanlara yanlış sorumluluklar bindirdiğini açıklamış olsa da, General buna karşılık bir şey söylemedi. Elindeki golf sopasını yanına bırakıp geldiği zırhlı araçla bölgeden ayrıldı.
Plansız sohbetler, tutulmamış sözler ve yarım kalmış fikirler. Bu hikaye aslında sonun başlangıcını anlatıyor. Her şeyin mükemmel gittiği bir düzende kimse kusursuz değildir tıpkı Harry Williams gibi. Basit, planlanmamış bir tuzak ve bu bok çukurunun içersine düşmüş üç insan. Her hareketin bir sonucu bir karşılığı vardır, bu Dünya böyle işler, sen ondan bir parça alırsın ve o da senin bir tutamını koparıp alıverir. Randy Brannigan'ın vicdanı da buradan geliyor, basit bir planlama hatasından ve sonuçları düşünememesinden. Randy Brannigan, Harry Williams'ı keşfettiğinde mutlak güce kavuştuğunu düşündü; tüm planlarının yerine getirebileceğinden ve artık emir komuta zincirinin en üstünde bulunabileceğinin.
Bir şeyler ters gitti, Randy, Harry Williams'ın en yakın arkadaşı olabileceği ihtimalini hiç düşünmedi. Ona şirkete sızma görevi verdiğinde sonuçlarıyla onu yalnız bırakmaya çoktan niyetliydi. Harry Williams, şirkete sızıp dökümanları çaldığında istemeden, farkında olmadan birini de peşine taktı: Oliver Migneault. Bu herif bir kaçkın, deli, akıl sağlığı yerinde olmayan bir psikopat. Randy neden belgeleri kendi başına almadı sanıyorsunuz? O herif vaktinde Randy Brannigan için çalışıyordu. Özel bir saha araştırmacısı, kayıp olan her şeyi bulması ve sonraki on adımı görmesi için tutuldu. Şirketten çalınan belgelerin arasında Oliver Migneault'un dosyalarının olmuş olması gerçeği, Oliver'ı, Harry'nin peşinden gitmesi için yeterliydi. Öyle de oldu. Harry Williams, peşinden gelen adamın farkına vardı, ondan saklanmak ve atlatmak için her şeyini, tüm kozlarını kullandı. Son zamanlarda kaçmaktan ve saklanmaktan, bir şeylerin izini silmekten ve öte yandan Oliver kendisini bulmadan önce onu bulmaya çalışan Harry Williams, son günlerinde epey yorgun ve bitkindi. Bu da onu savunmasız yaptı. Randy Brannigan ve Lucas Latshaw ile bir oyunun içersine düştü, ne yazık ki birbirlerini son gördükleri yer, o bok çukuru oldu. Harry Williams'ı o günden sonra gören olmadı.
Randy, Royce Nixon ile olaylardan birkaç gün sonra tekrar görüştü. Royce ve Randy karşı karşıya gelmeye hazırdı fakat Randy, Royce'dan uzak kaldı. En yakın arkadaşını kaybetti, vicdanına yenik düştü. Harry'e, peşinden gelecek olan adamdan bahsetseydi bazı şeyler farklı mı olurdu diye kendi kendine defalarca sordu fakat bir sonuç, bir cevap alamadı çünkü geçmiş çoktan şekillenmiş ve Williams gitmişti.
Royce, Williams ile düşman da olsa, bir zamanlar karşı karşıya gelmiş de olsa ona saygı duyuyordu. Gidişinin ardından her şeyin sarpa saracağının da farkındaydı. Randy Brannigan'ı suçlayan sözlerinin ardından onu, kendi hatalarıyla baş başa bırakmaya karar verdi. Bunu yapmaya yetecek kadar sebebi vardı; Williams gitmiş ve Oliver peşlerinden geliyordu, ortada kalıp yakalanmayı bekleyemezdi. Oliver ile aralarındaki tek engel Williams'ın kendilerini kamufle etmesiydi. Williams olmadığına göre artık aralarında bir engel yoktu.
Gün batımında güzel bir akşam yemeği. Masada boş yer var mı? Williams da gelecek
Randy Brannigan'ın kaçışını esas alıyor. Randy, bu topraklardan kaçıp gittiğinde, kaçan şeyin yalnızca kendisinin olmadığının da farkındaydı. Aklı, fikirleri ve düşünceleri de kendisi gibi bu topraklardan kaçmıştı. Williams'ı kaybetmenin yasını tutan Randy, güzel bir akşam yemeğinde tüm arkadaşlarıyla birlikte olduğu gerçeğini düşünüp kendisini yıldıran sorular sormaktan da çekinmedi. Bu yasın peşini bir de sevgilisi ya da nişanlısı, eşi vb. ne diyorsak, onun da başka bir birisiyle evlenmesi, Randy'nin tüm hayatını alt üst etti. Adelita, Randy'nin yokluğunda evlenmişti. Kurduğu düzenin darmadağın olduğunun farkına varan Randy, soluğu kaçak bir şekilde yaşamakta buldu. Issız topraklarda saklanan, gerek taksici gerek tamirci kılığında, gerekirse de jigolo kılığında bile yaşamaya hazırdı. (merak etmeyin, hepsini de yaptı) Sürgün hayatında kimsesiz ve peşinden gelen bir dedektifle sıkışıp kalan Randy, kurtuluş yolu için kollarını sıvazladı, batan güneşin yeniden doğması gerekiyordu. Ne de olsa hayatının sonuna kadar saklanayarak yaşayamazdı. Çaresiz yaşamı, aklına bir ismin gelmesiyle son buldu: Fabien Chevrette.

Bu cehennemden kurtulmalıyım. Bana yardım edeceksin
Randy'nin, Fransa macerası da burada başlıyor. Eski bir askerine gitme fikrini nasıl aklına getirdi, neden bu kadar geç getirdi kendisi de emin değil. Bu adamın tek derdi pahalı eşyalar ve elmaslar, altınlar, pırlantalar. Nakit parayla işi yok. Böyle insanlara güvenilmez, seni iki parlak taşa takas bile edebilirler. Fabien Chevrette ise tam da böyle bir adamdı. Vakti zamanda birkaç elmas sözü karşılığında Shadowcrest'e, Randy'e hizmet etmiş bir soyguncu, yankesici. Randy, Fabien'n kapısını çaldığında, Fabien onu çoktan bekliyordu. Olanlardan haberi olan Fabien, Randy'nin kendi kapısının çalınmasının an meselesi olduğunun farkındaydı çünkü Randy kimsesizdi. Hâlâ da öyle. Randy ile aralarında bir söz tartışması var, tutulmayan söz tartışması. Fabien'in varlığında Randy sözünü tutmamış ve elmasların yerini söylememişti, soygun planları kuramayan Fabien ise Randy ile tartışmış ve soluğu Fransa'da almıştı. Amerika topraklarından ayrılmıştı tamamen. Bugün ise Randy kapısında ve tutulmayan sözüne rağmen kendisinden iyilik istiyor. Fabien olsanız ne derdiniz? Tabii ki s*ktir git!
Randy, çaresiz de olsa, akıl sağlığı bir nebze de bozuk olsa hâlâ güçlü ve fikirli bi' insandı. Fabien ile derin konuşmalarında ona iyi bir teklifte bulundu: ortaklık, yüzde elli pay ve istediği yeri soyabilme imkanı. Bu Fabien için daha fazla elmas daha fazla altın demekti. Randy'nin sunduğu imkanları kabul eden Fabien, Randy'e Amerika'ya dönmesini ve kendisinden haber beklemesini istedi. Fabien Chevrette gibi insanlar güvenilmezdir fakat Randy'nin güvenmekten başka çaresi de yoktu.
Sen bulmakta ben kaybetmekte iyiyim. Hangimiz kazanacak?
Oliver ve Fabien'in karanlık bir sokakta karşı karşıya ilk gelişi. Fabien, peşinden gelenin farkında bile olmadan Oliver'a yakalandı. Bu adam sâhiden de kurnaz ve istekliydi. Sülük gibi yapışıp insanları takip ediyordu, izler sürüyordu. Fabien'in karşısına çıkan Oliver, Randy'nin yerini Fabien'e sordu. Randy'nin haftalar öncesinde burada olduğunu ve aralarındaki bağlantıyı bilerek, tek çaresinin Fabien ile görüşmesi olduğunun da farkındaydı, bu yüzden doğru kapıyı çaldı: Fabien'i yakaladı. Dosyalarının ve dökümanlarının çalınmasından Randy'i suçlayan Oliver, yapılanların bedeli olarak Randy'i hedef aldı zira Williams çoktan gitmişti. Williams'ın yokluğunda geriye onunla bağlantılı olan Randy geliyordu. Bu da neden Williams'tan sonra Randy'i hedef aldığını bize gösterir. Fabien, Oliver ile alay edermişcesine konuşuyordu fakat karşısındaki adam, Fabien'n cevaplarından kendi istediği bilgileri bir şekilde alıyordu. Fabien konuştukça, hakaret ettikçe, küfür ettikçe Oliver bir şeyler öğreniyordu. Fabien ve Oliver, karşı karşıya geldiğinde ikisi de kavga için hazırdı fakat Fabien kaybedeceği bir kavgaya girmenin peşinde hiç değildi. Bir konuşmanın ve bakışmanın ardından, o sokaktan canlı çıkan Fabien ve Oliver, bir konuda anlaşmışlar gibiydi. Dediğimiz gibi, Fabien gibi insanlara güvenilmez. Oliver'a ne sunduysa, Oliver kabul etmiş ve geri durmuştu. İkilinin arasında geçenleri kimse bilmese de, bildiğimiz tek bir şey varsa o da Fabien'in çok tehlikeli olabileceğinin ihtimali.

Kokuyu garipsersin, ev gibisi yoktur
Randy Brannigan'ın tekrardan Vice topraklarında bulunması, bir noktada kendisi için tehlike arz ediyor. Randy, peşinden gelenle beraber bu topraklarda ne yapacağını bilmediği gibi bir de düşmanlarının önüne güçsüz şekilde çıkma ihtimali de var. Evini, parasını ve arkadaşlarını kaybetti, onun kimsesi yok. Bir zamanlar bağlantıları güçlü ve saygın bir adamken şu an sokaktaki bir dilenciye eş değer bir saygınlığı var; bir hiçmiş gibi. Randy'nin güç arzusu artık yok, arkadaşını kaybettiğinden bu yana çok şey değişti, fikirleri ve karakteri gibi. Söylemeden edemeyeceğim, onu değiştiren yegane olay arkadaşının gitmiş olması değildi, kısmen değil, Randy, evlenen eski eşinin ortalıklarda olmadığı haberini aldı, Adelita kaybolmuştu. Vice gibi bi' şehirde insanlar durduk yere ortadan kaybolmaz. Adelita muhtemelen ölmüştü ve Randy için bu kesin bir bilgiydi çünkü şehrin altında dönenleri biliyordu. Onun başına da neler geldiğini az çok kestirebiliyordu. Vice topraklarına adım attığında gizlenerek, saklı bir şekilde yaşasa da iletişim kurmaktan çekinmedi. Eski arkadaşlarına ulaştı; Klaus Kuhn ve Lucas Latshaw. Lucas ve Klaus, son çöküşten sonra gizlenen ve saklanan iki insandı, geçmişi bilmemelerine rağmen gelecek hakkında epey bilgililerdi. Bu da onları hedef yapabilirdi bu yüzden de ikisi de hayatlarının kalanını saklanmaya adamışlardı, Randy onları bulana dek.

Fabien'in, Vice'a gelmesiyle birlikte Randy harekete geçti, eski ihtişamını geri kazanmanın yollarını kurguladı. Aç gözlülük ve bencillik olmadan, her ne kadar imkansız gibi görünse de, Randy gibi adamlar en berbat zamanlardan sonra değişim gösterebilirler, Randy'nin yaşadıkları bunlara güzel bir örnek olurdu. Fabien ve Randy, büyük adımlar atmadan önce küçük adımlar atması gerektiğinin farkında. İkisi de bu topraklara yabancı sayılır, Fabien'in Vice geçmişi uzun soluklu olmasa da Randy'nin epey fazla fakat kayıpları onu bu topraklarda bir hiç yapıyor. Kaçmayı bırakan Randy, Fabien'n varlığıyla kaybettiği her şeyi geri alabileceğini düşündü. Royce Nixon'a salınan haberle birlikte resmen saklandığı çukurdan kafasını çıkartan Brannigan, alabileceği en büyük risklerden birini de almış oldu. Bu şehirde güçsüzler için barınmak bi' hayli zor. Soyguncular için? Bu görülmemiş bir deneyim. Daha önce banka soymayı hedefleyen, silahlarla arası olmayan bir grup görmedik.


Birkaç el ateş sesi, dışarıda bir savaş kopuyor. Kulaklarımız çınlıyor. Randy evin içersinde hazır bir şekilde bekliyor. Bir sorun var, dışarıda bir sorun var ama ne var? Dışarıdaki insanlar eve girmeye hazırdı ama eve girmiyorlar, kurşunlar ne camları ne de kapıları kırıp parçalıyor, eve hiçbir şey gelmiyor ama dışarıda insanlar çığlık atıyor. Dışarıda biri daha var. Randy evin içersindeyse, dışarıda insanlar var ve bu insanlar başka biriyle uğraşıyorsa... Kapının dışında kim var? Bu sorunun cevabı Randy'i tedirgin ediyordu. Tırnaklarını kemirmeye başladı, korku vücudunu esir aldı. Eli artık titriyor, namluyu doğrultabileceğinden bile emin değil ama silah sesleri kesildi, dışarıda amansız bir yürüme sesi var ve bu ses, bu ses giderek yaklaşıyor.
Randy kapıya nişan aldı. O kapının ardında ne varsa, dışarıda olan her şeyi berbat etti ve şimdi içeriye girecek. O Fabien olabilir miydi? Randy artık kendisiyle çelişiyor. Fabien, Randy'nin yerini bilmiyor ama belki öğrenmiştir? Sorular cevapsız, Randy çaresiz. Randy, kapıdan ne girerse girsin, onu haklayabileceğine olan inancıyla bekliyordu ama sorun tam olarak burada başladı. Dışarıda ne varsa, kim varsa artık dışarıda değildi, evdeydi. Randy, arkasında duyduğu nefeslenme seslerini hissetti, bir adamın varlığını o an fark etti. Dışarıdaki tehlike artık evdeydi. Randy, döndüğünde karşısında gördüğü manzara karşısında çarpılmışa döndü. Bu imkansızdı ama olabilir miydi, başka biri miydi? Bir aldatmaca, tuzak, pusu? Bu Williams ama bu nasıl olur? Randy'nin teni beyaza döndü, belki de ölmesi için gerçekten kurşun yemesine gerek yoktu.
Beni kimse geri getirmedi, ben hiç gitmedim
İki yıl. Aradan geçmiş iki yıl. Şimdi o geri döndü, kanlı canlı Randy'nin karşısında ama bu işte bir problem var. O gitmemiş miydi? Williams gitmişti, gittiğine Randy emindi. Onun için yas tuttu, çöktü, kaybetti. Randy, Williams'ın gittiğine bu kadar eminken nasıl olur da karşısında onu görür? Bu işte bir gariplik var. Randy, saklandığı yerinde ölmeyi beklerken, kabullenmişken Williams tarafından kurtarılıyor. Ölü bir adam tarafından kurtarılmanın garip görünmediğini söyleyemeyiz. Randy, Williams'ı gördüğünde tüm benliğini resmen kaybetti. Belki de sadece bir yanılsama, his veya hayal. Belki de çoktan öldü, öldükten sonra kaderin ona çizdiği sonu görüyor, göremediklerini gösteriyor. Bir lütuf. Williams, Randy'e karşı soğukkanlı kaldı, vakit kaybetmeden bu evden çıkmaları gerektiğini söyledi. Ölüler konuşabilir miydi?
Randy, Williams ile beraber bu çöplükten ayrıldı. Kendine gelebilmiş bile değil, şok geçirmiş resmen. Nasıl olabilirdi? Harry Williams yanında ve başında bir yara izi var, uzun bir yara izi. Harry ve Randy, iki yılın ardından nihayet yan yana gelmişti, eski en iyi iki arkadaş tekrar beraberdi. Harry, Randy'i güvenli bir alana götürdüğünde, onun hayal görmediğini, kendisinin gerçekten de burada olduğuna inanmasını sağladı. Randy, bu duruma sevinebilmiş bile değildi çünkü Harry'de değişen şeyler vardı. Sanki eski Williams değildi o. İnsan yanını kaybetmiş, ruhunu kaybetmiş, sadece bedeni burada duruyormuş gibiydi... Ruhsuz.
Williams, Randy'i nasıl buldu, neden kurtardı? Randy bile bu sorunun cevabını bulabilmiş değil. O evdeki konuşmalar aklından çıkmıyor.
(dışarıdan gelen motor sesleri)
Harry: Çıkmalıyız. Buradan şimdi gitmemiz gerekiyor. Orada öylece durup bakmaya devam mı edeceksin?
Harry: Eğer yaşamak istiyorsan şimdi tam zamanı. Başka bir an daha yaşanmayacak, seni kurtarmak için başka gelen olmayacak.

[/url]
Harry ve Randy, güvenli bir bölgeye yerleşti. Randy'nin aklında cevaplanması gereken sorular vardı ama Harry bunların hepsinden uzaktı. Randy, düşündüklerinde haklıydı; geri gelen Harry değildi, onun bir yansımasıydı. Harry, yaşadıklarını anlatmaktan uzaklaştı. Sadece geri döndüğünü ve geçmişte yaşanılanları, onu bugüne kadar getirenler hakkında konuştu. İki yıl önce, onu ölümden döndüren şeyin ne olduğunu asla söylemedi. Randy, Harry'e güvenip güvenmemek arasında kararsızdı ve bir seçim yapmak zorundaydı. Tabii, bu işin en zor yanı çünkü en iyi arkadaşı, öldüğüne inandığı arkadaşı iki yılın ardından çıkıyor ve ben ölmedim diyor, bu Randy için harika bir haber, harika bir olay. Duaları kabul olmuş ve seçilmiş bir insan gibi hissettiriyor kendini.
Randy, tüm güzel düşünceleri bir kenara bırakıp Harry'e ne olduğunu gerçekten de öğrenmek istiyordu. Başındaki yara izi, başını sıyırıp geçen iz, öldüğü güne ya da öldüğünü düşündüğü güne aitti, buna emindi. O yarayı o gün kanlı canlı gördü. Peki şimdi nasıl olur da o adamı burada görebilirdi? Randy, tüm olanları bir kenara bırakıp sevinmenin de peşindeydi çünkü en iyi arkadaşı ve en tehkikeli silahı yeniden yanındaydı. Kim ne diyebilir? Belki de eskisi gibi olabilirlerdi; bir aile gibi.

Harry Williams, her ne kadar yaşıyor da olsa içinde taşıdığı bir yangın vardı. Ailesini, eşini ve arkadaşlarını kaybetti. Nasıl mı kaybetti? O iki yıldır bir hayaletti, onun sır dolu ölümü, tüm dostlarını yasa boğdu. Ailesi acıdan, üzüntüden gün yüzü göremez oldu. Williams, derin uykuda ve toparlanma sürecindeyken ona ne ailesiyle görüşme izni verildi, ne de konuşabilme izni. Ailesi, kendisinin öldüğünü bildiği gerçekle bu Dünya'dan göçtü. Williams, onların öldüğünü sonradan öğrendi, öğrendiğinse ise her şey için çok geçti. Annesi ve babası, gittiği yerde oğullarını göremeyecekti. Williams'a belki de izin verseler, haber etseler onlara vaktinde ulaşabilir, bir haber verebilir ve umut ışığı olabilirdi. Williams'ı tutan, onu o durumdan kurtaran her kimse, kimseler, onun ölümünün, doğru olduğuna inanmasını sağladılar. Harry, iki yıl boyunca bir hayaletten farksız, ölüden hâllice işler yaptı.
İki yıl boyunca çeşitli işlere giren, operasyonlara dâhil olan Williams, nihayetinde kendisini kurtaranlara karşı sözünü tuttu ve özgürlüğünü kazandı. O özgürlüğün bir bedeli olarak son bir istekte bulundu; Randy'nin yerini öğrenmek. Ailesinden geriye sadece arkadaşları kaldı. Lucas, Adelita ve Klaus. Onlara ulaşmadan önce Randy'i bulması gerekiyordu. Randy'nin ücra bir yerde yaşamaya çalıştığını, yaşadığı yerde sorunlar yaşadığını öğrendiğinde vakit kaybetmeden oraya gitti. Randy'i nasıl bulduğunu sanıyorsunuz? Elbette şu gizemli adamlardan yardım alarak. O yara izinin birçok anlamı var, acısı var. Gözünü açtığında karşısında Talamantez'i gördüğü an ve Talamantez'in, Williams'ı hiç görmediği insanlara teslim ettiği o an, hayatının unutamayacağı anlarından biri olarak kaldı. Bir kurşun, sırf başını yatırdı diye basit bir kurşun Harry'nin başını ıskalamıştı ne de olsa. Harry, olanlar hakkında kimseye açıklama yapmadı. Sadece Harry'miş gibi yapmaya devam ediyor, o kadar. Bazen ölmek, yaşamanın yanında ödül kalır.