1 Üye ve 8 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Örgütün son dönemde girdiği zor durumlar ve üst üste yaşadığı kayıplar, Rupen Babayan’ın sabrını taşırmıştı. Babayan, yaşanan tüm bu başarısızlıkların ana sorumlusu olarak Pakrad Kasparov’u görmeye başladı. Pakrad’ın aldığı yanlış kararların örgütü felakete sürüklediğine inanıyordu.Bu gidişata dur demek isteyen Babayan, vakit kaybetmeden harekete geçti. Örgütteki kilit isimlerle teker teker görüşüp istişareler yaptı. Durumun ciddiyetini anlatıp onları ikna etti ve kısa sürede önemli bir desteği arkasına almayı başardı.Ancak konumunu sağlamlaştırmak için dışarıdan da bir müttefike ihtiyacı vardı. Bu amaçla Valachi ailesiyle bir anlaşma zeminini aradı ve onlarla masaya oturdu. Valachi ailesi ise anlaşma için tek bir şart koştu: Pakrad Kasparov’un kellesini istiyorlardı.Rupen Babayan bu talep karşısında duraksadı. Dışarıdan bir ailenin isteği üzerine Pakrad’ın kellesini vermenin, örgüt içinde binbir emekle edindiği tüm desteği ve saygınlığı bir anda kaybettireceğini düşündü. Bu yüzden Valachilerin şartını kabul etmedi ve teklifi reddetti.Kendi gücünü korumak adına attığı bu geri adım, belki de kendi sonunu hazırlamasına neden oldu. Çünkü bu acımasız dünyada talih sadece risk alıp cesaret edenlerin yüzüne gülerdi; Babayan ise o cesareti gösteremedi.