malum artık hapishane rollerine bir alan açıldı, bu yüzden bu rehberi yapmak istedim, iyi okumalar
Hapishane yolu:Bir suçtan dolayı yakalandın. Aşırı pişmansın. Başında sürekli bağıran memurlar var. Fazla sıkılmış kelepçeler bileklerini acıtıyor. Düşünmeden hareket ediyor, ne derlerse yapıyorsun. Dosyan oluşturulduktan sonra seni eyalet hapishanesine götürmek için gelen görevlilere teslim edildin. Pas ve kir kokan mahkum transfer aracına bindirildin. Yavaş yavaş Florida Eyalet Hapishanesi’ne doğru ilerliyorsun.
Yol boyunca ilk kez düşünmeye fırsat buluyorsun. Kafanın içi karmakarışık. Yaptığın şeyleri tekrar tekrar düşünüyorsun. Unutma; hapishane muhtemelen senin son durağın olacak. Belki buradan hiç çıkamayacaksın, belki de çıktığında seni yeniden aynı döngünün içine çekecek insanlarla tanışacaksın. Kendini bu hayattan kurtarmak artık sandığından çok daha zor.
Sonunda hapishaneye vardın. Görevliler herkesi araçtan indirdi ve sıraya dizdi. Daha ilk dakikadan atmosferin değiştiğini hissediyorsun. Avludaki mahkumlar yeni gelenleri süzüyor, bazıları laf atıyor, bazıları sadece sessizce bakıyor. Herkes seni tartıyor.
Tek sıra halinde hapishanenin içine alınıyorsunuz. İlk aşamada üzerindeki tüm kıyafetleri ve eşyaları teslim ediyorsun. Görevliler sana verilen numaralı turuncu tulumu hızlıca giymeni emrediyor. Ardından kayıt odasına götürülüyorsun.
Kayıt odasında sana onlarca soru soruluyor. Daha sonra mugshot çekimi için kameranın karşısına geçiriliyorsun. Dövmelerinin de tek tek fotoğrafı çekiliyor. Neden mi? Hangi çeteyle bağlantılı olduğunu anlamak ve ileride yeni dövme yaptırıp yaptırmadığını takip etmek için.
İşlemler bittikten sonra hücrelerin bulunduğu bölüme doğru yürümeye başlıyorsunuz. Yine tek sıra. Konuşmak yasak. Dışarıdaki polislere kıyasla buradaki gardiyanlar çok daha sert, daha acımasız. Florida’nın boğucu ve nemli havası burada sanki üç katına çıkmış gibi. Nefes alırken bile boğulacakmışsın gibi hissediyorsun.
Sonunda hücrene giriyorsun. Yavaşça yatağına oturup yeniden düşünmeye başlıyorsun. Artık önünde fazla seçenek yok. Hayatta kalmak için ya sessiz kalıp günlerin geçmesini bekleyeceksin ya da tarafını seçmek zorunda kalacaksın.
Atmosfer ve Psikolojik BaskıFlorida Eyalet Hapishanesi, mahkumların deyimiyle "The Hot House" (Sıcak Ev) olarak bilinir. Bu sadece iklimle ilgili değil, içerideki tansiyonun her an patlamaya hazır olmasıyla ilgilidir. Karakteriniz buraya adım attığı andan itibaren nemin yapış yapış olduğu, beton koridorların ter ve pas koktuğu, havalandırmanın yetersiz olduğu bir cehenneme girer. Rollerinize bu fiziksel rahatsızlığı yansıtmalısınız; sürekli terlemek, nemden dolayı sinirli olmak veya koğuşlardaki o boğucu havadan kurtulmak için avluya çıkma isteği karakterinizi derinleştirir. Burası sadece bir hapishane değil, zamanın durduğu ve sadece en güçlülerin ya da en zekilerin akıl sağlığını koruyabildiği bir yerdir.
Etnik Bloklar ve Görünmez SınırlarHapishane haritası, gardiyanların çizdiği değil, mahkumların kanla belirlediği sınırlarla doludur. Her bloğun, her yemek masasının ve avludaki her ağırlık istasyonunun bir sahibi vardır. Beyazlar (özellikle AB ve AP), Latinler (Surenos) ve Siyahiler (BGF) arasındaki denge hassas bir ip üzerindedir. Bir bölgeden geçerken "izinsiz" geçmek, bir meydan okuma sayılır. Rol yaparken bu sınırları asla hafife almayın; eğer bir Armenian Power üyesiyseniz, Latin mahkumlarla olan ittifakınızın size sağladığı "geçiş hakkını" kullanırken bile o gerginliği hissettirmelisiniz. Diplomasi, burada kaba kuvvetten daha değerlidir; bir "Shot Caller" (Lider), masaya oturduğunda sadece kendi grubunun değil, tüm hapishanenin o haftaki huzurunu müzakere eder.
Hapishane çeteleri 101:Aryan Brotherhood (AB) & Aryan Nations:
Beyaz mahkumların en üst otoritesidir. Katı bir disiplin, ırkçı bir ideoloji ve askeri bir hiyerarşi ile hareket ederler. Aryan Brotherhood, Amerika’daki en bilinen beyaz üstünlükçü hapishane çetelerinden biridir. 1960’lı yıllarda Kaliforniya cezaevlerinde ortaya çıkan grup, özellikle hapishane içindeki güç dengesi, yasa dışı ticaret ve şiddet olaylarıyla tanınır. Üyeleri genellikle beyaz üstünlükçü ideolojilerle ilişkilendirilir ve örgüt, yıllar içinde ABD’nin farklı eyalet hapishanelerine yayılmıştır. Aryan Nations ise beyaz üstünlükçü ve neo-Nazi görüşleriyle bilinen aşırı sağcı bir yapılanmadır. 1970’lerde Amerika’da kurulan örgüt, özellikle 1980 ve 1990’lı yıllarda dikkat çekmiş, çeşitli radikal gruplarla bağlantıları nedeniyle sık sık gündeme gelmiştir. Hapishane çeteleriyle doğrudan aynı yapı olmasa da ideolojik benzerlikleri nedeniyle isimleri çoğu zaman birlikte anılır.
Armenian Power (AP-13):

Armenian Power, genellikle “AP-13” adıyla bilinen ve 1980’li yıllarda Kaliforniya’nın Los Angeles bölgesinde ortaya çıkan Ermeni kökenli bir sokak çetesidir. İlk ortaya çıktığında, bölgede yaşayan genç Ermenileri diğer sokak çetelerine karşı koruma amacı taşıdığı söyleniyordu. Ancak zamanla grup büyüdü ve organize suç faaliyetleriyle anılmaya başladı. AP-13 özellikle Los Angeles, Glendale ve çevresindeki bölgelerde etkili oldu. Grup; gasp, kimlik dolandırıcılığı, yasa dışı silah ticareti, uyuşturucu bağlantıları ve çete çatışmaları gibi suçlarla sık sık gündeme geldi. Amerikan kolluk kuvvetleri tarafından yıllar boyunca çeşitli operasyonlarla hedef alınsa da, çetenin bazı kollarının hala aktif olduğu düşünülüyor. İsimdeki “13” sayısı ise Güney Kaliforniya’daki bazı Latin kökenli suç ağlarıyla bağlantıyı temsil eden bir sembol olarak görülür. Bu sayı, Amerikan hapishane ve çete kültüründe belirli ittifakları ifade etmek için kullanılan sembollerden biridir. AP-13 üyeleri genellikle dövmeler, el işaretleri ve belirli semboller aracılığıyla birbirlerini tanır. Özellikle hapishane ortamında aidiyet, koruma ve güç göstergesi olarak bu semboller büyük önem taşır."Suçun Aristokratları" olarak bilinirler. Sayıca az olsalar da dışarıdaki finansal güçleri ve Meksika Mafyası (La Eme) ile olan müttefiklikleri sayesinde dokunulmazdırlar.
Mexican Mafia (La Eme)&Surenos

Mexican Mafia, diğer adıyla “La Eme”, Amerika’nın en güçlü ve en tehlikeli hapishane çetelerinden biri olarak bilinir. 1950’li yıllarda Kaliforniya’daki genç Meksika kökenli mahkumlar tarafından kurulan örgüt, zamanla sadece hapishanelerde değil sokak çeteleri üzerinde de büyük bir etki kurmuştur. “La Eme” ismi, İspanyol alfabesindeki “M” harfinden gelir ve “Mexican Mafia” adını temsil eder. Örgüt özellikle Kaliforniya hapishanelerinde büyük bir otoriteye sahiptir. Birçok Latin kökenli sokak çetesi, hapishane içinde La Eme’nin kurallarına uymak zorunda kalır. Grup; uyuşturucu ticareti, haraç, adam kaçırma, şiddet olayları ve organize suç faaliyetleriyle sık sık gündeme gelir. Hapishane sistemi içinde korku ve sadakat üzerine kurulu sert bir yapıları vardır. La Eme üyeleri genellikle dövmeler, semboller ve kod isimler kullanır. “M”, “13” ve siyah el sembolleri örgütle ilişkilendirilen işaretler arasındadır. Hapishane kültüründe grup disiplini oldukça serttir ve ihanet eden üyeler ağır şekilde cezalandırılır. Bu nedenle örgüt, Amerika’daki hapishane dünyasında uzun yıllardır en etkili suç yapılanmalarından biri olarak görülmektedir. Tüm Latin mahkumları tek çatı altında toplayan devasa bir yapıdır. Hücre bloklarındaki uyuşturucu ve kantin trafiğini çoğunlukla onlar yönetir.
Black Guerrilla Family (BGF) & Bloood/Crips:

Black Guerrilla Family, kısaca “BGF” olarak bilinen ve 1960’lı yıllarda Kaliforniya’daki San Quentin Hapishanesi’nde kurulan bir hapishane örgütüdür. Grup, diğer birçok hapishane çetesinden farklı olarak yalnızca suç faaliyetleriyle değil, aynı zamanda politik ve devrimci söylemleriyle de dikkat çekmiştir. Kurucusu olarak genellikle George Jackson’ın adı anılır ve örgüt başlangıçta siyah mahkumların korunması ve birlik oluşturması amacıyla ortaya çıkmıştır. Zamanla BGF, hapishane sistemi içinde oldukça güçlü ve organize bir yapıya dönüştü. Örgüt; uyuşturucu ticareti, silahlı saldırılar, şiddet olayları ve yasa dışı iletişim ağları gibi faaliyetlerle ilişkilendirildi. Özellikle Kaliforniya hapishanelerinde etkili olan grup, disiplinli yapısı ve katı kurallarıyla tanınır. BGF üyeleri genellikle siyah ejderha, tüfek, hapishane kuleleri veya Afrika temalı semboller içeren dövmeler kullanır. Örgüt içinde sadakat ve sessizlik büyük önem taşır. Amerikan hapishane kültüründe Black Guerrilla Family, hem ideolojik yönü hem de organize yapısı nedeniyle en dikkat çeken gruplardan biri olarak kabul edilir. Afro-Amerikan mahkumların oluşturduğu, siyasi ve sokak tabanlı çetelerdir. Genellikle avlu ve yemekhane kontrolü için diğer gruplarla sürekli bir çatışma halindedirler.
Hapishane kültüründe dövmeler:Florida Eyalet Hapishanesi’nin nemli duvarları arasında, bir mahkumun vücudundaki mürekkep sadece bir süs değil; onun sicili, rütbesi ve işlediği günahların tapusudur. Hapishane kültüründe dövmeler, mahkumun kim olduğunu, kimin adına kan döktüğünü ve nelerden geçtiğini anlatan sessiz bir dildir. Dövmeler, hapishane içindeki en büyük güvenlik duvarıdır. Hangi tarafta olduğunuzu gösterir ve yanlış bir dövme taşımak bir ölüm fermanı olabilir.
Aryan Brotherhood (AB): Üyeler genellikle yonca yaprağı (Shamrock), "666" rakamı, Viking rünleri ve Nazi sembollerini (Swa-stika, Iron Cross) kullanır. Bu dövmeler, beyaz üstünlükçü ideolojiye ve "Kardeşliğe" ömür boyu bağlılığı temsil eder.
Armenian Power (AP-13): Ermeni mahkumlar, etnik kimliklerini vurgulayan Ermenistan bayrağı, Ermeni alfabesiyle yazılmış yazılar ve dini ikonlar taşırlar. İsimlerindeki "13" rakamı ise Meksika Mafyası ile olan müttefikliklerini simgeler.
Bu dövmeleri taşımak bir haktır; "hak edilmemiş" bir dövme (örneğin, bir cinayet işlemeden gözyaşı dövmesi yaptırmak), o mahkumun diğerleri tarafından derisinin "kazınması" (dövmenin zorla silinmesi) ile sonuçlanabilir.
Ekonomi ve Hapishane Para Birimi
Gerçek hayatta paradan daha değerli olan şeyler vardır: Sigara, hazır kahve paketleri, ton balığı konserveleri ve en önemlisi "bilgi". FSP ekonomisi takas (barter) sistemi üzerine kuruludur. Birinin hücresini temizletmek için iki paket kahve, birini şişletmek (shank) için ise dışarıdan yatırılacak büyük bir miktar veya içerideki uyuşturucu trafiğinden pay verilmelidir. Karakterinizin cebindeki bir paket sigara, acil bir durumda gardiyanı oyalayacak bir "rüşvet" veya başka bir mahkumdan alınacak bir "iyilik" olabilir. Bu ticaretin kalbi ise kantin ve revirdir. Revirdeki bir hemşireyi veya kantindeki mahkum çalışanı bağlamak, hapishanenin kralı olmanıza giden yolun yarısıdır. Florida Eyalet Hapishanesi gibi imkanların kısıtlı olduğu bir yerde, hayatta kalmak ve güç sahibi olmak "yoktan var etme" sanatına dayanır. Bu bölümde, hapishane literatüründe "Pruno" (alkol) ve "Shank" (el yapımı kesici alet) yapımı gibi yasadışı zanaatları ile hayatta kalabilirsin.
 |
Pruno: Hapishane alkolü, yani Pruno, sadece bir içecek değil, aynı zamanda çok değerli bir takas aracıdır. Yapımı ise tam bir sabır ve gizlilik testidir. Karakterin, yemekhaneden gizlice aşırdığı elmaları, portakalları, fazla şeker paketlerini ve ekmek kırıntılarını (maya niyetine) büyük bir plastik torba içinde birleştirir. Bu karışım, genellikle bir yastık kılıfının içine veya hücredeki sıcak su borularının arkasına saklanır. Bir galonluk Pruno’nun tamamlanması yaklaşık bir hafta sürer ve bu süre sonunda ortaya çıkan sıvı, mideyi yakan, bulanık ve aşırı sert bir içkidir. Ancak FSP’nin o boğucu akşamlarında, bu alkol bir mahkumun satın alabileceği en büyük lükstür. Karakterin bu alkolü küçük plastik bardaklarla "koruma" karşılığında dağıtabilir veya rakip çetelerle yapılan müzakerelerde bir "barış çubuğu" olarak masaya koyabilir. Alkolün etkisi altındaki mahkumların çıkardığı taşkınlıklar, gardiyanların dikkatini başka yöne çekmek için harika bir dikkat dağıtıcı unsurdur. |
 | Shank: Hapishanede bir silah sahibi olmak, hayatta kalma şansını %50 artırır. Ancak gerçek bir Shank (şiş) yapmak için karakterinin yaratıcılığını kullanması gerekir. Atölyeden çalınmış bir metal parçası, kırılmış bir vantilatör kanadı veya bir ranzanın gevşetilmiş demiri temel malzemedir. Bu metalin ucu, gecelerce hücrenin beton zeminine sürtülerek jilet keskinliğine getirilir. Metalin tutulacak kısmı ise genellikle yırtılmış bir tişört parçasının veya ayakkabı bağcıklarının sıkıca sarılmasıyla "kabza" haline getirilir. Karakterin bu aleti yaparken çıkardığı sürtünme sesini, koğuşta radyo dinleyen veya gürültü yapan diğer mahkumların sesinin altına gizlemelidir. Eğer metal bulmak imkansızsa, karakterin plastik bir diş fırçasını çakmakla eritip ucuna bir jilet parçası yerleştirebilir veya diş fırçasının sapını sivriltip sert bir deliciye dönüştürebilir. Buna "Toothbrush Shiv" denir. Bu silahların en kritik noktası nerede saklandıklarıdır. Gardiyanların (CO) yaptığı ani baskınlarda (shakedown) yakalanmamak için silahlar; tuvaletin arkasındaki boşluklara, oyulmuş kitapların içine veya koğuşun tavanındaki havalandırma kapaklarına gizlenir. Silahını kontrol ederken veya yağlarken yaptığın roller, karakterinin her an bir saldırıya karşı tetikte olduğunu ve "avuçlarının kaşındığını" diğer oyunculara hissettirir. |
 | Isıtıcılar (Stingers): Hapishanede sıcak su veya sıcak yemek her zaman bulunmaz. Mahkumlar, iki metal jilet parçasını veya bir ranzanın metal şeritlerini elektrik kablosuna (genellikle bir vantilatör veya radyodan kesilmiş) bağlayarak "Stinger" adı verilen el yapımı bir su ısıtıcısı yaparlar. Bu düzeneği bir kova suyun içine sokup prize taktıklarında, su dakikalar içinde kaynar. Bu sadece kahve yapmak için değil, kaçak makarna (noodle) pişirmek için de hayati önem taşır. Ancak dikkatli olunmalıdır; kısa devre yaptırmak tüm bloğun elektriğini kesebilir ve bu da gardiyanların hücreye damlamasına neden olur. |
 | Mürekkep ve Dövme Makineleri (Ink & Scratch): Dövmeler, mahkumun kimliğidir. Mürekkep genellikle yakılmış plastiklerin veya kauçuk ayakkabı tabanlarının isinden, biraz şampuan ve su ile karıştırılarak elde edilir. Dövme makinesi ise bir diş fırçası sapı, bir kalem yayı ve pille çalışan küçük bir motorun (genellikle bir CD çalardan sökülmüş) birleştirilmesiyle yapılır. İğne olarak ise inceltilmiş bir gitar teli veya dikiş iğnesi kullanılır. Bu makinelerin sesi "vızıldama" şeklinde olduğu için, dövme yapılırken genellikle bir radyonun sesi sonuna kadar açılır. |
Sigara, Kumar ve Riskli Bahisler;Hapishanede sigara sadece bir tütün ürünü değil, "Altın Standart" para birimidir. Eğer birinin elinde "Newports" veya "Marlboro" varsa, o kişi hapishane ekonomisinin bankeri gibidir.
Zar Oyunları: Mahkumlar tuvalet kağıtlarını ıslatıp sıkıştırarak ve üzerine kalemle noktalar koyarak kendi zarlarını yaparlar. Bu zarlar sessizce döner ve yakalanması zordur.
Spor Bahisleri (The Parlay): Gardiyanların odasındaki televizyondan veya radyodan takip edilen beyzbol, basketbol veya NFL maçları üzerine bahisler oynanır. "Bookie" (Bahisçi) olan mahkum, tüm iddiaları toplar ve kazananlara ödemelerini (sigara, kahve veya dışarıdaki hesaplara para transferi şeklinde) yapar.
Gardiyanlara karşı roller
Unutma, eğer sıradan bir mahkumsan gardiyan için adın bile yoktur, sadece bir numaran vardır, o da tulumunun üstünde yazar, fazlası değilsin, bir numaradan ibaretsin.
Florida State Prison gibi bir yerde, gardiyanlar (CO - Correctional Officers) sadece kapıları açıp kapatan memurlar değil, o beton ekosistemin mutlak hakimleri ve bazen en tehlikeli sakinleridir. Onlarla olan ilişkin, hayatta kalma stratejinin en kritik parçasıdır.
"Gardiyanların "Patron" Olduğu Gerçeği" unutulmamalıdır. Gardiyanlar karşısında yapman gereken "korku" rolü, bir korkaklıktan ziyade sistemin büyüklüğüne duyulan bir saygı ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Florida'nın o dar koridorlarında gardiyanlar, senin ne zaman yemek yiyeceğine, ne zaman uyuyacağına ve güneş ışığını görüp görmeyeceğine karar veren kişilerdir. Onlar, arkalarında devletin ve silahlı müdahale timlerinin gücünü taşıyan, üniformalı bir çete gibidir. Onlara karşı yapacağın saygısızlık sadece sana hücre hapsi getirmez; tüm bloğun "lockdown" (karantina) altına alınmasına ve diğer mahkumların da sana diş bilemesine neden olur. Bir gardiyanın copunun sesi veya belindeki anahtarların şıngırtısı, senin özgürlüğünün ne kadar uzakta olduğunun fiziksel hatırlatıcısıdır. Onların patron olduğunu kabul etmek, o duvarlar arasında oyunu kuralına göre oynamanın ilk adımıdır. Hapishanede gardiyanlarla geçinmenin altın kuralı, ne çok yakın ne de çok uzak olmaktır.
Gardiyanlarla iletişim:-Fazla samimi olursun adın "gammazcıya" (snitch) çıkar, fazla diklenirsin hayatın zindan olur. Gardiyanla konuşurken göz temasını koru ama asla meydan okuma. Kısa, net ve saygılı cevaplar ver. "Yes, Boss" veya "Officer" hitaplarını kullanmak, ego savaşına girmeni engeller ve işlerini hızlandırır.
-İyi mahkum, hangi gardiyanın rüşvete meyilli olduğunu, hangisinin sadist olduğunu ve hangisinin sadece evine gitmek istediğini bilir. Sert gardiyanla asla tartışma; onun kurallarına harfiyen uyarak hedef tahtasından çık.
-Bazı gardiyanlarla "sessiz bir anlaşma" içinde olabilirsin. Sen bloğun huzurunu bozmazsın, o da senin yatağının altındaki fazladan bir paket kahveyi veya kaçak dergiyi görmezden gelir. Bu, bir dostluk değil, iki tarafın da işini kolaylaştıran kirli bir diplomasidir.
-Florida'da gardiyanlarla (CO) olan ilişki, sürekli bir kedi-fare oyunudur. Onlara sadece küfretmek veya saldırmak amatörce bir roldür. Profesyonel bir mahkum, gardiyanın zaaflarını arar. Gardiyanın rozet numarasını ezberlemek, ailesinin nerede yaşadığını bir şekilde dışarıdaki bağlantılarına kontrol ettirmek ve bunu gardiyana "havadan sudan konuşurken" ima etmek en etkili silahtır. Gardiyanlar, vardiyaları bittiğinde eve gideceklerini bilirler; onlara, dışarıdaki hayatlarının aslında mahkumların insafına kalmış olabileceğini hissettirmelisiniz. Bu "soğuk korku", gardiyanların koğuş aramalarında sizin kaçak telefonunuzu görmezden gelmesini sağlayan en büyük motivasyondur.
güncellenecektir.