
Braylen Capizzi, bir hikayenin daha başlangıcıydı.Taksiclik ile uğraşıyor, küçük tatlı evinde geçimini sağlıyordu.
Akşamları eve gelip pedala basmaktan yorgun olan ayaklarını dinlendirmeyi çok seviyordu.Unutmamak lazım en sevdiği dizisinide açıp izliyordu.
Taksisine aldığı müşterilerin dertlerini dinlemeyi çok sever, kısacası sohbet etmekten hoşlanırdı.Aslında pek hoşlanır demek çokta uygun olmaz, sadece dinlemeyi seviyor diyebiliriz.
Tabiki sorunlu müşterileride oluyordu ama bu mesleğini sevmemek için bir sorun değildi.Sadece o güne kadar öyle değildi.
Soğuk bir akşam günü, taksisiyle evine dönecekken iki tane adam taksisine binmek istemişti.Braylen onlara bugünlük daha fazla çalışmayacağını söylemişti.Onlar ise daha fazla para verebileceklerini söylemişlerdi.Braylen ise kabul etmişti.
Braylen iki adamı istedikleri yere götürmüştü.Adamlar ise teşekkür etmiş ve arada bir buraya uğramasını onlara çok büyük bir yardım ettiğini söylemişti.
Braylen bu adamları sevmişti, yarın oraya uğramasını gerektiğini düşünüyordu.Uğrayacak mıydı yoksa başka zamana mı erteleyecekti onu aşağıdaki hikayesinden öğrenecekti