Adı Soyadı:
Naulista Kurosawa Yaşı: 22
Uyruğu: Amerika Birleşik Devletleri
Şive/Aksan (Ağız): Yok
Karakter Hikayesi: Brooklyn’in arka sokaklarında büyüyen Naulista Kurosawa, hayatı boyunca hep iki dünya arasında sıkışıp kalmıştı. Annesi, onun için her şeyi yapan fedakar bir kadındı. Naulista’yı tek başına büyütmek için garsonluk yaparak hayatını idame ettiriyor, tüm zorluklara rağmen kızının geleceği için her şeyi göze alıyordu. Öte yandan, Naulista’nın babası hakkında bildiği tek şey, onun bir katil olduğuydu. Annesi asla ondan bahsetmek istemezdi, ancak Naulista büyüdükçe, babasının kim olduğunu ve neden hayatında olmadığını daha fazla sorgulamaya başladı. Babası, doğmadan önce annesini terk etmiş ve suç dünyasının en alt basamaklarında yer alan silik bir tipti. Naulista, hayatı boyunca babasını hiç görmemiş, ancak onun yarattığı gölgelerle büyümüştü. Babası, bir uyuşturucu çetesi için tetikçilik yaparken, bir polis memurunu ve arabada bulunan 10 ve 7 yaşındaki iki çocuğunu öldürerek idam cezasına çarptırılmış ve 20 yıldır Coxsackie Correctional Facility'de infazını beklemekteydi. Naulista’nın ona olan öfkesi, babasının kendi yetenekleriyle elde edemediği saygıyı illegal yollarla kazanmaya çalışarak onu çocukluğu boyunca yalnız bırakmasından kaynaklanmaktaydı. Bu yüzden Naulista, başta babası olmak üzere hiçbir suçluya empati beslememektedir.
Babasıyla ilgili gerçekleri öğrendikçe, suçla mücadelenin sadece bir iş değil, onun için bir misyon olduğuna karar veren Naulista lise yıllarında hem derslerinde başarılı oldu hem de spor alanında kendisini geliştirdi. Koşu konusunda oldukça yetenekliydi ve bu sayede St. John's University’e spor bursuyla kabul edildi. Üniversite yıllarında kriminolojiye olan ilgisi daha da arttı. Amerika tarihine damga vurmuş cinayet davalarını ve çete faaliyetlerini incelemeye başladı. Duruşma kayıtlarını okuyarak notlar aldı, suçluların nasıl yakalandığını ve hukukun nasıl işlediğini derinlemesine araştırdı. Babasının suç dünyasına nasıl sürüklendiğini anlamaya çalışsa da, ona karşı beslediği öfke hiç azalmadı.
Kolejden mezun olduktan sonra tek hedefi polis akademisine girmekti. Federal Suç İstatistik raporlarında Vice bölgesinde gördüğü ciddi suç artışı VCPD’ye başvurma kararı üzerinde son derece etkiliydi. Çünkü Naulista özellikle zorlu koşullarda çalışmak ve girift vakaları incelemek konusunda son derece hevesli ve bu oranları bir fırsat olarak değerlendirdiği söylenebilir.
Ancak Naulista'nın annesi hem çetenin yönettiği bir mahallede yaşamalarından dolayı hem de babasının geçmişinden dolayı Naulista’nın polis olması durumunda hedef tahtası haline geleceğini düşünüyor ve akademiye başvuru kararını desteklemiyor. Naulista her ne kadar annesine hedef tahtasından kurtulmak istiyorsa yaşadıkları yerden ayrılmaları gerektiğini söylese de tüm yaşamını burada geçiren annesi yaşamını değiştirme fikrine son derece mesafeli. Annesini risk altına atmak istemeyen Naulista VCPD'ye başvurarak Vice'da babasının, geçmişinin, tüm ghetto ve çete yaşamının gölgesinden uzak bir hayat kurmak istiyor. Naulista polis olmayı hem babasının gölgesinden kurtulmak hem de onun gibi insanlarla savaşmak için bir fırsat görüyor.
Polis olmak Naulista için bir kariyerden çok daha fazlası. Zorlu olacağını öngördüğü Akademi sürecindeki fiziksel testler, dayanıklılık eğitimleri ve yazılı sınavlar onu birçok açıdan endişelendirse de çocukluğundan beri kazandığı direnç ve annesinin ona aşıladığı azimle bu sürecin üstesinden gelmeye kararlı.
Kendisini fiziksel olarak hazırlamanın yanı sıra, taktik bilgilerini geliştirmek ve suç psikolojisini daha iyi anlamak için dersler alıyor, eğitim kitapları okuyor, alanındaki uzmanlarla görüşmeye çalışıyor. Akademiye kabul aldığı gün, sonunda kendi kaderini kendi elleriyle yazmaya başlayacağına inanıyor. Suçla savaşmayı sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda psikolojik olarak da büyük bir savaş olarak görüyor.
Naulista, polis akademisine girme sürecinde çevresindeki insanlarla da sık sık fikir alışverişi yaptı. Eski Air birimleri ile konuşarak onlardan tavsiyeler aldı, olay yeri inceleme raporlarını okudu ve eğitimlerde daha başarılı olabilmek için gece gündüz çalıştı. Onun için bu meslek, yalnızca bir kariyer değil, geçmişiyle hesaplaşmasının bir yolu. Babasının yolundan gitmek yerine onun tam tersini yaparak suçluların peşine düşmek, Naulista’nın en büyük hedefi.
Akademiden mezun olduktan sonra Air bürosunda çalışarak. Hem kendi geçmişine bir anlam vermek hem de adaleti sağlamak için bu yolda ilerlemeye devam edecek. Naulista Kurosawa, suçla savaşan idealist bir genç kadın olarak, hayatını adaletin yanında durmaya adamış ve ne olursa olsun bu yoldan asla dönmeyecek güçlü ve çalışkan bir kadın olarak VCPD bünyesinde yer almayı hedefliyor.