Raymond, cebindeki fesih bildiriminin dijital parıltısına bakarken, VCTA’da geçirdiği dört yılın sadece Marcus Thorne’un bütçe tablolarında silinebilir bir sayıdan ibaret olduğunu acı bir şekilde anlamıştı. Şehir rasyoneldi, şehir acımasızdı; bütçeyi dengelemek için Willowfield’daki kütüphaneyi kapatıp şarj istasyonuna çeviren sistem, fentanilin pençesinde sendeleyen bir otobüs şoförünü elbette bir saniyede kapının önüne koymuştu.
— ▪ —
Tazminatsız, güvencesiz ve en önemlisi borç içinde sokaklara fırlatıldığında, direksiyon başındaki o refleksler tek sermayesi olarak kaldı. Ancak bu bataklıkta tek başına hayatta kalamayacağını biliyordu. Yolları Kane ile kesiştiğinde, iki adamın gözlerinde de aynı çaresizlik vardı: Sistemin dışına itilmiş, faturalarını ödeyemeyen ve bir sonraki gün ne yiyeceğini bilmeyen iki eski tutunmaya çalışan adam.
İkilinin borçlarını kapatabilmek ve ertesi güne sağ çıkabilmek için yapabileceği son şey; Raymond'ın VCTA'dan kalma yol tecrübesini kullanabilmek uğruna Kane'e ait olan Willowfield’ın paslı atölyelerinde, ellerindeki tek şeyi, Moonbeam'ı yenilemekti. Kev’in sanayi artıklarından topladığı o eski püskü Siyah Moonbeam, onların lüks malikaneleri değil, içine sığınmak zorunda kaldıkları tek barınakları ve ekmek tekneleri oldu. Raymond, o otobüsün direksiyonunda geçirdiği dört yıl boyunca şehrin hangi kamerasının bozuk olduğunu, VCPD ekiplerinin hangi ağır çatışma ihbarları yüzünden hırsızlık vakalarına veya küçük çaplı sokak satışlarına saatlerce ekip gönderemediğini ezbere bilirdi.
Şimdi Kane ile birlikte, arka koltuğunda birkaç paket fentanilden kurtulmak ve ara sıra bazı pezevenklerin sermayelerini taşımak için o loş ara sokaklarda farları kapalı süzülürken tek bir amaçları vardı: Yakalanmamak. Onlar büyük birer suç dehası değil; kapasitesinin %300 üzerine çıkmış Florida Eyalet Hapishane'sinin hücrelerine girmemek veya adliye koridorlarında uykusuz bir kamu avukatının masasındaki 200 dosyadan biri olmamak için direnen, bu şehrin çarkları arasına sıkışmış ve hayatta kalmak adına torbacılıkdan başka çaresi kalmamış iki Vice City faresiydi.
— ▪ —
İşlerin yolunda gitmesiyse uzun sürmedi. Kane, Raymond'a haber vermediği bir parti malın parasını bir başına cebine indirmek uğruna kendini enseletmişti. Şu bahsi geçen 200 dosyadan birisi şimdiden olmuştu ve önünde hapishanede geçecek bir kaç senesi vardı. Raymond'sa çemberin dışında kalmış olsa da nakliye aracını Kane'nin mülklerine el koyulması sonucunda kaybetmiş, bazı bağlantılarıyla da kopuk kalmıştı. Raymond'un elinde avucunda onu bir süre idare edecek kadar para ve malı vardı. Kane'in dosyasına ismini yazdırmak istemediğinden kendine yeni bir yol çizmek zorundaydı.