
Henry de Montaut’nun çizdiği ve Louis Henri Dumont’nun gravürleştirdiği 1865 tarihli bu tekinsiz ve büyüleyici eser Madame Veuve Barbe-Bleue, Charles Perrault’nun ünlü Mavişakal masalının ötesini anlatan Les Contes de Perrault continués derlemesindeki Mavişakal’ın Dul Eşi Madame Veuve Barbe-Bleue hikayesini gotik bir zirveye taşıyor. Eserde, Mavişakal’ın ölümünden sonra geriye kalan dul eşinin, şatonun karanlık dehlizlerinde karşılaştığı sıra dışı ve dehşet verici bir an donduruluyor, siyah kukuletalı, yüzü tamamen gizlenmiş bir figürün gözlerinden sızan hipnotize edici, kör edici ışık huzmeleri, odanın loş kasvetini yırtarak doğrudan kadınların üzerine doğuyor. Montaut’nun usta işi gravür tekniği, gölgelerin yoğunluğu ve kadın figürlerinin yüzündeki şaşkınlık ve korku dolu asil ifade, sahneye adeta tekinsiz bir dark academia atmosferi katıyor. Hikayenin özü, Mavişakal’ın kanlı mirası ve şatoda saklı kalan diğer mistik sırlarla yüzleşen genç kadının, merakının bedelini bu kez yaşayan kabuslar, gizli tarikatlar ya da doğaüstü hesaplaşmalarla ödemesini konu alıyor. Bu eser, izleyiciyi gizemli gözlerden yayılan o tekinsiz ışığın parıltısında asılı bırakırken, masalların ardında yatan o karanlık, aristokratik ve psikolojik gerilimi ruhumuza işleyen görsel bir şölen...