Amerikan Radyosunda Geçen Bir Konuşmada: Bir kişi istediği gibi herşeyi yaptırtabilir miydi?
Carlos'un cevabı: Bize korkudan dolayı saygı gösterilirdi. Bu korku, kuruluşumuzun başarısını teröre dayandırdı. Terörün kullanılmasında genellikle para olurdu. Eğer insanlar bizden korkuyorsa buna saygı gösterirdik. Örneğin, dört Meksika Çetesi üyesi diğer mahkumları öldürdüğünü söylerse ve diğer başka bir hapishanede Meksika Mafyası üyesiydik derler ise; onları bir cinayette ortak yapardık. O cinayetten faydalanmalarını sağlardık. Bu olaydan sonra hapishane efendisi olarak sokak çetesine övgülerimizi sunardık. Meksika Çetesi komitesinde 1000 basit, veyahut 1500 cinayet kesin doğrudan ve dolaylı olarak hükmümüze bağlı olmadan gerçekleşmiştir.
Meksika Çetesi ve diğer gruplar tarafından 25 yıl önce işlenen cinayetlerle ilgili hikayelerini bugünlerde hala daha anlatanlar var. Hala bunlardan bahsediyorlar. Bu bizim cezaevinde hala güçlü olduğumuzu gösteriyor demektir. Ne yazık ki cezeavinde saygı görmek için şiddet gerekiyor. Bunun gerektiğini anlamalısınız, ama bilin; bu gerçek bir saygı değil. Korku size karşı nefrete ve kızgınlığa yol açar.
Enriquez: Çok büyük bir şeyin olacağını biliyordum burada. Ve izleyerek gördüm. Biliyorum kulağa delice geliyor ama bu gerçek. Sen buna saplanıp kalıyorsun, buna uyuşturucu gibi bağımlı oluyorsun. Şiddete, etrafınızda ne kadar çok düşman varsa sizde o kadar güçlü oluyorsunuz ve saygı kazanıyorsunuz. Eğlenceli bir zamanımız vardı onu unutamıyorum, arkamıza yaslanıp "Bugün kim vuruluyor? demiştik birbirimize. Sonra ise cezaevinde bir soda, sigara alıp onları içerken adamın öldürülüşünü izlerdik. Bu bizim için eğlenceliydi.
Enriquez: Örgütte yedi kuralımız vardı. Mesela ihanet edemezdin, korkak ve gay olamazdın. Bunlar zorlu kurallardan sadece üçüydü. Bunlarla ilgili birini ihlal edersen, ölürdün. Diğerlerine gri kurallar derdik. Bunlar şunlardır: Kardeşinden (Fores'den olan birinden) bir şey çalamazsın (ona karşı hırsızlık yapamazsın), kardeşinin eşi veya kız arkadaşıyla ilişki kuramazsın, örgütsel yaptırım olmadan kimse birbirine elini kaldıramaz. Bir başka çetenin mekanına gidemezsin. Eğer burada bir kuralı kırdıysan problem yaratmış olurdun.
Bu adamlar hayatlarını kurallar üstüne oynuyordu ve kurallarla taşırlardı. Meksika Çetesi üyeleri, ailelerin ve toplumun, okulun, kurallarını çiğnerlerdi, okuldan atılırlardı, nihayetinde çocuk cezeavlerine girerlerdi. Hapishanede de yine hapishane topluluk kurallarını kırarlar ve aşarlardı, sonra ise güvenlik tarafından bir deliğe yerleştirilirlerdi. Bir kere deliğe girdiklerinde Meksika Çetesi'nın üyeleri onlara bir ışık gibi geliyor sanıyorlar, Meksika Çetesi üyelerinin dikkatini çekerlerse örgüte de giriyorlardı bu durumda. Meksika Çetesine girdiklerinde kuralları takip etmeleri beklenirdi girenlerden. Disiplin efendisi olmaları ve burada problem çıkartmamaları. Kişilik bozukluğu, egosantrik, megalomanik, düşük benlik saygısı olan bu bireyler ve sosyopatlar, psikopatlar bu kuralları nasıl takip edebilirler? ... Tüm hayatlarını yöneten; sadece bir kaç bıçaklanma darbesiyle öleceklerini bilmeleri sonucu bu kuralları nasıl takip edebilirlerdİ? Beni örgütte çelişkiye sokan tek şey buydu bu zamana kadar.
Enriquez'inde aralarında bulunduğu Meksika Çetesi çoğu üyesi 1990'lı yılların başında tek kişilik hücrelere kapatılmıştır. Grup liderleri hapishane sistemi ve sokaklarda uyuşturucu, gasp ve diğer suçları kontrol etmelerine izin veren mesajları hapishane yönetimi tarafından almaya izin verilmiştir. Çünkü hapishane ve sistemin bütün getirisi onlardı, yani Flores. Ancak yavaş yavaş politik durumlar ortaya çıkmaya başladığında Enriquez, hayatının geri kalanını diğer Meksika Çetesi üyeleriyle hesaplaşmaya, yani hesaplarının ödeneceğini günü beklediğini söylemiştir devlete.
Flores'de "Hesaplaşma Günü" baş edilmesi gereken son çirkin gündür üyeler için. Çünkü burada ailenden birilerinin öldürülmesi saçmalığı vardı, bu saçmalıktı. Bu, Meksika Çetesi'nin tarafından hiç eğlenilecek bir kavram değildi. Fakat anneler, babalar ve sana bulaşabilecekleri herkesi öldürmekten bahsederlerdi. Sonra ben ne yaptığımı düşünürdüm.
(https://www.upload.ee/image/12681572/5.jpg)
Ekonomi
Flores, korkunç bir konut yoksulluğuna sahiptir ve bu oran %60'dır. Eşit derecede işsizlik oranı %74'dür, nispeten evsizlik oranı'da %40'dır. Güney Merkezindeki en kötü oranlar bunlardır. Flores'in yerel ekonomisi çok küçük bir perakende sektöründen, yetişkinlere özel bir mağazadan, otomotiv araba garajından, boks gibi dövüş sanatları spor salonlarından, birkaç bar ve bir Amerika temalı aile restoranından oluşmaktadır. Mahalledeki küçük işletmelerin büyük çoğunluğu, Meksikalı göçmenlere aittir. Güney Merkezi'ndeki her küçük işletme şuanda sokak çeteleri olanlar tarafından zorla alıkonularak gasp ediliyor ve kazandıkları paralar onlardan geri alınıyor. Flores'teki çalışan nüfusun tümü neredeyse mahalle dışında gecekondularda ve iş endüstrilerinde çalışmaktadırlar. Mahallede tam olarak çalışabilen kişiler yalnızca küçük işletme sahipleri ve aileleridir.
(https://www.upload.ee/image/12681534/3.jpg)
Suç
Seville Güney Amerika'nın tümünde suça, özellikle şiddet suçu ve sokak çeteciliğine yönelik suçlar bakımından en kötü mahalle olmasından dolayı meşhurdur. Seville'deki aşırı yoksulluk ve işsizlik yüzünden, 30'lu veya 40'lı yaşlardaki insanlar ile genç mahalle sakinlerinin büyük çoğunluğu bir şekilde mavi yakalı suçlarla uğraşmaktadır. Mahalledeki şiddet suçları ve sokak çetelerine yönelik suçlamalarda genellikle bu durumda onlar da içlerinde bulunmaktadır. Seville'de, 12 ile 20-25 yaşları arasında olan gençlerin %55'i o dönemki yerel sokak çetesi kim ise onların grubuna üye olarak girer. Seville, Güney Merkezi'nin tamamında en şiddetli suç ve sokak çetesi suçlarıyla ilgili orana sahip yerdir. Mahalle, Güney Merkezi'nin bütünündeki en yüksek cinayet oranına da sahiptir. Mahalledeki şiddet ve sokak çeteleşmesi ile ilişkili suç oranları Amerika'da kokain salgınının başlangıcıyla da 1987 yılında zirveye çıkmıştır. Seville bölgesinde kötü suç oranına sahip yerler içerisinde 28. Sokak, Seville Projeleri ve 38. Sokak'da yer alır. Bu suç oranlarına bölgedeki diğer alanlar yani Unity Station Bulvarı ve Adams Park ortak olmuştur. Seville'deki küçük işletmeler her zaman suç için kullanılmıştır. Çok büyük uyuşturucuların satışı için mahalledeki tüm küçük işletmeler kullanılırdı ve küçük işletme sahipleri buna izin vermek için zorlanırlardı. Uymayı reddeden küçük işletme sahipleri her zaman şiddet görür ve ölümle tehdit edilirdi. Carlos Flores Amerika'daki en vahşi çetelerden biri olan Meksika Çetesi'nin liderlerindendi. Çete için işlediği cinayetlerden dolayı Kalifornia'da 20 yıldır hapis yatmıştır. Carlos hapis hayatında çete içinde önemli bir mertebeye kadar yükseldi. Hapisten çıktıktan sonra Vice City'e kalıcı olarak yerleşme kararı almıştır. Vice City Seville'de hayatını sürdürmeye başlar. Kaçakçılığa, satışlara kendisi ve ekibi devam etmektedir.
(https://www.upload.ee/image/12706569/sa-mp-082.png)