Vice Roleplay

Diğer => Karakter Tanıtımları => Arşiv => Konuyu başlatan: Diversa - 18.03.2020 17:21

Başlık: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.03.2020 17:21

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)





Eski Tanıtım: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821738774194421830/diversaforumarkaplani.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


   Sebastian, Seb ya da onun tercihiyle Arbs. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. Şu an çavuş rütbesiyle Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Tam bir badass. Mesleği konusunda sert bir mizaca sahip. Ergensi tavırları olan herkese kin besler. Tek başarısı olan mesleğini kutsal olarak görür.  Eşi ve özel hayatı hakkında konuşulmasından haz etmez.

     Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş olsa gerek. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor.       

   Fit olmaya aday  ortalamabir vücudu var. Hafiften kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Çene çevresinde sakalları var. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Alkolle arası pek yok. Limiti üç bira, o da Alman birası.

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)



Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.03.2020 17:22
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.


(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

table]
     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART V



     Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.

“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”

     Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.

     Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.



(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)

     Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen.  Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım.  Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!

     Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))



(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)

     Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
     
     Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.



     Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.


     Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)

     Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "

"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."

HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)

     Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.


     

EEE...

Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.

Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.

(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: XIV - 18.03.2020 17:26
Başarılar  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fudoin flagellum dei - 18.03.2020 17:27
Başarılar dilerim. :) :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Flexman - 18.03.2020 17:29
Başarılar.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: imfinetoday - 18.03.2020 17:38
@Wrix İkinci bir Pascal Arbesbach vakası mı yoksa  ;D
Bu karakterinin özellikleri nasıl çıkıcak onu merak ediyorum :kappa:
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.03.2020 17:42
@Wrix İkinci bir Pascal Arbesbach vakası mı yoksa  ;D
Bu karakterinin özellikleri nasıl çıkıcak onu merak ediyorum :kappa:

Yok yok... ;D
Sadece soyisim benzerliği  8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: uyumsuzarmy - 18.03.2020 18:52
başarılar kanka  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.03.2020 20:00
Teşekkürler  ::)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Allen - 22.03.2020 00:48
merhaba ahmetcan
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.03.2020 11:06
merhaba ahmetcan
merhaba burak
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 23.03.2020 16:19
onbir numara altı yıldız
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.03.2020 16:31
onbir numara altı yıldız

 :-X



Tanıtım güncellendi, yakın zamana ait bir hikaye eklendi.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.03.2020 19:20
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 24.03.2020 06:55
(https://www.upload.ee/image/11325362/sa-mp-336.jpg)

(:
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.03.2020 15:38
(https://www.upload.ee/image/11325362/sa-mp-336.jpg)

(:

Bu da benden

(https://www.upload.ee/image/11325738/akademi.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: XIV - 24.03.2020 15:39
Çok güzel karakter..
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.03.2020 15:53
Çok güzel karakter..
güzel çar
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: ducatistreetfighter - 24.03.2020 20:27
Grande Seb! Rollerinde başarılar.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2020 00:46
Grande Seb! Rollerinde başarılar.

Teşekkürler, sana gelsin @Preggesive

(https://www.upload.ee/image/11330686/seb.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2020 09:28
Hikayenin son kısmı eklendi ve geçmişe ait kısa hikaye bitti.

Şu da çok dumur bir olay, şurada kalsın
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2020 17:14
(https://www.upload.ee/image/11334403/gM.jpg)


açmayın dedeler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11334248/birikiuc.....dort.jpg)
@14
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: XIV - 25.03.2020 17:16
(https://www.upload.ee/image/11334403/gM.jpg)


açmayın dedeler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11334248/birikiuc.....dort.jpg)
@14


Ulan ifşalandık, arkadaşlar yalan haber, Mathias Seb'i trollüyordu..
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2020 19:09
Ulan ifşalandık, arkadaşlar yalan haber, Mathias Seb'i trollüyordu..

(https://www.upload.ee/image/11335275/tenor.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2020 23:19


Akademiyi geçmenin şerefine taze taze
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: yennefer - 25.03.2020 23:20
seni çok özledim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fuckyourself - 26.03.2020 00:37
ogrettigim gibi aslanim, guveniyorum sana
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2020 02:12
seni çok özledim
duygularımız karşılıklı

ogrettigim gibi aslanim, guveniyorum sana
hokus pokus hocam
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: XIV - 26.03.2020 02:18
Yok mu peki devriyemiz?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Kippin - 26.03.2020 02:20
kendisin çok severim :) başarılar kolay gelsin
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2020 10:25
Yok mu peki devriyemiz?
Olmaz mı  ;)

kendisin çok severim :) başarılar kolay gelsin
Ben de seni çok severim, teşekkür ederim


şunu da dördüncü sayfaya geçireyim



Akademiyi geçmenin şerefine taze taze
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Ronald - 26.03.2020 11:43
 :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2020 12:59
:)

 :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2020 15:01
Dünden kalanlar
(https://www.upload.ee/image/11340752/bulb.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11340753/sebs.png)

(https://www.upload.ee/image/11340755/arbesbach.png)

plus
Yerinde olsam açmazdım.: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11340754/wtfisthat.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: spiNNN - 26.03.2020 16:14
Başarılar dostum.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2020 16:55
(https://i.hizliresim.com/hsBpka.png)

@Allen

mentörüm gelmiş hoş gelmiş



Başarılar dostum.
Teşekkürler
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.03.2020 12:20
dünden kalanlar serisi devam

(https://www.upload.ee/image/11347837/grad2.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11347835/volley1.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11347836/volley2.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Wups - 27.03.2020 12:36
Bitirdin bizi çaylak bitirdin.  :(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.03.2020 12:57
Bitirdin bizi çaylak bitirdin.  :(

 ;)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 27.03.2020 12:59
dewamke
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: WALLORAN - 27.03.2020 14:48
Başarılar..
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Roseven - 27.03.2020 16:10
Başarılar dostum.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.03.2020 18:03
Teşekkürler arkadaşlar  :D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: SENTEZ - 27.03.2020 18:39
Kral adamdır. Aynı sınıftan geçmişiz, haberimiz yok.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.03.2020 18:56
Kral adamdır. Aynı sınıftan geçmişiz, haberimiz yok.

O senin krallığın reis  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: LARZON - 27.03.2020 19:05
başarılar
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.03.2020 19:22
Teşekkürler.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: XIV - 28.03.2020 04:24
 :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.03.2020 12:54
:o

 8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: spiNNN - 28.03.2020 12:57
Başarılar kardeşim.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: keddy - 28.03.2020 13:01
çok başarılı bir karakter taktir ediyorum, başarılar!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.03.2020 18:37
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Dragona - 29.03.2020 00:37
Başarılar  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 29.03.2020 02:19
vuruldum
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.03.2020 12:41
Başarılar  :o
Teşekkürler  ::)

vuruldum

(https://www.upload.ee/image/11361632/giphy.gif)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.03.2020 16:03
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11362118/sebjjo.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11362117/sebbbko.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.03.2020 14:47
(https://www.upload.ee/image/11369383/newhome.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369380/kingstonparty.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 30.03.2020 16:45
Sosyal rollerimi arttırırsam takılacağım ilk karakter
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.03.2020 19:37
Sosyal rollerimi arttırırsam takılacağım ilk karakter

 ;D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.03.2020 15:39
(https://www.upload.ee/image/11369383/newhome.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369380/kingstonparty.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.04.2020 15:02
uzun süre yoktum, işler ciddileşti.
(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 03.04.2020 01:42
tamam en iyi sensin
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.04.2020 01:57
tamam en iyi sensin

(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.04.2020 14:58
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 05.04.2020 16:26
Dün ki telefon konuşması benim için zirveydi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.04.2020 02:09
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)

The day has come!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Globeasta - 01.05.2020 17:54
:d
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.07.2020 21:20
heeeeeeeeeyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 07.07.2020 21:58
eyvah
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.07.2020 22:21
eyvah

merhaba
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.07.2020 02:56
ben çekici. bu da çekicim.
(https://www.upload.ee/image/11993471/cekici.jpg)

ayrıca, şu da ben

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: sekoo - 11.07.2020 04:04
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.07.2020 12:57


5tl10tl
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: berkcankayarr - 11.07.2020 13:26
basarılar
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.07.2020 16:24
basarılar

sağ ol
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Raphovic - 12.07.2020 15:11
Başarılı olmuş,rol yapmaktan zevk aldığım karakterlerden bir tanesi! Görürseniz rol yapmaktan çekinmeyin derim.   :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.07.2020 12:23
Başarılı olmuş,rol yapmaktan zevk aldığım karakterlerden bir tanesi! Görürseniz rol yapmaktan çekinmeyin derim.   :o

 :-[ :-[ :-[ :-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.07.2020 17:18
(https://www.upload.ee/image/12004370/backinbrownie.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fenabisikletci - 13.07.2020 20:13
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 13.07.2020 22:08
hastasınaaa
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.07.2020 23:00


 ;)

hastasınaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 15.07.2020 13:01
Rollerini beğendiğim biri, başarılaaar   ;)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.07.2020 16:12
Rollerini beğendiğim biri, başarılaaar   ;)
:-[ :-[ teşekkür ederim  :-[ :-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 15.07.2020 17:38
 :) :o :-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: vodka - 15.07.2020 17:57
başarılar dost
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.07.2020 18:36
Yorumlar için teşekkürler  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.07.2020 12:01
(https://www.upload.ee/image/12015823/1594844620.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.07.2020 20:58
(https://www.upload.ee/image/12018242/yaraliyorgun.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Bugu - 17.07.2020 04:24
en sevdiğim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mandalorian - 17.07.2020 12:39
Sebastian, sahalarda daha çok görmek istiyoruz seni.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.07.2020 15:13
Sebastian, sahalarda daha çok görmek istiyoruz seni.

(https://www.upload.ee/image/12021042/tenor.gif)

en sevdiğim

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.07.2020 21:02
(https://www.upload.ee/image/12022282/SIj171.jpg)
sansürlü benim.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fenabisikletci - 17.07.2020 21:15
(https://www.upload.ee/image/12022282/SIj171.jpg)
sansürlü benim.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.07.2020 13:09
(https://www.upload.ee/image/12028130/we1066asone.jpg)


Açmayın fakir: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12028128/hybi.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.07.2020 19:46

ben, ben ve ben
(https://www.upload.ee/image/12029548/sebb1.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12029549/sebb2.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12029550/sebb3.jpg)


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 19.07.2020 23:06
Sen bu sporu yapıyorsun.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.07.2020 00:39
Sen bu sporu yapıyorsun.

 :-[ :-[ :-[ :-[ :-[ :-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 20.07.2020 00:40
da di da di polis emre geldi da di
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 20.07.2020 02:16
selamlar hanım
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.07.2020 05:50
da di da di polis emre geldi da di

Sen sus

selamlar hanım

Bu gece de elanor elizabeth
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.07.2020 19:35
your vibe attracts your tribe
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 20.07.2020 19:38
your vibe attracts your tribe
yani diyor ki kalabalıkta ötenin tenhada affı olmaz
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fuckyourself - 20.07.2020 20:00
your vibe attracts your tribe
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)
buraya cikarken benden izin aldiniz mi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.07.2020 20:06
your vibe attracts your tribe
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)[/center]

buraya cikarken benden izin aldiniz mi

sigara molasi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: fenabisikletci - 21.07.2020 16:17
(https://i.resimyukle.xyz/RB8PU6.png) (https://resimyukle.xyz/i/RB8PU6)
kapışalım mı? 8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 21.07.2020 16:21
(https://i.resimyukle.xyz/RB8PU6.png) (https://resimyukle.xyz/i/RB8PU6)
kapışalım mı? 8)

bisiklete ne oldu? beni ara beni bul
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 22.07.2020 00:53
kamerun
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Raphovic - 22.07.2020 01:00
kamerun
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)[/center]

Real Gangsta Shit!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 22.07.2020 01:05
kamerun
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)[/center]

Real Gangsta Shit!

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 22.07.2020 04:28
sana hikayemi anlatayım...
(https://www.upload.ee/image/12040987/sanahikayemianlatayim.jpg)
btw on numara amcaymış
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: akaWarfare - 22.07.2020 05:06
Güzel karakter, takipteyim.  :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 22.07.2020 15:08
Güzel karakter, takipteyim.  :)

Teşekkürler  ???

deutscher panzer
(https://www.upload.ee/image/12042509/germantank.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 23.07.2020 14:11
(https://www.upload.ee/image/12047010/1.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Buvak-chan - 23.07.2020 14:45
kaç tane testisin var
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 23.07.2020 14:59
kaç tane testisin var

bir tane
Spoiler: GösterGizle
iki parçadan oluşuyor
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: kaostan besleniyorum - 23.07.2020 16:04
Gariban karakter, çok sevdim.
Spoiler: GösterGizle
Fit, hafif kaslı bir vücudu yok. Manken mi? Kesinlikle değil...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 23.07.2020 17:26
Gariban karakter, çok sevdim.
Spoiler: GösterGizle
Fit, hafif kaslı bir vücudu yok. Manken mi? Kesinlikle değil...


(https://secmehikayeler.com/wp-content/uploads/2015/06/kel-e1434626608478.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 24.07.2020 18:06
(https://www.upload.ee/image/12052636/alliwantforchristmasisyou.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12052638/papsebrandymosby.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: the batuhan batrix - 24.07.2020 18:08
Aşırı beğendim bu karakteri, underrated diyeceğimiz düzeyden hatta. Bizimle takılmaya devam et, hehehehehehe!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach aka Truck
Gönderen: Diversa - 24.07.2020 18:08
Aşırı beğendim bu karakteri, underrated diyeceğimiz düzeyden hatta. Bizimle takılmaya devam et, hehehehehehe!

Teşekkür ederim  :D

Şunu da 13. sayfaya taşıyayım

(https://www.upload.ee/image/12052636/alliwantforchristmasisyou.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12052638/papsebrandymosby.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 24.07.2020 21:23
çok üzecekler garibimi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.07.2020 08:04
çok üzecekler garibimi
:'(

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.07.2020 17:37
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12056099/hdv.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12056655/gobeklimemur.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.07.2020 07:18

(https://www.upload.ee/image/12058847/milliondollarworthpiece.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.07.2020 07:20
(https://www.upload.ee/image/12058846/deliyimben.jpg)



@kaostan besleniyorum @Guinevere
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 26.07.2020 15:39
Buraya sadece bunu bırakabilirim...

(https://i.imgur.com/X5tD7M5.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.07.2020 19:55

neşeli memur
(https://www.upload.ee/image/12061111/arbys.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2020 16:15
part I;
Spoiler: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)


Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)






(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
-devamı gelecek-

#part III yakında


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Flexman - 27.07.2020 16:20
Harika.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2020 16:23
Harika.

Teşekkür ederim.

Şunu yeni sayfaya çıkarayım

part I;
Spoiler: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)


Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)






(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
-devamı gelecek-

#part III yakında


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 27.07.2020 17:25
Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Okurken gözlerimden yaş geldi yemin ederim. Okuduğum en iyi tanıtım bu!  :o :o :o :o :-X :-X :-X :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 27.07.2020 18:50
Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
Sinirlerim yıprandı, gülmekten gözümden yaş geliyor.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2020 21:00


tıpta utanma yoktur bilmemne
(https://www.upload.ee/image/12065810/eyyof.jpg)

bisikletin mi var?
(https://www.upload.ee/image/12065814/bbbbb.jpg)

ben oldum prostat!
(https://www.upload.ee/image/12065813/benoldumprostat.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: chicken - 28.07.2020 00:05

@Wrix karakterin ismine bakınca aklıma bu geliyor tutamadım kendimi karakter skinini sevdiklerimden biri kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.07.2020 00:32
@Wrix karakterin ismine bakınca aklıma bu geliyor tutamadım kendimi karakter skinini sevdiklerimden biri kolay gelsin.

Teşekkür ederim  ;D

Bu adamda bir şeyler var

ÇİL
(https://www.upload.ee/image/12066803/cillibom.jpg)

çillerimi tam görmek için link
https://www.upload.ee/image/12066803/cillibom.jpg

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fenabisikletci - 28.07.2020 00:33




bisikletin mi var?
(https://www.upload.ee/image/12065814/bbbbb.jpg)


ay var sanırım
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.07.2020 04:54
ay var sanırım

bi tur versene
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: prop - 28.07.2020 14:35
uykucu
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 28.07.2020 16:11
(https://i.hizliresim.com/ajsmMy.png)
(https://i.hizliresim.com/WxQPgn.jpg)



Randy'in 2014 yılında kazandığı şampiyonluk.
Spoiler: GösterGizle
(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.07.2020 17:01
uykucu

zZzZzZz

@Guinevere weeee areee the championssss
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: umutadgzl - 28.07.2020 17:20
çok seviyoruz polislerimizi  :P
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.07.2020 17:37
çok seviyoruz polislerimizi  :P

duygularımız karşılıklı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.07.2020 18:39
(https://www.upload.ee/image/12069894/3333.jpg)

koala paps: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12069893/almostgone.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12069895/papyyyyyyyy.jpg)




Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.07.2020 03:37
29.07.2019, Sebastian Arbesbach ve Carlos Felipe Bojorquez
(https://sun9-23.userapi.com/c855124/v855124945/1dc647/fiQ2qrDIqCI.jpg)
Görüntü bana ait değil fakat çok hoş olduğu için kullanmak istedim. Fotoğraf skin yapımcısına ait.

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 29.07.2020 03:52
güzel
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.07.2020 12:39
güzel

kardeş saol
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.07.2020 13:33
F A S H I O N I C O N S

(https://www.upload.ee/image/12072497/fashionicons.png)

Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12072498/gobekli.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Themiss - 29.07.2020 21:15
Sevdğim bir Mapper :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.07.2020 21:22
Sevdğim bir Mapper :)

Mimari işleri eskide kaldı  ::)


Şunu yeni sayfaya çıkarmakta fayda var.

F A S H I O N I C O N S

(https://www.upload.ee/image/12072497/fashionicons.png)

Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12072498/gobekli.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.07.2020 22:01
(https://www.upload.ee/image/12075525/yoga.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.07.2020 03:29
(https://www.upload.ee/image/12076756/animepaps.jpg)
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12076751/sebpaps.jpg)


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.07.2020 06:19
felç
(https://www.upload.ee/image/12076936/ts1.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 30.07.2020 13:18
Abi saçın çok havalı wrix abiii
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 30.07.2020 14:26
wrix abimmmmmmmmmmmmmmmmm
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 30.07.2020 14:36
(https://i.hizliresim.com/jH4vtI.jpg)

Some sanatsal moments.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.07.2020 15:41
Abi saçın çok havalı wrix abiii

klasik havuç

wrix abimmmmmmmmmmmmmmmmm

STARDENBURDENHARDENBART
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 30.07.2020 16:21
sakallı seb daha iyiymiş sanki
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.07.2020 20:54
sakallı seb daha iyiymiş sanki

Memurların tıraş olma zorunluluğu  :(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.07.2020 00:18
(https://www.upload.ee/image/12076756/animepaps.jpg)
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12076751/sebpaps.jpg)



Şunu yeni sayfaya alalım. Ayrıca tanıtımı sadeleştirdim ve temsili kullandığım fotoğrafın yerine başka bir fotoğraf kullandım. Daha iyi oldu gibi.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: akaWarfare - 31.07.2020 00:21

Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Sevgi göstergesi...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.07.2020 13:21

Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Sevgi göstergesi...

 >:(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.07.2020 13:39
(https://www.upload.ee/image/12081857/abc.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12081930/stillcool.jpg)


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 01.08.2020 03:13
(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)
:P
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 01.08.2020 03:17
Spoiler: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)
:P


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.08.2020 03:56

(https://www.upload.ee/image/12085191/sexyyy.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 01.08.2020 04:33
şu hayatı yaşıyorsunuz biz ne yaşıyoruz?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.08.2020 06:37
şu hayatı yaşıyorsunuz biz ne yaşıyoruz?

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.08.2020 19:01
(https://www.upload.ee/image/12085190/fashioniconspt3.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.08.2020 19:04

(https://www.upload.ee/image/12085191/sexyyy.png)

(https://www.upload.ee/image/12081930/stillcool.jpg)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)


şunları yeni sayfaya çıkarayım, çok kısa durdular
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: jawz - 01.08.2020 20:16
 8) 8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.08.2020 23:57
8) 8)

 8) 8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.08.2020 03:18
(https://www.upload.ee/image/12088758/back.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 02.08.2020 03:28
sebby <3
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.08.2020 06:21
sebby <3

chels....<3
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.08.2020 14:33
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Flexman - 02.08.2020 14:35
Çok iyi bir ikili oldular.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.08.2020 14:46
Çok iyi bir ikili oldular.

Böyle yazdın madem karakteri gelecekte nasıl yönlendireceğim hakkında neden hiçbir fikrimin olmadığına dair ufak bir yazı yazayım. Hayatımda ilk defa bu tarz bir sorunu olan karakter(paps) ile rol yapıyorum. Normalde Sebastian ciddi anlamda hayat zorluğu yaşamış ve polis olduktan sonra aksiyondan kaçmaya başlayan bir karakterdi. Mesela bir operasyon olduğunda barikatların başında durmayı seçerdi. Adam tutuklanacağı zaman olabildiğince az iletişime geçerdi. Özüne baktığımızda bu karakterin zamanında kalbi kırılmış, istemediği sebepten kız arkadaşından ayrılmış. Üstüne dayak yemiş. İşinden olmuş. Sebastian Paps ile gayet iyi anlaşıyor. Hatta onu dominant bir kadın olarak görüyor ve tıpkı departman içerisinde üstlerinden korktuğu gibi ondan kimi zaman korkuyor. Fakat bu durum, Sebastian'ın bir şeyleri başarma arzusuna çok benzediği için Paps'tan vazgeçemiyor. Paprika ve Rika için aynı şeyi söyleyemem. Sebastian Rika'yı bir amaç olarak görüyor. Onu tavlarsa, Dünya üzerindeki tüm kadınları tavlayabilirim düşüncesine kapılacak. Onu, aşılması zor bir engel olarak görüyor. Paprika ise Sebastian için bir sınav. Yıllarca kaçtığı aksiyon. Onu hiç görmek istemiyor. Fakat bir tarafı, zorla ona yardım etmeye itiyor. Bu durum da haliyle Sebastian'ın mesleğindeki duygu ve davranışları etkiliyor. Büyük sorun ise, Sebastian'ın bu üç karakterden etkilenip gelecekte tam olarak nasıl bir insan olacağı.

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.08.2020 00:59

18. sayfa özet
(https://www.upload.ee/image/12092453/yoga.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12088758/back.png)


(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.08.2020 15:03
Alıntı
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.

(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)




Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: scandy - 03.08.2020 15:18
 :o :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 03.08.2020 16:30
Alıntı
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.

(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)

Sebastian, Paprika'nın kişiliğini çözmeye çalışıyor- özet.

Spoiler: GösterGizle

Hazırlık
(https://i.hizliresim.com/aHJ4Dq.png)


Ansiklopedi incelemeleri, internet araştırmaları.
(https://i.hizliresim.com/4S34kd.png)
(https://i.hizliresim.com/WctXfh.png)

Durumu öğrenip üzülme ve sinirlenme hali.
(https://i.hizliresim.com/GGgXmO.png)




Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: AlyX - 03.08.2020 16:36
 :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.08.2020 17:28
Spoiler: GösterGizle
Alıntı
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.

(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)



Sebastian, Paprika'nın kişiliğini çözmeye çalışıyor- özet.

Spoiler: GösterGizle

Hazırlık
(https://i.hizliresim.com/aHJ4Dq.png)


Ansiklopedi incelemeleri, internet araştırmaları.
(https://i.hizliresim.com/4S34kd.png)
(https://i.hizliresim.com/WctXfh.png)

Durumu öğrenip üzülme ve sinirlenme hali.
(https://i.hizliresim.com/GGgXmO.png)
[spoiler]


[/spoiler]

 ;D ;D ;D ;D ;D ;D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 03.08.2020 21:09
seviyorum keretayı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.08.2020 14:19
seviyorum keretayı

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Myrtle - 04.08.2020 14:30
Başarılar  ;)  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.08.2020 15:34
Başarılar  ;)  :o

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.08.2020 15:40
(https://www.upload.ee/image/12099722/motoruacikbirakmissalak.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12099725/DENZELKINGSTON.jpg)


19. sayfadan görmeye değer görüntüler: GösterGizle


(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 04.08.2020 15:43
şeffaffs
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.08.2020 23:38
şeffaffs

orrrrrrrjins
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 00:52
(https://www.upload.ee/image/12102725/cddddd.jpg)


aile hekimimiz gidiyormuş, son son  :(
(https://www.upload.ee/image/12102723/gidiyormus.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 13:29
(https://www.upload.ee/image/12104476/gece1.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12104475/masumpaps.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12104474/gece3.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nawwie - 05.08.2020 16:20
turuncuya veya sarımsı renklere karşı tuhaf bir ilginiz olduğu söyleniyor, doğru mu? :P
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 16:55
turuncuya veya sarımsı renklere karşı tuhaf bir ilginiz olduğu söyleniyor, doğru mu? :P

Evet
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Recoltt - 05.08.2020 17:03
başarılar :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: copshop - 05.08.2020 17:16
Gönlümde RIP  ;D ;D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Pikito - 05.08.2020 18:26
sevdim sevdim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 19:23
Yorumlar için teşekkürler  :-X

sevdim sevdim

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 21:07

20. SAYFA ÖZET: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/12099722/motoruacikbirakmissalak.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12099725/DENZELKINGSTON.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12102725/cddddd.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12104474/gece3.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Pikito - 05.08.2020 21:08
Yorumlar için teşekkürler  :-X

sevdim sevdim



üzgün emoji şeysi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.08.2020 21:20
Yorumlar için teşekkürler  :-X

sevdim sevdim

Spoiler: GösterGizle


üzgün emoji şeysi


Numaramı fuhuşçulara vermeden önce düşünseydin  >:(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: firstlive - 05.08.2020 21:23
Kitap gibi okudum bayağı başarılı karakter. :o :o :) :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: akaWarfare - 05.08.2020 21:39
güzel çar, umarım bozulmaz.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 05.08.2020 21:48

Havalı, havalı. Havuç kafalı! Etrafı Paps, Rika ve Paprika ile sarılı.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.08.2020 16:12


Yorumlar için teşekkür ederim  :-X
(https://www.upload.ee/image/12109514/salute.png)

Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12109511/salute2.png)


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.08.2020 00:04
Kitap gibi okudum bayağı başarılı karakter. :o :o :) :)

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.08.2020 01:09
Özüne baktığımızda bu karakterin zamanında kalbi kırılmış, istemediği sebepten kız arkadaşından ayrılmış. Üstüne dayak yemiş. İşinden olmuş. Sebastian Paps ile gayet iyi anlaşıyor. Hatta onu dominant bir kadın olarak görüyor ve tıpkı departman içerisinde üstlerinden korktuğu gibi ondan kimi zaman korkuyor. Fakat bu durum, Sebastian'ın bir şeyleri başarma arzusuna çok benzediği için Paps'tan vazgeçemiyor. Paprika ve Rika için aynı şeyi söyleyemem. Sebastian Rika'yı bir amaç olarak görüyor. Onu tavlarsa, Dünya üzerindeki tüm kadınları tavlayabilirim düşüncesine kapılacak. Onu, aşılması zor bir engel olarak görüyor. Paprika ise Sebastian için bir sınav. Yıllarca kaçtığı aksiyon. Onu hiç görmek istemiyor. Fakat bir tarafı, zorla ona yardım etmeye itiyor. Bu durum da haliyle Sebastian'ın mesleğindeki duygu ve davranışları etkiliyor. Büyük sorun ise, Sebastian'ın bu üç karakterden etkilenip gelecekte tam olarak nasıl bir insan olacağı.

adam olsun yeter

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.08.2020 22:37
(https://www.upload.ee/image/12115943/vcpd.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.08.2020 14:45
günün anlam ve önemi
(https://www.upload.ee/image/12118295/ytk.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12118296/mrt.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.08.2020 00:26
just before the night shift
(https://www.upload.ee/image/12119242/selfie1900.png)


repost*
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.08.2020 03:02
(https://www.upload.ee/image/12109914/sebb.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Wups - 09.08.2020 09:45
aşk  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.08.2020 21:21
aşk  :-X

 ;D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.08.2020 06:11
(https://www.upload.ee/image/12125288/newride.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.08.2020 14:51
Alıntı yapılan: Peggy'nin Tanıtımı
(https://www.upload.ee/image/12126422/minis.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 10.08.2020 17:31
Scott, Sebo'nun ona ısmarladığı hamburgerden sonra hayali arkadaşlarıyla beraber hamburger söylemeye gidiyor.

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.08.2020 20:20
Scott, Sebo'nun ona ısmarladığı hamburgerden sonra hayali arkadaşlarıyla beraber hamburger söylemeye gidiyor.
Spoiler: GösterGizle

Az bile söylemiş  8)

Adettendir, 22. sayfada görülmeye değer ekran görüntüleri. 22. sayfanın özeti.

(https://www.upload.ee/image/12119242/selfie1900.png)

(https://www.upload.ee/image/12109914/sebb.png)

(https://www.upload.ee/image/12125288/newride.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 11.08.2020 02:43
(https://www.upload.ee/image/12129483/cheesecake.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.08.2020 03:48
(https://www.upload.ee/image/12134173/sb.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12134176/sbpd.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 12.08.2020 05:39
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.08.2020 13:45
Spoiler: GösterGizle


*amirimin sesiyle* SANA NE? SANA NE LAN SANA NE?!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 12.08.2020 14:16
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.08.2020 14:16
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin

Beni öldürmezseniz sonum gelcek gibi gözükmüyor  ;D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.08.2020 23:20
(https://www.upload.ee/image/12137685/kafamiz.png)

(https://www.upload.ee/image/12137683/icimicim.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12137680/ribontime.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.08.2020 15:16
(https://www.upload.ee/image/12140037/2cc.jpg)



(https://www.upload.ee/image/12140038/3cc.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 13.08.2020 15:37
(https://media.discordapp.net/attachments/715997991961624618/743223761209131090/sa-mp-660.png?width=703&height=475)

PapSeb: GösterGizle
(https://i.hizliresim.com/hnoz8C.png)
Başlık: İlk Kural Saygı
Gönderen: Diversa - 13.08.2020 19:52


(https://www.upload.ee/image/12141098/siragazziderkonigishere.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.08.2020 22:49
(https://www.upload.ee/image/12143036/vccseb.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: woldia - 13.08.2020 22:56
bana biraz kızdı, tanıtım falan harika abi kıyak
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.08.2020 01:58
bana biraz kızdı, tanıtım falan harika abi kıyak

Teşekkürler  ??? :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 14.08.2020 03:54
nasıl çaldım ama kankanı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 14.08.2020 04:05
nasıl çaldım ama kankanı

Spoiler: GösterGizle
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.08.2020 16:31
nasıl çaldım ama kankanı

turşusunu kurmaya niyetim yoktu zaten
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.08.2020 21:00


(https://www.upload.ee/image/12147009/usgczbseb.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.08.2020 01:49
(https://www.upload.ee/image/12148263/yfsa.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 15.08.2020 05:34
(https://i.hizliresim.com/yL3R3C.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.08.2020 06:17
(https://www.upload.ee/image/12148729/fotofotofoto.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.08.2020 06:41
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/744036733729112105/sa-mp-145.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.08.2020 02:54
(https://www.upload.ee/image/12152591/bzbatmlk.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.08.2020 03:55
(https://www.upload.ee/image/12152685/mvnght.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.08.2020 07:03
(https://www.upload.ee/image/12152893/a11.png)

(https://www.upload.ee/image/12152892/a12.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nawwie - 16.08.2020 08:07
Biz niye uzun soluklu rol yapmıyoruz?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Juice - 16.08.2020 16:11
başarılı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.08.2020 21:33
başarılı

Teşekkür ederim  :-X

Biz niye uzun soluklu rol yapmıyoruz?

???????????????????????
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.08.2020 21:46
(https://www.upload.ee/image/12156124/bigmm1.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.08.2020 05:07
mn
(https://www.upload.ee/image/12157691/kb2.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.08.2020 19:05

Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.




(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)


PART I: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




PART II: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 17.08.2020 20:17
Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum.


Bu doğru.


Storyline mükemmel, efsane tanıtım efsaneliğine devam ediyor. 10/10  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.08.2020 02:54
Storyline mükemmel, efsane tanıtım efsaneliğine devam ediyor. 10/10  :-X

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.08.2020 18:14

(https://www.upload.ee/image/12164679/yfsa.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.08.2020 18:33

(https://www.upload.ee/image/12164798/jjjjjjjjj.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.08.2020 01:05
(https://www.upload.ee/image/12166584/daimaorganize.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.08.2020 04:48
(https://www.upload.ee/image/12167007/wrrrrrrm.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.08.2020 14:55
(https://www.upload.ee/image/12164793/jrndj.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.08.2020 02:30
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin

Dread it, run from it, destiny still arrives.

(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.08.2020 04:46
(https://www.upload.ee/image/12172086/rescueops.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 20.08.2020 05:01
Ruh hastası olmaya bir adım daha yaklaştı...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 20.08.2020 05:02
Paprika bunun sonunu getiriyor, herkes gibi-...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.08.2020 17:12

Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.




(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)


PART I: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




PART II: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)
#partIVtbc

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.08.2020 06:15


22

(https://www.upload.ee/image/12181054/cvr.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181055/ssssj.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181056/wyhy.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181058/papsy.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181057/papsy2.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181053/sssjsjs.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.08.2020 13:13
(https://www.upload.ee/image/12181051/boooooom.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.08.2020 17:42
(https://www.upload.ee/image/12182675/horsewashinginandout2.png)
@Guinevere
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Sage - 22.08.2020 17:44
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be.  :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.08.2020 02:54
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be.  :)

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 23.08.2020 18:44
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be.  :)

itiraf et sage sende kıskanmadın değil he @Sage
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 23.08.2020 19:20
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)

Mcömçşjfjdamçdewxçshxş ne günlerdi ya
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.08.2020 19:44
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)


Mcömçşjfjdamçdewxçshxş ne günlerdi ya

Heeeeeeey gidim hey


27. sayfadan en sevdiklerim

(https://www.upload.ee/image/12181057/papsy2.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12181055/ssssj.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12182675/horsewashinginandout2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 23.08.2020 19:50
tamam tamam bir şey yok eli kaymış
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Croxy - 23.08.2020 20:10
güzel bir tanıtım olmuş
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.08.2020 23:44
tamam tamam bir şey yok eli kaymış

 ;D

güzel bir tanıtım olmuş

Teşekkürler

(https://www.upload.ee/image/12187709/brfng.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Sage - 24.08.2020 00:35
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be.  :)

itiraf et sage sende kıskanmadın değil he @Sage
aaaa sdıfhdasofdhudashufd (bu arada gerry''e selam)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.08.2020 05:58
...sağ elim, neden titriyor?
(https://www.upload.ee/image/12189059/sdasdadasdasd.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 24.08.2020 16:47
I am sorry, I love you...



Spoiler: GösterGizle
 Bu an yaşanacak.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.08.2020 23:00
I am sorry, I love you...
Spoiler: GösterGizle



Spoiler: GösterGizle
 Bu an yaşanacak.


 :(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.08.2020 04:21
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/747625903361884270/ss1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.08.2020 15:55
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/747625903361884270/ss1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Juice - 26.08.2020 16:52
açıların güzelliği tanıtım ile doğru orantılı  :P
Spoiler: GösterGizle
ve o gökyüzünü çalma şansım var mı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.08.2020 18:21
açıların güzelliği tanıtım ile doğru orantılı  :P
Spoiler: GösterGizle
ve o gökyüzünü çalma şansım var mı


 :-X

(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.08.2020 20:26
(https://www.upload.ee/image/12199931/cccc.jpg)

Spoiler: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/748169486741274676/image0.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 26.08.2020 23:54

(https://i.hizliresim.com/hFC9Yf.jpg)


Spoiler: GösterGizle

(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Optic - 27.08.2020 00:02
ara sıra uğrayıp göz attığım tanıtımlardan, çok iyi gidiyor
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.08.2020 02:20
Yorumlar için teşekkürler  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.08.2020 13:15
Spoiler: GösterGizle

(https://i.hizliresim.com/hFC9Yf.jpg)



(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)


Aslında bunu takıp gezmek vardı  8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 27.08.2020 18:02
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.08.2020 23:36
Spoiler: GösterGizle


thumbnail cuk oturmuş
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 01:25
(https://www.upload.ee/image/12205369/byyy.jpg)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/742538321665851500/748579418204536901/asdsadads.jpg)




bunu da diğer sayfaya çıkarayım

(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 01:37
(https://www.upload.ee/thumb/12205412/137-1371127_lapd-police-officer-3-police-officer-ii-rank.png)
Sebastian Arbesbach, now Police Officer III

DÜNKÜ BEBE ARTIK PO3
(https://images-na.ssl-images-amazon.com/images/I/71N6Be1CtML._AC_SL1500_.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: depresifhadisler - 28.08.2020 01:42
en kaliteli tanıtım
bu kaliteye
ulaşamam
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 01:45
en kaliteli tanıtım
bu kaliteye
ulaşamam

yemezler, roman yazar gibi multimedya atıyosun seni de biliyoruz

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 01:51
biraz throwback

(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)

(https://www.upload.ee/image/12205453/akademi.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12205454/arbesbach.png)

(https://www.upload.ee/image/12205455/sebbbko.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)

(https://www.upload.ee/image/12202710/bulb.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12202720/sebfucked.png)

(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: hislerbitmezz - 28.08.2020 02:04
(https://i.hizliresim.com/iTIlaM.jpg) (https://hizliresim.com/iTIlaM)
Spoiler: GösterGizle
Paprika'ya atacağımı söyledim fotoğrafı aşkından nasıl poz vereceğini şaşırdı.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 02:39
(https://i.hizliresim.com/iTIlaM.jpg) (https://hizliresim.com/iTIlaM)
Spoiler: GösterGizle
Paprika'ya atacağımı söyledim fotoğrafı aşkından nasıl poz vereceğini şaşırdı.


kim lan jön, sebmiş!!

Spoiler: GösterGizle
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 04:27
Alıntı yapılan: Chadwick
(https://i.hizliresim.com/XgAozc.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 28.08.2020 05:06
Sonundaaa apoleeettt   8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 17:04
Sonundaaa apoleeettt   8)

Y E S
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 28.08.2020 17:10
Şu throwback bile beni benden alan anılardan bir tanesi, o gemiler geri gelmeyecek...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.08.2020 21:35
Şu throwback bile beni benden alan anılardan bir tanesi, o gemiler geri gelmeyecek...

 :(



(https://www.upload.ee/image/12205369/byyy.jpg)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/742538321665851500/748579418204536901/asdsadads.jpg)




bunu da diğer sayfaya çıkarayım

(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
biraz throwback

(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)

(https://www.upload.ee/image/12205453/akademi.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12205454/arbesbach.png)

(https://www.upload.ee/image/12205455/sebbbko.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)

(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)

(https://www.upload.ee/image/12202710/bulb.jpg)

(https://www.upload.ee/image/12202720/sebfucked.png)

(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 29.08.2020 15:02
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.08.2020 18:16
Spoiler: GösterGizle


 :(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mountain - 29.08.2020 18:21
 :-\
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: fenabisikletci - 29.08.2020 22:24
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.08.2020 00:35

Gelecekten bir fotoğraf. 27 yaşında. Evli. Belki çocuk sahibi, ama kesinlikle kedi sahibi.

(https://www.upload.ee/image/12213344/sesesesese.jpg)



Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12213346/sebbbbbbbbbbbsak.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.08.2020 01:16
(https://www.upload.ee/image/12213445/silahv2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 30.08.2020 03:07
bunu da kaybettik
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.08.2020 14:53
bunu da kaybettik

yoo
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.08.2020 18:54
(https://www.upload.ee/image/12213445/silahv2.png)(https://www.upload.ee/image/12215069/kardesims3.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.08.2020 21:31
(https://www.upload.ee/image/12216185/wrixfather.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 31.08.2020 04:47
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 31.08.2020 17:22
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 31.08.2020 18:03
çok saçma karakter, değişmesini istiyorum next

Spoiler: GösterGizle
EVLENİYOR BİZİ ÇAĞIRMIYOR YOK YA HARBİ DOST DEĞİL
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.08.2020 22:23
yorumlar için teşekkürler
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.09.2020 03:47

Gelecekten bir fotoğraf. 27 yaşında. Evli. Belki çocuk sahibi, ama kesinlikle kedi sahibi.

(https://www.upload.ee/image/12213344/sesesesese.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: metefetamin - 01.09.2020 03:55
harika bir champ
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.09.2020 21:18
harika bir champ

 ??? 8)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.09.2020 21:24
33.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.09.2020 04:43
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 02.09.2020 14:16
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)

fishing hat squad
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.09.2020 15:20
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)

fishing hat squad

Kovalar
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Lavinia - 02.09.2020 16:07
Çok iyi ilerliyor, umarım böyle devam eder. Bol şans.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 02.09.2020 17:41
Çok iyi ilerliyor, umarım böyle devam eder. Bol şans.

ilerler benim kardeşim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Lordus - 02.09.2020 18:23
Bir dakika Paps havuç'u James'a sattı! @Wrix
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nawwie - 02.09.2020 21:18
Bayağı sağlam tanıtım, bir o kadar sağlam karakter. Başarılar Arbs.  :o :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.09.2020 22:12
Bayağı sağlam tanıtım, bir o kadar sağlam karakter. Başarılar Arbs.  :o :-X

gitmek zorunda mıydın  :(
(https://www.upload.ee/image/12227480/sebebalibirand.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nawwie - 05.09.2020 22:29
gitmek zorunda mıydın  :(
Belkiii :(
Başlık: PART IV
Gönderen: Diversa - 06.09.2020 02:28
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.


Spoiler: GösterGizle


(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 06.09.2020 02:43
     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Spoiler: GösterGizle





Çok yalnızım çok.

Part IV'ü çok bekledik ama değdi...  :o :o /  :o :o Okuduğum en iyi tanıtım!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Reinn - 06.09.2020 05:05
Yaşayan efsane! Kendisi canlandırmakla kalmıyor, bizi de içine sürüklüyor. Tebrik ederim.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: akaWarfare - 06.09.2020 05:16
Takipte olduğum, karakter gelişimini en beğendiğim karakterlerden bir tanesi. Rollere ayrı bir renk ve hava katıyor. Başarılar dilerim Ahmetcan...  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 06.09.2020 05:16
sonu yazar gibi gözüküyor
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 06.09.2020 05:48
VCPD birliğinde en iyi gelişimi gösteren karakter Seb olabilir belki de. Başarılar Ahmet, böyle devam.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Reaper35 - 06.09.2020 13:22
Güzel tanıtım, gerçekten başarılı.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: BatuhanC the Emperor - 06.09.2020 13:47
Karakter gelişiminin hakkını vermiş
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Myrtle - 06.09.2020 20:01
Beendim  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Atherius - 06.09.2020 20:04
İnsanın karakter tanıtımı açası geliyor, bana güzel fikirler ve ilham veren bir karakter tanıtımı oldu bu. Esinleneceğim, ellerine sağlık. :D
Başlık: Ynt: PART IV
Gönderen: Diversa - 06.09.2020 21:21
Yorumlar için teşekkür ederim  :-X



Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.


Spoiler: GösterGizle


(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)

Başlık: Ynt: PART IV
Gönderen: Flexman - 06.09.2020 21:36
Pek yorum yapmasamda bu konuyu severek takip ediyorum, şu çok hoşuma gitti. Eline sağlık.  :o

Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.09.2020 00:35
Pek yorum yapmasamda bu konuyu severek takip ediyorum, şu çok hoşuma gitti. Eline sağlık.  :o

Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak.

(https://www.upload.ee/image/12243004/tenor__1_.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Wups - 07.09.2020 00:40
Ben bile aşık oluyorum bu adama.  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 07.09.2020 02:19
wups, sıra var önce ben
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.09.2020 17:25
Ben bile aşık oluyorum bu adama.  :-X

wups, sıra var önce ben

(https://www.upload.ee/image/12243004/tenor__1_.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.09.2020 18:50
(https://www.upload.ee/image/12248991/mrwhite.jpg)
mashallah mr. white: GösterGizle
(https://i2.wp.com/lightoftruth.in/wp-content/uploads/2019/03/heisenberg.jpg?fit=570%2C340,)
[/center]






(https://www.upload.ee/image/12242587/gopnik.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.09.2020 05:28


mentör...
(https://www.upload.ee/image/12253454/broos.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 10.09.2020 23:27
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.09.2020 22:57
Ama onun hayatını değiştiren bir anımı buraya yazabilirim. Kendisi sevgilisinden yeni ayrılmış, klasik aşk acısı çekiyordu. Ocean Bar’da ucuz biralardan içtiğimiz bir günde, turuncu kafalı birisi geldi. Eskimiş ve bozuk bir motoru ile geldi, süt istedi. Paps’a baktım, resmen o çocuğa odaklanmış gibiydi. İlgiyle bakıyordu resmen. Ben de biraz baktım, yakışıklı ve narin birisiydi. Paps’a “Yanına gidip konuşmamı ister misin?” diye sordum. Paps da “LÜTFEEEEN!” diyince,  hemen harekete geçtim. Çocuğun yanına gittim, önce irkildi. Güreşçi adamı görünce tabi, hehehehehe!  Biraz konuştum, biraz çekingen davrandı. Benim gibiydi, benim de yanıma böyle birisi gelse çekingen davranırım. “Şu sarışın kadın sana çok fazla baktı… onunla biraz konuşmak ister misin?” dedim. O da Paps’a baktı… biraz süzdü. Ve bana şöyle dedi. “Biber gazı yememi mi istiyorsun?” Gülümsedim ve ona biraz Paps’ı anlattım… Konuşması için ikna ettim ve sohbetlerine başladılar. Konuştukça konuştular ve biraz daha zaman geçtikten sonra sevgili oldular. İşte bu, Paprika’nın hayatını değiştiren şey oldu. Birkaç hafta önce evlendiler ve onu Sebastian’a doğru bizzat ben getirdim. Bundan çok gurur ve mutluluk duyuyorum. Bu yüzden, Paprika’nın yeri bende çok ayrı. Bu hayattaki en iyi dostum o, ve hep böyle kalacak.
Başlık: Ynt: PART IV
Gönderen: Diversa - 13.09.2020 01:47
Yorumlar için teşekkür ederim  :-X



Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.


Spoiler: GösterGizle


(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.09.2020 13:44
(https://www.upload.ee/image/12267441/sebastiangif.gif)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.09.2020 03:19
Uzun süredir bir şeyler paylaşamıyorum, konuya gereken ilgiyi gösteremiyorum. Sebastian'ın ufak bir Almanya turu olacak, sonrasında kaldığımız yerden devam.

(https://www.upload.ee/image/12274495/madguy.png)
repost
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.09.2020 01:21
Yerimizi alalım!

(https://www.upload.ee/image/12280357/sebasty.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.09.2020 00:11

(https://www.upload.ee/image/12319694/theworldisyours.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.09.2020 17:22
(https://www.upload.ee/image/12321662/wavinmaflag.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Wups - 27.09.2020 17:31
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nasmier - 28.09.2020 19:39
Yürüyen bir bela mısın be!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.09.2020 16:56
yürüyen bir belayım

(https://www.upload.ee/image/12334401/VCPD_.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.10.2020 04:11
dersine çalışıyor
(https://www.upload.ee/image/12336713/egitmen.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.10.2020 01:02
(https://www.upload.ee/image/12344267/pastypastyverytasty.png)

(https://www.upload.ee/image/12344273/day1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.10.2020 18:59
(https://www.upload.ee/image/12346813/weserveasone.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: prop - 03.10.2020 19:09
mukemmel mukemmel
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Derek - 03.10.2020 19:42
benim adamım
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.10.2020 01:16
Yorumlar için teşekkürler  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: wildclawz - 04.10.2020 01:20
:o

Ne eksik, ne fazla
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: yutoalpha the polak - 04.10.2020 10:38
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.10.2020 16:42
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!

Ne manyaklığımı gördün  :D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: yutoalpha the polak - 05.10.2020 00:55
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!

Ne manyaklığımı gördün  :D
Ben hikaye için dedim yoksa daha bir şey görmedik
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Less - 05.10.2020 20:56
amirim  :-[ cok güzel tanıtım
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 05.10.2020 20:59
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 06.10.2020 02:04
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o

Altına imzamı atıyorum, benim için de aynı düşünceler geçerli Ahmetcanciğerim  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: POLICE - 06.10.2020 04:09
tavuk
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.10.2020 04:17
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o

38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o

Altına imzamı atıyorum, benim için de aynı düşünceler geçerli Ahmetcanciğerim  :-X

Bir gece Ocean Bar'a uğramam sonucunda yaptığım rollerin ve hatta platformda geçirdiğim vaktin çok farklı eksenlere kayacağını tahmin bile edemezdim. İkiniz de bana çok şey kattınız. Her açıdan. Rollerimi şekillendirmeme yardım ettiniz. Birçok hatamı düzelttiniz. Bu tanıtımda ve VCRP'de bir şeyler başarabilmişsem bu başarılarda payınız çok büyük. Çok iyi birer dostsunuz, çok iyi rol arkadaşısınız. İkinizi de çok seviyorum. İyi ki varsınız. Nice birlikte rollere, nice birlikte yıllara. Teşekkür ederim. Size minettarım.


@Guinevere @kaostan besleniyorum

Olur da bu yorumu okursanız, sizlere de çok teşekkür ederim. Mr. KediHırsızı ve Mr. Hipokrat Yeminsiz
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 06.10.2020 04:49
(https://media.discordapp.net/attachments/723268855060889661/762844946314952704/sa-mp-002.png?width=1204&height=677)

karizmanın öz oğlu havuç
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.10.2020 16:00
tavuk

Gıt gıt gıdak

(https://media.discordapp.net/attachments/723268855060889661/762844946314952704/sa-mp-002.png?width=1204&height=677)

karizmanın öz oğlu havuç

eyyo
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 06.10.2020 16:09
"Ben FBI ajanıyım" diye 1 Nisan şakaları yapan adamdan nereye gelmiş...
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.10.2020 17:18
"Ben FBI ajanıyım" diye 1 Nisan şakaları yapan adamdan nereye gelmiş...

Hala yapar öyle şakalar bilirsin
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.10.2020 05:43
                                        tam çözünürlük
                                        https://www.upload.ee/image/12364692/akademi.png
(https://www.upload.ee/image/12364692/akademi.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.10.2020 03:44
(https://www.upload.ee/image/12368558/sef.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: akaSyndicate - 09.10.2020 16:19
Benim bu eşkime igare kalsın, başarılar gözüm.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: OZJAN - 09.10.2020 17:52
çok iyi tanıtım, felaket hoşuma gitti
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Karnizcowski - 10.10.2020 02:28
Tanıtıma düşmeyen de bileyim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.10.2020 06:36
Kıymetli yorumlarınız için teşekkürler  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Less - 10.10.2020 06:44
 :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 10.10.2020 15:06
cheesecake
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.10.2020 19:30
cheesecake

limonlu
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.10.2020 03:28
                                        tam çözünürlük için linke tıklayın
                                        https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png
(https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.10.2020 05:44
                                        https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png
(https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.10.2020 05:44
                                        tam çözünürlük için linke tıklayın
                                        https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png
(https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png)


                                        https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png
(https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.10.2020 01:10
(https://www.upload.ee/image/12383569/papsrika.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.10.2020 13:23

(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/765343336558624808/HUHUHU.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/765340868223041586/the_end.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 13.10.2020 13:50
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.10.2020 23:56
Spoiler: GösterGizle


(https://www.upload.ee/image/12386771/Screenshot_8.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nyarko - 14.10.2020 14:18
Mayweather ilk kahveye tükürdü mü, tükürmedi mi?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.10.2020 00:00
Mayweather ilk kahveye tükürdü mü, tükürmedi mi?

Drayce Sebastian'ın iyiliğini istemezzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz



(https://www.upload.ee/image/12390666/imatworkbooring.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 17.10.2020 16:01
Alıntı
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12390666/imatworkbooring.png)


(https://www.upload.ee/image/12400960/bankaciyasin.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.10.2020 19:53
 >:( >:( >:(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 17.10.2020 19:54
part 5 istiyoruz lütfen
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.10.2020 02:58
(https://www.upload.ee/image/12403327/sebbycamera.png)

(https://www.upload.ee/image/12403331/WESERVEASONESELFIE.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.10.2020 19:50

(https://www.upload.ee/image/12401908/ingodsebastiantrust.gif)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 20.10.2020 02:01
part 5 istiyoruz lütfen
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.10.2020 04:16
(https://www.upload.ee/image/12410972/WESERVEASONESELFIE.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nyarko - 20.10.2020 08:18
kendisini ayrı bir severiz
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 20.10.2020 14:59
nasıl çaldım ama 300 dolarını eheheheheheheh
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.10.2020 22:45
kendisini ayrı bir severiz

slm cırspın ben seb sefın

nasıl çaldım ama 300 dolarını eheheheheheheh

Spoiler: GösterGizle
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.10.2020 19:13

(https://www.upload.ee/image/12425232/1603291110.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.10.2020 21:24
(https://www.upload.ee/image/12425918/23102020.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.10.2020 15:21
41'den görmeye değer kareler

(https://www.upload.ee/image/12401908/ingodsebastiantrust.gif)

(https://www.upload.ee/image/12410972/WESERVEASONESELFIE.png)

(https://www.upload.ee/image/12425918/23102020.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 24.10.2020 15:28

(https://www.upload.ee/image/12425232/1603291110.png)


dedektiflik havuça yakışırmış heee
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.10.2020 01:21
Eksik kalsın dedektiflik yaşasın şeflik
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.10.2020 04:41
(https://www.upload.ee/image/12434725/sebastalin.jpg)
Spoiler: GösterGizle

COMMUNITY STRONG
(https://www.upload.ee/image/12434720/communitystrong.png)

sanki babası gibi
(https://www.upload.ee/image/12434721/justlikedadandtheson.png)

there is 1 impostor among us
(https://www.upload.ee/image/12434722/thereisoneimpostoramongus.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.10.2020 13:43
DRIVIN' DRIVIN'
(https://www.upload.ee/image/12434723/drivindrivin.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.10.2020 15:19
WILL YOU MARRY ME ONE MORE TIME
(https://www.upload.ee/image/12434724/willyoumarrymeonemoretime.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.10.2020 02:49
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651453337241124877/651453855514755073/InternalAffairs.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Cydorn - 28.10.2020 23:52
En samimi, neşeli ve eğlenceli memur.  :o :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.11.2020 19:32
En samimi, neşeli ve eğlenceli memur.  :o :-X

(https://www.upload.ee/image/12462461/smk.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Rasputin - 03.11.2020 15:30
Best Amir.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.11.2020 00:45
Best Amir.
:-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: handolenn - 04.11.2020 02:20
biraz hanım köylüdür ama severiz kendisini
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.11.2020 11:12
(https://www.upload.ee/image/12477299/domstar.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.11.2020 00:15

c:@Feliron
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: cuban gangster ashlex - 08.11.2020 00:17
başarılar  :-[ :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.11.2020 01:47
(https://www.upload.ee/image/12493227/SS-DW-LLL.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.11.2020 12:45
(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/772501653211185162/unknown.png)
*c Guinevere
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: ayberk02x - 09.11.2020 13:02
Tanıtım  :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 09.11.2020 13:03
Part 5 nerede kaldı Diversa?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 09.11.2020 14:40
Part 5 nerede kaldı Diversa?

Evet, bekliyoruz hâlâ.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Lordus - 10.11.2020 06:17
                                                                                                                    (https://i.hizliresim.com/t9NPsF.png)
   
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.11.2020 11:10
Part 5 nerede kaldı Diversa?

Evet, bekliyoruz hâlâ.

Nasipte varsa----------bu kadar

                                                                                                                    (https://i.hizliresim.com/t9NPsF.png)
   

Yemin ederim müthiş, tam bir mississippi man
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 17.11.2020 01:33
(https://media.discordapp.net/attachments/758654009744949319/778024352536854558/sky3.png?width=763&height=572)

güzel söz yaz bunu
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.11.2020 00:42
(https://www.upload.ee/image/12532893/vcpd.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Stance - 21.11.2020 18:56
Umarım ölür de yerine ben geçerim, basarılar havuç  :o :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.11.2020 20:15
Umarım ölür de yerine ben geçerim, basarılar havuç  :o :o :o

Daha çok icraati var

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/779756785711710248/samp_21_11_2020_20_12_06.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 22.11.2020 02:47
BABA OLUYOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOR
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 22.11.2020 02:56
(https://media.discordapp.net/attachments/758654009744949319/779857115958476860/sky2.png?width=763&height=572)
Skyler teyze oluyor.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: copshop - 22.11.2020 03:01
Müthişşşşşşş
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Myrtle - 22.11.2020 03:04
 işte büü! ??? ???
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 22.11.2020 04:41
neeeeee!!!!!!!

erkek olursa adı randy kız olursa onu da siz koyun
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.11.2020 17:20
Toplamda 8 bölümden oluşan serüvenimin 5. bölümü yolda
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780075113785327626/samp_22_11_2020_05_29_42.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: coffins - 22.11.2020 17:35
sert
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.11.2020 17:51
Toplamda 8 bölümden oluşan serüvenimin 5. bölümü yolda
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780075113785327626/samp_22_11_2020_05_29_42.png)




Yorumlar için teşekkürler  :-X




(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780082534679707668/conners.png)

sert
daha sertlerini tanıyorum
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.11.2020 17:52
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780082613389361152/palyacohikayesi.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: MilliFelaket - 22.11.2020 23:19
Sempatik Şef
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Lordus - 23.11.2020 09:42
(https://i.hizliresim.com/QLrlrJ.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: wildclawz - 23.11.2020 09:47
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.11.2020 13:56
(https://www.upload.ee/image/12561038/runman.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.11.2020 22:55
SLO Arbesbach
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/780873207074521128/sebastian.png)
c @kaostan besleniyorum 
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.11.2020 17:35
25.11.2020 - akademi hatırası
(https://www.upload.ee/image/12569820/akademy.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: idcwur - 26.11.2020 17:50
25.11.2020 - akademi hatırası
(https://www.upload.ee/image/12569820/akademy.png)
abi suratım yok

(https://cdn.discordapp.com/attachments/750004991397199953/781532361543909376/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 26.11.2020 18:04
O zaman yeni sayfaya bir throwback... Her şeyin başladığı an.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769317404702/sa-mp-270.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769777991710/sa-mp-269.png)


Düzenleme: yanlış ssi koymuşum.... düzelttik ama.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Kippin - 26.11.2020 18:05
Alyssa Creswell @akaWarfare  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.11.2020 22:20
O zaman yeni sayfaya bir throwback... Her şeyin başladığı an.

Spoiler: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769317404702/sa-mp-270.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769777991710/sa-mp-269.png)



Düzenleme: yanlış ssi koymuşum.... düzelttik ama.

Canımsınız, rol yapmaktan en keyif aldığım dostlarım arasındasınız   :-X
DARISI MARJORİE İLE ARTIK...


Şunu da diğer sayfaya almak istiyorum, çok harika çünkü.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/780873207074521128/sebastian.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: copshop - 26.11.2020 23:42
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 27.11.2020 13:20
part 5 ??
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.11.2020 19:28
part 5 ???

soon
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.11.2020 15:30
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 28.11.2020 16:02
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)

Eyvah
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.11.2020 16:04
Tanıtım güncellendi  :-X


(https://www.upload.ee/image/12577062/sebisim.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


   Sebastian, Seb ya da bir takım geri zekalının tabiriyle Aradabas. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. On ayı aşkın süredir Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Mesleğine tutkulu olduğu söylenemez.

   Fit olmaya aday sıska bir vücudu var. Kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Makineyle düzenli tıraş oluyor. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Sağ elinde sinir zedelenmesinden kaynaklı his kaybı var, nişan alırken iki elini de kullanıyor. Alkolle arası pek yoktur. Limiti üç biradır, o da Alman birası.

   Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor. Tabiri yerindeyse hanımcı. 

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)




Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.11.2020 00:39
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)

Eyvah

Kimseye eyvallahı yok
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.11.2020 00:40
Tanıtım güncellendi  :-X


(https://www.upload.ee/image/12577062/sebisim.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


   Sebastian, Seb ya da bir takım geri zekalının tabiriyle Aradabas. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. On ayı aşkın süredir Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Mesleğine tutkulu olduğu söylenemez.

   Fit olmaya aday sıska bir vücudu var. Kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Makineyle düzenli tıraş oluyor. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Sağ elinde sinir zedelenmesinden kaynaklı his kaybı var, nişan alırken iki elini de kullanıyor. Alkolle arası pek yoktur. Limiti üç biradır, o da Alman birası.

   Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor. Tabiri yerindeyse hanımcı. 

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)







📸Yemin Töreni
(https://www.upload.ee/image/12576978/freshbloods.png)

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Noptech - 30.11.2020 01:16
Tanıtım çok başarılı, karakter daha başarılı.  :o :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Pancake - 30.11.2020 03:42
Uzun zamandır takip ediyorum. RP tarihinin en iyi karakteri ve tanıtımı  :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.11.2020 14:06
Kıymetli yorumlarınız için teşekkürler  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.12.2020 03:49
(https://www.upload.ee/image/12587135/gladiator.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.12.2020 03:50
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/783052477481222144/papsseb.png)
c: kaostan besleniyorum
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: southliberty - 01.12.2020 18:53
nesin sen arbesbach
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.12.2020 23:22
nesin sen arbesbach

ergen bir serseriydi, polis oldu.
yıkık bir herifti, karakter sahibi oldu.
yalnız bir oğlandı, evli bir adam, baba oldu...

part 5'i bekle
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 02.12.2020 01:34
part 5'i bekle

part 5'te randy'e çok sallama lütfen :( üzülürüm
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.12.2020 00:48
(https://www.upload.ee/image/12594823/VCPD.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.12.2020 14:30
(https://www.upload.ee/image/12600680/rolecall.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.12.2020 02:57
(https://www.upload.ee/image/12603257/eveninrain.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 05.12.2020 10:01
Errrrrrrrrrrrrrkek gibi erkek be  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.12.2020 00:09
(https://www.upload.ee/image/12610416/champ.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Maceasy - 07.12.2020 00:25
Çok başarılı, tebrikler :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: PauseBreaker - 07.12.2020 01:35
kalbimi fethettiniz, paprika biraz yedek kulübesine mi çekilse?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.12.2020 04:05
 :-X :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.12.2020 14:29
(https://www.upload.ee/image/12612211/otherworldly.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.12.2020 23:37
(https://www.upload.ee/image/12614187/sebcos.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.12.2020 14:51
(https://www.upload.ee/image/12616087/missi.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 08.12.2020 14:57
(https://www.upload.ee/image/12616087/missi.png)

Bu 2040 yılındaki her pazar ailecek pikniğe giden doblolu enişte fotoğrafı mı? Doblo nerede?
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.12.2020 14:58
Bu 2040 yılındaki her pazar ailecek pikniğe giden doblolu enişte fotoğrafı mı? Doblo nerede?

Gölge gören yere çektik
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Feliron - 08.12.2020 19:43
patates
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.12.2020 17:22
(https://www.upload.ee/image/12620120/leggg.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 09.12.2020 17:42
Beni Sebastian'ın sakallarına gömün.

                                      -Skyler Rogers
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.12.2020 21:17
Beni Sebastian'ın sakallarına gömün.

                                      -Skyler Rogers

rip
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 10.12.2020 13:56
Sebastian'ın eski halini daha çok sevsem de sakallı Seb de fena olmamış, eline sağlık. Ama bana nedense biraz otuzlu yaşlardaki bilgisayar mühendislerini anımsattı.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.12.2020 21:27
Sebastian'ın eski halini daha çok sevsem de sakallı Seb de fena olmamış, eline sağlık. Ama bana nedense biraz otuzlu yaşlardaki bilgisayar mühendislerini anımsattı.

Nereden esinlendim sanıyorsun?
(https://external-preview.redd.it/aPB1ge4V55fy3aupJWxSISworCTBV63NhLvYS8NbV1U.png?format=pjpg&auto=webp&s=6050b7705ed7f3f22dbb2cf598f9300e517e1e1c)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Demolished - 10.12.2020 22:23
Sebastian şefim pamuk gibi adamdır
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.12.2020 19:02
(https://www.upload.ee/image/12628301/rftw.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 11.12.2020 21:43
Yarım  :o ben açayım bari
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.12.2020 04:42
(https://www.upload.ee/image/12630324/formal.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.12.2020 15:42
(https://www.upload.ee/image/12640759/nineoneone.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Nyarko - 15.12.2020 11:31
Bozdu diyorlar.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.12.2020 02:57
Bozdu diyorlar.

Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 16.12.2020 19:57
(https://www.upload.ee/image/12649608/selfi.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: JSW - 17.12.2020 13:39
Hadi bi 51, çorbada tuzumuz olsun :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.12.2020 23:11
(https://www.upload.ee/image/12654053/papsimu.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.12.2020 03:10

 a
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Gaki - 20.12.2020 04:02
Dalmaçyalı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: rapperz aka pdgod - 20.12.2020 13:21
sebooo the papiiiçulloooo
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.12.2020 00:21
sebooo the papiiiçulloooo

papi papi

(https://www.upload.ee/image/12670664/pdy.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.12.2020 16:36
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/791297882988478494/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: bhadmoney - 23.12.2020 18:05
takdir edilesi bir tanıtım, uğraşılmış
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.12.2020 01:54
takdir edilesi bir tanıtım, uğraşılmış

Teşekkürler
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.12.2020 16:32
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: NAVAS - 24.12.2020 17:27
Gereğinden fazla kaliteli.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.12.2020 17:51
(https://www.upload.ee/image/12684918/sloarbs.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.12.2020 22:51
9 Aylık Hizmet Madalyası, ve hala görevde
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445363646922762/ServiceAwardII.png)
(https://www.upload.ee/image/12690305/duty.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Cydorn - 27.12.2020 13:42
Uğraşılmış ve emek verilmiş bir tanıtım, güzel ilerliyor. Takdir edilesi bir emek...  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.12.2020 19:42
Uğraşılmış ve emek verilmiş bir tanıtım, güzel ilerliyor. Takdir edilesi bir emek...  :o

 :-X



9 Aylık Hizmet Madalyası, ve hala görevde
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445363646922762/ServiceAwardII.png)
(https://www.upload.ee/image/12690305/duty.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 27.12.2020 19:48
Adam gibi adamdır, aksini söyleyen adam değildir.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.12.2020 20:50
(https://www.upload.ee/image/12693738/senior.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.12.2020 02:16
PART V SNIPPET.1

“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”

...insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan, merhamet denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insanın huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum, benim anladığım da bu...

Peki ya, çocuğumun ölümüne onay verebilecek kadar merhametsiz olabilecek miyim?


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 28.12.2020 05:00
Neler oluyor????
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Ruelle - 28.12.2020 12:09
Hikayeyi okurken 2 sigara içtim. Çok başarılı.  :-[
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 28.12.2020 15:28
Ama ben teyze olacaktım :' (
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.12.2020 23:49
(https://www.upload.ee/image/12698293/sampvcrp.png)
Spoiler: GösterGizle
(https://www.upload.ee/image/12698296/samp_28_12_2020_23_25_46.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.01.2021 01:33
(https://www.upload.ee/image/12710484/noelbaba.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.01.2021 03:07
(https://cdn.discordapp.com/attachments/659397631558025216/794353997078855710/samp_01_01_2021_02_58_12.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: scandy - 01.01.2021 03:48
Güzel tanıtım başarılar.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.01.2021 14:56
Güzel tanıtım başarılar.  :o

Teşekkürler  :-X

(https://www.upload.ee/image/12710484/noelbaba.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/659397631558025216/794353997078855710/samp_01_01_2021_02_58_12.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 01.01.2021 15:23
Aylardır part 5 bekliyoruz Diversa, nerede kaldı? >:(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.01.2021 04:28
(https://www.upload.ee/image/12713612/koruvehizmetet.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: ducatistreetfighter - 02.01.2021 05:14
Akademiden beraber mezun olduğumuz güzel günler.. duygulandım be :D bir kez daha Grande Seb! yolun açık olsun.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.01.2021 15:39
Aylardır part 5 bekliyoruz Diversa, nerede kaldı? >:(

:<

Akademiden beraber mezun olduğumuz güzel günler.. duygulandım be :D bir kez daha Grande Seb! yolun açık olsun.
Anılarr... :'(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.01.2021 14:39
(https://cdn.discordapp.com/attachments/495563610119077889/795056786473484298/pdss72.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: coffins - 03.01.2021 14:47
iyi bir şef+  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.01.2021 02:47
(https://www.upload.ee/image/12720555/roar.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kanatsızmelegim - 04.01.2021 10:28
iyi bir şef+  :o
arbesbach abim bununla kalmaz ama sen bilirsin @Diversa drift atmanı bekliyorum şef
Akademideki gibi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.01.2021 12:28
(https://www.upload.ee/image/12713612/koruvehizmetet.png)

(https://www.upload.ee/image/12720555/roar.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.01.2021 14:25
(https://i.hizliresim.com/rpSpYq.png) (https://hizliresim.com/rpSpYq)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.01.2021 19:14
https://www.upload.ee/image/12731034/F.png
(https://www.upload.ee/image/12731034/F.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Bugu - 06.01.2021 19:27
çavuş olur gibi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: zift in kift - 06.01.2021 19:43
tanıtımı çok eskiden okumuştum ve hayran kalmıştım, yine okudum yine hayran kaldım.

Başarılar üstad.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 08.01.2021 23:40
(https://www.upload.ee/image/12739883/partnerswiththecommunity.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 09.01.2021 19:22
Bu tanıtım yukarılarda kalmalı
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.01.2021 15:59
çavuş olur gibi

 :P

tanıtımı çok eskiden okumuştum ve hayran kalmıştım, yine okudum yine hayran kaldım.

Başarılar üstad.

 :-X

Bu tanıtım yukarılarda kalmalı

 :-X
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.01.2021 00:34
soon  :'(
(https://cdn.discordapp.com/attachments/797202323184943114/797941279681019984/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Bugu - 11.01.2021 00:49
çavuş olur gibi
çavuş oldu gibi
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: rapperz aka pdgod - 11.01.2021 01:17
sayılı sağlam adamlardan
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.01.2021 11:09
(https://i.hizliresim.com/2RyHgr.jpg) (https://hizliresim.com/2RyHgr)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Less - 11.01.2021 11:12
sağlam karakter, kaliteli.






şu rol sslerinden bol bol atsa artık
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: AllMighty - 11.01.2021 11:18
yuh be adam bu tanıtım ne be, yeni görüyorum  :)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Momentum - 11.01.2021 12:25
sağlam karakter, kaliteli.






şu rol sslerinden bol bol atsa artık

Part 5'i de atsa yeter
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.01.2021 00:21
Yorumlar için teşekkürler.

Tanıtım güncellendi!

teşekkürler @kaostan besleniyorum 
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: the batuhan batrix - 12.01.2021 00:24
Part 5 geldi sandım...
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.01.2021 17:58
(https://www.upload.ee/image/12755722/SGT.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: tonyc - 12.01.2021 18:43
 :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: gullinkambi - 12.01.2021 18:47
Çok farklı, PD katılacak arkadaşların bence örnek alması gereken karakter.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.01.2021 20:28
(https://www.upload.ee/image/12755722/SGT.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.01.2021 17:16
(https://www.upload.ee/image/12780798/sgt2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.01.2021 17:17
(https://www.upload.ee/image/12780797/worldisyours.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.01.2021 21:23
(https://www.upload.ee/image/12780795/sebastianart1.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.01.2021 21:51
(https://www.upload.ee/image/12780796/sebastianart2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 19.01.2021 00:07
 :o :o :o :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.01.2021 01:07
(https://www.upload.ee/image/12788686/mamama.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.01.2021 01:12
(https://www.upload.ee/image/12800361/arbsart.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.01.2021 13:22
Well Stacked Pizza Co.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.01.2021 00:56
Harika bir yıldı. Gerçekten. Harika insanlarla tanışmama vesile oldu bu karakter. PD içerisinde rol yaptığım sürece müthiş insanlarla tanıştım, çok fazla şey öğrendim. Abilerim, ablalarım, kardeşlerim, hepsi bu karakterle girdikleri rol aracılığıyla bana çok şey kattı. Bu zamana kadar platformda bana zevk veren en güzel şeydi bu karakter fakat sonlar ani olabiliyor. Başka karakterlerle rol yapmak üzere, görüşürüz. Tüm desteğiniz için teşekkür ederim  :)  :-[  :-X
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 25.01.2021 16:19
  Hep geride yaşlı bir sonbahar...




K&A
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.01.2021 00:38
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 28.01.2021 00:41
Papsınki geri dönmüş, hoş gelmiş.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Momentum - 28.01.2021 00:41
Part 5'i hâlâ bekliyoruz.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Bugu - 28.01.2021 02:01
döndü!

part 5 beklenıyor
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Hexed - 28.01.2021 02:36
Norveçli adamın canını sıkamayacağım sanmıştım bir an. **homurdanır
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Noptech - 28.01.2021 02:47
Üzülmüştüm, tekrar sevindim. Özlenmiştiniz çavuşum.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: rainb0w - 28.01.2021 04:12
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Revenant - 28.01.2021 16:13
Harikulade bir kişilik, departmanda olması gereken karakter.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Scrimov - 29.01.2021 12:37
Departmana renk katan karakterlerden, tekrar hoş geldin! ::) :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.01.2021 16:40
tam kalite için https://www.upload.ee/image/12818746/hlahlahla.png
(https://www.upload.ee/image/12818746/hlahlahla.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.02.2021 18:31
(https://www.upload.ee/image/12832722/sebastianpp.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.02.2021 15:39
(https://www.upload.ee/image/12846986/anasivepaps2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Mnemosyne - 06.02.2021 15:47
arbyyyy's!
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.02.2021 15:51
(https://www.upload.ee/image/12847175/sr5.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 06.02.2021 17:14
Nerdeeen nereye...

(https://cdn.discordapp.com/attachments/709057126881820744/807615177658859570/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: finxyy - 06.02.2021 17:22
:o :)  8)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 08.02.2021 05:39

(https://media.discordapp.net/attachments/732693230680014958/808164053260042250/bran4.png?width=676&height=676)


alemin hızlı delikanlılarından  :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Krallend - 08.02.2021 17:54
başarılar
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.02.2021 18:51
Yorumlar için teşekkürler
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Uzi144 - 09.02.2021 18:54
 ??? ???
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.02.2021 16:32
(https://www.upload.ee/image/12864783/samp_10_02_2021_16_11_10.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 10.02.2021 16:42
çiçeklerin en güzeli size cavus
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.02.2021 04:46
(https://www.upload.ee/image/12867397/samp_10_02_2021_22_53_19.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.02.2021 02:59
(https://www.upload.ee/image/12871902/arbs.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Bugu - 12.02.2021 03:01
gizli serserilerden
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Hoenir - 12.02.2021 03:08
Korkulu rüyam
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.02.2021 03:23
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/810304305936465920/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.02.2021 16:44
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/810304221861249024/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Ruelle - 14.02.2021 17:32
Gizli Ghetto Police  :-[  :vays:  :nays:  :minigun:
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Shadowmere - 14.02.2021 18:33
Beni çavuş yapma sözü vardı. Unuttu sanırım  :(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 14.02.2021 19:25
beraber adam dövmedik demeyiz  :sampanya: O:-)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 15.02.2021 03:24
                                       #valentinesday       
                                        https://www.upload.ee/image/12885859/timewillshowhowmuchiloveyou.png
(https://www.upload.ee/image/12885859/timewillshowhowmuchiloveyou.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: finxyy - 15.02.2021 10:15
Bir tanıtım bu kadar mı güzel olur?  :o  8)  :-[
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.02.2021 00:01
Bir tanıtım bu kadar mı güzel olur?  :o  8)  :-[

 :-\
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.02.2021 02:24
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.03.2021 03:13
 O:-)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.03.2021 04:34
operation: vcpd
09/12/20
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: keddy - 01.03.2021 04:35
çöp inş ölür.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.03.2021 04:46
çöp inş ölür.

 :'(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.03.2021 06:48
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.

Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.


Spoiler: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

table]
     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART V



     Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.

“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”

     Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.

     Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.



(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)

     Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen.  Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım.  Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!

     Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))



(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)

     Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
     
     Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.



     Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.


     Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)

     Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "

"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."

HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)

     Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.


     

EEE...

Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.

Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.

(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)

Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: only allah can judge me - 04.03.2021 12:10
Vay be ahmetcan
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 06.03.2021 21:50
Vay be ahmetcan

vay be Selim
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 10.03.2021 01:52
bu bir tanıtım değil, bu bir kitap.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Murphys - 10.03.2021 11:46
soluksuz okudum ve okurken herşey kafamda canlandı gerçekten çok harika ve sürükleyici bir yazı
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 10.03.2021 13:43
 :)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: jonlakow - 10.03.2021 13:56
bayağı iyi
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Umut_K1 - 11.03.2021 00:31
süper ötesi
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: AllMighty - 11.03.2021 00:36
adamsın
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: OZJAN - 11.03.2021 00:42
olta geldi
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: bertukey - 11.03.2021 12:57
bu bir tanıtım değil, bu bir kitap.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 12.03.2021 00:06
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.

Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.


Spoiler: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

table]
     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART V



     Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.

“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”

     Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.

     Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.



(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)

     Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen.  Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım.  Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!

     Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))



(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)

     Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
     
     Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.



     Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.


     Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)

     Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "

"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."

HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)

     Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.


     

EEE...

Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.

Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.

(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)

Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 13.03.2021 23:41
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/820396317473112105/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Feliron - 14.03.2021 18:40
masallah
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.03.2021 20:59
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/820717359932637184/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.03.2021 15:33
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821714738567577610/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: AllMighty - 17.03.2021 16:18
andımızı okur musun ahmet abi
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.03.2021 17:49
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821757101587038238/otherworldly.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.03.2021 16:11
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/822094751423135744/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 18.03.2021 23:22
kardesim alev aldın alev.  :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.03.2021 16:07

upload.ee kapalı olduğundan bazı görüntülere ulaşılamıyor

Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.

*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.

Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.


Spoiler: GösterGizle

(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART I

Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.



(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.



Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni."
Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım.
(https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png)
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.


“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf

Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim.  Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.

(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)

Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.

Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.

(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)

Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.


(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART II

Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.

Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)



Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.

(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)

Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…

YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.

Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.

Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)

Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.

Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim.  Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.

Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.

Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.



(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.

Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!

(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)

Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.

Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.

(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)

Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.


Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.

(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)

Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.

Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.

Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.

(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)

Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.



(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART III (Side B)


Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.

(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side A)

     Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.

     Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.

Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg)




     Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?

Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.

Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.

(https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg)Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. 



     Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.




     Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.

table]
     Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.

Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi.
(https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg)



     Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.

     Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.



(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART IV (Side B)

     Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.

Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar.   yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL



     Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.



     Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.



     Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.

(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)

     Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar.  49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.

Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.



     "Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam

(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)

     Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.

Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)




(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)

PART V



     Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.

“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”

     Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.

     Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.



(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)

     Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen.  Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım.  Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!

     Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))



(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)

     Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
     
     Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.



     Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.


     Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)

     Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "

"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."

HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)

     Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.


     

EEE...

Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.

Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.

(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)

Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Vigilante - 19.03.2021 19:19
Karakterine bu kadar değer veren başka bir insan tanımadım, daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Bol şans.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.03.2021 22:09
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/822453467280834611/arbsVShars.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Arranger - 22.03.2021 02:19
Harika bir tanıtım  :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2021 00:58
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/824401661002252298/foti.png)



Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 25.03.2021 03:19
beraber göklerde kartal olalım  O:-)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2021 13:59
silah avrat at
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/824411066771439666/papsvesebinatmacerasi.png)
teşekkürler modcu @Diversa 'ya gidiyor
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.03.2021 19:56
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/824688131257008208/ceramonial.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Nixon - 26.03.2021 03:57
sağlam :o
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2021 16:19
(https://cdn.discordapp.com/attachments/816321620150321222/824747248038182922/yemintoreni2.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445365429633045/ServiceAwardIII.png)
26.03.2021
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.03.2021 18:40
silah avrat at
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/824411066771439666/papsvesebinatmacerasi.png)
teşekkürler modcu @Diversa 'ya gidiyor
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.03.2021 03:47

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825531544801640448/dsa.jpg)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825530666338222100/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.03.2021 05:01
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825912110948548639/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: keddy - 29.03.2021 14:12
upload.ee ile birlikte kendisi de patlamış gibi duruyor, keçi sakallı KEÇİ.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 29.03.2021 19:54
upload.ee ile birlikte kendisi de patlamış gibi duruyor, keçi sakallı KEÇİ.

 :( :'(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.03.2021 18:31
cahil ile entelin diyalogları
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/826281140938604564/kucukayi2.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.04.2021 20:44
entel ile cahilin diyalogları 2
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/827598881927200778/kishatirasi.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 03.04.2021 21:00
Birileri manga okumaya başlamış sanırım.  :-\
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 04.04.2021 13:26
Birileri manga okumaya başlamış sanırım.  :-\
Üzüm üzüme baka baka kararır  ::)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: rapperz aka pdgod - 04.04.2021 23:21
eğer ruskyi özlediysen geliyom
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.04.2021 02:21
eğer ruskyi özlediysen geliyom

ORTA DOĞU VE BALKANLARIN EN SERT ERKEĞİ ÖZLENMEZ Mİ  :(

Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.04.2021 02:22
boompsi
entel ile cahilin diyalogları 2
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/827598881927200778/kishatirasi.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 05.04.2021 02:23
(https://mudo.akinoncdn.com/products/2017/03/29/83477/094294c9-620b-4909-b2ef-d0a35c792702_size700x700_quality90.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.04.2021 17:15
Spoiler: GösterGizle
(https://mudo.akinoncdn.com/products/2017/03/29/83477/094294c9-620b-4909-b2ef-d0a35c792702_size700x700_quality90.jpg)


 :(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.04.2021 11:05
Martha Mauseth Arbesbach / Sebastian Arbesbach / Paprika Santana Arbesbach
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/829265407785173032/anasivepaps2.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Feold - 07.04.2021 11:15
ikisi de durumdan mutsuz görünüyor :-\
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.04.2021 20:48
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/829412155912355880/sabahsporu.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 09.04.2021 20:57
half german and half northman
but 100% american
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/830138824821964880/smoking.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 10.04.2021 04:06
karizma  O:-)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.04.2021 19:54
karizma  O:-)

 O:-)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.04.2021 19:55
half german and half northman
but 100% american
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/830138824821964880/smoking.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Pancake - 13.04.2021 23:56
&t=103s
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.04.2021 21:06
(https://www.upload.ee/image/13071440/dugun.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Marcell - 20.04.2021 21:13
başarılı
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.04.2021 01:01
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 23.04.2021 01:51
(https://media.discordapp.net/attachments/826170960566681620/834924226866839602/image0.jpg)

emeklilik hayatında başarılar sebohottin...
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: volooloo - 23.04.2021 05:28
f hocam f
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: jonlakow - 23.04.2021 05:35
+yav lütfen beni dinler misin allah aşkına yav?
-ya ne dinleyeceğim ya?
+ben yalan söylemem, herkese yalan söyle- sana yalan söylemem lütfen.
+yalan değil, doğruyu söylüyorum.
-bırak allah aşkına ya
-inanmıyoruuum!
+NEreye gidiyorsun?!
-gidiyorum!
+la gelir misin lütfen?

Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Feliron - 24.04.2021 09:18
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.


hammond da yaz
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.04.2021 21:30
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Wups - 25.04.2021 21:33
Kılbıklığın sonu, bu hikaye burada biter kalbim eski dosta küser.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Shardblade - 30.04.2021 07:49
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)

Howdy, partner?
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.05.2021 15:15
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)

Howdy, partner?

enjoyin' ma break


(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/838025768549220352/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 11.05.2021 00:52
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/841425624303927366/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 14.05.2021 17:42
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/842773920347979776/newseb.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 17.05.2021 00:57
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/843608189496852540/samp_14_05_2021_17_38_12.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.05.2021 20:04
what is... friend? @Feliron

Spoiler: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345721502924912/sebandham.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345880566923264/horsewashinginandout.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345921632960512/gopnik.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.05.2021 01:32
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Feliron - 26.05.2021 01:34
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)

sebastian escobar
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.05.2021 13:50
Spoiler: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)

sebastian escobar

+haa eyvallah, doğru doğru. meriç abi benim bir arkadaşım var, şifa imalatçısı, aynı yaştayız. lavuk burdan atlıyor uçağa jamaika'ya gidiyor; şifayı çekiyor içine, yıkanmadan geri geliyor.
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 26.05.2021 13:50
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/843608189496852540/samp_14_05_2021_17_38_12.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 28.05.2021 22:39
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/847921879515267122/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 29.05.2021 04:36
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/847921879515267122/unknown.png)


yoklama mı alıyor? kıymetli dostlarım!
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: mertkirca - 29.05.2021 12:41
CAVUSUM BEEE, ÜFF. ADAMIN ANSİKLOPEDİ GİBİ HAYATI VAR OKU OKU BİTMİYOR. ADAMSIN CAVUSUM o7
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 30.05.2021 12:57
Yorumlar için teşekkürler^

Upload.ee'nin çöküşüyle çoğu görsel ortadan kaybolmuş, en kısa sürede düzeltirim
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 01.06.2021 18:55
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/849315150761558056/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: ErenOzsoy7 - 01.06.2021 20:42
Çavuşum geri dönün, departmanın size ihtiyaci var.  :(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.06.2021 01:08
Çavuşum geri dönün, departmanın size ihtiyaci var.  :(

nasip




(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/850495919362670602/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Rowe - 05.06.2021 04:16
çavuşum, büyüyüp büyük adam oluyoruz, bir ziyaret bekleriz  :-X :-X :-X
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: southliberty - 05.06.2021 04:17
kalsın burada, belki ileride alıntı yaparız
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Scrimov - 05.06.2021 04:29
Özleniyor.. :(
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 05.06.2021 19:59
çavuşum, büyüyüp büyük adam oluyoruz, bir ziyaret bekleriz  :-X :-X :-X

aslannnnnnn

Özleniyor.. :(

 :(

kalsın burada, belki ileride alıntı yaparız
Spoiler: GösterGizle


(https://static.birgun.net/resim/haber-detay-resim/2019/10/22/blutv-den-behzat-c-aciklamasi-640063-5.jpg)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 07.06.2021 11:07
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/851371691204018216/arbszc.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 10.06.2021 16:00
Kısa süreli uykunun ardından #backinbusiness

(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/852532342396551178/smoking.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: bertukey - 10.06.2021 16:02
(https://cdn.discordapp.com/attachments/824638783608848404/852298576217243758/DudASIRWsAYjSUC.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 18.06.2021 14:49
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/855413916377415720/gecegozlukmutakiliramk.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.06.2021 03:33
seb fishing
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/855968506687258654/canga.png)
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 20.06.2021 13:04
bruno'ya kürekçi deme seb adam
Başlık: Ynt: Sebastian "Arbs" Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.06.2021 03:21
bruno'ya kürekçi deme seb adam

kürekçiye kürekçi denir
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 25.06.2021 02:46
Sayfa 70 adına bir FLASHBACK

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766068038926407/akademi.jpg?width=998&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766135956766720/sa-mp-000.png?width=1200&height=220)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765847383670804/sebandham.png?width=543&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765617074831380/heloaa.jpg?width=809&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765073895292928/kingstonparty.jpg?width=1200&height=525)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857763197951934504/jrndj.jpg?width=757&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765099670077470/1066.jpg?width=923&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762877104586772/icimicim.jpg?width=910&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767350069755924/dugun.png?width=967&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765525886992414/samp_25_12_2020_01_45_27.jpg?width=994&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762196716257290/senior.png?width=859&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762277154095114/sloarbs.png?width=994&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762151060996116/pdy.png?width=1053&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765577014509598/sampvcrp.png?width=802&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857768348393930792/unknown.png?width=1200&height=194)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766999458316338/operationVCPD.png?width=1015&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766952076312606/samp_13_02_2021_21_13_23.png?width=994&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767022338637824/ceramonial.png?width=678&height=559)

(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767143268679700/papsvesebinatmacerasi.png?width=994&height=559)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 03.07.2021 01:01
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/860641336818532352/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kaostan besleniyorum - 03.07.2021 01:17
Bunadı iyice, hayır gelmez artık bundan Paps'a.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: pregabalin - 03.07.2021 13:26
Toss a coin to your Paps. O' Valley of Plenty!

Spoiler: GösterGizle
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.07.2021 15:47
Bunadı iyice, hayır gelmez artık bundan Paps'a.


Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.07.2021 15:47
(https://cdn.discordapp.com/attachments/807667289196855337/866476569857622016/sdfsgfhskzds.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/807667289196855337/866463714294497310/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Layshe - 19.07.2021 17:01
Zınk
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: JSW - 19.07.2021 19:11
sayılı karakterlerden
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Myrtle - 19.07.2021 19:45
Yakışıklılığı sorgulanamayacak sayılı karakterlerden, Kendine özgü tarzı onu birçoğundan ayrıştırıyor.
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: OZJAN - 19.07.2021 21:09
sayılı karakterlerden
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.07.2021 23:22
(https://cdn.discordapp.com/attachments/821658634526130176/866776785588191232/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 20.07.2021 03:02
Başarılar :)

^^
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: kinginthenorth - 20.07.2021 03:35
erkek oğlu erkek, öz abim
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 21.07.2021 14:24
erkek oğlu erkek, öz abim
:(
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.07.2021 19:19
Alıntı yapılan: vice rp
(https://cdn.discordapp.com/attachments/782244898173878302/867499788827754516/Screenshot_10.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.07.2021 01:53
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/867902051643162624/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 23.07.2021 04:02
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/867934602411536384/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 24.07.2021 23:36
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/868592461449162822/samp_24_07_2021_22_49_30.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: only allah can judge me - 25.07.2021 16:53
adam her şeyin en iyisini yapıyor tanıtıma bak be
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2021 01:19
adam her şeyin en iyisini yapıyor tanıtıma bak be
^^^^
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2021 01:20
(https://cdn.discordapp.com/attachments/821658634526130176/866776785588191232/unknown.png)

(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/868592461449162822/samp_24_07_2021_22_49_30.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: copshop - 27.07.2021 01:22
Nasıl böyle iyi mi? :D
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Boogeyman - 27.07.2021 01:25
Kendisinin rollerini severiz. Başarılar.  :sampanya:
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 27.07.2021 01:25
Nasıl böyle iyi mi? :D

...değil
o günler özleniyor
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/869344642502635550/sr5.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 31.07.2021 22:10
Kendisinin rollerini severiz. Başarılar.  :sampanya:

TY
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: alexthegreat - 31.07.2021 22:38
başarılar  :o
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 02.08.2021 03:12
başarılar  :o

TY
Başlık: Tanıtım Güncellendi
Gönderen: Diversa - 05.08.2021 19:27
Yeni Tanıtım

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)





Eski Tanıtım: GösterGizle
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821738774194421830/diversaforumarkaplani.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)


   Sebastian, Seb ya da onun tercihiyle Arbs. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. Şu an çavuş rütbesiyle Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Tam bir badass. Mesleği konusunda sert bir mizaca sahip. Ergensi tavırları olan herkese kin besler. Tek başarısı olan mesleğini kutsal olarak görür.  Eşi ve özel hayatı hakkında konuşulmasından haz etmez.

     Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş olsa gerek. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor.       

   Fit olmaya aday  ortalamabir vücudu var. Hafiften kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Çene çevresinde sakalları var. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Alkolle arası pek yok. Limiti üç bira, o da Alman birası.

(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)



Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: FBatrix - 05.08.2021 19:32
legend
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 22.08.2021 16:41
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/878696299334082560/unknown.png)
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: handolenn - 22.08.2021 17:20
geri dönse keşke
Başlık: Ynt: Sebastian Arbesbach
Gönderen: Diversa - 19.09.2021 14:07
Part of the journey is the end.

(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/889105151057596446/kishatirasi.png)