-
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821738774194421830/diversaforumarkaplani.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
Sebastian, Seb ya da onun tercihiyle Arbs. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. Şu an çavuş rütbesiyle Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Tam bir badass. Mesleği konusunda sert bir mizaca sahip. Ergensi tavırları olan herkese kin besler. Tek başarısı olan mesleğini kutsal olarak görür. Eşi ve özel hayatı hakkında konuşulmasından haz etmez.
Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş olsa gerek. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor.
Fit olmaya aday ortalamabir vücudu var. Hafiften kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Çene çevresinde sakalları var. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Alkolle arası pek yok. Limiti üç bira, o da Alman birası.
| (https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png) |
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
table]
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART V
Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.
“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”
Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.
Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen. Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım. Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!
Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.
Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.
Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak. | (https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png) |
Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "
"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."
HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.
EEE...
Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.
Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.
(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)
-
Başarılar :o
-
Başarılar dilerim. :) :o
-
Başarılar.
-
@Wrix İkinci bir Pascal Arbesbach vakası mı yoksa ;D
Bu karakterinin özellikleri nasıl çıkıcak onu merak ediyorum :kappa:
-
@Wrix İkinci bir Pascal Arbesbach vakası mı yoksa ;D
Bu karakterinin özellikleri nasıl çıkıcak onu merak ediyorum :kappa:
Yok yok... ;D
Sadece soyisim benzerliği 8)
-
başarılar kanka :o
-
Teşekkürler ::)
-
merhaba ahmetcan
-
merhaba ahmetcan
merhaba burak
-
onbir numara altı yıldız
-
onbir numara altı yıldız
:-X
Tanıtım güncellendi, yakın zamana ait bir hikaye eklendi.
-
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
-
(https://www.upload.ee/image/11325362/sa-mp-336.jpg)
(:
-
(https://www.upload.ee/image/11325362/sa-mp-336.jpg)
(:
Bu da benden
(https://www.upload.ee/image/11325738/akademi.jpg)
-
Çok güzel karakter..
-
Çok güzel karakter..
güzel çar
-
Grande Seb! Rollerinde başarılar.
-
Grande Seb! Rollerinde başarılar.
Teşekkürler, sana gelsin @Preggesive
(https://www.upload.ee/image/11330686/seb.jpg)
-
Hikayenin son kısmı eklendi ve geçmişe ait kısa hikaye bitti.
Şu da çok dumur bir olay, şurada kalsın
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/11334403/gM.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11334248/birikiuc.....dort.jpg)
@14
-
(https://www.upload.ee/image/11334403/gM.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11334248/birikiuc.....dort.jpg)
@14
Ulan ifşalandık, arkadaşlar yalan haber, Mathias Seb'i trollüyordu..
-
Ulan ifşalandık, arkadaşlar yalan haber, Mathias Seb'i trollüyordu..
(https://www.upload.ee/image/11335275/tenor.gif)
-
Akademiyi geçmenin şerefine taze taze
-
seni çok özledim
-
ogrettigim gibi aslanim, guveniyorum sana
-
seni çok özledim
duygularımız karşılıklı
ogrettigim gibi aslanim, guveniyorum sana
hokus pokus hocam
-
Yok mu peki devriyemiz?
-
kendisin çok severim :) başarılar kolay gelsin
-
Yok mu peki devriyemiz?
Olmaz mı ;)
kendisin çok severim :) başarılar kolay gelsin
Ben de seni çok severim, teşekkür ederim
şunu da dördüncü sayfaya geçireyim
Akademiyi geçmenin şerefine taze taze
-
:)
-
:)
:o
-
Dünden kalanlar
(https://www.upload.ee/image/11340752/bulb.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11340753/sebs.png)
(https://www.upload.ee/image/11340755/arbesbach.png)
plus
(https://www.upload.ee/image/11340754/wtfisthat.jpg)
-
Başarılar dostum.
-
(https://i.hizliresim.com/hsBpka.png)
@Allen
mentörüm gelmiş hoş gelmiş
Başarılar dostum.
Teşekkürler
-
dünden kalanlar serisi devam
(https://www.upload.ee/image/11347837/grad2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11347835/volley1.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11347836/volley2.jpg)
-
Bitirdin bizi çaylak bitirdin. :(
-
Bitirdin bizi çaylak bitirdin. :(
;)
-
dewamke
-
Başarılar..
-
Başarılar dostum.
-
Teşekkürler arkadaşlar :D
-
Kral adamdır. Aynı sınıftan geçmişiz, haberimiz yok.
-
Kral adamdır. Aynı sınıftan geçmişiz, haberimiz yok.
O senin krallığın reis :o
-
başarılar
-
Teşekkürler.
-
:o
-
:o
8)
-
Başarılar kardeşim.
-
çok başarılı bir karakter taktir ediyorum, başarılar!
-
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim
-
Başarılar :o
-
vuruldum
-
Başarılar :o
Teşekkürler ::)
vuruldum
(https://www.upload.ee/image/11361632/giphy.gif)
-
(https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11362118/sebjjo.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11362117/sebbbko.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/11369383/newhome.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369380/kingstonparty.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
-
Sosyal rollerimi arttırırsam takılacağım ilk karakter
-
Sosyal rollerimi arttırırsam takılacağım ilk karakter
;D
-
(https://www.upload.ee/image/11369383/newhome.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369380/kingstonparty.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
-
uzun süre yoktum, işler ciddileşti.
(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)
-
tamam en iyi sensin
-
tamam en iyi sensin
(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
-
-
Dün ki telefon konuşması benim için zirveydi
-
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
The day has come!
-
:d
-
heeeeeeeeeyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
-
eyvah
-
eyvah
merhaba
-
ben çekici. bu da çekicim.
(https://www.upload.ee/image/11993471/cekici.jpg)
ayrıca, şu da ben
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
-
-
5tl10tl
-
basarılar
-
basarılar
sağ ol
-
Başarılı olmuş,rol yapmaktan zevk aldığım karakterlerden bir tanesi! Görürseniz rol yapmaktan çekinmeyin derim. :o
-
Başarılı olmuş,rol yapmaktan zevk aldığım karakterlerden bir tanesi! Görürseniz rol yapmaktan çekinmeyin derim. :o
:-[ :-[ :-[ :-[
-
(https://www.upload.ee/image/12004370/backinbrownie.jpg)
-
-
hastasınaaa
-
;)
hastasınaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
-
Rollerini beğendiğim biri, başarılaaar ;)
-
Rollerini beğendiğim biri, başarılaaar ;)
:-[ :-[ teşekkür ederim :-[ :-[
-
:) :o :-[
-
başarılar dost
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
-
(https://www.upload.ee/image/12015823/1594844620.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12018242/yaraliyorgun.jpg)
-
en sevdiğim
-
Sebastian, sahalarda daha çok görmek istiyoruz seni.
-
Sebastian, sahalarda daha çok görmek istiyoruz seni.
(https://www.upload.ee/image/12021042/tenor.gif)
en sevdiğim
:-X
-
(https://www.upload.ee/image/12022282/SIj171.jpg)
sansürlü benim.
-
(https://www.upload.ee/image/12022282/SIj171.jpg)
sansürlü benim.
-
(https://www.upload.ee/image/12028130/we1066asone.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12028128/hybi.jpg)
-
ben, ben ve ben
(https://www.upload.ee/image/12029548/sebb1.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12029549/sebb2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12029550/sebb3.jpg)
-
Sen bu sporu yapıyorsun.
-
Sen bu sporu yapıyorsun.
:-[ :-[ :-[ :-[ :-[ :-[
-
da di da di polis emre geldi da di
-
selamlar hanım
-
da di da di polis emre geldi da di
Sen sus
selamlar hanım
Bu gece de elanor elizabeth
-
your vibe attracts your tribe
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)
-
your vibe attracts your tribe
yani diyor ki kalabalıkta ötenin tenhada affı olmaz
-
your vibe attracts your tribe
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)
buraya cikarken benden izin aldiniz mi
-
your vibe attracts your tribe
(https://www.upload.ee/image/12034249/sebandham.png)[/center]
buraya cikarken benden izin aldiniz mi
sigara molasi
-
(https://i.resimyukle.xyz/RB8PU6.png) (https://resimyukle.xyz/i/RB8PU6)
kapışalım mı? 8)
-
(https://i.resimyukle.xyz/RB8PU6.png) (https://resimyukle.xyz/i/RB8PU6)
kapışalım mı? 8)
bisiklete ne oldu? beni ara beni bul
-
kamerun
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)
-
kamerun
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)[/center]
Real Gangsta Shit!
-
kamerun
(https://www.upload.ee/image/12040483/kamerun.jpg)[/center]
Real Gangsta Shit!
-
sana hikayemi anlatayım...
(https://www.upload.ee/image/12040987/sanahikayemianlatayim.jpg)
btw on numara amcaymış
-
Güzel karakter, takipteyim. :)
-
Güzel karakter, takipteyim. :)
Teşekkürler ???
deutscher panzer
(https://www.upload.ee/image/12042509/germantank.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12047010/1.jpg)
-
kaç tane testisin var
-
kaç tane testisin var
bir tane
-
Gariban karakter, çok sevdim.
Fit, hafif kaslı bir vücudu yok. Manken mi? Kesinlikle değil...
-
Gariban karakter, çok sevdim.
Fit, hafif kaslı bir vücudu yok. Manken mi? Kesinlikle değil...
(https://secmehikayeler.com/wp-content/uploads/2015/06/kel-e1434626608478.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12052636/alliwantforchristmasisyou.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12052638/papsebrandymosby.jpg)
-
Aşırı beğendim bu karakteri, underrated diyeceğimiz düzeyden hatta. Bizimle takılmaya devam et, hehehehehehe!
-
Aşırı beğendim bu karakteri, underrated diyeceğimiz düzeyden hatta. Bizimle takılmaya devam et, hehehehehehe!
Teşekkür ederim :D
Şunu da 13. sayfaya taşıyayım
(https://www.upload.ee/image/12052636/alliwantforchristmasisyou.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12052638/papsebrandymosby.jpg)
-
çok üzecekler garibimi
-
çok üzecekler garibimi
:'(
-
(https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12056099/hdv.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12056655/gobeklimemur.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12058847/milliondollarworthpiece.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12058846/deliyimben.jpg)
-
Buraya sadece bunu bırakabilirim...
(https://i.imgur.com/X5tD7M5.gif)
-
neşeli memur
(https://www.upload.ee/image/12061111/arbys.jpg)
-
part I;
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
-devamı gelecek-
#part III yakında
-
Harika.
-
Harika.
Teşekkür ederim.
Şunu yeni sayfaya çıkarayım
part I;
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
-devamı gelecek-
#part III yakında
-
Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Okurken gözlerimden yaş geldi yemin ederim. Okuduğum en iyi tanıtım bu! :o :o :o :o :-X :-X :-X :-X
-
Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
Sinirlerim yıprandı, gülmekten gözümden yaş geliyor.
-
tıpta utanma yoktur bilmemne(https://www.upload.ee/image/12065810/eyyof.jpg)
bisikletin mi var?
(https://www.upload.ee/image/12065814/bbbbb.jpg)
ben oldum prostat!
(https://www.upload.ee/image/12065813/benoldumprostat.jpg)
-
@Wrix karakterin ismine bakınca aklıma bu geliyor tutamadım kendimi karakter skinini sevdiklerimden biri kolay gelsin.
-
@Wrix karakterin ismine bakınca aklıma bu geliyor tutamadım kendimi karakter skinini sevdiklerimden biri kolay gelsin.
Teşekkür ederim ;D
Bu adamda bir şeyler var
ÇİL
(https://www.upload.ee/image/12066803/cillibom.jpg)
çillerimi tam görmek için link
https://www.upload.ee/image/12066803/cillibom.jpg
-
bisikletin mi var?
(https://www.upload.ee/image/12065814/bbbbb.jpg)
ay var sanırım
-
ay var sanırım
bi tur versene
-
uykucu
-
(https://i.hizliresim.com/ajsmMy.png)
(https://i.hizliresim.com/WxQPgn.jpg)
Randy'in 2014 yılında kazandığı şampiyonluk.
(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)
-
uykucu
zZzZzZz
@Guinevere weeee areee the championssss
-
çok seviyoruz polislerimizi :P
-
çok seviyoruz polislerimizi :P
duygularımız karşılıklı
-
(https://www.upload.ee/image/12069894/3333.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12069893/almostgone.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12069895/papyyyyyyyy.jpg)
-
29.07.2019, Sebastian Arbesbach ve Carlos Felipe Bojorquez
(https://sun9-23.userapi.com/c855124/v855124945/1dc647/fiQ2qrDIqCI.jpg)
Görüntü bana ait değil fakat çok hoş olduğu için kullanmak istedim. Fotoğraf skin yapımcısına ait.
-
güzel
-
güzel
kardeş saol
-
F A S H I O N I C O N S
(https://www.upload.ee/image/12072497/fashionicons.png)
(https://www.upload.ee/image/12072498/gobekli.png)
-
Sevdğim bir Mapper :)
-
Sevdğim bir Mapper :)
Mimari işleri eskide kaldı ::)
Şunu yeni sayfaya çıkarmakta fayda var.
F A S H I O N I C O N S
(https://www.upload.ee/image/12072497/fashionicons.png)
(https://www.upload.ee/image/12072498/gobekli.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12075525/yoga.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12076756/animepaps.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12076751/sebpaps.jpg)
-
felç
(https://www.upload.ee/image/12076936/ts1.jpg)
-
Abi saçın çok havalı wrix abiii
-
wrix abimmmmmmmmmmmmmmmmm
-
(https://i.hizliresim.com/jH4vtI.jpg)
Some sanatsal moments.
-
Abi saçın çok havalı wrix abiii
klasik havuç
wrix abimmmmmmmmmmmmmmmmm
STARDENBURDENHARDENBART
-
sakallı seb daha iyiymiş sanki
-
sakallı seb daha iyiymiş sanki
Memurların tıraş olma zorunluluğu :(
-
(https://www.upload.ee/image/12076756/animepaps.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12076751/sebpaps.jpg)
Şunu yeni sayfaya alalım. Ayrıca tanıtımı sadeleştirdim ve temsili kullandığım fotoğrafın yerine başka bir fotoğraf kullandım. Daha iyi oldu gibi.
-
Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Sevgi göstergesi...
-
Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Sevgi göstergesi...
>:(
-
(https://www.upload.ee/image/12081857/abc.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12081930/stillcool.jpg)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)
:P
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)
-
(https://www.upload.ee/image/12085191/sexyyy.png)
-
şu hayatı yaşıyorsunuz biz ne yaşıyoruz?
-
şu hayatı yaşıyorsunuz biz ne yaşıyoruz?
-
(https://www.upload.ee/image/12085190/fashioniconspt3.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12085191/sexyyy.png)
(https://www.upload.ee/image/12081930/stillcool.jpg)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/680828638014603285/738911900594602014/seb.gif)
şunları yeni sayfaya çıkarayım, çok kısa durdular
-
8) 8)
-
8) 8)
8) 8)
-
(https://www.upload.ee/image/12088758/back.png)
-
sebby <3
-
sebby <3
chels....<3
-
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
-
Çok iyi bir ikili oldular.
-
Çok iyi bir ikili oldular.
Böyle yazdın madem karakteri gelecekte nasıl yönlendireceğim hakkında neden hiçbir fikrimin olmadığına dair ufak bir yazı yazayım. Hayatımda ilk defa bu tarz bir sorunu olan karakter(paps) ile rol yapıyorum. Normalde Sebastian ciddi anlamda hayat zorluğu yaşamış ve polis olduktan sonra aksiyondan kaçmaya başlayan bir karakterdi. Mesela bir operasyon olduğunda barikatların başında durmayı seçerdi. Adam tutuklanacağı zaman olabildiğince az iletişime geçerdi. Özüne baktığımızda bu karakterin zamanında kalbi kırılmış, istemediği sebepten kız arkadaşından ayrılmış. Üstüne dayak yemiş. İşinden olmuş. Sebastian Paps ile gayet iyi anlaşıyor. Hatta onu dominant bir kadın olarak görüyor ve tıpkı departman içerisinde üstlerinden korktuğu gibi ondan kimi zaman korkuyor. Fakat bu durum, Sebastian'ın bir şeyleri başarma arzusuna çok benzediği için Paps'tan vazgeçemiyor. Paprika ve Rika için aynı şeyi söyleyemem. Sebastian Rika'yı bir amaç olarak görüyor. Onu tavlarsa, Dünya üzerindeki tüm kadınları tavlayabilirim düşüncesine kapılacak. Onu, aşılması zor bir engel olarak görüyor. Paprika ise Sebastian için bir sınav. Yıllarca kaçtığı aksiyon. Onu hiç görmek istemiyor. Fakat bir tarafı, zorla ona yardım etmeye itiyor. Bu durum da haliyle Sebastian'ın mesleğindeki duygu ve davranışları etkiliyor. Büyük sorun ise, Sebastian'ın bu üç karakterden etkilenip gelecekte tam olarak nasıl bir insan olacağı.
-
18. sayfa özet
(https://www.upload.ee/image/12092453/yoga.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12088758/back.png)
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
-
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.
(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)
-
:o :)
-
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.
(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)
Sebastian, Paprika'nın kişiliğini çözmeye çalışıyor- özet.
Hazırlık(https://i.hizliresim.com/aHJ4Dq.png)
Ansiklopedi incelemeleri, internet araştırmaları.(https://i.hizliresim.com/4S34kd.png)
(https://i.hizliresim.com/WctXfh.png)
Durumu öğrenip üzülme ve sinirlenme hali.(https://i.hizliresim.com/GGgXmO.png)
-
:o
-
Her gün onlarca yeni şey öğreniyorum. Her birisine göstermem gereken özel ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Fakat bu işin sonu nereye varacak? Bilmiyorum. Üç kadın seviyorum, her birisi için farklı bir erkek olmam gerekiyor.
(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)
Sebastian, Paprika'nın kişiliğini çözmeye çalışıyor- özet.
Hazırlık(https://i.hizliresim.com/aHJ4Dq.png)
Ansiklopedi incelemeleri, internet araştırmaları.(https://i.hizliresim.com/4S34kd.png)
(https://i.hizliresim.com/WctXfh.png)
Durumu öğrenip üzülme ve sinirlenme hali.(https://i.hizliresim.com/GGgXmO.png)
[spoiler]
[/spoiler]
;D ;D ;D ;D ;D ;D
-
seviyorum keretayı
-
seviyorum keretayı
:-X
-
Başarılar ;) :o
-
Başarılar ;) :o
:-X
-
(https://www.upload.ee/image/12099722/motoruacikbirakmissalak.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12099725/DENZELKINGSTON.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12094668/reallifedetective.png)
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
-
şeffaffs
-
şeffaffs
orrrrrrrjins
-
(https://www.upload.ee/image/12102725/cddddd.jpg)
aile hekimimiz gidiyormuş, son son :(
(https://www.upload.ee/image/12102723/gidiyormus.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12104476/gece1.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12104475/masumpaps.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12104474/gece3.jpg)
-
turuncuya veya sarımsı renklere karşı tuhaf bir ilginiz olduğu söyleniyor, doğru mu? :P
-
turuncuya veya sarımsı renklere karşı tuhaf bir ilginiz olduğu söyleniyor, doğru mu? :P
Evet
-
başarılar :o
-
Gönlümde RIP ;D ;D
-
sevdim sevdim
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
sevdim sevdim
-
(https://www.upload.ee/image/12099722/motoruacikbirakmissalak.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12099725/DENZELKINGSTON.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12102725/cddddd.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12104474/gece3.jpg)
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
sevdim sevdim
üzgün emoji şeysi
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
sevdim sevdim
üzgün emoji şeysi
Numaramı fuhuşçulara vermeden önce düşünseydin >:(
-
Kitap gibi okudum bayağı başarılı karakter. :o :o :) :)
-
güzel çar, umarım bozulmaz. :o
-
Havalı, havalı. Havuç kafalı! Etrafı Paps, Rika ve Paprika ile sarılı.
-
Yorumlar için teşekkür ederim :-X
(https://www.upload.ee/image/12109514/salute.png)
(https://www.upload.ee/image/12109511/salute2.png)
-
Kitap gibi okudum bayağı başarılı karakter. :o :o :) :)
:-X
-
Özüne baktığımızda bu karakterin zamanında kalbi kırılmış, istemediği sebepten kız arkadaşından ayrılmış. Üstüne dayak yemiş. İşinden olmuş. Sebastian Paps ile gayet iyi anlaşıyor. Hatta onu dominant bir kadın olarak görüyor ve tıpkı departman içerisinde üstlerinden korktuğu gibi ondan kimi zaman korkuyor. Fakat bu durum, Sebastian'ın bir şeyleri başarma arzusuna çok benzediği için Paps'tan vazgeçemiyor. Paprika ve Rika için aynı şeyi söyleyemem. Sebastian Rika'yı bir amaç olarak görüyor. Onu tavlarsa, Dünya üzerindeki tüm kadınları tavlayabilirim düşüncesine kapılacak. Onu, aşılması zor bir engel olarak görüyor. Paprika ise Sebastian için bir sınav. Yıllarca kaçtığı aksiyon. Onu hiç görmek istemiyor. Fakat bir tarafı, zorla ona yardım etmeye itiyor. Bu durum da haliyle Sebastian'ın mesleğindeki duygu ve davranışları etkiliyor. Büyük sorun ise, Sebastian'ın bu üç karakterden etkilenip gelecekte tam olarak nasıl bir insan olacağı.
adam olsun yeter
-
(https://www.upload.ee/image/12115943/vcpd.png)
-
günün anlam ve önemi
(https://www.upload.ee/image/12118295/ytk.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12118296/mrt.jpg)
-
just before the night shift
(https://www.upload.ee/image/12119242/selfie1900.png)
repost*
-
(https://www.upload.ee/image/12109914/sebb.png)
-
aşk :-X
-
aşk :-X
;D
-
(https://www.upload.ee/image/12125288/newride.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12126422/minis.jpg)
-
Scott, Sebo'nun ona ısmarladığı hamburgerden sonra hayali arkadaşlarıyla beraber hamburger söylemeye gidiyor.
-
Scott, Sebo'nun ona ısmarladığı hamburgerden sonra hayali arkadaşlarıyla beraber hamburger söylemeye gidiyor.
Az bile söylemiş 8)
Adettendir, 22. sayfada görülmeye değer ekran görüntüleri. 22. sayfanın özeti.
(https://www.upload.ee/image/12119242/selfie1900.png)
(https://www.upload.ee/image/12109914/sebb.png)
(https://www.upload.ee/image/12125288/newride.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12129483/cheesecake.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12134173/sb.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12134176/sbpd.jpg)
-
-
*amirimin sesiyle* SANA NE? SANA NE LAN SANA NE?!
-
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin
-
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin
Beni öldürmezseniz sonum gelcek gibi gözükmüyor ;D
-
(https://www.upload.ee/image/12137685/kafamiz.png)
(https://www.upload.ee/image/12137683/icimicim.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12137680/ribontime.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12140037/2cc.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12140038/3cc.jpg)
-
(https://media.discordapp.net/attachments/715997991961624618/743223761209131090/sa-mp-660.png?width=703&height=475)
(https://i.hizliresim.com/hnoz8C.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12141098/siragazziderkonigishere.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12143036/vccseb.jpg)
-
bana biraz kızdı, tanıtım falan harika abi kıyak
-
bana biraz kızdı, tanıtım falan harika abi kıyak
Teşekkürler ??? :-X
-
nasıl çaldım ama kankanı
-
nasıl çaldım ama kankanı
-
nasıl çaldım ama kankanı
turşusunu kurmaya niyetim yoktu zaten
-
(https://www.upload.ee/image/12147009/usgczbseb.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12148263/yfsa.jpg)
-
(https://i.hizliresim.com/yL3R3C.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12148729/fotofotofoto.jpg)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/744036733729112105/sa-mp-145.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12152591/bzbatmlk.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12152685/mvnght.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12152893/a11.png)
(https://www.upload.ee/image/12152892/a12.png)
-
Biz niye uzun soluklu rol yapmıyoruz?
-
başarılı
-
başarılı
Teşekkür ederim :-X
Biz niye uzun soluklu rol yapmıyoruz?
???????????????????????
-
(https://www.upload.ee/image/12156124/bigmm1.jpg)
-
mn
(https://www.upload.ee/image/12157691/kb2.jpg)
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc
-
Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum.
Bu doğru.
Storyline mükemmel, efsane tanıtım efsaneliğine devam ediyor. 10/10 :-X
-
Storyline mükemmel, efsane tanıtım efsaneliğine devam ediyor. 10/10 :-X
:-X
-
(https://www.upload.ee/image/12164679/yfsa.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12164798/jjjjjjjjj.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12166584/daimaorganize.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12167007/wrrrrrrm.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12164793/jrndj.jpg)
-
herkesin sonu gibi seninde sonu arşiv sebastin
Dread it, run from it, destiny still arrives.
(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12172086/rescueops.jpg)
-
Ruh hastası olmaya bir adım daha yaklaştı...
-
Paprika bunun sonunu getiriyor, herkes gibi-...
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)
#partIVtbc
-
22
(https://www.upload.ee/image/12181054/cvr.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181055/ssssj.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181056/wyhy.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181058/papsy.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181057/papsy2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181053/sssjsjs.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12181051/boooooom.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12182675/horsewashinginandout2.png)
@Guinevere
-
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be. :)
-
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be. :)
:-X
-
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be. :)
itiraf et sage sende kıskanmadın değil he @Sage
-
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)
Mcömçşjfjdamçdewxçshxş ne günlerdi ya
-
(https://www.upload.ee/image/11332076/azoncebizneyasadik.jpg)
Mcömçşjfjdamçdewxçshxş ne günlerdi ya
Heeeeeeey gidim hey
27. sayfadan en sevdiklerim
(https://www.upload.ee/image/12181057/papsy2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12181055/ssssj.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12171770/dsa.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12182675/horsewashinginandout2.png)
-
tamam tamam bir şey yok eli kaymış
-
güzel bir tanıtım olmuş
-
tamam tamam bir şey yok eli kaymış
;D
güzel bir tanıtım olmuş
Teşekkürler
(https://www.upload.ee/image/12187709/brfng.jpg)
-
Gördüğüm en iyi karakter tanıtımı, sağlam bir yuh çektim be. :)
itiraf et sage sende kıskanmadın değil he @Sage
aaaa sdıfhdasofdhudashufd (bu arada gerry''e selam)
-
...sağ elim, neden titriyor?
(https://www.upload.ee/image/12189059/sdasdadasdasd.jpg)
-
I am sorry, I love you...
-
I am sorry, I love you...
:(
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/747625903361884270/ss1.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/747625903361884270/ss1.png)
-
açıların güzelliği tanıtım ile doğru orantılı :P
ve o gökyüzünü çalma şansım var mı
-
açıların güzelliği tanıtım ile doğru orantılı :P
ve o gökyüzünü çalma şansım var mı
:-X
(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12199931/cccc.jpg)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/748169486741274676/image0.jpg)
-
(https://i.hizliresim.com/hFC9Yf.jpg)
(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)
-
ara sıra uğrayıp göz attığım tanıtımlardan, çok iyi gidiyor
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
-
(https://i.hizliresim.com/hFC9Yf.jpg)
(https://i.hizliresim.com/VwI86j.png)
Aslında bunu takıp gezmek vardı 8)
-
-
thumbnail cuk oturmuş
-
(https://www.upload.ee/image/12205369/byyy.jpg)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/742538321665851500/748579418204536901/asdsadads.jpg)
bunu da diğer sayfaya çıkarayım
(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
-
(https://www.upload.ee/thumb/12205412/137-1371127_lapd-police-officer-3-police-officer-ii-rank.png)
Sebastian Arbesbach, now Police Officer III
DÜNKÜ BEBE ARTIK PO3
(https://images-na.ssl-images-amazon.com/images/I/71N6Be1CtML._AC_SL1500_.jpg)
-
en kaliteli tanıtım
bu kaliteye
ulaşamam
-
en kaliteli tanıtım
bu kaliteye
ulaşamam
yemezler, roman yazar gibi multimedya atıyosun seni de biliyoruz
-
biraz throwback
(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)
(https://www.upload.ee/image/12205453/akademi.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12205454/arbesbach.png)
(https://www.upload.ee/image/12205455/sebbbko.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/12202710/bulb.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12202720/sebfucked.png)
(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
-
(https://i.hizliresim.com/iTIlaM.jpg) (https://hizliresim.com/iTIlaM)
Paprika'ya atacağımı söyledim fotoğrafı aşkından nasıl poz vereceğini şaşırdı.
-
(https://i.hizliresim.com/iTIlaM.jpg) (https://hizliresim.com/iTIlaM)
Paprika'ya atacağımı söyledim fotoğrafı aşkından nasıl poz vereceğini şaşırdı.
kim lan jön, sebmiş!!
-
(https://i.hizliresim.com/XgAozc.png)
-
Sonundaaa apoleeettt 8)
-
Sonundaaa apoleeettt 8)
Y E S
-
Şu throwback bile beni benden alan anılardan bir tanesi, o gemiler geri gelmeyecek...
-
Şu throwback bile beni benden alan anılardan bir tanesi, o gemiler geri gelmeyecek...
:(
(https://www.upload.ee/image/12205369/byyy.jpg)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/742538321665851500/748579418204536901/asdsadads.jpg)
bunu da diğer sayfaya çıkarayım
(https://www.upload.ee/image/12199562/sebbbbbbbbbbbbbbbb1.png)
biraz throwback
(https://www.upload.ee/image/11390950/sebastianarb.gif)
(https://www.upload.ee/image/12205453/akademi.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12205454/arbesbach.png)
(https://www.upload.ee/image/12205455/sebbbko.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369382/rollingrolling.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11369381/macar.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/12202710/bulb.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12202720/sebfucked.png)
(https://www.upload.ee/image/11395583/lvl100boss.jpg)
-
-
:(
-
:-\
-
-
Gelecekten bir fotoğraf. 27 yaşında. Evli. Belki çocuk sahibi, ama kesinlikle kedi sahibi.
(https://www.upload.ee/image/12213344/sesesesese.jpg)
(https://www.upload.ee/image/12213346/sebbbbbbbbbbbsak.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12213445/silahv2.png)
-
bunu da kaybettik
-
bunu da kaybettik
yoo
-
(https://www.upload.ee/image/12213445/silahv2.png)(https://www.upload.ee/image/12215069/kardesims3.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12216185/wrixfather.png)
-
-
-
çok saçma karakter, değişmesini istiyorum next
EVLENİYOR BİZİ ÇAĞIRMIYOR YOK YA HARBİ DOST DEĞİL
-
yorumlar için teşekkürler
-
Gelecekten bir fotoğraf. 27 yaşında. Evli. Belki çocuk sahibi, ama kesinlikle kedi sahibi.
(https://www.upload.ee/image/12213344/sesesesese.jpg)
-
harika bir champ
-
harika bir champ
??? 8)
-
33.
-
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)
fishing hat squad
-
(https://www.upload.ee/image/12224926/kovalar.png)
fishing hat squad
Kovalar
-
Çok iyi ilerliyor, umarım böyle devam eder. Bol şans.
-
Çok iyi ilerliyor, umarım böyle devam eder. Bol şans.
ilerler benim kardeşim
-
Bir dakika Paps havuç'u James'a sattı! @Wrix
-
Bayağı sağlam tanıtım, bir o kadar sağlam karakter. Başarılar Arbs. :o :-X
-
Bayağı sağlam tanıtım, bir o kadar sağlam karakter. Başarılar Arbs. :o :-X
gitmek zorunda mıydın :(
(https://www.upload.ee/image/12227480/sebebalibirand.png)
-
gitmek zorunda mıydın :(
Belkiii :(
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
-
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Çok yalnızım çok.
Part IV'ü çok bekledik ama değdi... :o :o / :o :o Okuduğum en iyi tanıtım!
-
Yaşayan efsane! Kendisi canlandırmakla kalmıyor, bizi de içine sürüklüyor. Tebrik ederim. :o
-
Takipte olduğum, karakter gelişimini en beğendiğim karakterlerden bir tanesi. Rollere ayrı bir renk ve hava katıyor. Başarılar dilerim Ahmetcan... :o
-
sonu yazar gibi gözüküyor
-
VCPD birliğinde en iyi gelişimi gösteren karakter Seb olabilir belki de. Başarılar Ahmet, böyle devam. :o
-
Güzel tanıtım, gerçekten başarılı.
-
Karakter gelişiminin hakkını vermiş
-
Beendim :-X
-
İnsanın karakter tanıtımı açası geliyor, bana güzel fikirler ve ilham veren bir karakter tanıtımı oldu bu. Esinleneceğim, ellerine sağlık. :D
-
Yorumlar için teşekkür ederim :-X
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
-
Pek yorum yapmasamda bu konuyu severek takip ediyorum, şu çok hoşuma gitti. Eline sağlık. :o
Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak.
-
Pek yorum yapmasamda bu konuyu severek takip ediyorum, şu çok hoşuma gitti. Eline sağlık. :o
Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak.
(https://www.upload.ee/image/12243004/tenor__1_.gif)
-
Ben bile aşık oluyorum bu adama. :-X
-
wups, sıra var önce ben
-
Ben bile aşık oluyorum bu adama. :-X
wups, sıra var önce ben
(https://www.upload.ee/image/12243004/tenor__1_.gif)
-
(https://www.upload.ee/image/12248991/mrwhite.jpg)
(https://i2.wp.com/lightoftruth.in/wp-content/uploads/2019/03/heisenberg.jpg?fit=570%2C340,)
[/center]
(https://www.upload.ee/image/12242587/gopnik.png)
-
mentör...
(https://www.upload.ee/image/12253454/broos.png)
-
-
Ama onun hayatını değiştiren bir anımı buraya yazabilirim. Kendisi sevgilisinden yeni ayrılmış, klasik aşk acısı çekiyordu. Ocean Bar’da ucuz biralardan içtiğimiz bir günde, turuncu kafalı birisi geldi. Eskimiş ve bozuk bir motoru ile geldi, süt istedi. Paps’a baktım, resmen o çocuğa odaklanmış gibiydi. İlgiyle bakıyordu resmen. Ben de biraz baktım, yakışıklı ve narin birisiydi. Paps’a “Yanına gidip konuşmamı ister misin?” diye sordum. Paps da “LÜTFEEEEN!” diyince, hemen harekete geçtim. Çocuğun yanına gittim, önce irkildi. Güreşçi adamı görünce tabi, hehehehehe! Biraz konuştum, biraz çekingen davrandı. Benim gibiydi, benim de yanıma böyle birisi gelse çekingen davranırım. “Şu sarışın kadın sana çok fazla baktı… onunla biraz konuşmak ister misin?” dedim. O da Paps’a baktı… biraz süzdü. Ve bana şöyle dedi. “Biber gazı yememi mi istiyorsun?” Gülümsedim ve ona biraz Paps’ı anlattım… Konuşması için ikna ettim ve sohbetlerine başladılar. Konuştukça konuştular ve biraz daha zaman geçtikten sonra sevgili oldular. İşte bu, Paprika’nın hayatını değiştiren şey oldu. Birkaç hafta önce evlendiler ve onu Sebastian’a doğru bizzat ben getirdim. Bundan çok gurur ve mutluluk duyuyorum. Bu yüzden, Paprika’nın yeri bende çok ayrı. Bu hayattaki en iyi dostum o, ve hep böyle kalacak.
-
Yorumlar için teşekkür ederim :-X
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
Spoiler içerisinde PART I, PART II ve PART III var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
#partIVtbc
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme :))) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdahale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsaade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12267441/sebastiangif.gif)
-
Uzun süredir bir şeyler paylaşamıyorum, konuya gereken ilgiyi gösteremiyorum. Sebastian'ın ufak bir Almanya turu olacak, sonrasında kaldığımız yerden devam.
(https://www.upload.ee/image/12274495/madguy.png)
repost
-
Yerimizi alalım!
(https://www.upload.ee/image/12280357/sebasty.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12319694/theworldisyours.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12321662/wavinmaflag.png)
-
-
Yürüyen bir bela mısın be!
-
yürüyen bir belayım
(https://www.upload.ee/image/12334401/VCPD_.png)
-
dersine çalışıyor
(https://www.upload.ee/image/12336713/egitmen.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12344267/pastypastyverytasty.png)
(https://www.upload.ee/image/12344273/day1.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12346813/weserveasone.png)
-
mukemmel mukemmel
-
benim adamım
-
Yorumlar için teşekkürler :-X
-
:o
Ne eksik, ne fazla
-
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!
-
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!
Ne manyaklığımı gördün :D
-
Deli manyak kafada karakterler, sürekli bir kopukluk... Bir yerlerden tanıdık gelse de emek verilmiş, harika!
Ne manyaklığımı gördün :D
Ben hikaye için dedim yoksa daha bir şey görmedik
-
amirim :-[ cok güzel tanıtım
-
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o
-
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o
Altına imzamı atıyorum, benim için de aynı düşünceler geçerli Ahmetcanciğerim :-X
-
tavuk
-
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o
38 sayfa olmuş. Temmuz ayında tanıştığımızda garibanın tekiydi bu karakter. Nice birlikte rollere, seninle rol yapmak çok keyifli. :o
Altına imzamı atıyorum, benim için de aynı düşünceler geçerli Ahmetcanciğerim :-X
Bir gece Ocean Bar'a uğramam sonucunda yaptığım rollerin ve hatta platformda geçirdiğim vaktin çok farklı eksenlere kayacağını tahmin bile edemezdim. İkiniz de bana çok şey kattınız. Her açıdan. Rollerimi şekillendirmeme yardım ettiniz. Birçok hatamı düzelttiniz. Bu tanıtımda ve VCRP'de bir şeyler başarabilmişsem bu başarılarda payınız çok büyük. Çok iyi birer dostsunuz, çok iyi rol arkadaşısınız. İkinizi de çok seviyorum. İyi ki varsınız. Nice birlikte rollere, nice birlikte yıllara. Teşekkür ederim. Size minettarım.
@Guinevere @kaostan besleniyorum
Olur da bu yorumu okursanız, sizlere de çok teşekkür ederim. Mr. KediHırsızı ve Mr. Hipokrat Yeminsiz
-
(https://media.discordapp.net/attachments/723268855060889661/762844946314952704/sa-mp-002.png?width=1204&height=677)
karizmanın öz oğlu havuç
-
tavuk
Gıt gıt gıdak
(https://media.discordapp.net/attachments/723268855060889661/762844946314952704/sa-mp-002.png?width=1204&height=677)
karizmanın öz oğlu havuç
eyyo
-
"Ben FBI ajanıyım" diye 1 Nisan şakaları yapan adamdan nereye gelmiş...
-
"Ben FBI ajanıyım" diye 1 Nisan şakaları yapan adamdan nereye gelmiş...
Hala yapar öyle şakalar bilirsin
-
tam çözünürlük
https://www.upload.ee/image/12364692/akademi.png(https://www.upload.ee/image/12364692/akademi.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12368558/sef.png)
-
Benim bu eşkime igare kalsın, başarılar gözüm.
-
çok iyi tanıtım, felaket hoşuma gitti
-
Tanıtıma düşmeyen de bileyim
-
Kıymetli yorumlarınız için teşekkürler :-X
-
:o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o :o
-
cheesecake
-
cheesecake
limonlu
-
tam çözünürlük için linke tıklayın
https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png
(https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png)
-
https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png
(https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png)
-
tam çözünürlük için linke tıklayın
https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png
(https://www.upload.ee/image/12376126/efektli.png)
https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png
(https://www.upload.ee/image/12376247/justbeforepapsindabed.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12383569/papsrika.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/765343336558624808/HUHUHU.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/765340868223041586/the_end.png)
-
-
(https://www.upload.ee/image/12386771/Screenshot_8.jpg)
-
Mayweather ilk kahveye tükürdü mü, tükürmedi mi?
-
Mayweather ilk kahveye tükürdü mü, tükürmedi mi?
Drayce Sebastian'ın iyiliğini istemezzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz
(https://www.upload.ee/image/12390666/imatworkbooring.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12390666/imatworkbooring.png)
(https://www.upload.ee/image/12400960/bankaciyasin.png)
-
>:( >:( >:(
-
part 5 istiyoruz lütfen
-
(https://www.upload.ee/image/12403327/sebbycamera.png)
(https://www.upload.ee/image/12403331/WESERVEASONESELFIE.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12401908/ingodsebastiantrust.gif)
-
part 5 istiyoruz lütfen
-
(https://www.upload.ee/image/12410972/WESERVEASONESELFIE.png)
-
kendisini ayrı bir severiz
-
nasıl çaldım ama 300 dolarını eheheheheheheh
-
kendisini ayrı bir severiz
slm cırspın ben seb sefın
nasıl çaldım ama 300 dolarını eheheheheheheh
-
(https://www.upload.ee/image/12425232/1603291110.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12425918/23102020.png)
-
41'den görmeye değer kareler
(https://www.upload.ee/image/12401908/ingodsebastiantrust.gif)
(https://www.upload.ee/image/12410972/WESERVEASONESELFIE.png)
(https://www.upload.ee/image/12425918/23102020.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12425232/1603291110.png)
dedektiflik havuça yakışırmış heee
-
Eksik kalsın dedektiflik yaşasın şeflik
-
(https://www.upload.ee/image/12434725/sebastalin.jpg)
COMMUNITY STRONG
(https://www.upload.ee/image/12434720/communitystrong.png)
sanki babası gibi
(https://www.upload.ee/image/12434721/justlikedadandtheson.png)
there is 1 impostor among us
(https://www.upload.ee/image/12434722/thereisoneimpostoramongus.png)
-
DRIVIN' DRIVIN'
(https://www.upload.ee/image/12434723/drivindrivin.png)
-
WILL YOU MARRY ME ONE MORE TIME
(https://www.upload.ee/image/12434724/willyoumarrymeonemoretime.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651453337241124877/651453855514755073/InternalAffairs.png)
-
En samimi, neşeli ve eğlenceli memur. :o :-X
-
En samimi, neşeli ve eğlenceli memur. :o :-X
(https://www.upload.ee/image/12462461/smk.jpg)
-
Best Amir.
-
Best Amir.
:-[
-
biraz hanım köylüdür ama severiz kendisini
-
(https://www.upload.ee/image/12477299/domstar.png)
-
c:@Feliron
-
başarılar :-[ :o
-
(https://www.upload.ee/image/12493227/SS-DW-LLL.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/422009970079432707/772501653211185162/unknown.png)
*c Guinevere
-
Tanıtım :o :o
-
Part 5 nerede kaldı Diversa?
-
Part 5 nerede kaldı Diversa?
Evet, bekliyoruz hâlâ.
-
(https://i.hizliresim.com/t9NPsF.png)
-
Part 5 nerede kaldı Diversa?
Evet, bekliyoruz hâlâ.
Nasipte varsa----------bu kadar
(https://i.hizliresim.com/t9NPsF.png)
Yemin ederim müthiş, tam bir mississippi man
-
(https://media.discordapp.net/attachments/758654009744949319/778024352536854558/sky3.png?width=763&height=572)
güzel söz yaz bunu
-
(https://www.upload.ee/image/12532893/vcpd.png)
-
Umarım ölür de yerine ben geçerim, basarılar havuç :o :o :o
-
Umarım ölür de yerine ben geçerim, basarılar havuç :o :o :o
Daha çok icraati var
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/779756785711710248/samp_21_11_2020_20_12_06.png)
-
BABA OLUYOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOR
-
(https://media.discordapp.net/attachments/758654009744949319/779857115958476860/sky2.png?width=763&height=572)
Skyler teyze oluyor.
-
Müthişşşşşşş
-
işte büü! ??? ???
-
neeeeee!!!!!!!
erkek olursa adı randy kız olursa onu da siz koyun
-
Toplamda 8 bölümden oluşan serüvenimin 5. bölümü yolda
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780075113785327626/samp_22_11_2020_05_29_42.png)
-
sert
-
Toplamda 8 bölümden oluşan serüvenimin 5. bölümü yolda
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780075113785327626/samp_22_11_2020_05_29_42.png)
Yorumlar için teşekkürler :-X
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780082534679707668/conners.png)
sert
daha sertlerini tanıyorum
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/780082613389361152/palyacohikayesi.png)
-
Sempatik Şef
-
(https://i.hizliresim.com/QLrlrJ.png)
-
-
(https://www.upload.ee/image/12561038/runman.png)
-
SLO Arbesbach
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/780873207074521128/sebastian.png)
-
25.11.2020 - akademi hatırası
(https://www.upload.ee/image/12569820/akademy.png)
-
25.11.2020 - akademi hatırası
(https://www.upload.ee/image/12569820/akademy.png)
abi suratım yok
(https://cdn.discordapp.com/attachments/750004991397199953/781532361543909376/unknown.png)
-
O zaman yeni sayfaya bir throwback... Her şeyin başladığı an.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769317404702/sa-mp-270.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769777991710/sa-mp-269.png)
Düzenleme: yanlış ssi koymuşum.... düzelttik ama.
-
Alyssa Creswell @akaWarfare :-X
-
O zaman yeni sayfaya bir throwback... Her şeyin başladığı an.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769317404702/sa-mp-270.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/768541493618278420/781536769777991710/sa-mp-269.png)
Düzenleme: yanlış ssi koymuşum.... düzelttik ama.
Canımsınız, rol yapmaktan en keyif aldığım dostlarım arasındasınız :-X
DARISI MARJORİE İLE ARTIK...
Şunu da diğer sayfaya almak istiyorum, çok harika çünkü.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/741423165724426291/780873207074521128/sebastian.png)
-
-
part 5 ??
-
part 5 ???
soon
-
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)
Eyvah
-
Tanıtım güncellendi :-X
(https://www.upload.ee/image/12577062/sebisim.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
Sebastian, Seb ya da bir takım geri zekalının tabiriyle Aradabas. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. On ayı aşkın süredir Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Mesleğine tutkulu olduğu söylenemez.
Fit olmaya aday sıska bir vücudu var. Kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Makineyle düzenli tıraş oluyor. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Sağ elinde sinir zedelenmesinden kaynaklı his kaybı var, nişan alırken iki elini de kullanıyor. Alkolle arası pek yoktur. Limiti üç biradır, o da Alman birası.
Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor. Tabiri yerindeyse hanımcı.
| (https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png) |
-
(https://www.upload.ee/image/12576973/arbyss.png)
Eyvah
Kimseye eyvallahı yok
-
Tanıtım güncellendi :-X
(https://www.upload.ee/image/12577062/sebisim.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
Sebastian, Seb ya da bir takım geri zekalının tabiriyle Aradabas. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. On ayı aşkın süredir Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Mesleğine tutkulu olduğu söylenemez.
Fit olmaya aday sıska bir vücudu var. Kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Makineyle düzenli tıraş oluyor. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Sağ elinde sinir zedelenmesinden kaynaklı his kaybı var, nişan alırken iki elini de kullanıyor. Alkolle arası pek yoktur. Limiti üç biradır, o da Alman birası.
Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor. Tabiri yerindeyse hanımcı.
| (https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png) |
📸Yemin Töreni
(https://www.upload.ee/image/12576978/freshbloods.png)
-
Tanıtım çok başarılı, karakter daha başarılı. :o :o :o
-
Uzun zamandır takip ediyorum. RP tarihinin en iyi karakteri ve tanıtımı :o :o
-
Kıymetli yorumlarınız için teşekkürler :-X
-
(https://www.upload.ee/image/12587135/gladiator.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/783052477481222144/papsseb.png)
c: kaostan besleniyorum
-
nesin sen arbesbach
-
nesin sen arbesbach
ergen bir serseriydi, polis oldu.
yıkık bir herifti, karakter sahibi oldu.
yalnız bir oğlandı, evli bir adam, baba oldu...
part 5'i bekle
-
part 5'i bekle
part 5'te randy'e çok sallama lütfen :( üzülürüm
-
(https://www.upload.ee/image/12594823/VCPD.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12600680/rolecall.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12603257/eveninrain.png)
-
Errrrrrrrrrrrrrkek gibi erkek be :-X
-
(https://www.upload.ee/image/12610416/champ.png)
-
Çok başarılı, tebrikler :o :o
-
kalbimi fethettiniz, paprika biraz yedek kulübesine mi çekilse?
-
:-X :-X
-
(https://www.upload.ee/image/12612211/otherworldly.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12614187/sebcos.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12616087/missi.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12616087/missi.png)
Bu 2040 yılındaki her pazar ailecek pikniğe giden doblolu enişte fotoğrafı mı? Doblo nerede?
-
Bu 2040 yılındaki her pazar ailecek pikniğe giden doblolu enişte fotoğrafı mı? Doblo nerede?
Gölge gören yere çektik
-
patates
-
(https://www.upload.ee/image/12620120/leggg.png)
-
Beni Sebastian'ın sakallarına gömün.
-Skyler Rogers
-
Beni Sebastian'ın sakallarına gömün.
-Skyler Rogers
rip
-
Sebastian'ın eski halini daha çok sevsem de sakallı Seb de fena olmamış, eline sağlık. Ama bana nedense biraz otuzlu yaşlardaki bilgisayar mühendislerini anımsattı.
-
Sebastian'ın eski halini daha çok sevsem de sakallı Seb de fena olmamış, eline sağlık. Ama bana nedense biraz otuzlu yaşlardaki bilgisayar mühendislerini anımsattı.
Nereden esinlendim sanıyorsun?
(https://external-preview.redd.it/aPB1ge4V55fy3aupJWxSISworCTBV63NhLvYS8NbV1U.png?format=pjpg&auto=webp&s=6050b7705ed7f3f22dbb2cf598f9300e517e1e1c)
-
Sebastian şefim pamuk gibi adamdır
-
(https://www.upload.ee/image/12628301/rftw.png)
-
Yarım :o ben açayım bari
-
(https://www.upload.ee/image/12630324/formal.jpg)
-
(https://www.upload.ee/image/12640759/nineoneone.jpg)
-
Bozdu diyorlar.
-
Bozdu diyorlar.
-
(https://www.upload.ee/image/12649608/selfi.jpg)
-
Hadi bi 51, çorbada tuzumuz olsun :o
-
(https://www.upload.ee/image/12654053/papsimu.png)
-
a
-
Dalmaçyalı
-
sebooo the papiiiçulloooo
-
sebooo the papiiiçulloooo
papi papi
(https://www.upload.ee/image/12670664/pdy.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/791297882988478494/unknown.png)
-
takdir edilesi bir tanıtım, uğraşılmış
-
takdir edilesi bir tanıtım, uğraşılmış
Teşekkürler
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
-
Gereğinden fazla kaliteli. :o
-
(https://www.upload.ee/image/12684918/sloarbs.png)
-
9 Aylık Hizmet Madalyası, ve hala görevde
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445363646922762/ServiceAwardII.png)
(https://www.upload.ee/image/12690305/duty.png)
-
Uğraşılmış ve emek verilmiş bir tanıtım, güzel ilerliyor. Takdir edilesi bir emek... :o
-
Uğraşılmış ve emek verilmiş bir tanıtım, güzel ilerliyor. Takdir edilesi bir emek... :o
:-X
9 Aylık Hizmet Madalyası, ve hala görevde
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445363646922762/ServiceAwardII.png)
(https://www.upload.ee/image/12690305/duty.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
-
Adam gibi adamdır, aksini söyleyen adam değildir.
-
(https://www.upload.ee/image/12693738/senior.png)
-
PART V SNIPPET.1
“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”
...insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan, merhamet denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insanın huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum, benim anladığım da bu...
Peki ya, çocuğumun ölümüne onay verebilecek kadar merhametsiz olabilecek miyim?
-
Neler oluyor????
-
Hikayeyi okurken 2 sigara içtim. Çok başarılı. :-[
-
Ama ben teyze olacaktım :' (
-
(https://www.upload.ee/image/12698293/sampvcrp.png)
(https://www.upload.ee/image/12698296/samp_28_12_2020_23_25_46.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12710484/noelbaba.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/659397631558025216/794353997078855710/samp_01_01_2021_02_58_12.png)
-
Güzel tanıtım başarılar. :o
-
Güzel tanıtım başarılar. :o
Teşekkürler :-X
(https://www.upload.ee/image/12710484/noelbaba.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/659397631558025216/794353997078855710/samp_01_01_2021_02_58_12.png)
-
Aylardır part 5 bekliyoruz Diversa, nerede kaldı? >:(
-
(https://www.upload.ee/image/12713612/koruvehizmetet.png)
-
Akademiden beraber mezun olduğumuz güzel günler.. duygulandım be :D bir kez daha Grande Seb! yolun açık olsun.
-
Aylardır part 5 bekliyoruz Diversa, nerede kaldı? >:(
:<
Akademiden beraber mezun olduğumuz güzel günler.. duygulandım be :D bir kez daha Grande Seb! yolun açık olsun.
Anılarr... :'(
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/495563610119077889/795056786473484298/pdss72.png)
-
iyi bir şef+ :o
-
(https://www.upload.ee/image/12720555/roar.png)
-
iyi bir şef+ :o
arbesbach abim bununla kalmaz ama sen bilirsin @Diversa drift atmanı bekliyorum şef
Akademideki gibi
-
(https://www.upload.ee/image/12713612/koruvehizmetet.png)
(https://www.upload.ee/image/12720555/roar.png)
-
(https://i.hizliresim.com/rpSpYq.png) (https://hizliresim.com/rpSpYq)
-
https://www.upload.ee/image/12731034/F.png
(https://www.upload.ee/image/12731034/F.png)
-
çavuş olur gibi
-
tanıtımı çok eskiden okumuştum ve hayran kalmıştım, yine okudum yine hayran kaldım.
Başarılar üstad.
-
(https://www.upload.ee/image/12739883/partnerswiththecommunity.png)
-
Bu tanıtım yukarılarda kalmalı
-
çavuş olur gibi
:P
tanıtımı çok eskiden okumuştum ve hayran kalmıştım, yine okudum yine hayran kaldım.
Başarılar üstad.
:-X
Bu tanıtım yukarılarda kalmalı
:-X
-
soon :'(
(https://cdn.discordapp.com/attachments/797202323184943114/797941279681019984/unknown.png)
-
çavuş olur gibi
çavuş oldu gibi
-
sayılı sağlam adamlardan
-
(https://i.hizliresim.com/2RyHgr.jpg) (https://hizliresim.com/2RyHgr)
-
sağlam karakter, kaliteli.
şu rol sslerinden bol bol atsa artık
-
yuh be adam bu tanıtım ne be, yeni görüyorum :)
-
sağlam karakter, kaliteli.
şu rol sslerinden bol bol atsa artık
Part 5'i de atsa yeter
-
Yorumlar için teşekkürler.
Tanıtım güncellendi!
teşekkürler @kaostan besleniyorum
-
Part 5 geldi sandım...
-
(https://www.upload.ee/image/12755722/SGT.png)
-
:o
-
Çok farklı, PD katılacak arkadaşların bence örnek alması gereken karakter.
-
(https://www.upload.ee/image/12755722/SGT.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12780798/sgt2.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12780797/worldisyours.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12780795/sebastianart1.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12780796/sebastianart2.png)
-
:o :o :o :o
-
(https://www.upload.ee/image/12788686/mamama.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12800361/arbsart.png)
-
Well Stacked Pizza Co.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png)
-
Harika bir yıldı. Gerçekten. Harika insanlarla tanışmama vesile oldu bu karakter. PD içerisinde rol yaptığım sürece müthiş insanlarla tanıştım, çok fazla şey öğrendim. Abilerim, ablalarım, kardeşlerim, hepsi bu karakterle girdikleri rol aracılığıyla bana çok şey kattı. Bu zamana kadar platformda bana zevk veren en güzel şeydi bu karakter fakat sonlar ani olabiliyor. Başka karakterlerle rol yapmak üzere, görüşürüz. Tüm desteğiniz için teşekkür ederim :) :-[ :-X
-
Hep geride yaşlı bir sonbahar...
K&A
-
-
Papsınki geri dönmüş, hoş gelmiş.
-
Part 5'i hâlâ bekliyoruz.
-
döndü!
part 5 beklenıyor
-
Norveçli adamın canını sıkamayacağım sanmıştım bir an. **homurdanır
-
Üzülmüştüm, tekrar sevindim. Özlenmiştiniz çavuşum.
-
-
Harikulade bir kişilik, departmanda olması gereken karakter.
-
Departmana renk katan karakterlerden, tekrar hoş geldin! ::) :o
-
tam kalite için https://www.upload.ee/image/12818746/hlahlahla.png
(https://www.upload.ee/image/12818746/hlahlahla.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12832722/sebastianpp.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12846986/anasivepaps2.png)
-
arbyyyy's!
-
(https://www.upload.ee/image/12847175/sr5.png)
-
Nerdeeen nereye...
(https://cdn.discordapp.com/attachments/709057126881820744/807615177658859570/unknown.png)
-
:o :) 8)
-
(https://media.discordapp.net/attachments/732693230680014958/808164053260042250/bran4.png?width=676&height=676)
alemin hızlı delikanlılarından :o
-
başarılar
-
Yorumlar için teşekkürler
-
??? ???
-
(https://www.upload.ee/image/12864783/samp_10_02_2021_16_11_10.png)
-
çiçeklerin en güzeli size cavus
-
(https://www.upload.ee/image/12867397/samp_10_02_2021_22_53_19.png)
-
(https://www.upload.ee/image/12871902/arbs.png)
-
gizli serserilerden
-
Korkulu rüyam
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/810304305936465920/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/810304221861249024/unknown.png)
-
Gizli Ghetto Police :-[ :vays: :nays: :minigun:
-
Beni çavuş yapma sözü vardı. Unuttu sanırım :(
-
beraber adam dövmedik demeyiz :sampanya: O:-)
-
#valentinesday
https://www.upload.ee/image/12885859/timewillshowhowmuchiloveyou.png
(https://www.upload.ee/image/12885859/timewillshowhowmuchiloveyou.png)
-
Bir tanıtım bu kadar mı güzel olur? :o 8) :-[
-
Bir tanıtım bu kadar mı güzel olur? :o 8) :-[
:-\
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
-
O:-)
-
operation: vcpd
09/12/20
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
-
çöp inş ölür.
-
çöp inş ölür.
:'(
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.
Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme )) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
table]
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART V
Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.
“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”
Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.
Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen. Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım. Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!
Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.
Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.
Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak. | (https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png) |
Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "
"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."
HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.
EEE...
Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.
Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.
(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)
-
Vay be ahmetcan
-
Vay be ahmetcan
vay be Selim
-
bu bir tanıtım değil, bu bir kitap.
-
soluksuz okudum ve okurken herşey kafamda canlandı gerçekten çok harika ve sürükleyici bir yazı
-
:)
-
bayağı iyi
-
süper ötesi
-
adamsın
-
olta geldi
-
bu bir tanıtım değil, bu bir kitap.
-
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.
Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme )) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
table]
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART V
Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.
“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”
Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.
Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen. Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım. Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!
Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.
Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.
Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak. | (https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png) |
Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "
"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."
HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.
EEE...
Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.
Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.
(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/820396317473112105/unknown.png)
-
masallah
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/820717359932637184/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821714738567577610/unknown.png)
-
andımızı okur musun ahmet abi
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821757101587038238/otherworldly.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/822094751423135744/unknown.png)
-
kardesim alev aldın alev. :o
-
upload.ee kapalı olduğundan bazı görüntülere ulaşılamıyor
Aşağıda yazılanlar, karakterin oluşturulduğu ilk günden itibaren bugüne kadar yazdığı notları içerir. Kesinlikle role dökülmemesi gerekir. Yalnızca karakter hakkında OOC fikir sahibi olmak için ve eğlence için okunabilir. Aşağıdaki bilgiler IC yazılmış metinlerdir, bu değeri taşırlar.
*Normal şartlarda PART V çok uzun olacaktı fakat gerek oyun dışı sorumluluklarım (hayat, okul) gerek oyun içi sorumluluklarım (support, pd) yüzünden pek vakit ayıramıyorum yazı yazmaya. O sebepten elimdekileri toparladım ve bu haliyle paylaşmaya karar verdim.
Spoiler içerisinde PART I, PART II, PART III ve PART IV var.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART I
Yakın geçmişte bazı olaylar yaşadım. Çevreme her ne kadar farklı yansıtsam bile, olaylar bilindiği gibi değil. Gerçeğin bilinmesinden utanç duyuyorum belki de, bu yüzden gizliyorum gerçekleri. Sadece utanç da değil; korku, öfke, nefret, pişmanlık. Çoğu zaman kafamdan yok ediyorum o tarihi, bir barda; bir kafede, bir pubda hatta akademi eğitimine girdiğim günlerde bile, çoğu zaman yok ediyorum o anıyı. Un ufak ediyorum, yok olmasını istiyorum. Fakat her gece parçalar tekrar birleşiyor.
(https://www.upload.ee/image/11320117/story_date.png)
Uzun süren mesai saatleri, fritözden patates çalmak, hamburger hazırlarken yapılan ufak sapıklıklar; klasik McDonald's personeliydim. Ne bir fazla ne bir eksik. Ha, bir de kız arkadaşım vardı. Leslie. Ortalama bir yaşantıydı. Bazı günler işe gitmiyordum, o günlerde parayı Leslie ile yiyordum. Bazen Leslie'nin parasını yiyordum. Arada bir sevişiyorduk, bazen o ders çalışırken onu dinliyordum. Üniversite okuyordu, kafası çalışan; geleceği parlak bir kızdı. Klasik sevgiliydik işte. Çok seviyordum onu. Onun da beni sevdiğinden emindim.
Vardiya bitmişti, personel odasındaki tuvalette üzerimi değiştirip arka kapıdan dışarı fırlamıştım. Bana benzeyen, sıska fakat davudi sesli bir adam çıktı karşıma. "Seninle kısa konuşacağım Sebastian. Kardeşimle yaşadıklarını biliyorum, hoşlandığı başkası var. Seninle artık görüşmeyecek. Mesaj atmaya, aramaya çalışırsan doğduğuna pişman ederim seni." Neydi bu? Koduğumun sıskası bana posta mı koyuyordu? Abisi olduğunu bilmiyordum. Babasını o da tanımıyordu. Annesi ise üç kuruş için her şeyi yapabilecek bir tipti. Fakat abisi olduğunu bilmiyordum, Leslie'nin. Konu bu değildi. Bu postayı koyduktan sonra bir arabaya binip gitti. Korkmadım, Leslie'ye mesaj yazıp durumu anlattım. | (https://www.upload.ee/image/11320181/sebwarn.png) |
Bir kafede buluştuk, bana içerisinde bulunduğu durumdan bahsetti. Leslie'nin annesi ve doğal olarak abisi, abileri? benim gibi parası olmayan adamla birlikte olmasını istemiyordu. Leslie utanç içerisinde bana bunları anlattı. Benimle gerekirse başka şehre kaçabileceğinden, geride kalan her şeyi unutabileceğinden bahsetti. Buz kestim. Tüylerim diken diken oldu. Hayatımda bir kez radikal bir karar verip, liseden sonra anne ve babam ile birlikte yaşamayı bırakıp başka bir eyalete geldim. Fakat bunu bünyem kaldıramazdı. Aldığım ilk radikal kararda patlamıştım. Anne ve babamın yanından ayrılmak hayatımı mahvetmişti. Üniversite okumamak, millete hamburger yetiştirmemi ve hatta bazen tuvalet temizlememi sağlamıştı. Bu kadar büyük bir teklif karşısında zihnim durdu, karar veremedim. Sustum.
“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”
Amin Maalouf
Amin Maalouf ne güzel söylemiş, değil mi? Asıl sorun, sonradan en az pişman olacağım kararı seçmekteydi. Seçemedim. Leslie'den zaman istedim. Bir süre görüşmemeyi istedim. Bir yolunu bulacağımı söyledim. Fakat dayanamadık ve görüştük. Mesajlaşmaya devam ettik. Sanki abisi beni hiç tehdit etmemiş gibi ilişkimizi sürdürmeye devam ettik. O gün hiç olmamış gibi davranmaya devam ettik.
Ta ki, bir hafta sonrasına kadar. Yine bir iş çıkışı, pantolonumu kıçıma kadar çekip arka kapıdan fırladım. Elimde bir hamburger, ilk ısırığı almak için pakedini açıyordum, ağzıma bir yumruk yedim. Feleğim şaştı. İki kişi kollarıma girip benimle birlikte bir yere yürüdüler. Bir yer dediysem, çalıştığım yerin on metre ilerisi. Hafiften kendime geldiğimde birisi boğazımdan tutmuş, diğer üçü arkada dikilmiş haldeydiler. Evet evet, boğazımdan tutan Leslie'nin abisiydi.
(https://www.upload.ee/image/11320315/sebfucked.png)
Kallavi bir yumruk, birkaç yüz tane tekme, tükürük, aşağılayıcı konuşmalar, küfürler. Sonuç, nefes darlığı, yüz ve boyun bölgesinde sinir hissizliği, acı, ağrı. Dört kişi karşıma dikilmiş, bağırıyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Fark ettiğim tek şey ağzıma gelen kan tadıydı. Bağırmaya devam ediyorlardı fakat onları anlamadığımı söyleyecek gücüm bile yoktu. Elimi kaldıramıyor, gözlerini açamıyordum. Acı hissediyordum, ağrı hissediyordum. Ağlıyordum. Biraz gücümü toplayıp gözlerimi açtım. Leslie ile zaten görüşmeyi bıraktığımı söylediğimde bize maval okuma diyerek tekrar saldırdılar. Hafiften gözlerimi tekrardan açtım, abisi tekrardan uyardı. Öldüreceği ikinci insan olabilirmişim. İçimi hiçlik kapsadı. Sevdiğim kadın ile görüşemeyecektim. Ona ne söyleyecektim? Sürekli geçiştirdim onu. En az pişman olacağım karar; şehirden onunla birlikte kaçmak olacaktı. Fakat hata yaptım, yanlış seçeneği seçtim. Benim için oyun bitmişti.
Ertesi gün iş yoktu. Akşama kadar sızlanarak yatakta döndüm durdum. Hastaneye gitsem, olayı açıklayamazdım. İş günü geldiğinde iş kıyafetlerimi paketleyerek McDonald's yolunu tuttum. Süpervizörüm ve müdürüm kapıda sigara içiyorlardı. Günaydın dedim ve içeri ilerledim. Kaltak süpervizör kolumdan tuttu. Damızlık müdür ise elimdeki çantayı aldı. Defol dedi. Hiçbir şey anlamadığımı, ne olduğunu sordum. Kovuldun dedi, git dedi. Gelme dedi. Sesimi çıkaramadım. Sabahın altısında yürüyerek, hatta sürünerek eve geri yürüdüm. Yattım yatağa, düşündüm. İkinci bir yanlış karar vermemek için düşündüm. Leslie mesaj atıyordu, arıyordu hatta. Cevap vermedim. Görmezden geldim. Bir hafta boyunca depresyonla karışık ev hayatı yaşadım.
(https://www.upload.ee/image/11320763/ezgif.com-optimize.gif)
Aradan bir hafta geçmişti. Yağmurlu bir gece yarısı, taksi çağırıp evinin önüne gittim. Telefonla onu aradım ve montunu giyip arka pencereden arka sokağa gelmesini, onu orada taksi ile beklediğimi söyledim. Kaçıyor muyuz diye sordu. Sadece montunu giyip gelmesini söyledim. Geldi, taksiye bindik. Taksiciye sahile sürmesini söyledim. Sahile yakın bir yerde indik, Leslie sürekli sorular soruyordu. İskeleye kadar elinden tutup yürüdüm, iskelenin ucuna geldiğimizde elini bırakıp karşıma aldım. Ayrılmamız gerektiğini, abileri yüzünden çok ağır dayak yediğimi ve işten kovulduğumu söyledim. Şehirden kaçma teklifini yine sundu bana. Yapamazdım, kaçamazdım. Söylemeye dilim varmıyordu. Ona bunun doğru olmayacağından bahsediyordum sadece. Cesaretsizliğimden, korkumdan kaçamadığımı söyleyemiyordum. Sözümü bitirdiğimde yere bakıyordu. Başını kaldırıp birkaç saniye bana baktı. Yürüyerek benden uzaklaşmaya başladı. Dur diyemedim, gitme diyemedim. Ağzım kelepçelendi. Tam anlamıyla boşluğa düştüm. Oyuncu ben, senarist ben ve maalesef yönetmen ben.
(https://www.upload.ee/image/11320432/policeseb.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART II
Benim için yeni bir sayfa açılıyordu. Leslie’den sonra elbet kız arkadaşı girişimim olmuştu. Birkaçından biber gazı yemiştim. Eline güvenenler tokat atmıştı. Olmamıştı, turuncu kafa sevmiyorlardı herhalde. Değişim dedim, değişmek istedim. Hayatımda ilk defa insanlar tarafından takdir edilmek, başarılı olabileceğimi görmelerini istedim. Niyetim mahalledeki Rebecca Hala’dan “afferin evladım.” elde etmek değildi. Niyetim, bu kadar vasıfsız bir göt oğlanının her şeye rağmen bir şeyler başarabileceğini göstermekti. Tüm bunların bir Elon Musk ve Steve Jobs belgeseli izledikten sonra aklıma gelmesi de işin cabası.
Şimdi o kısma geliyoruz, evet! Yoga yapan kavruk götlüden sokaklara hükmeden bir polis nasıl olduğum kısmına! Belki hüküm kısmında ufak abartı ve latifeler olabilir. Çok şey etmemek lazım. Her neyse, ne diyordum? Polislik. Sokak duvarlarında, duraklarda ve sosyal medyada genellikle hep “VCPD’YE KATIL” tarzında siktiri boktan ilanlar vardı. Google girdim, VCPD yazdım, 6. dönem akademi başvurularının açık olduğunu gördüm. İsmimi yazdırdım, gittim görüşmeye. Form doldurdum, bir de ne göreyim?! Adeladia Candello! İlkokul arkadaşım da polis olmak için oradaydı. En boktan hayat benimkisi olmayabilir diye bir düşünmedim değil tabii. Nasıl polis olduğumu kademe kademe anlatacak değilim. Süpersonik bir şey değil çünkü. Benimle birlikte yüzlerce kişi daha polis oldu. Ben bir şeyleri başarmak adına çabaladım ve akademiye ikinci girdim. Tabii bu bir tek çapraz apartmanda yaşayan Rebecca Hala’nın dikkatini çekti ve o “afferin evladım.” dedi.
| (https://www.upload.ee/image/11362119/taichi.jpg) |
Polislikte neredeyse sekizinci ayım dolacaktı. Apolet hırsı beni bitiriyordu. Açıkçası o kadar da bitirmiyordu. Departmanda gerçekten bir şeyler için çabalayan insanlar vardı. Ben de böyle bir insan olmayı istiyordum fakat, hani bazen, bir anda size bir heves gelir ve ders çalışmak istersiniz ya? Heh. İşte bende de polis olurken böyle bir heves varmış. Ayrıca donut yiyen götü büyük Amerikan polisleri yok, kaybolmuşlar. Donut yiyorum ama.
(https://www.upload.ee/image/11993472/sebbyyyyy.jpg)
Öğlen saatlerinde uyanıyorum, otobüse binip departmana gidiyorum. Üniformamı giyip işime koyuluyorum. Akşam işim bitince, aynı mantıkta eve dönüyorum. Ha, bu arada Candello öldü. Yasını tutmak benim için çile gibiydi. Nerede kalmıştım? Evet, memurdum. Evli olmayanlardan. Akşam eve gidip papağanımla Netflix izliyoruz, pizza ile besleniyorum. Değişiklik adına bir şeyler yapmak istedim…
YAPTIM DA! İki arkadaşım mesai sonrası sana bir bira ısmarlayalım dediler. Acıdılar bana, bunu anlamayacak kadar geri zekalı değildim. Pek talihsiz bir olay oldu barda ve kalçamdan vuruldum. Aynı zamanda ilk defa silahımı ateşlemiştim! Eh, sonra ne mi oldu? Götüme pansuman yapıldı beş gün. Ben anlamıştım o zamanlar hayatım böyle olacak, kendimi sadece işime vereceğim, departmandaki kariyer yapmış polisler gibi olacağım diye. Memur III’lerden daha genç çavuşlar olabiliyordu. Bu iş kafa isteyen bir işti zira. Ben de böyle olurum diyordum, bir hafta öncesine kadar.
Motor satın aldım, epey dandik bir şey. Bazen duruyor kendi kendine, çözebilmiş değilim. Tamirci servet basmamı istiyor, yok ki hehe! Yol üzerinden geçerken bir bara uğramak istedim, Ocean Bar! Götüme pansuman yapan doktoru görünce mutlaka ziyaret edip teşekkür etmek şart oldu benim için. İndim, ağır ağır adımladım, kadının yanına geldim ve selam verdim. Alyssa Creswell, güzel bir doktor. Başarılı. Cidden kafası çalışıyor. Savaş alanı gibi olan kıçımı mısır tarlasına çevirdi saatler içinde. Sanırım bana sinir olduğu için sağlam bir dikiş izi bıraktı. Götünden vurulan diğer memurlarda böyle izler yok.
Barda bir kadın bana bakıyordu, evet sadece o bakıyordu. Ben bakmıyordum. Bir de yanında GYM’den fırlama bir bunak bir adam vardı. Yanıma yavaşça yaklaşıp, zamanında babamın bana kadınlar hakkında öğütler verirken kullandığı ses tonuyla bir şeyler söyledi. Gerçi babamın seviştiği tek kişi annem, o yüzden babamı umursamadığım gibi adamı da umursamadım. Heh, herif bana hatunun beni kestiğini, pas atmazsam şansımı kaybedeceğimi falan söyledi. Yok ya? Biber gazı plus TACİZ!!!!! Hiç gelemem o işlere amca, dur orada. Kadının miyop olup olmadığını düşünmeye başladım. Sonrasında miyopsa gözlüğü takana kadar takılırız düşüncesiyle kadınla sohbet etmeye başladım.
| (https://www.upload.ee/image/12056097/hyeirb.jpg) |
Deli raporu alacak kafaya nasıl geldim? Oraya gelmeden önce konuşmamız gereken bazı şeyler var. HER BAŞARILI POLİSİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR. Siktir (lan). Yok öyle bir şey.
Ben bir süreliğine meslekten uzaklaştırıldım. İdari bir ceza değildi, böyle gerekiyordu sadece. Ücretsiz izin gibi de düşünebilirsin. Biriyle tanıştım. Hammond, HEH! Hammond kadın değil. Fakat bana epey destek çıktı. Hatta öyle destek çıktı ki, bir etkinlikte Çavuş Nelson’un gay olup olmadığını sorduğumda Çavuş Nelson bunu duydu ve gelip beni tartakladı. Buna rağmen Hammond, elimi bırakmadı ve departmana girmem için çok çaba sarfetti. Belki de öyle gösterdi, durumları öyle lanse etti. Bilemeyeceğim. Hammond şuan en yakın arkadaşım. Kardeşim gibi. Sanki melekler Candello yerine yeni birisini yolladılar.
Daha almadım ama bu alamayacağım anlamına gelmiyor. Deli raporundan bahsediyorum. Paprika Santana, deli. İnsanların rahatsızlığından bu şekilde bahsetmekten hiç hoşlanan birisi değilim aslında. Çoklu kişilik neyin öyle bir şey mi ne varmış işte. Üç kişiymiş. Ben biriyle tanıştım daha. Paps. Biraz sert ve özgüvenli. Hatta epey böyle. Sadece öpüşürken ve sevişirken utanıyor. Gerçi şu bahsettiğim Randy yarması -esas adı Randolph- bunun arkadaşı çıktı. Ne zaman bir şeyler yaşanacak gibi olsa tepemizde beliriyor. Guard. Guard derken cidden guard. Tek yumrukla birisini öbür tarafa gönderebilecek gücü var fakat vicdan edebiyatı yapıyor.
Paps, şimdilik yalnızca Paps, hayatımı şuan eşsiz kılıyor. Çok sık salakça şeyler yapıyoruz. Böyle bazen iki film karakteri birbirine aşık olur çok saçma-salak fakat samimi şeyler yaparlar ya? Cidden sanki biz onu yapıyoruz. Paps çok değişik birisi. Kendisini büyük bir şans olarak görüyorum. Aynı zamanda bir sınav. Zira Paps çok farklı tavırlar ve haller içerisine girebilen bir kadın ya da kız. Rapor girmeye üşenen bir polisin bir kadının bu hallerini çekebileceğini daha önceden düşünür müydünüz? Çekebilirmiş. Çünkü o kadın kendisini hayatında ilk defa bir bok torbası gibi değil de bir altınmış gibi hissettiriyor. "Gördüğüm en salak polissin, oyalanma Arbesbach!", "Sorumsuz Arbesbach!", "Yıkık Arsecshhscha!". Bunları duymaya alışmış bir bünye bir anda merkez bankası kıymeti görünce tutuluyor. Tabii Paps'a olan sevgimin yalnızca bana değer verdiği için oluştuğunu söylersem çok büyük haksızlık ederim. Çok şirin. Yüzü bazen domates gibi kızarıp bana benziyor, o anlarda onu yiyip bitiresim geliyor. Tamam bazen o şirin diye nitelendirdiğim kadınsı varlığın altından bilinçaltında şeytani ameller yatan bir canavar çıkabiliyor. Sahada kükreyen bir polis memurunu bir erkekle iki dakika fransız öpücüğü yapmaya zorlayabilen ve bunu başaran bir kadın. Sahada kükreyen polis memuru ben değilim. Ben miyavlıyorum.
(https://www.upload.ee/image/12160190/andhebegantowrite....jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side A)
Oturup yazmayalı epey zaman oldu. Aslında biliyor musun, ben yalnızca kötü hissettiğimde ve yalnız hissettiğimde yazdığımı farkettim. Yalnız... Yalnız bu sefer, bu huyumu sürdürmek için yazıyorum. Zira, beni ne bekliyor bilmiyorum. Bir belirsizliğin içinde geziyorum. Belirsizlik beni kendine çekiyor. Yazmam gerekiyor, her şeyi yazmam gerekiyor. Dönüp baktığımda, birer anı olarak kaldıklarını bilmem gerekiyor.Randy'nin bazen delirdiğini ya da bu dünyadan olmadığını düşünüyorum. Zira bir insan bu kadar yalnız ve bu kadar pozitif nasıl olabilir kafam kaldırmıyor. Başlarda Lexi ile birlikteliğine arkadaş çevresi olarak epey sevinmiştik. BAM! Lexi, başka bir adamın kollarında, öpüşüp koklaşıyor. Şu öpüşüp koklaşma demişken, yazmam gereken diğer bir konu. Siktiğimin Douglas'ı bakalım bu sefer neler yapıyorun yirmi dördüncü bölümünde neler oldu? Neler mi oldu? Departmandan Peggy ile yasak aşk yaşamaya başladı. Er ya da geç bu işin Douglas ve Peggy'nin rozetinden olmasıyla sonuçlanacağını biliyorum.
Kingston'dan inciler. Bu sayfaya bu şekilde başlamak istiyorum zira Paprika ile arkadaşmış. PD Social'daki partide epey iyi anlaştıklarını, sohbet ettiklerini gördüm. Aleksandır sik sallandır; Öbür gün kim ile devriyeye çıktım dersiniz? Kingstooooon. Taşak kafalı Kingston'un kadınlar üzerinden edebiyat yapıp memurlara tavsiye verecek son adam olduğunu düşünürdüm. Zira adamı pek ortalıkta görmeyince eli sikinde, otuz bir manyağı bir memur olarak düşünüyorsun. Değilmiş. Ayak üzerinde ihbarını yanıtladığı kadınla akşam yemeği ayarladı. Verdiği tavsiyeler mi? Hah, klasik ağabey tavsiyeleri. Paprika'ya bir şey yaparsan karşında beni bulursun, bla bla ve biraz daha bla bla!
(https://www.upload.ee/image/12160234/part3b.jpg)
Yazmadan edemeyeceğim! Douglas ve Peggy - the çifte kumrular- departmandan izin almayı başardı ve ilişkilerini yasallaştırdılar. Nasıl mı oldu? Hiçbir fikrim yok. Fakat bunu başardılar. Ayrıca, Peggy demişken, başıma bir bela daha türedi. Minnie Shirley. Kız o kadar sinir bozucu ki, görünce kaçasın geliyor. Böyle devriyedeyken polis arabasından inip kaçasım geliyor, o kadar sinir bozucu. Tüm gün motoruyla sanki tesadüf değilmiş gibi nereye gitsem karşıma çıkıyor. Ablası gibi değil ama yine de sıcakkanlı. Enteresan bir karakter. Bu tarz hafif ergen kızların bir erkeğin peşine düşüp o yolda sürünmesi eşine çok rastlanır bir durum fakat Minnie'nin olası erkek arkadaşına şimdiden acıyorum, zira Minnie o hafif ergen tarzında kızlardan değil, bu kesin.
Bu sabah erken saatlerde Blueberry'de bulunan bir depoyu Douglas ve ben satın aldık. Epey büyük bir depo, hatta garaj desem daha doğru olur. Yaklaşık iki haftadır bakım ve onarımıyla ilgileniyoruz. Burada partiler vermeyi planlıyoruz. En azından kafamızda bu var. Fakat iş nereye gider bilmiyorum. Şu an bulabildiğimiz tüm ikinci el eşyaları topluyoruz. Kendi bodrumlarımızı hatta hafif soyguna giriyor sanırım ama komşularımızın da bodrumlarını biraz karıştırıyoruz. Şimdilik epey dizayn ettik. Dizayn dediysem kıçımızı koyacağımız birkaç yer var.
(https://www.upload.ee/image/12160285/part3d.jpg)
Nasıl oldu bilmiyorum ama bu gece Rika ile görüştüm. Hatta özel hayatımızdan bahsettik. İnsan sevgilisiyle sanki sevgili değilmiş gibi flört edince çok değişik oluyor. Hatta o kadar değişik oluyor ki, sanırım bu yazdıklarımı birisi okusa gülerdi. Fakat asla nasıl bir his olduğunu tahmin edemezdi. Bazen sanki üçüz kardeşlerle çıkıyormuşum ve ara sıra benimle sevgili olan kardeşleri yerine karşıma onlar çıkıyormuş gibi hissediyorum. Bir manzarada oturduk, sohbet etmeye başladık. Genelde Rika ileyken kendim olmuyorum. Zira fularsız bir entellektüel gibi konuşmaya başlıyorum ve boş sınav kağıdını dolu göstermek için kendini tekrar eden öğrenci gibi oluyorum. Sonuç olarak Rika ile işleri ilerlettim. Beş-on randevuya ben bu kadını tavlarım. Belki de o beni tavlar.
Bu gece Mariko ile tanıştım. Tam bir manyak, deli. Paps ve Randy'nin korktuğu kadar varmış. Bir insan hobi olarak polislik yapabilir mi? Yapıyormuş. Ayrıca şu izlediğim Mark Zuckerberg ve Elon Musk belgesellerindeki gibi de bir başarısı var. İnsan özenmiyor değil. Gerçi, ben de yükseliyorum. İşe otobüsle giderdim, şimdi motorumla gidiyorum. Sadece benim gelirimin artmasıyla zaman çizelgesindeki eğim yüksek değil. Doğru mu tarif ettim bilmiyorum. Fakat bu gidişle 200 sene sonra muhtemelen bir villa alabilirim.
(https://www.upload.ee/image/12160235/part3c.jpg)
Besos llameantes! Bir anda telefon çaldı, Paps heyecanlandı, böyle iki ayakları üzerine çıkmış kedi gibi zıplamaya başladı. Telefonu kapattı, Creswell'in neredeyse doğum yapmak üzere olduğunu, evine gitmemiz gerektiğini söyledi. Atladık motora, gittik. İnsan sevdiği kadının her konuda marifeti olduğunu görünce tahrik oluyor. Açıkçası sevgilimin ebelik yapabileceğini hiç sanmazdım. Şaka şaka! O doğurtmadı. Fakat saniyesi saniyesine yanındaydı. Hastaneye gittiğimizde bebeklerin ikiz olduğunu öğrendik. Paps beni bir köşeye çekti ve bebeklerden birisinin ölü doğduğunu söyledi. Tüm vücudumu bir ısı sardı. Hani şu "sıçtık" ısısı. Kulaklarım yanmaya başladı. İçim ürperdi. Paps bunu unutabilir miydi? O kadar etkiler miydi bu durum onu? Enteresan kısım Creswell'i bile etkilemedi. Belki de diğer bebeğinin sevgisi onu yatıştırdı. Aynı şekilde Paps'ı da yatıştırdı. Ayrıca şuraya şunu yazmadan da edemeyeceğim, eğer o çocuğun doğumunda biraz yardımımız olduysa bence isim konusunda az da olsa sözümüz geçmeliydi. Ortak kararla çocuğun ismini Noah Sebastian Bach Douglas Peggy Anthony Paps Nike koymak istedik, gidip James koydu. Zaten bebeği de çok çirkin tatlı.
Paps, Randy'e küstü. Paps bana yalnızca Randy'nin başkalarına vermemesi gerektiği bilgiyi verdiğini söyledi. Randy de aynı şekilde güvenilmemesi gereken kişilere güvendiğini, yanlış yaptığını söyledi. Aralarındaki kavga ve küslüğün çok uzun süreceğini sanmıyorum çünkü Paps, kendisinden af dileyen herhangi bir insanı bu zamana kadar yüz üstü bırakmış değil. Belki de bana denk gelmedi fakat en azından şu anlık böyle.
Kafamı bir saniyeliğine arkaya çeviriyorum ve amına koduğumun salağı yine başka dümenler çeviriyor. Collins-Douglas gerginliği. Douglas son zamanlarda alması gerekenden fazla uyarı ve ceza aldı. Geçen sefer Collins ile kavga etmiş. Ben buraya benimle alakalı olmayan şeyleri yazmam fakat bunu yazıyorum. Çünkü Douglas meslekten ihraç edilebilir, edilirse de neler olacağını az çok biliyorum. Tüm polis departmanı bizi kardeş gibi görüyor, haliyle Collins de. Douglas'tan alamadığı hıncı benden alır diye korkmuyor değilim.
(https://www.upload.ee/image/12160233/part3.jpg)
Yangın... Parti için gittiğimiz evde yangın çıktı. Aslında çıkmadı, daha öncesinde de kendine solist diyen götten bacaklı bir eleman bulduğu kafanın etkisiyle evi cehenneme çevirdi. Paps ve Randy kapıya yakındılar ve kurtuldular, fakat ben henüz kapıya çıkamadan -ki bir polis olarak önceliğim içeridekileri çıkarmaktı- kapı da alev almaya başladı. İçeride kaldık, çıkış yok. Tüm herkese içerideki havuza girip üstünü nemlendirmesini söyledim. Bir grup insan ve canavar ki bu bahsettiğim canavar Drayce yarmasından başkası değil, ölebilirdi. Şükürler olsun bir yolunu bulup dışarıya çıktık. Bu yangının Paps'ın geçmişte yaşadığı olayları aklına getireceğini ve bir şeyleri tetikleyeceğini tahmin etmiştim. Öyle de oldu. Randy bizi eve bıraktı. Arabaya Paps bindi, Paprika indi. Daha biz eve girmeden kendi evine doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüdüm ve konuşmaya çalıştım sevdiğim kadınla, ilk defa.
(https://www.upload.ee/image/12160191/bigmm2.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160194/bigmm3.jpg)(https://www.upload.ee/image/12160192/bigmm4.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART III (Side B)
Bakın meselelerin benim için her zaman iyi gittiği söylenemez. En azından son 11 senede hep bu oldu. Fakat sanırım ilk defa bir şeyler iyi gidiyor. Umursamaz davranan bir polis memuru içine hem iç yelek hem dış yelek giymeye başladıysa, gerçekten değişen bir şeyler vardır. Çünkü artık yaşamak istiyorum. Son iki gecedir film gecesi yapıyoruz. Dün, Randy benimle biraz ciddi konuşmak istedi. Yine baba, abi moduna girdiğini düşündüm. Klasik öğütler verecek sandım. Bu sefer biraz farklı konuştu. Paps'a, ya da üçüne işte, evlenme teklifi etmem gerektiğini söyledi. Elbette kastettiği şey evlenme teklifi edin ve yarın evlenin değildi. Fakat sadece onunla ilişkimi ciddiyete bindirmek istiyordu. Lakin benim bile çok istediğim bu şeye engel olan durum, Paps'ın içinde bulunduğu durum. Hah, düşünsenize, kız arkadaşınıza evlenme teklif ediyorsunuz ve karşınıza kız arkadaşınız başka bir ruh halinde çıkıyor. Evlilik teklifinden haberi yok. Taktığı yüzüğü sorguluyor ve çıkarıyor. Tam olarak bundan bahsediyorum. Randy her ne kadar bana bunun üstesinden gelebileceğimi, sonuçta sevdiğim kişinin yalnızca bir kişi olduğunu söylese de bana hala işin içinden çıkamayacakmışım gibi geliyor. Reddedilmekten korkuyorum.
(https://www.upload.ee/image/12088924/papsrika.png)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side A)
Yine yazıyorum. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi ya da yaşandığı gibi değildir insanlara göre. Her şey hatırlandığı gibidir. Ben yazıyorum çünkü hatırladıklarım gibi olsun istemiyorum. Yaşananı, görüneni bilmek istiyorum. Burası benim gerçeklerimin cehennemi. Ben de kendimin cellatıyım.
Ben bugün terfi aldım. Maaşıma da güncelleme )) Artık apoletli bir memursun Sebastian. Pardon, pırpırlı. En çok o sevdi pırpırlarımı. Beni pırpırlandırdı ya. İnanamıyorum. Bencil olmayacağım, hepsi onun sayesinde. Artık daha zindeyim, işime daha çok odaklanabiliyorum. Tüm hepsini ona borçluyum. Kendisi için yaptıklarımı bir fedakarlık olarak görüyor hep. Fakat kendisinin benim için yaptıklarından haberi yok.
Bazen diyorum ki polis olmak zorunda mıyım? Artık bir çevrem var. Vasıfsız olsam bile belki bir meslek bulur, çalışırım. Her şey daha güzel olur. Sevdiğim kadına daha fazla vakit ayırırım. Kafamı dinlerim. Uykumdan kabusumda duyduğum silah sesleriyle uyanmam. Fakat geri dönüp baktığımda artık bunlar bana normal geliyor. Geceleri silah sesleri duyduğum kabusum artık rüyam oldu. Belimde silah olmaması beni korkutuyor. Kan görmek hoşuma gidiyor. Kaos görmek hoşuma gidiyor. Güçsüz olmak istemiyorum. Vazgeçemiyorum.
| (https://www.upload.ee/image/12238587/fotograf5.jpg) |
Normalde daha önceden yazacaktım bu satırları fakat elim izin vermedi. Sağ elim anlamsız bir biçimde titriyordu. Şimdi biraz daha iyi. Fakat sağ elimle tabanca tutarken çok zorlanıyorum. Bir şekilde icabına bakmam gerekiyor. Hiç iyi değilim. Herkes uyur ama herkes yeni bir güne başlayamaz. Dünden kalana devam eder kimileri. Ben de onlardan biriyim. Neden mi?
Saçma bir oyunda mızıkçılık yaptım. Sevgilimi orada bırakıp sinirle uzaklaştım. Randy sikiği, evet sikiği, peşimden geldi. Evimde kafa dinlerken kafa ütülemeye başladı. Gitmemekte ısrarcı oldu. Ben de evden çıktım, ne halin varsa gör dedim. Depoya giderken bir sürü mesaj geliyordu. Bakmıyordum tabii. Depoya girdim, kanepeye uzandım. Açtım mesajları. Rika'dan hoşlandığını söyledi bana. O mesaj attıkça sinirlendim. Mesaj attıkça duvarları yumruklamaya başladım.
Kendime geldiğimde bir köşede, üstümde battaniye ağlıyordum. Bu satırları utanç içinde yazıyorum fakat sahip olduğum en değerli şeyin elimden gitmesine dayanamazdım. Yanıma geldi. Acının etkisiyle halüsinasyon görüyorum sandım. Paps geldi. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Ellerime müdehale etti, sıkıca sarıldı.
| (https://www.upload.ee/image/12238558/fotograf3.jpg) | Tam tarih veremeyeceğim, dokuz yaşında, abisiyle altlı üstlü ranzada her gece oyun oynadıktan sonra uyuyan bir velettim. Bir gece abim evde yoktu, sanırım halamlarda kalmak için Almanya'daydı. Emin değilim. Annem ve ben evde yalnızdık. Öyle bir fırtına vardı ki, korkudan kemiklerim titriyordu. Her yıldırım çaktıkça, toplum baskısıyla ağlamaz dedikleri çocuk sessiz sessiz gözyaşı döküyordu. O gece uyuyamayacağımı, bu yıldırımların bitmeyeceğini, bana bir şey olacağını düşünüyordum. Hiçlikte gibiydim. Annelerin hisleri olur ya, annem hissetmiş korktuğumu. Yanıma geldi ve yattı. O an benim için tüm fırtına dinmişti.
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce böyle yaparlar, hani, "sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim, seni incitebilirim" demek için. Paps da bütün bir ömrü, kendisiyle yaşayamayacağımı düşünüyordu. Bilmiyordu ki ben onu yaralarıyla seviyorum. Daha önceden Paps'a evlenme teklif ettiğimde hiçbir şey söylememişti. En azından ben bu olayı yaşadıktan sonra böyle yorumladım. Yanıma gelip fırtınamı dindirdi, evet. Başta bana acıdığı için kurdu sandığım cümleler bir süre sonra ciddiyete bindi. Evlilik teklifimi kabul ettiğini, her şeyin daha güzel olacağını... O kadar mutluydum ki, hatırlamıyorum bile. Ellerim ağrıdan sızlıyordu. Ağzım susuzluktan kupkuruydu. Gözyaşlarım her yerdeydi. Dudaklarım susuzluktan çatlamış, gözlerim ağlamaktan kan çanağı gibi olmuştu. Fakat o benim panzehirimdi. |
Sabahın körü ve ben bunları tuvalette ağlaya ağlaya yazıyorum. Gayet normal bir geceydi, bir anda irkildi. Bir şey onu tetiklemiş olmalıydı. Paps ile uyudum, bir anda Paprika uyandı. Beni yatakta, ona sarılırken görünce korktu, bir anda yanımdan fırlayıp yatağın diğer ucuna geçti. Sırtını dönerek yatmaya devam etti. Anladım onun olduğunu. İçim içim ağlıyordu. Belki korkuyordu. Belki sonra unuturum diye yazıyorum. Paprika erkeklerden korkuyor. Hatta güvenmiyor. Olabildiğince uzak kalıyor, kaçıyor. Benden kaçmadı! Her şeyin farkında. İşlerin yüzüme güleceğini biliyordum. Tanrı bana jest yapıyor. Kendisiyle evleneceğimin farkındaydı. Bubu'dan sonra değer verdiği ilk kişi, sanırım benim. Şimdi papatya kokulumun yanına, yatmaya gidiyorum.
Başım ağrıyor. DELİ GİBİ AĞRIYOR. KOCAMAN KOCAMAN YAZIYORUM HANİ. Rika hanımefendilerle tartıştım. Hayır, demokrasi denen bir şey var. Paps istiyor, Paprika istiyorsa, sen hayır desen bile iki evetle benimle evlenmek zorundasın! Böyle yazınca çok acımasız oldu. Fakat durum böyle. Rika bu evliliğin doğru bir karar olmadığını falan söyledi. Hayır tabii birbirimizden hoşlanıyoruz fakat erken olduğunu düşünüyor. İstemediği bir hayata katlanmak zorunda kalacağını söyledi. İçim içimi yerken bir yandan da seviniyordum. Üçünü bir arada mutlu edemezdim ya? Birisinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. En olgunları koydu. Ayrıca tüm sevişmelerimizi de hatırlıyor. İnancı gereği yanlış olduğunu falan zırvaladı. Galiba benim inancım gereği de yanlış. Her neyse, evlenmemize müsade etti. Onun izni olmasa sanırım bir şeyler boka sarabilirdi. He, bir de öpüştük. İlk defa. Onunla ilk defa. Harikaydı.
table]
Arbesbach ve Santana için vals! Evlendim. Mutluyum. Sanırım başka söylenecek hiçbir şey yok. Belki de var. Doğru karar mı, kesinlikle. Yirmi iki yaşında evlenen bir erkeğe her ne kadar çevrem aptalca bir hareketmiş gibi yaklaşsa da, insanların düşüncelerine göre hareket etmiyoruz sonuçta. Tabii evlilikten sonra gelen bazı can sıkıcı şeyler de oldu. Yalnızca birkaç kişinin katıldığı bir nikah, kimseyi davet etmedik. Fakat çevremizdekiler kendilerini davet etmediğimiz için epey kırılmış gibiydi. Aslında düğün yapmamak Paps ile ortak kararımızdı. O yüzden pek de önemsemiyorum yapmadığımız bir düğüne davet etmediğimiz için üzülenleri. Evlendikten sonra biraz Paps'ın söylemleri korkuttu beni. Göbeğin çıkacak falan. AMAN. Hiç göbeğim olmadı. Oturduğumda önümde top gibi bir şey dursun istemiyorum. Bir de şey var, şey! Paps bana evlenmeden bir hafta önce, sürekli kendisinin bana bir sürpriz yapacağından bahsediyordu. Bir insana sürpriz yapacağınızı söyleseniz meraktan yerinde duramaz. Ben on kat daha fazla duramıyordum. Çünkü sürprizin gerçekleşmesi için, Paps'a göre, benim doğru zamanda, doğru yerde, doğru şeyi yapmam gerekiyormuş. YAPAMADIM. Ne olduğunu bana hala söylemiyor. Kaçırdın diyor. Hevesim gitti diyor. Ne olursa olsun hatasının üzerine kara kara düşünen birisi değilimdir. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. Bu düşünceyle kafamdan silsem, geçti gitti desem bile Paps bir şekilde konuyu batırdığım sürprize bağlayarak beni deli ediyor. Kızamıyorum haklı çünkü.
Sürprizi öğrendim. Mükemmeldi. | (https://www.upload.ee/image/12238591/vals.jpg) |
Ben evlendim ya hemen evlenecek! Hammond kadar özenti bir adam görmedim. Motor alırım motor alır, krediye girerim krediye girer. Evlenirim evlenir! Ayrıca ilişkilerini de anlayamıyorum. Ne kafasındalar bunlar? Birbirlerine nefret kusarlar, beş dakika sonra barışırlar. Bazen öyle kavga ediyorlar ki aha, ayrılacaklar diyorum. Fakat yine barışıyorlar. Bir keresinde ölümüne kavga ettiler. Yarım saat sonra sosyal medyada yanak yanağa fotoğraf paylaşmışlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Zaten Peggy'e ayrı bir gıcığım. Bana, hangi ülkeydi hatırlamıyorum, oranın yöresel bir yemeğini yapacaktı... Neydi adı? Mantı. Mantı yapacaktı! Hala yapmadı. Her aklıma geldikçe hatırlatacağım. Çok güzel bir şeymiş, çok da iyi yaparmış. Söz verdi hala yapmadı.
Creswell Oddy'i dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış çocuğun. Doğru sarsılır ama yıkılmaz. Oddy de benim kadar eşinden korkan birisi. Belki tüm sayfaya bu konu ile ilgili yazı yazabilirdim ama daha önemlisi var. Alyssa meme kanseri olduğunu söyledi. İlişkileri nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Paps, Paps sadece James'i düşünüyor. Çok seviyor onu. Alyssa'ya bir şey olursa James'e ne olacağı durumu onu sanırım çıldırtıyor. Bir de evlilikleri var. Hayır pek sağlıklı bir düşünce değil ama bu kadın doktor ve sanırım süreci de çok iyi kontrol eder diye düşünüyorum. Belki de geceleri endişeden uyuyamıyordur, bir şeyler yapmamız gerekiyordur diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Çıkmazdayım yine.
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART IV (Side B)
Webster birkaç gündür eşimle fısıldaşıp ondan para düdüklüyor. Hayır nedenini öğrenmek istediğimde söylemiyor, her ikisi de. Bildiğin göt oğlanı benim eşimden para alıyor. Kesin kandırıyor kızı. Kesin para vermezsen sahada süründürürüm bunu falan diyor. E haliyle benimki de kıyamıyor, veriyor. Çok kinlendim çavuş kılıklı piçe çok.
Ha sonradan öğrendim bunu şimdi yazayım dedim, Paps'a benim sahada yaşadıklarımı anlatıyormuş para karşılığında. Fırsatçı herif. Kingston bir bu iki yemin ederim. Çavuşluk maaşı nelerine yetmiyor akıl sır erdiremiyorum. Birisi departmandan su çalar diğeri para karşılığı dedikodu satar. yarın bir kalem alayım mavi kötü gibi.YARIN KALEM AL
Randy belki eli sikinde gezen birisi değil evet, ama bir hayat arkadaşına ihtiyacı olduğu kesin. Çok yalnız. Akşamları derdini dinleyecek yalnızca biz varız. Hayır amına koyayım derdi de bitmiyor ki turşunun. Sürekli bir şeyler sürekli bir şeyler. Ortadoğulular gibi sürekli etrafta kadın da arayamıyorum adama çünkü Paps görse sanacak ki kadınları dikizliyo‧ へ⊰ mürekkep bitti, şimdilik mavi kalemle idare edeceğim. Evet. Paps görse dikizliyorum sanacak. O yüzden onu da yapamıyorum. Bu kadar başarı, yalnız bir hayat. Bazen şu zenginlerin para ile her şeyi satın alamazsınız lafını biraz anlıyorum. Tamam belki Randy çok zengin değil ama her gece farklı kadınla yatacak parası olan bir insan, bu aşikar. Tamam belki her gece farklı kadınla yatacak parası da yok. Fakat yine de kadınlarla arada bir havuz partisi yapabilecek bir adam. Ama yapmıyor! Çünkü aşk arıyor, çok belli. Gözlerinde o var. Geçici bir şeyin peşinde değil.
Mason baba olacağını söyledi. Paps da hemen gidip çocuğun doğumunda yardım etmek istedi. Kıyamam ya, ebe olmayı ne kadar seviyor. Çocuk sahibi olmayı ne ben ne o istiyor. Fakat eminim bir çocuğu olsa onu harika yetiştirir. Tabii ben de yetiştiririm. On sene sonra burayı okuduğumda umarım yanılmadığımı fark ederim! ---yazmadan edemeyeceğim. Placido villa almış ####. Kesin bir şeyler aşırdı bir yerlerden. Na' buraya yazdım, kesin.
Karımın içine magnet koymuşlar bütün dramayı çekiyor. Hayır hep söyler ben kaostan besleniyorum falan diye hatta genel anlamda sever ama kimseye tahammülü yok, belli. Göt oğlanı Randy zaten felaket tellalı gibi. Adam ne zaman beni arasa kötü haber veriyor. Alo Sebastian, böyle böyle. Alo Sebastian birisi kaçırıldı. Alo Sebastian kaza yaptım. Alo Sebastian Oddy delirdi. Alo Sebastian beni Undertaker sanıyorlar. Alo Sebastian alo Sebastian! Belki uzun bir tatile ihtiyacımız var. Bilmiyorum. Paps insanların sorunlarıyla meşgul olmaktan çok yoruldu. Bunu fark edebiliyorum. Ah Paps, magnetli kekim.
(https://www.upload.ee/image/12238576/fotograf4.jpg)
Hep arkadaş sayımın az olmasından yakınırdım. Meğer çevremde ne kadar konuştuğum insan varmış. Mosby, Skyler, Renzo, Niko, Aurora, Kumandall, Hill. Tamam belki dost değiliz ve aralarından bazıları pek düzgün, iyi ve doğru işlerle uğraşan adam değil fakat beni gördüklerinde selam veriyorlar. 49 yaşındaki evrak işlerinden sorumlu şişko memur da selam veriyor fakat o ayrı. İlk defa mesleğim dışında bu kadar insanla iletişime girdim. He bir de son zamanlarda iki tane şişman ortaya çıktı. Beni gördükleri yerde kucaklayıp götürüyorlar. En son çok pis bağırıp küfredeceğim.
Eklemeden edemeyeceğim pala bıyık ulrik ve macesteleri brjojnrn nasıl yazılıyor bilmiyorum ben kellogs diyorum, hah. Ney nasıl- --------- nasıl toparlayacağımı bilemedim. İki tane motorsikletçi. On numara insanlar. Daha önceden de tanıdığım birkaç motorcu vardı fakat kötü işlerle uğraşan, harleyciyiz diyip her boka bulaşan sonunda da kelepçeyi yiyen motorculardı onlar. Fakat Ulrik ve Kellogs amcalarım öyle değiller. Suratlarındaki masumiyetten belli oluyor. Kendince takılen iki adam, ha gerçi aynı ceketi giyen birkaç adam daha gördüm.
"Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi." Tabii böyle yazınca sanki etrafımda sevişebileceğim yüzlerce potansiyel kadın varmış gibi geliyor fakat bu söz benim için geçerli değil. Bu söz Paps için geçerli. Çünkü Vice şehrinin yakışıklı erkeklerinin her gördükleri kadına saniyesinde açılma gibi bir huyları var. Ayak üstü seks teklifi eden bile oluyordur, buna eminim. Fakat her şeye rağmen beni seviyor. Bunları yazdıkça ilk cümle daha çok anlam kazanıyor. kapı çalıyopizzam
(https://www.upload.ee/image/12238550/fotograf1.jpg)
Bazı duyguların arkasında kocaman şeyler vardır aslında. Onlar küçük bitkiler gibidir. Sen onu küçük görürsün fakat çektiğin zaman kocaman bir kök çıkar içinden. Utangaçlık da tam olarak böyle. Aslında görünenden daha büyük, daha önemli bir şeydir. Aslında kötü bir şey de değildir utangaçlık, çünkü utangaçlık insanın özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir. Paprika zamanında yaptığı şeyler için çok üzülüyor, çok utanıyor ve hatta çekiniyor. Kendisini özgüvensiz sanıyor.
Sen özgüvensiz değilsin. Sen tanıdığım en harika insansın. Hani bazen ben kötü birisiyim diyorsun ya? Sen kötü birisi değilsin. Sen geçmişte yaptıklarının bilincinde olan, bu durumun zaman zaman yasını tutan, benim tanıdığım en harika insansın. Her şey olabilirsin ama kesinlikle kötü bir insan değilsin. Belki hep yüzüne söyleyemiyorum ama benim için en değerli varlık sensin. Seni seviyorum.
(https://www.upload.ee/image/12238605/fotograf2.jpg)
(https://www.upload.ee/image/11320089/story_sebarbesbach.png)
PART V
Her insana merhamet göstermemem gerektiğini zamanla öğrendim. Lavigerie’nin bir sözü var.
“Merhamet en etkili silahtır, kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar.”
Bir karıncayı incetemeyecek yahut kendisine silah doğrultana aynı karşılığı vermeyecek birisiydim. Tabii insanlar çeşitli zamanlarda hiç merhametli olamayacak kadar öfkelenebiliyor ve vicdan denen olgudan bir süreliğine uzaklaşabiliyorlar. Konu tam olarak da benim bu olgudan hiç uzaklaşamamamdı. En azından, bir zamanlar ben böyleydim. Fakat hayata bir miras bırakacağımı fark ettiğim günden itibaren beri daha farklı düşünüyor ve hissediyorum. Bir insannı huyu kolay kolay değişmez elbette fakat durum biraz daha ayrı ve farklı. Bahsettiğim söz, pek çok farklı anlam çıkarılabilir. Çocuğum doğduğunda tek kolu olmayan gazi bir babaya maruz kalsın istemiyorum. Otorite sahibiyim, yetkilerim var. Kullanmaktan asla çekinmeyeceğim. Birinin kıçına tekme basma konusunda vicdanlı davranamam, bu konuda merhamet gösteremem. Tüm bunlar ne kendim ne de kişisel fantezilerim veya tatmin olma arzum için. Tüm bunları, bir gün tıpkı ben gibi gözlerini dünyaya açtığında siktiri boktan çevreye maruz kalmamasını istediğim çocuğum için yapıyorum. Daha mı sertim? Öyleyim. Belki insanların, meslektaşlarımın bana selam verirken gözlerinin içi mutlulutkan veya sevgiden parlamıyor. Böylesine değişimin getirdiği sonuçlar için belirli fedâkarlıklarda bulunmak gerekiyordu. Çocuğum olduğundan beri bu fedâkarlıkları yapıyorum. Elbet ufak çaplı avantajlı değişimler oldu. İstemediğim halde sakal bıraktım. Tanrım… Bazen yemek yerken üzerinde yemek kalıntıları bırakıyorum. Fakat artık kendim için yaşamıyorum. Beni başka birisi olmaya iten şeyler var.
Hayallerim mi? Hepsi başarı ve takdir edilmeye aç bir polis memurunun süslü rüyalarıymış. Çevremdeki insanlar nasıl böyle bir insan olduğuma ve neye dönüştüğüme şahitlik ettiklerinde hayret edebiliyor. Ben pek şaşırmıyorum. Evlilik bir insanı gerçekten değiştiriyor fakat çocuk sahibi olmak tamamen değiştiriyor. Ben hayatımda gerçek anlamda ilk defa bir insan için çok endişeleniyorum. Dolapları, kitaplığı ve benzeri mobilyaları duvarlara neden sabitlersiniz? Depremde bir şey olmasın diye, değil mi? Peki en fazla dört şiddetinde deprem gören Florida’nın kıyı kısımlarında yaşayan birisi olarak, ben neden sabitledim? Çünkü bu riski bile göze alamayacak kadar endişeliyim ve korkuyorum. Sahip olabileceğim en değerli şeye sahip olmak üzereyim. Bir şeylerin yanlış gitmesini… Nasıl kaldırırım bilmiyorum.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/746824994528428123/791084244185120818/ksmodu.png)
Paps ile bu gece de kavga ettik… Tanrım, onu ne kadar çok sevdiğimi sanırım bir tek sen bilebilirsin. Başka bir erkeğe bu kadar samimi yaklaşması beni çileden çıkartıyor. Tanıdığım bir kadının arkasından edilen ileri geri lafları işittikten sonra aynısının benim eşim için söylenecek olabileceği gerçeği beynimi kemiriyor. O mu? O bunun farkında bile değil. Süslü dünyasında her erkeği birer çüksüz olarak görüyor. Fazla kıskanç olduğum algısına düşüyorum yine, fakat hayır. Eşimi seviyorum. Başka erkekler ile kurduğu samimiyetin bir dozu olmalı ve bunun bilincinde olmalı. Fakat ona karşı dominant olamıyorum. Miyavlayarak hizaya soktuğum adamlar var. Fakat ona karşı iradem güçsüz. Sanki onun için varolduğumu düşünüyorum bazen. Ha, bir de, gün geçmiyor ki Randy denen herifin sikik dramalarına yeniden maruz kalmayalım. Herifin bizden gizlediği bir çocuğu varmış. Taşak geçiyor resmen. Paps oldukça sinirlendi ve sanırım bir daha yüzüne bile bakmayı düşünmüyor. Aslına bakarsan benlik pek bir durum yok. Ben de geçmişime bir perde çekmek istedim fakat siktiğimin kağıtları ve istikrarlı bir şekilde devam eden yazma tutkum buna el vermedi. Randy gitmeden önce arabasını da bana bıraktı. Paps arabayı garajda görünce çıldıracak. Belki de boyatmalıyım. Paps hamile kaldığından beri ona çok iyi davranıyorum. Bir keresinde yaban mersini için Blueberry'e* kadar yürümüştüm. Gecenin dördünde yaban mersini çekmişti canı. Her zaman iyi hissetmeliydi. Bazen kendimi sorguluyordum, Paps'a mı değer veriyorum yoksa karnındaki çocuğumuza mı diye fakat ben ona hep iyi davranıyordum. Elbet hamile kalınca ona sergilediğim ilgi ve özen birkaç kademe daha artmıştı. Öyle de olması gerekiyordu. Önümüzdeki hafta kontrole gideceğiz ve belki de çocuğumun fotoğrafını ilk kez görebileceğim!!!!!!!! Kontrole ani gelişen bir KOD 0 durumundan dolayı gidemedim. İleride alzheimer olma riskime karşı KOD 0 = memur yaralandı, ateş açıldı. Paps kontrolden geldikten sonra bana çocuğumuzun fotoğrafını gösterdi. Aşırı mutluydum. Cüzdanıma koydum fotoğrafı, asla yanımdan ayırmayacaktım onu. Eh, bu süreçte Paps biraz üzgün gibiydi. Birkaç kadın memura bunu sorduğumda hamilelik dönemine bağladı. Olurmuş böyle şeyler. BABAAAAAAAAA!
Pek keyifsizim. Çocuğumun hayati fonksiyonlarını düzgün sürdüremeyecek kadar engelli olduğunu söyledi doktorum. Oysa evlenmeden önce çocuk sahibi olmamızın hiçbir sakıncası olmadığını onaylamak için kontrol bile yaptırmıştık. Doktor, Paps'ın geçmişte kullandığı depresan ve türevi ilaçların buna sebebiyet vermiş olabileceğinden bahsetti. Doğum... Doğum gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Bu bizim imzamıza bakacak. Ya çocuğum doğacak ve doğum sırasında Paps'a büyük zarar verecek ve belki onun ölümüne sebebiyet verecek ya da o daha fazla büyümeden onu aldır- (( *kağıt üzerinde bu sayfadan sonra gözyaşlarından rengi dağılmış mürekkep lekesi var.))
(https://www.upload.ee/image/12948134/operationVCPD.png)
Süslü rüyalarımın gerçekleşmesinde emeği olan bir insanın ölümü, bu düşünce… Beni deliye çeviriyor. Webster ağır bir şekilde vuruldu. Son zamanlardaki çatışmalar, şehrin kaosa sürüklenmesi, beni her saniye büyüyen bir paniğe ve endişeye sürüklüyor. Ya henüz oğlumu göremeden gözlerimi kapatırsam? Webster’a bile ne olacağı belli değil. Tanrım, piç herifin tekrar kalkıp bana agresifleş demesini nasıl istiyorum…
Hey… Belki de bu satırlara tekrar yazmalıyım. “Criminal” heriflerden bahsetmiş miydim? Onlardan bahsetmeliyim o halde… İki ekip üzerine bölünmemizin ardından bu tarz yapılanmalarla karşılaşmamız kaçınılmazdı. Stratejik bir hata mıydı? Belki. Fakat hayatımdan bir anda yoldaşlarımı, ağabeylerimi çalacağı gerçeğini hiç düşünemezdim. Her gün haberlerde duyduğum bu isimler, bir noktaya varmalıydı. Bir heykel edasıyla olduğum yerde kalacak ve seyirci mi olacaktım yoksa bir şeyler mi yapacaktım? Elbet, yaptım da. Eşim, bir basın şirketinde artık hissedar. O gerçekten iyi para kazanıyor ve hatta kimi zaman ben fark etmeden kredi kartıma para gönderiyor. Faturaları o ödüyor. Ben eril bir herif değilim tabii benden fazla kazanıyor olması beni rahatsız etmiyor. Hala sözümü dinliyor olması en büyük mutluluğum. Criminal üçlünün kamera karşısına bir adam çıkarmak istediğini söyledi bana. Fikrimi sordu. Ağzımdan çıkan tek kelimeye bakıyordu bu savaşın başlangıcı. Eh, mutlu sonla bitmedi. Hükumet bazen devletin lehine sonuçlanması için suç işler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Halkı korumak için suç işler. Hükümet, mahkemeye çıkmaz çünkü bunu devlet için yapmıştır ve devlet bunu örter. Kozmik sırlar içerisinde kaybolur bütün suçlar. Tabii bahsettiğim yolsuzluk vesaire değil. Daha derin şeyler. Aynı şekilde polisler de bunu yapar. Eh, polisleri ise… Polisleri ise üstleri korur. Birileri birilerinin icabına üsulsüz yoldan bakar çünkü tek yolu budur. Üstleri ise bu duruma kılıf uydurur. Fakat bahsettiğim durumda senaryo bu olmadı. Ortada kılıf uyduracak kimse yoktu. Ne mi oldu? Bu şehrin nizamı için kurşunlar yiyen bir adam, bu itibarsızlığı kaldıramadı ve karanlığa karıştı, yok oldu. Aslında yok olan bizlerdik, departman olarak bir cinayet işledik. Maktül, Webster. Katil, kılıf uyduramayan bizler. Suçlu mu? Suçlular hala orada. Bizler, polisler hala onları seyrediyoruz. Belki bir gün Webster’ı ziyarete gitmeliyim. O gün yanımda mutlaka bir kasa bira ve narkotikten aşırma birkaç sarma alacağım.
Oğlum Randy bugün ilk defa bana baba dedi. Minik oğlum büyüyor. Babası gibi olacak, güçlü, kuvvetli ve zeki! Tanrım… Onun evlendiğini, bir iş sahibi olduğunu o kadar çok görmek istiyorum ki. Hayattaki tek amacımın bir anda değişeceğini hiç beklemezdim. Tüm odak noktam sensin Randy. Büyüdüğünde bu metinleri okuduğunda sana ne kadar kıymet verdiğimi anlayacaksın. Belki sen büyüdüğünde sana sarılmayı, sana güzel sözcükler söylemeyi bırakabilirim. Bilmiyorum. Babam bana böyle yapmıştı. En son dokuz yaşındaydım babam bana sarıldığında. Sanırım büyüdükçe yüzümdeki masumiyetin kaybolduğunu gördü. Fakat senin için aynısı geçerli olmayacak oğlum. Ben seni hep seveceğim. Eğer bir gün sana sarılmayı bırakırsam, bunları bil diye yazıyorum. Baban seni çok seviyor ve her zaman da sevecek. Benim aslanım, dünyaya bıraktığım eşsiz mirasımsın.
Maceralarımdan da bahsetmeliyim oğlum! Yeni akademi süreci bize gerçekten iyi insanlar getirdi. Bu anımı buraya anlatıp ileride çocuğuma anlatmazsam kafayı yerim. Yılbaşı gecesiydi, annenle deliler gibi içip, eğlenip, yatak döşek sevişmemiz gereken geceydi. Fakat baban senin için çalışıyordu evlat. Polislik mantık gerektirmeyen bir meslektir. Mantık seni A noktasından B noktasına götürür. Fakat bir polisi yalnızca ortalıkta dolaştırır. O yüzden düz mantık, belki hafif yırtık olan polisler daima boktan işleri yapıp bu şehrin gerçek güvenliğini sağlarlar. Baban da pek mantıklı bir adam değil. Yoksa anneni mi seçerdi zaten? :D Gece yarısıydı, içip sokakta kusan kadınlar, henüz ilk defa kar gören Vice halkı, ortalıkta koşuşturan ergenler, tam bir yılbaşı ruhu sokaklara hakimdi. Kırmızılar içerisinde bir adam gördük evlat, yapıca şişmandı fakat orantısız bir şişmanlıktı bu. Ak sakalları da vardı. Rüyada değildik elbet. Serrano isimli bir memur arkadaşımla birlikteydim. Elinde çuvalla dolaşan bu piç bacadan girip insanların mücevherlerini indiriyormuş cebe. Bir çocuk ihbar etti, noel baba evimize geldi fakat vermedi aldı gitti diye. Hehe, yazık oğlana. İşte o gece, senin güçlü ve kuvvetli baban Noel Baba’yı tutukladı oğlum. Amına koydum o soytarının. O yüzden senin tek ve gerçek baban, yılbaşında sana hediye verecek tek adam olacak. | (https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/802289366072164352/chillthefuck_remastered.png) |
Baban hep düz bir adamdı evlat. Gerçekten. Bu satırları okuduğunda yaşıyor olmazsam benim babam nasıl bir insandı diye fikir sahibi olman için yazıyorum. Annenle nasıl tanıştığımızdan bahsetmiş miydim sana? Ah bak, burası en güzel kısım. İş çıkışı en sevdiğim şey Temple bölgesine giden otobüs durağına kadar ellerim cebimde kulaklıklarım kulağımda müzik dinleyerek yürümekti. Eh, o gün işe motorsikletimle gelmiştim. Eski motorsikletim, pek külüstürdü. Belki sana hediye edebilirdim onu fakat Roland Drayce adında mağara adamı kılıklı bir yarmanın tekmesi sonucu tahtalı köyü boyladı. Her neyse, motorumla biraz da sahil kokusu alırım diye Batı yakasına sürdüm. Ocean Bar gözüme takıldı. Belki inip bir bira içmek için güzel bir vakit olduğunu düşündüm. Amerikanlar böyle yapmaz mı? Evet böyle yaparlar. Tabii benim yanımda bana eşlik edecek bir arkadaşım hiç olmadı. Hammond vardı, bu defterde ismine pek sık rastlamışsındır. Fakat kendisi kadın meraklısı olduğu için kendisini pek nadir görürdüm. Her neyse, Ocean Bar'a girdim, girdim dediğim zaten açık bir yer. Bir bira eşliğinde her saniye sanki telefonumda bok varmış gibi telefonuma bakıp vakit öldürüyordum. Yapılı fakat davudi sesli bir yarma arkamda belirdi ve bana beni kesen bir kadın olduğunu söyledi. Öff, annen bana nasıl yanmış bir bilsen! Eh, sonrası pek ilginç. Bu hikayeyi annen sana anlatsa muhtemelen şunları söylerdi. "
"Babanla o bar tanıştık ve bir süre sohbet ettik. Kafa dağıtmak için kasabadaki evime gittik ve geceyi arka bahçede geçirdik. Sevişmeyi umuyordum fakat o buna cesaret edemedi, tatlı sohbet, makara ve eğlencenin ardından çadırda birlikte uyuduk."
HAHAHA! Üzerinde penisimi kavrayan aslan fotoğraflı boxerım vardı. O yüzden ilk geceden rezil olmak istememiştim. Eh, bu yüzden vazgeçtim. Sonra da zaten her gün gerçekleşen buluşmalar, aylar süren bir ilişki ve aniden gelen evlilik.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/764552244774305806/810542778861355018/yatak.png)
Ne çabuk büyüyor… Bugün Randy’i okula yazdırdım. Eh, geri zekalı müdür ve yardımcısı biraz saçmaladı ve polis çağırdı ama sonunda okula kayıt ettirebildim. Gerçekten Amerikan eğitim sisteminin bu kadar kötü olacağını aklımdan bile geçiremezdim. Lanet olası okul minibüsü üç gün art arda seni almaya gelmedi. En sonunda o aptal otobüs şoförünü iyi patakladım. Artık her sabah oğlumu almaya geliyor. Ben aslında oğluma her konuda tamamen özgürlük tanımak isteyen bir babayım fakat kendisinin sürekli polis olacağım demesi beni delirtiyor. Tanrım! Hatta bu sebepten annesiyle bile defalarca kavga ettik. Annesi… Paprika demişken o kusursuz bir anne. Başlarda oğlumuzu hayatına kabul edemediğini düşündüm. Masaya sürekli iki tabak koyuyordu. Eh, bunu iş hayatındaki yoğunluğa bağlıyordum. Anne olmayı çabuk sindirememiş olmalıydı. Neyse ki artık bu durumları aştık. Harika bir ailem var, her şeyi başarmış olmanın verdiği haz beni her geçen gün daha mutlu ediyor.
EEE...
Tanrı bazı insanlara gerçek anlamda kaldıramayacağı yükler yüklüyordu. O, hayatta sahip olabileceği en büyük emanetin farkına yeni varmıştı. Fakat, emanetine ihanet etmemesine rağmen neden Tanrı onun elinden bu emaneti geri aldı? O, bunu kaldıramayacak kadar güçsüzdü. Belki de artık diğer insanların tabiriyle biraz deliydi. Etrafta çocuğunu görüyordu, hiçbir zaman doğmamış olan çocuğunu.
Paprika, henüz dört aylık olan çocuğu, %90 engelli doğacağı ve doğum sırasında kendisine yüksek ihtimalle zarar vereceği gerekçesiyle, Sebastian ile ortak karar vererek aldırdı. Sebastian bunu hiç sindiremedi. Kendi gerçekliğini yarattı ve bir süre çocuğu doğmuş ve büyümüş gibi davrandı. Eşi dışında bunu pek fark eden olmadı.
(https://www.upload.ee/image/12960916/sebastianpp.png)
-
Karakterine bu kadar değer veren başka bir insan tanımadım, daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Bol şans.
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/822453467280834611/arbsVShars.jpg)
-
Harika bir tanıtım :o
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/824401661002252298/foti.png)
-
beraber göklerde kartal olalım O:-)
-
silah avrat at
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/824411066771439666/papsvesebinatmacerasi.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/824688131257008208/ceramonial.png)
-
sağlam :o
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/816321620150321222/824747248038182922/yemintoreni2.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/651445332907130911/651445365429633045/ServiceAwardIII.png)
26.03.2021
-
silah avrat at
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/824411066771439666/papsvesebinatmacerasi.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825531544801640448/dsa.jpg)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825530666338222100/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/825912110948548639/unknown.png)
-
upload.ee ile birlikte kendisi de patlamış gibi duruyor, keçi sakallı KEÇİ.
-
upload.ee ile birlikte kendisi de patlamış gibi duruyor, keçi sakallı KEÇİ.
:( :'(
-
cahil ile entelin diyalogları
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/826281140938604564/kucukayi2.jpg)
-
entel ile cahilin diyalogları 2
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/827598881927200778/kishatirasi.png)
-
Birileri manga okumaya başlamış sanırım. :-\
-
Birileri manga okumaya başlamış sanırım. :-\
Üzüm üzüme baka baka kararır ::)
-
eğer ruskyi özlediysen geliyom
-
eğer ruskyi özlediysen geliyom
ORTA DOĞU VE BALKANLARIN EN SERT ERKEĞİ ÖZLENMEZ Mİ :(
-
boompsi
entel ile cahilin diyalogları 2
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/827598881927200778/kishatirasi.png)
-
(https://mudo.akinoncdn.com/products/2017/03/29/83477/094294c9-620b-4909-b2ef-d0a35c792702_size700x700_quality90.jpg)
-
(https://mudo.akinoncdn.com/products/2017/03/29/83477/094294c9-620b-4909-b2ef-d0a35c792702_size700x700_quality90.jpg)
:(
-
Martha Mauseth Arbesbach / Sebastian Arbesbach / Paprika Santana Arbesbach
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/829265407785173032/anasivepaps2.png)
-
ikisi de durumdan mutsuz görünüyor :-\
-
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/829412155912355880/sabahsporu.jpg)
-
half german and half northman
but 100% american
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/830138824821964880/smoking.png)
-
karizma O:-)
-
karizma O:-)
O:-)
-
half german and half northman
but 100% american
https://vice-social.com//sebastian
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/830138824821964880/smoking.png)
-
&t=103s
-
(https://www.upload.ee/image/13071440/dugun.png)
-
başarılı
-
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)
-
(https://media.discordapp.net/attachments/826170960566681620/834924226866839602/image0.jpg)
emeklilik hayatında başarılar sebohottin...
-
f hocam f
-
+yav lütfen beni dinler misin allah aşkına yav?
-ya ne dinleyeceğim ya?
+ben yalan söylemem, herkese yalan söyle- sana yalan söylemem lütfen.
+yalan değil, doğruyu söylüyorum.
-bırak allah aşkına ya
-inanmıyoruuum!
+NEreye gidiyorsun?!
-gidiyorum!
+la gelir misin lütfen?
-
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
hammond da yaz
-
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)
-
Kılbıklığın sonu, bu hikaye burada biter kalbim eski dosta küser.
-
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)
Howdy, partner?
-
*Arbesbach rozetini ve silahını teslim edip bir süreliğine izne ayrıldı. Vaktini eşiyle ve bahçesindeki çiçeklerle geçiriyor.
(https://www.upload.ee/image/13078067/ceramonial.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/835945817340248084/farmerseb.png)
Howdy, partner?
enjoyin' ma break
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/838025768549220352/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/776578208551927856/841425624303927366/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/842773920347979776/newseb.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/843608189496852540/samp_14_05_2021_17_38_12.png)
-
what is... friend? @Feliron
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345721502924912/sebandham.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345880566923264/horsewashinginandout.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/845345921632960512/gopnik.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
sebastian escobar
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
sebastian escobar
+haa eyvallah, doğru doğru. meriç abi benim bir arkadaşım var, şifa imalatçısı, aynı yaştayız. lavuk burdan atlıyor uçağa jamaika'ya gidiyor; şifayı çekiyor içine, yıkanmadan geri geliyor.
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/843608189496852540/samp_14_05_2021_17_38_12.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/846878200751718460/smoking.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/847921879515267122/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/377886266189938688/847921879515267122/unknown.png)
yoklama mı alıyor? kıymetli dostlarım!
-
CAVUSUM BEEE, ÜFF. ADAMIN ANSİKLOPEDİ GİBİ HAYATI VAR OKU OKU BİTMİYOR. ADAMSIN CAVUSUM o7
-
Yorumlar için teşekkürler^
Upload.ee'nin çöküşüyle çoğu görsel ortadan kaybolmuş, en kısa sürede düzeltirim
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/849315150761558056/unknown.png)
-
Çavuşum geri dönün, departmanın size ihtiyaci var. :(
-
Çavuşum geri dönün, departmanın size ihtiyaci var. :(
nasip
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/850495919362670602/unknown.png)
-
çavuşum, büyüyüp büyük adam oluyoruz, bir ziyaret bekleriz :-X :-X :-X
-
kalsın burada, belki ileride alıntı yaparız
-
Özleniyor.. :(
-
çavuşum, büyüyüp büyük adam oluyoruz, bir ziyaret bekleriz :-X :-X :-X
aslannnnnnn
Özleniyor.. :(
:(
kalsın burada, belki ileride alıntı yaparız
(https://static.birgun.net/resim/haber-detay-resim/2019/10/22/blutv-den-behzat-c-aciklamasi-640063-5.jpg)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/851371691204018216/arbszc.png)
-
Kısa süreli uykunun ardından #backinbusiness
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/852532342396551178/smoking.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/824638783608848404/852298576217243758/DudASIRWsAYjSUC.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/855413916377415720/gecegozlukmutakiliramk.png)
-
seb fishing
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/855968506687258654/canga.png)
-
bruno'ya kürekçi deme seb adam
-
bruno'ya kürekçi deme seb adam
kürekçiye kürekçi denir
-
Sayfa 70 adına bir FLASHBACK
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766068038926407/akademi.jpg?width=998&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766135956766720/sa-mp-000.png?width=1200&height=220)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765847383670804/sebandham.png?width=543&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765617074831380/heloaa.jpg?width=809&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765073895292928/kingstonparty.jpg?width=1200&height=525)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857763197951934504/jrndj.jpg?width=757&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765099670077470/1066.jpg?width=923&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762877104586772/icimicim.jpg?width=910&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767350069755924/dugun.png?width=967&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765525886992414/samp_25_12_2020_01_45_27.jpg?width=994&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762196716257290/senior.png?width=859&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762277154095114/sloarbs.png?width=994&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857762151060996116/pdy.png?width=1053&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857765577014509598/sampvcrp.png?width=802&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857768348393930792/unknown.png?width=1200&height=194)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766999458316338/operationVCPD.png?width=1015&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857766952076312606/samp_13_02_2021_21_13_23.png?width=994&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767022338637824/ceramonial.png?width=678&height=559)
(https://media.discordapp.net/attachments/806705712860364830/857767143268679700/papsvesebinatmacerasi.png?width=994&height=559)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/860641336818532352/unknown.png)
-
Bunadı iyice, hayır gelmez artık bundan Paps'a.
-
Toss a coin to your Paps. O' Valley of Plenty!
-
Bunadı iyice, hayır gelmez artık bundan Paps'a.
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/807667289196855337/866476569857622016/sdfsgfhskzds.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/807667289196855337/866463714294497310/unknown.png)
-
Zınk
-
sayılı karakterlerden
-
Yakışıklılığı sorgulanamayacak sayılı karakterlerden, Kendine özgü tarzı onu birçoğundan ayrıştırıyor.
-
sayılı karakterlerden
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/821658634526130176/866776785588191232/unknown.png)
-
Başarılar :)
^^
-
erkek oğlu erkek, öz abim
-
erkek oğlu erkek, öz abim
:(
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/782244898173878302/867499788827754516/Screenshot_10.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/867902051643162624/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/867934602411536384/unknown.png)
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/868592461449162822/samp_24_07_2021_22_49_30.png)
-
adam her şeyin en iyisini yapıyor tanıtıma bak be
-
adam her şeyin en iyisini yapıyor tanıtıma bak be
^^^^
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/821658634526130176/866776785588191232/unknown.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/868592461449162822/samp_24_07_2021_22_49_30.png)
-
Nasıl böyle iyi mi? :D
-
Kendisinin rollerini severiz. Başarılar. :sampanya:
-
Nasıl böyle iyi mi? :D
...değil
o günler özleniyor
(https://cdn.discordapp.com/attachments/803345600354713680/869344642502635550/sr5.png)
-
Kendisinin rollerini severiz. Başarılar. :sampanya:
TY
-
başarılar :o
-
başarılar :o
TY
-
Yeni Tanıtım
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
(https://cdn.discordapp.com/attachments/806705712860364830/821738774194421830/diversaforumarkaplani.png)
"vasıfsız bir elemanın belki benim için de umut vardır sözünün ardından yaşadığı maceralar..."
(https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png)
Sebastian, Seb ya da onun tercihiyle Arbs. Havuç da derler. Lise mezunu, eski serseri. Sıradan bir polis memuru. Kazandığı üç kuruşla lüks bir hayat yaşama peşinde koşturan arsız bir ***. Şu an çavuş rütbesiyle Vice City Polis Departmanı'nda görev yapıyor. Tam bir badass. Mesleği konusunda sert bir mizaca sahip. Ergensi tavırları olan herkese kin besler. Tek başarısı olan mesleğini kutsal olarak görür. Eşi ve özel hayatı hakkında konuşulmasından haz etmez.
Hayat onu epey hırpalamış, ota b*ka ağlayan bir tip değil. Herhangi bir üniversiteye kabul edilmedikten sonra uzun süre fast-food zincirlerinde çalışmış. Daha önceki ilişkisinde yaşadığı ayrılık onu biraz kötü etkilemiş olsa gerek. Paprika Santana ile evli. Önceki ilişkisinde yaşadıklarından dolayı eşini el üstünde tutuyor.
Fit olmaya aday ortalamabir vücudu var. Hafiften kemikleri sayılabiliyor. Koyu turuncu, hafif kumrala çalık dalgalı saçları ve gümüş renginde gözleri var. Çene çevresinde sakalları var. Sol kulağının arkasında renkli, minimalist bir paprika dövmesi var. Alkolle arası pek yok. Limiti üç bira, o da Alman birası.
| (https://www.upload.ee/image/12577022/trnsprn.png) |
-
legend
-
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/878696299334082560/unknown.png)
-
geri dönse keşke
-
Part of the journey is the end.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/714112032634306582/889105151057596446/kishatirasi.png)