ALBERT RUNE
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Albert Rune, annesi Danimarka'nın Kopenhag kentinde seks işçisi olarak çalışıyordu fakat babasının kim olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi. Albert doğduktan kısa bir süre sonra devlet korumasına alındı ve çocuk yurduna yerleştirildi. Doğum tarihi eksik kaydedildiği için gerçek yaşı hiçbir zaman kesin olarak bilinmedi. Resmi kayıtlarda yalnızca tahmini bir doğum yılı bulunuyordu. Bu yüzden Albert yıllardır kendisinden "Yirmili yaşlarındayım herhalde." diye bahsediyor.
(https://www.upload.ee/image/19567999/1.png)
Çocukluğu boyunca agresif, asi ve kurallara karşı gelen tavırları nedeniyle evlat edinme girişimleri başarısız oldu. Çoğu aile onunla baş edemeyeceklerini düşünerek vazgeçti. Böylece çocukluğunun neredeyse tamamını aynı yurtta geçirdi. Yurtta ona gerçekten değer veren tek kişi bakım görevlisi Marcus Reed oldu. Aslen Amerikalı olan Marcus, yıllar önce Danimarka'ya taşınmış bir rock aşığı, ayrıca hep sahne alma hayali kuran biriydi. Albert'e ilk kez Black Sabbath, Metallica, Alice in Chains ve Pantera dinleten de oydu. Daha küçükken ona büyük gelen, ve onu yeşil rengi ile birlikte tanıdığımız gitarını veren kişi yine Marcus'tu. Bu gitar Albert için hayati derecede bir öneme sahip olmuştu, ayrıca Albert'in müziğe olan tutkusu böyle başlamıştı.
(https://www.upload.ee/image/19568000/2.png)
Marcus, Albert'la sürekli İngilizce konuşuyordu, böylece Albert yıllar içinde İngilizceyi ana dili gibi öğrendi. Danimarka toplumuna hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamadığı için Dancası hep zayıf kaldı. Buna karşılık okulda aldığı eğitim ve Avrupa'da büyümenin etkisiyle Almancayı akıcı seviyede konuşmayı öğrendi. On sekiz yaşına geldiğinde devlet korumasından ayrılmak zorunda kaldı. Marcus'un desteğiyle Amerika'nın Georgia eyaletine taşındı ve hayatına sıfırdan başladı. Çeşitli işlerde çalışarak geçimini sağlarken müzikten hiç vazgeçmedi.
(https://www.upload.ee/image/19568001/3.png)
Yaklaşık yirmili yaşlarının başında Finn ve Ricky ile tanıştı. Üçünün ortak tutkusu olan rock müzik, kısa sürede güçlü bir dostluğa dönüştü. Bu arkadaşlık ileride GRINDS grubunun temelini oluşturacaktı.
(https://www.upload.ee/image/19568013/SAHNE.gif)
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
(https://www.upload.ee/image/19568065/alb.png)
(https://www.upload.ee/image/19519165/GgwXGZCW0AAsv3J.jpg)
BİSMİLLAH
satmıyom dükkanı O:-)
(https://www.upload.ee/image/19519204/GRN_1.png)
(https://www.upload.ee/image/19519229/GRN_2.png)
(https://www.upload.ee/image/19519249/GRN_3.png)
(https://www.upload.ee/image/19519251/SAHNE.gif)
(https://www.upload.ee/image/19519253/SAHNE2.gif)
(https://i.hizliresim.com/7vqtv2y.png) (https://hizliresim.com/7vqtv2y)
(https://www.upload.ee/image/19522883/GRN_4.png)
(https://www.upload.ee/image/19522887/GRN_5.png)
(https://www.upload.ee/image/19523252/Ba_l_ks_z-2.png)
(https://www.upload.ee/image/19523266/MARKET.png)
(https://www.upload.ee/image/19523421/GRN_6.png)
(https://www.upload.ee/image/19523830/GRN_7.png)
(https://www.upload.ee/image/19537888/GRN_8.png)
(https://www.upload.ee/image/19567918/albert.png)
ALBERT RUNE
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Albert Rune, annesi Danimarka'nın Kopenhag kentinde seks işçisi olarak çalışıyordu fakat babasının kim olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi. Albert doğduktan kısa bir süre sonra devlet korumasına alındı ve çocuk yurduna yerleştirildi. Doğum tarihi eksik kaydedildiği için gerçek yaşı hiçbir zaman kesin olarak bilinmedi. Resmi kayıtlarda yalnızca tahmini bir doğum yılı bulunuyordu. Bu yüzden Albert yıllardır kendisinden "Yirmili yaşlarındayım herhalde." diye bahsediyor.
(https://www.upload.ee/image/19567999/1.png)
Çocukluğu boyunca agresif, asi ve kurallara karşı gelen tavırları nedeniyle evlat edinme girişimleri başarısız oldu. Çoğu aile onunla baş edemeyeceklerini düşünerek vazgeçti. Böylece çocukluğunun neredeyse tamamını aynı yurtta geçirdi. Yurtta ona gerçekten değer veren tek kişi bakım görevlisi Marcus Reed oldu. Aslen Amerikalı olan Marcus, yıllar önce Danimarka'ya taşınmış bir rock aşığı, ayrıca hep sahne alma hayali kuran biriydi. Albert'e ilk kez Black Sabbath, Metallica, Alice in Chains ve Pantera dinleten de oydu. Daha küçükken ona büyük gelen, ve onu yeşil rengi ile birlikte tanıdığımız gitarını veren kişi yine Marcus'tu. Bu gitar Albert için hayati derecede bir öneme sahip olmuştu, ayrıca Albert'in müziğe olan tutkusu böyle başlamıştı.
(https://www.upload.ee/image/19568000/2.png)
Marcus, Albert'la sürekli İngilizce konuşuyordu, böylece Albert yıllar içinde İngilizceyi ana dili gibi öğrendi. Danimarka toplumuna hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamadığı için Dancası hep zayıf kaldı. Buna karşılık okulda aldığı eğitim ve Avrupa'da büyümenin etkisiyle Almancayı akıcı seviyede konuşmayı öğrendi. On sekiz yaşına geldiğinde devlet korumasından ayrılmak zorunda kaldı. Marcus'un desteğiyle Amerika'nın Georgia eyaletine taşındı ve hayatına sıfırdan başladı. Çeşitli işlerde çalışarak geçimini sağlarken müzikten hiç vazgeçmedi.
(https://www.upload.ee/image/19568001/3.png)
Yaklaşık yirmili yaşlarının başında Finn ve Ricky ile tanıştı. Üçünün ortak tutkusu olan rock müzik, kısa sürede güçlü bir dostluğa dönüştü. Bu arkadaşlık ileride GRINDS grubunun temelini oluşturacaktı.
(https://www.upload.ee/image/19568013/SAHNE.gif)
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
(https://www.upload.ee/image/19568065/alb.png)
ALBERT RUNE KARAKTERİNİN TANITIMI GELDİ