(https://i.hizliresim.com/c0kn9ry.png) (https://hizliresim.com/c0kn9ry)
Eduard Büchler’in 1915 tarihli bu büyüleyici başyapıtı, neoklasik ve sembolist bir estetiğin zirvesini sunarak izleyiciyi antik çağın melankolik ve şiirsel kalıntıları arasında zamansız bir yolculuğa çıkarıyor. Su kenarına uzanmış yarı çıplak genç bir kadının narin ve asil silüeti, doğanın vahşi yeşilliğiyle sarmalanmış antik harabelerin ve asırlık servi ağaçlarının görkemli kasvetiyle büyüleyici bir tezat oluşturuyor. Büchler, suyun yüzeyindeki yosun tutmuş yeşil tonlar, batık ahşap kayık ve gökyüzünde toplanan fırtınalı, dramatik bulutlar aracılığıyla geçip giden zamana, yitip giden medeniyetlere ve kaçınılmaz bir hüzne vurgu yapıyor. Bu eseri asıl hipnotize edici ve derin kılan unsursa antik heykellerin soğuk, taştan ebediyeti ile kıyıda uzanan genç kadının yaşayan, kırılgan ve fani güzelliğini bir araya getirerek, insanın geçmişe duyduğu o dinmeyen aristokratik özlemi ve doğanın ihtişamı karşısındaki yalnızlığını kusursuz bir rüya atmosferinde dondurmasıdır...
(https://i.hizliresim.com/sykc4ga.jpeg) (https://hizliresim.com/sykc4ga)
(https://i.hizliresim.com/gwfois2.jpeg) (https://hizliresim.com/gwfois2)
(https://i.hizliresim.com/h0iedqy.png) (https://hizliresim.com/h0iedqy)
cute
(https://i.hizliresim.com/ofux1kw.png) (https://hizliresim.com/ofux1kw)
(https://i.hizliresim.com/azjgupe.png) (https://hizliresim.com/azjgupe)
Carl Strathmann’in yaklaşık 1900 tarihli bu son derece özgün ve büyüleyici eseri, Art Nouveau ve Sembolizm akımlarının sınırlarını zorlayarak aşk ilanını grotesk, tekinsiz ve bir o kadar da mizahi bir masal estetiğiyle yeniden tanımlıyor. Sazlıkların derinliklerinde, elinde kuğu motifli lir benzeri bir enstrüman tutan pul kanatlı, mercan taçlı mistik deniz yaratığı ile ona küçük bir kayıktan eğilerek çiçek uzatan abartılı, tiyatrovari kıyafetler içindeki bir saray palyaçosu arasındaki bu karşılaşma, adeta gerçeküstü bir rüyayı andırıyor. Strathmann, figürlerin giysilerindeki, yaratığın kuyruğundaki ve doğanın detaylarındaki ince, adeta mücevher gibi işlenmiş mozaikvari desenlerle Art Nouveau’nun dekoratif zenginliğini zirveye taşırken, kompozisyondaki yoğun yeşil ve kızıl tonların tezatlığı sahneye hipnotize edici bir canlılık katıyor. Eseri asıl büyüleyici ve akılda kalıcı kılansa iki farklı dünyaya, belki de iki farklı yanılsamaya ait bu marjinal figürlerin arasındaki ironik tutkuyu ve absürt çekimi, dönemin dekadan sanat anlayışıyla birleştirerek izleyiciyi hem karanlık hem de büyüleyici bir hicvin ortasında bırakmasıdır...
(https://i.hizliresim.com/n4ukas2.png) (https://hizliresim.com/n4ukas2)
(https://i.hizliresim.com/i5rmfkr.png) (https://hizliresim.com/i5rmfkr)
vcfmd alım var mı
(https://i.hizliresim.com/h15fp1w.png) (https://hizliresim.com/h15fp1w)
(https://i.hizliresim.com/jczhlls.png) (https://hizliresim.com/jczhlls)
(https://i.hizliresim.com/6n9zgff.png) (https://hizliresim.com/6n9zgff)
(https://i.hizliresim.com/1of6ev5.png) (https://hizliresim.com/1of6ev5)
Harry Clarke’ın 1914 tarihli bu göz alıcı ve büyüleyici eseri, İrlanda Sanat ve Zanaat hareketi ile Dekadan estetiğin en sıra dışı, rüya benzeri örneklerinden birini sunuyor. Kadının zarif silüeti, tavus kuşu tüylerini andıran mavi ve zümrüt yeşili akıcı elbisesiyle parıldarken, Clarke’ın alametifarikası olan o incecik, dantel benzeri çizgisel detaylar ve stilize edilmiş bitkisel motifler eseri adeta görsel bir şölene dönüştürüyor. Yoğun altın sarısı gökyüzü, süzülen fantastik kuşlar ve sağ tarafta beliren uzun sakallı, mistik saray figürleri, sahneye hem Doğu minyatürlerini andıran egzotik bir hava hem de masalsı bir saray entrikası hissi katıyor. Clarke’ın vitray sanatçılığından gelen o deha düzeyindeki detaycılığı kağıda aktararak, size lüksün, zarafetin ve tekinsiz bir fantezi dünyasının sınırlarında büyüleyici bir maceraya çıkarıyor...
❤️
(https://i.hizliresim.com/amfc4k4.png) (https://hizliresim.com/amfc4k4)
(https://i.hizliresim.com/l0i2bl4.png) (https://hizliresim.com/l0i2bl4)
(https://i.hizliresim.com/7fldfdj.png) (https://hizliresim.com/7fldfdj)
(https://i.hizliresim.com/jhvf06h.png) (https://hizliresim.com/jhvf06h)
(https://www.upload.ee/image/19508668/cellysu_cortezsu.png)
:o
:sampanya: :sampanya:
(https://i.hizliresim.com/tk2r38c.png) (https://hizliresim.com/tk2r38c)
(https://i.hizliresim.com/tfnl7q5.png) (https://hizliresim.com/tfnl7q5)
Louis Icart’ın 1928 tarihli "Marguerite and Mephistopheles" adlı eseri, Goethe’nin ünlü "Faust" trajedisinin en sarsıcı ve dramatik anlarından birini Art Deco estetiğiyle tuvale taşır. Bilge Faust’un gençlik ve dünya zevkleri karşılığında ruhunu şeytana yani Mephistopheles satmasının ardından yaşanan trajik olayları konu alan bu çalışmada, tamamen saf ve dindar bir genç kız olan Marguerite’in Gretchen uğradığı ihanet ve yaşadığı büyük vicdan azabı işlenir. Katedralin kasvetli Gotik mimarisini yansıtan bir sütun, iki zıt kutbu birbirinden ayırır. Saflığı, masumiyeti ve kurban edilişi simgeleyen bembeyaz, uçuşan elbisesiyle boynunu bükmüş Marguerite günahlarından arınmak ve af dilemek için oradayken, tutkuyu, sinsi kötülüğü ve cehennem ateşini simgeleyen kan kırmızısı peleriniyle Mephistopheles sütunun arkasından sinsice sırıtmaktadır. Icart, renklerin ve figürlerin keskin kontrastını kullanarak kötülüğün masumiyeti sinsi bir şekilde kuşatmasını ve insan ruhunun karanlık ile aydınlık arasındaki trajik sıkışmışlığını muazzam bir zarafetle bizlere gösterir...
virtüöz. orkestra şefi.
??? ??? ???
(https://i.hizliresim.com/1yzwd9l.png) (https://hizliresim.com/1yzwd9l)
(https://i.hizliresim.com/nvvft6m.png) (https://hizliresim.com/nvvft6m)
İspanyol ressam Vicente Nicolau Cotanda’nın 1894 tarihli The Vision of Fray Martín adlı eseri, Geç Romantizm ve Sembolizm akımlarının kışkırtıcı etkisiyle inanç, nefis mücadelesi ve zihinsel hezeyanlar arasındaki sarsıcı savaşı karanlık bir atmosferde işler. Kasvetli bir katedral veya manastır korosunda, diğer keşişler mum ışığı altında huşu içinde ibadetlerini sürdürürken, sol ön planda Rahip Martín'in yaşadığı derin ruhsal kriz ve dünyevi günahlara karşı verdiği dehşet dolu içsel mücadele gözler önüne serilir. Rahibin hemen arkasında, transparan mavi bir tülün içinde beliren, şehveti ve dünyevi arzuları simgeleyen hipnotize edici, çıplak bir kadın figürü sinsi bir cazibeyle ona yaklaşmaktadır, inancıyla etinden gelen çağrı arasında sıkışan rahip ise bu dünyevi illüzyondan kaçmak istercesine yüzünü saklayarak büyük bir korku ve pişmanlıkla geriye doğru sarsılmaktadır. Çarmıha gerilmiş İsa figürüne doğru dalgalar halinde yükselen figürlerin oluşturduğu mistik girdap, sahnedeki ilahi kurban ediliş ile beşeri zayıflık arasındaki tezatlığı zirveye taşır. Cotanda, chiaroscuro tekniğinin tiyatral gücünü kullanarak inzivaya çekilmiş bir ruhun en mahrem korkularını, günah algısını ve dinsel çileciliğin sınırlarını son derece hipnotik ve dramatik halidir...
:o :vice:
carpediemsu :-X
(https://i.hizliresim.com/kib4wzy.PNG) (https://hizliresim.com/kib4wzy)
(https://i.hizliresim.com/jvew0pj.PNG) (https://hizliresim.com/jvew0pj)
(https://i.hizliresim.com/aplhy9z.png) (https://hizliresim.com/aplhy9z) @carpediem ❤️
(https://i.hizliresim.com/8m9ygzm.png) (https://hizliresim.com/8m9ygzm)
(https://i.hizliresim.com/3t2nzkb.png) (https://hizliresim.com/3t2nzkb)
Kardeşimmm :sampanya:
(https://i.hizliresim.com/oltbmd0.png) (https://hizliresim.com/oltbmd0)
(https://i.hizliresim.com/rknbr41.png) (https://hizliresim.com/rknbr41)
(https://www.upload.ee/image/19534345/randy_celly_0.png)
(https://www.upload.ee/image/19534346/randy_celly_1.png)
(https://www.upload.ee/image/19534347/randy_celly_2.png)
(https://i.hizliresim.com/7jv44ee.png) (https://hizliresim.com/7jv44ee)
Ayın gümüş ışığı, kadim dağların sırtlarını okşarken, karanlığın kalbine doğru ilerliyor o yalnız siluet... Atının nal sesleri, rüzgarın iniltisine karışıyor, sanki ormanın derinlerinden yükselen bir rahip, unutulmuş sırları taşımak için yola çıkmış. Gökyüzü bulutlarla dans ederken, suyun aynasında yansıyan yıldızlar ona yol gösteriyor. Anton Pieck'in 1941 tarihli bu büyülü eseri, Boschpriester, bizi masalların en karanlık ve en romantik köşesine davet ediyor. Umutla korkunun, yalnızlıkla ilahi bir çağrının buluştuğu o efsanevi yolculuğa. Kim bilir, belki o rahip, bizim de içimizdeki gizli ormanı arıyor...
(https://www.upload.ee/image/19537981/randycelly1.png)
başarılar md sefiri.
(https://www.upload.ee/image/19538375/Ekran_Resmi_2026-07-14_05.51.47.png)
(https://www.upload.ee/image/19544186/Ekran_Resmi_2026-07-15_17.08.49.png)
(https://www.upload.ee/image/19544247/Ekran_Resmi_2026-07-15_17.19.27.png)
Şelalenin gümüş suları zamanı bile unuttururken, kayanın üzerinde yarı tanrısal bir genç, mavi unutmabenilerle taçlanmış halde dalıp gidiyor uzaklara... Elini yanağına dayamış, gözlerinde hem hüzün hem sonsuz bir merak, sanki doğanın kalbindeki en gizli masalı dinliyor. Frank Cheyne Papé’nin 1912’de Friedrich Wilhelm Carové’nin The Story Without End için çizdiği bu büyüleyici illüstrasyon, bizi ebedi bir rüyaya davet ediyor. Akan suyun hiç bitmeyen şarkısı, çiçeklerin fısıldadığı sırlar ve gençliğin o saf, kırılgan merakıyla örülü, zamanın ötesinde bir hikaye...
(https://i.imgur.com/K8hYYRU.png)
(https://i.imgur.com/yNZGMpv.png)
(https://www.upload.ee/image/19548864/Ekran_Resmi_2026-07-16_18.03.24.png)
(https://www.upload.ee/image/19554728/Ekran_Resmi_2026-07-18_09.06.29.png)
maşallah
(https://www.upload.ee/image/19560773/Ekran_Resmi_2026-07-19_23.12.55.png)
vay be başarılar dilerim :o
(https://www.upload.ee/image/19564471/richard47.png)
(https://www.upload.ee/image/19564472/richard48.png)
(https://www.upload.ee/image/19564798/Ekran_Resmi_2026-07-21_07.44.19.png)
Details from The Chariot of Deat, Ölüm’ün muazzam bir arabasını tasvir eder. Bu araba, iskelet atlar (bazı yorumlara göre On Üç At, Dört Atlı’nın bir varyasyonu) tarafından çekilmekte ve karanlık, volkanik bir manzarada, ufukta kızıl bir ışıkla ilerlemektedir. Arabanın sürücüsü, siyah kanatlı, güzel ama soğuk ve kararlı bakışlı kanatlı bir Ölüm Meleği’dir. Elinde dizginler, gözleri doğrudan bizlere bakar ve sanki “Sıra sende” der gibidir. Arabada ve çevresinde tüm insanlık temsil edilir. Papa, kral, imparator, yargıç, avukat, şair, ressam (Schuler’in kendi portresi ve Dante dahil), devrimciler, anne (kendi kız kardeşinden modellenmiş), çocuk, deli, katil, Yerli Amerikalı, Arap, hatta “Wandering Jew” yani Ebedi Yahudi gibi figürler... Hiç kimse ayrıcalıklı değildir. Ölüm, sosyal statüyü, gücü, zenginliği, inancı, sanatı ya da devrimci idealleri hiçe sayarak herkesi aynı arabaya bindirir.
Meryem ana :manifdog
(https://www.upload.ee/image/19572351/randy_celly_deeptalk.png)
(https://www.upload.ee/image/19575983/Ekran_Resmi_2026-07-24_00.16.26.png)
(https://www.upload.ee/image/19576789/Ekran_Resmi_2026-07-24_07.05.02.png)
Ormanın kalbindeki portakal ağaçlarının altında, mavi ipekler içinde bir kadın ve ayaklarının dibinde yatan şövalyesi… O, zaferle gülümsüyor, uzun süren bir direnişin ardından kalbi nihayet teslim olmuş. Kırmızı pelerini yere dökülmüş, kalkanı ve mızrağı kenara bırakılmış ve savaş bitmiş, şimdi sıra aşkın sessiz zaferine.
John Young Hunter’ın 1902 tarihli bu büyüleyici tablosu, Maurice Hewlett’in aynı adlı romanından fırlamış gibi... The Forest Lovers. Cesur Prosper le Gai ve arzulu Isoult’un hikayesi… Ormanın büyüsü, kaderin cilvesi ve en saf tutkunun buluştuğu o efsanevi an.
VFC'de 6 yıldır ringleri coşturan müziklerinden oluşan bir playlist yaptığımızı biliyor muydun? Spotify'daki playlistimize an itibariyle VFC'nin efsanevi 8. sezonunun müzikleri eklendi!
Hemen dinle!
Social gönderisi paylaşmaktan yorulduk. Rolss yapabilen varsa öğretsin please. :'(
ne zaman gitsek meyve suyu + kek veriyor
harika
(https://www.upload.ee/image/19597683/Ekran_Resmi_2026-07-29_19.21.27.png)
(https://www.upload.ee/image/19600463/Ekran_Resmi_2026-07-30_17.16.26.png)
(https://www.upload.ee/image/19600745/Ekran_Resmi_2026-07-30_19.19.55.png)
(https://i.imgur.com/WOqUrCo.jpeg)
(https://i.imgur.com/YoI1vxH.jpeg)
(https://i.imgur.com/8wZwM5x.jpeg)
(https://i.imgur.com/qcUxAGh.jpeg)
(https://i.imgur.com/ALhIQ6t.jpeg)
(https://www.upload.ee/image/19610316/Ekran_Resmi_2026-08-02_18.33.15.png)
Zamanı gelince en güzel peri, daha beşiğinde yatarken gören herkesin aşık olacağı kadar güzel bir çocuk dünyaya getirdi ve ona Narcissus adını verdi ... Cephisus 'un oğlu on altı yaşına basınca, aynı anda hem çocuk hem yetişkin gibi göründü. Birçok kız ve erkek ona aşık oldu ama yumuşak genç bedenindeki gurur öylesine yüksekti ki, hiçbiri ona dokunmaya cesaret edemedi. Bir gün elinde bir ağla ürkek geyikleri avlarken, başka biri konuştuğu zaman susmasını bilmeyen ama söze başlamayı da henüz öğrenmemiş olan konuşkan peri onu gördü. Perinin adı Echo'ydu ve her konuşanı yanıtlardı... Narcissus'u ıssız kırlarda dolaşırken görünce, Echo, ona aşık oldu ve gizlice adım adım izlemeye başladı. Yaklaştıkça bedenini saran ateş de artıyordu, tıpkı meşaleterin ucuna sürülen kükürtün bir kıvılcım görünce ateş alması gibi, yanıyordu. Ona iltifatlar etmek, tatlı yakarışlarda bulunmak istiyordu! Şans eseri genç oğlan arkadaşlarının yanından uzaklaşmıştı ve seslendi. Kimse yok mu burda ?" Echo yanıtladı: "Burda!" Narcissus şaşkınlıkla kalakaldı ve çevresine bakındı ... arkasına da bakıp kimseyi göremeyince tekrar seslendi: "Niçin benden kaçıyorsunuz?" Ama kulağına yalnızca kendi sözcükleri geldi. Başka birinin sesi olduğunu varsayarak ısrar etti. "Buraya gelin, tanışalım!" Echo yanıtladı: "Tanışalım!" Şimdiye dek hiçbir sese bu kadar istekli yanıt vermemişti. Söylediklerini yerine getirmek için ormandan çıktı ve kollarını aşık olduğu boynuna sarmak istedi ama genç oğlan bağırarak ondan kaçtı: " Sarılmaya kalkışmat Bana dokunmana izin vermektense ölmeyi yeğlerim!" ... Böyle aşağılanınca peri ormana gizlendi ve utanç içindeki yüzünü yaprakların arasına sakladı ve o günden bu yana ıssız mağaralarda yaşıyor. (Hatta günümüzde eko yani yankı anlamı da buradan geliyor. ) Ne var ki sevgisi yüreğinden sıyrılmadı ve reddedilmenin acısıyla biraz daha arttı ... Narcissus daha önce karışlaştığı su ve orman perileriyle erkek hayraniarına davrandığı gibi davranarak onun duygularıyla oynamıştı. Reddettiklerinden biri ellerini cennete doğru açıp dua etti: "Tıpkı bizim ona aşık olduğumuz gibi o da birine aşık olsun! Ve sevdiğine asla kavuşamasın!" Nemesis bunu duydu ve duası kabul oldu ... Sıcak günde av peşinde koşmaktan yorulan Narcissus berrak bir suyun kenarına uzandı. İlkyazın ve bulunduğu yerin güzelliğine kapılmıştı. Susuzluğunu gidermek isteyince, içinde başka bir susuzluk daha belirdi. Su içerken gördüğü güzel yansımayla büyülendi. Yalnızca bir gölgeyi gerçek bir beden sanarak, gerçek olmayan bir u muda kapılıp aşık oldu . Paria mermerinden yapılmış bir heykel gibi bakışlarını kendi görüntüsünden alamayarak kıpırdamadan durdu . . . Hiç farkında olmadan kendini arzuladı, kendi takdirinin nesnesi oldu, bedenini yalayıp yutacak ateşi kendi ara dı ve buldu. Tehlikeli suları kaç kez öpmeye, gördüğü kişiye kaç kez sarılmaya kalkıştı. Ama tabi ki görüntüsüne sarılamadı . Neye baktığını bilmiyor ama gözünü bağlayan görüntüyle heyecanlanıyordu. Zavallı aptal çocuk, niçin kaçıp gidecek bir yansımayı boş yere tutmaya çabalıyorsun? Aradıkların aslında varolmadı; başını yana çevirirsen sevdiğini yitireceksin. Gördüğün yalnızca senin gölgen ve kendi başına bir işlevi yok. Seninle birlikte gelir, sen ordayken vardır, sen giderke seninle gider, eğer tabi gidebilirsen ... Yorgun başını yeşil otlara yasiadı ve ölüm, kendi güzelliğine hayran olan gözlerini kapadı . Ölüler ülkesine giderken bile Styx Nehri'nin sularında kendi görüntüsüne bakmayı sürdürdü. İlkyaz perileri olan kız kardeşleri onun yasını tutmak için saçlarını kestil er. Orman perileri de yasını tuttular ve Echo da onların ağıtlarının nakaratlarını tekrarladı .Cenaze töreni için tabut, meşaleler, odun yığını hazırlandı ama bedeni bir türlü bulunamadı. Onun cesedi yerine ortası sarı, çevresi beyaz yapraklı bir çiçek buldular (nergis) ...
- Ovidius, Değişişler
bi de ss editlese
(https://www.upload.ee/image/19612577/relation.jpg)
(https://www.upload.ee/image/19613959/Ekran_Resmi_2026-08-03_22.18.20.png)
bazen kıskanıyorum seni
Fazla soft, safe, girly girly :-X
(https://www.upload.ee/image/19614412/celestineilededikodu.png)
yakında ölür
(https://www.upload.ee/image/19627734/Ekran_Resmi_2026-08-08_13.42.41.png)
“L’Histoire de Pygmalion"
Pygmalion bu kadınların sürdürdüğü kötülük dolu yaşamlarını görünce doğanın dişilere verdiği kusurlardan tiksindi ve çok uzun bir süre evini paylaşacak bir eşi olmadan bir bekar olarak yaşadı. Bu arada harika bir ustalıkla fildişinden kar beyazı bir heykel oydu. Dünyaya gelmiş tüm kadınlardan çok daha güzel olarak yarattığı bu heykele aşık oldu. Heykel gerçek bir kıza öylesine benziyor, öylesine canlı görünüyordu ki, utangaçlığı izin verse, hareket bile edebilirdi. Pygmalion hayranlıkla heykeli seyrederken, insan biçiminin bu görüntüsüne karşı yüreğinde tutkulu bir aşk belirdi. Sık sık ellerini heykelin üzerinde gezdiriyor ve et mi fildişi mi olduğunu merak ediyor ama yalnızca fildişi olduğunu kendine itiraf etmiyordu. Heykeli öperken dudaklarının yanıt verdiğini düşledi, heykelle konuştu, dokunduğu kollarına parmaklarının battığını hissetti ve etini sıktığı yerde bir morluk göreceğinden korktu. Bazen ona övgüler yağdırdı, bazen genç kızların hoşlanacağı armağanlar sundu… heykele kadın giysileri giydirdi, parmaklarına yüzükler, boynuna uzun kolyeler taktı… Bütün bu süsler heykele çok yakıştı ama süsleri olmayınca da çok güzeldi. Sonra Pygmalion heykeli, koyu mor örtülü bir kanepeye oturtup, sanki keyfini çıkarabilirmiş gibi başını yumuşacık kuştüyü yastıklara yasladı ve ona yatak arkadaşım adını verdi.
Kıbrıs’ta büyük bir şenlikle kutlanan Venüs Festivali tüm hızıyla sürüyordu ve çarpık boynuzları şenlik için yaldızla süslenen düvelerin başları, balta bembeyaz boyunlarına indikçe sunağa düşüyordu. Kendi kurbanını sunduktan sonra Pygmalion sunağın kıyısında durup usulca dua etti: “Eğer tanrılar istenen her şeyi verebiliyorlarsa, karım olarak isterim ki…” doğrusu “fildişi kızı” demeye cesareti yoktu, o nedenle “fildişi kıza benzeyeni,” diye bitirdi. Ne var ki festivalde hazır bulunan altın Venüs bu duanın anlamını çözdü ve tanrıların isteğini yerine getireceğini belirtmek için alevler üç kez yandı ve bir ateş dili göğe doğru uzandı. Pygmalion eve dönünce doğruca aşık olduğu heykelin yanına gitti ve onu öptü. Ilık gibiydi sanki; dudaklarını dudaklarına bir kez daha değdirdi ve o anda fildişi sertliğini yitirip yumuşadı.
— Ovidius, Değişler
tarih dik duranları yazacak... allah rahmet eylesin. severdik kendilerini...
(https://i.imgur.com/ta72l1g.png)
(https://i.imgur.com/6uclZDK.gif)
yakında ölür
(https://www.upload.ee/image/19628969/Ekran_Resmi_2026-08-08_20.48.53.png)
K&A
Yemin ederim yüreğim parçalandı bir daha böyle ölmesin karakterin lütfen :'(
Yasaklanan hesaplar/karakterler ve otuz gün boyunca ileti almamış konular sahibinin izni olmadan Arşiv bölümüne taşınacaktır.
K/A