Vice Roleplay
Diğer => Genel Sohbet => Konuyu başlatan: Speeder52 - 13.01.2026 20:58
-
-Herhangi bir yabancı dile merakınız, tutkunuz oldu mu?
-Bir yabancı dili bizzat kendi isteğinizle ya da kariyerinizin icapları doğrultusunda öğrenmeye teşebbüs ettiniz mi?
-Yapay zekanın ilerlemesi veyahut günümüzde çoğu kimselerin zaten temel etkileşimi sağlayabilecek şekilde İngilizce konuşabiliyor olması sizleri diğer yabancı dilleri öğrenme konusunda istifhama düşürdü mü?
-Zat-ı şahsım, Fransızca'yı hoş edası ve estetik tınısı sebebiyle ve İspanyolca'yı rağbet görebileceği için, kariyer açısından öğrenmeye başlamayı düşündü amma velakin bu dillere karşı bir ilgim varsa dahi söz konusu "hevesin" ivedilikle söneceği kanaatine vardığımdan bu uğurda istikrarlı bir gayret göstermeyi tensip buyurmadım.Naçizane kanaatimce Rusça alfabesi, bana sihirli işaretlerin bir araya gelmesi gibi gelirdi.Bu sihirli ifadeleri anlamlı birer söyleme dönüştürebilmeyi şahsım ilgi çekici bulmuştur.Bu vesileyle mevzubahis dile karşı samimi bir alaka benimsediğimi fark ettim.
-Genel olarak bu başlık altında hayatınızda ne gibi yabancı dil deneyimleriniz olduğunu paylaşmanızı rica ederim.İngilizce'yi ise eğer çok akıcı ve güzel bir nüansla konuşmuyorsanız bu çerçevenin dışında tutmak isterim.
-
ingilizce kahpe bir dil konuşmadıkca unutuyorsun
bi ara rusçaya merak sardım askere gidip gelince sonra üşendim bi daha yüzüne bakmadım
-
Yabancı dile merakım ve ilgim var. Dil çalıştığımda zevk alırım. İngilizcem iyi seviyede, yanına İspanyolca gibi konuşması zevkli bir dil koymak isterim de öğrenme yolunu bulamıyorum. Türkiye şartlarında güzel eğitim verebilecek dil hocası her yerde yok.
not: biliyorum günümüzde ingilizce bilmek yeterli değil
-
medeniyetten uzak kabile dillerinden bir tanesini bilmek isterdim.
-
Yabancı dile merakım ve ilgim var. Dil çalıştığımda zevk alırım. İngilizcem iyi seviyede, yanına İspanyolca gibi konuşması zevkli bir dil koymak isterim de öğrenme yolunu bulamıyorum. Türkiye şartlarında güzel eğitim verebilecek dil hocası her yerde yok.
not: biliyorum günümüzde ingilizce bilmek yeterli değil
İçimizdeki o şevk alevlendiğinde çırayı bol tutmak lazım kardeşim, yoksa potansiyelimize yazık etmiş oluruz :D Umarım arada bir aklına gelen o dürtüleri anlık olmaktan kurtarıp devamlı pratiğe dönüştürebilirsin.
-
Yabancı dile merakım ve ilgim var. Dil çalıştığımda zevk alırım. İngilizcem iyi seviyede, yanına İspanyolca gibi konuşması zevkli bir dil koymak isterim de öğrenme yolunu bulamıyorum. Türkiye şartlarında güzel eğitim verebilecek dil hocası her yerde yok.
not: biliyorum günümüzde ingilizce bilmek yeterli değil
İçimizdeki o şevk alevlendiğinde çırayı bol tutmak lazım kardeşim, yoksa potansiyelimize yazık etmiş oluruz :D Umarım arada bir aklına gelen o dürtüleri anlık olmaktan kurtarıp devamlı pratiğe dönüştürebilirsin.
Evet ama bunu yapabilecek kabiliyetim var mı bilmiyorum. En azından tek başıma olmaz gibi. Yoksa İspanyolca dil eğitim kitapları alıp çalışmayı hedefliyorum ama başımda bir dil hocası olmadan olur mu? Orasını aşamıyorum.
-
Evet ama bunu yapabilecek kabiliyetim var mı bilmiyorum. En azından tek başıma olmaz gibi. Yoksa İspanyolca dil eğitim kitapları alıp çalışmayı hedefliyorum ama başımda bir dil hocası olmadan olur mu? Orasını aşamıyorum.
Tabii ki olur.En azından dili kağıt üzerinde öğrenmek için bir hocaya ihtiyacın yok.Sistemli ilerleyen bir kaynak bulsan ilk önce alfabeyi ve dilin gramer kurallarını öğrenirsin. Okulda bizlere İngilizce, grammar translation yöntemiyle (hocaların yalnızca dil bilgisi üzerinde durduğu, dilin sınıfta kullanılmadığı, tahtadakini defterlerimize geçirdiğimiz yöntem) öğretildi.Tek yapmaya çalıştığımız dil bilgisini kavramaktı.Kavradıktan sonra becerilerimizi geliştirmeye başladık.Aynısını elbet ki farklı bir dil için yapabilirsin, en azından başlangıç seviyesi için ki bu süre zarfı sana dili tanıma fırsatı, aslında bu dili gerçekten öğrenmek isteyip istemediğinin farkına varmanı sağlayacağı için kesinlikle verimli bir süreç olur.İşi ileri götürmek istersen zaten en basitinden AI tutorlar ile pratiğe başlarsın.Dediğim gibi, özel hoca = sistemli ilerleyiş.Anlamadığın kuralları ve sorularını da zaten chatGPT cevaplayabilir.
-
ingilizce ve rusça biliyorum ve hiç eğitim almadım. dil öğrenmek için bizzat bir hocadan eğitim almak gerekmiyor. veya üniversite okumak gerekmiyor. ben üniversite okumadım. ama yüzde doksanından daha iyi ingilizce biliyorum. önce isteyeceksin. benim avantajım sürekli olarak ingilizce veya rusça konuşmam gereken ortamda olmak. çünkü rus turistle ingilizce anlaşamazsın. ruslar, dış dünyaya kapalı bir millet diyebilirim. ama avrupalılar ile ingilizce konuşabilirsin. ki çoğu yeterli seviyede biliyor (yaşlılar hariç)
-ingilizceyi okulda, oyunlarda ve sosyal medyada öğrendim. turizmde geliştirdim
-rusçayı turizmde öğrendim. önce duya duya ve sonrasında da basit bir rusça öğrenme kitabı alıp çözerek. bana rusça öğren dediklerinde kendime güvenmiyordum. ben yapamam, edemem bana göre değil diyordum. şimdi ise rusça şarkılar söylüyorum.
eğer istersen öğrenirsin.
-
dil öğrenmek isteyen kardesler turistlik bolgelerde bi sezon antrenman yapsin. birde ingiliz manita falan tutturursaniz yolunuzu bulursunuz
-
dil öğrenmek isteyen kardesler turistlik bolgelerde bi sezon antrenman yapsin. birde ingiliz manita falan tutturursaniz yolunuzu bulursunuz
10 15 senedir turistik bölgede yaşayıp, çalışıp konuşamayan çok var. olay öğrenme isteğinde bitiyor. birde o manitacılık işleri öyle kolay olmuyor. birçok evlenen kişi gördüm. hepsinin evlendikleri kadınlar genel olarak şişman, çirkin, daha öncesinde evlilik yapmış, çocuklu, yaşça büyük. işin özü alman, rus, ingiliz erkeklerinin tercih etmediği kadınlar buradaki abaza türk erkeklerinin ilgisini, kolaylığını ve her denileni yapma özelliğini görünce türklerle evleniyorlar. ama ben bu ortamlarda tanıştığı kadınla evlenip giden türk erkeklerinin çoğunun pişman olduğunu ve yabancı kadınların resmen köle gibi davrandıklarını duydum ve biliyorum. yabancı bir ülkede bir insanın iki dudağı ve vicdanı arasında en az 3-5 sene yaşamak zorunda kalmak öyle kolay bir şey değil. davulun sesi uzaktan hoş geliyor. gerçekten beğendiğiniz ve eş olarak gördüğünüz bir yabancı kadınla evlenin. ya da hiç evlenmeyin. o kadınlar veya onların aileleri, arkadaşları salak değil; erkeğin pasaport için evlendiğinin farkındalar. hiçbir erkek fiziğini beğenmediği, arzulamadığı bir kadınla evlenmek istemez.
-
ingilizce öğrenmeden geberip gitmek istemiyorum ki bu benim için geçerli. Bu dünyadan farklı bir dil öğrenmeden göçüp gitmeyin kardeşler.
-
dil öğrenmek isteyen kardesler turistlik bolgelerde bi sezon antrenman yapsin. birde ingiliz manita falan tutturursaniz yolunuzu bulursunuz
10 15 senedir turistik bölgede yaşayıp, çalışıp konuşamayan çok var. olay öğrenme isteğinde bitiyor. birde o manitacılık işleri öyle kolay olmuyor. birçok evlenen kişi gördüm. hepsinin evlendikleri kadınlar genel olarak şişman, çirkin, daha öncesinde evlilik yapmış, çocuklu, yaşça büyük. işin özü alman, rus, ingiliz erkeklerinin tercih etmediği kadınlar buradaki abaza türk erkeklerinin ilgisini, kolaylığını ve her denileni yapma özelliğini görünce türklerle evleniyorlar. ama ben bu ortamlarda tanıştığı kadınla evlenip giden türk erkeklerinin çoğunun pişman olduğunu ve yabancı kadınların resmen köle gibi davrandıklarını duydum ve biliyorum. yabancı bir ülkede bir insanın iki dudağı ve vicdanı arasında en az 3-5 sene yaşamak zorunda kalmak öyle kolay bir şey değil. davulun sesi uzaktan hoş geliyor. gerçekten beğendiğiniz ve eş olarak gördüğünüz bir yabancı kadınla evlenin. ya da hiç evlenmeyin. o kadınlar veya onların aileleri, arkadaşları salak değil; erkeğin pasaport için evlendiğinin farkındalar. hiçbir erkek fiziğini beğenmediği, arzulamadığı bir kadınla evlenmek istemez.
pide salonu olan bi abimiz vardı, ukraynadan birisini buldu hemen evlenip ukraynaya gitti. Orada çiftçilikle uğraşıyor. Yengede güzellik standartlarına baya uyuyordu. Bize gelip, ikinci baharımı yaşıyorum, muamele efsane falan diyip, balkanlardan evlenin tavsiyesi veriyordu. Ne kadarı doğru meçhul...
-
dil öğrenmek isteyen kardesler turistlik bolgelerde bi sezon antrenman yapsin. birde ingiliz manita falan tutturursaniz yolunuzu bulursunuz
10 15 senedir turistik bölgede yaşayıp, çalışıp konuşamayan çok var. olay öğrenme isteğinde bitiyor. birde o manitacılık işleri öyle kolay olmuyor. birçok evlenen kişi gördüm. hepsinin evlendikleri kadınlar genel olarak şişman, çirkin, daha öncesinde evlilik yapmış, çocuklu, yaşça büyük. işin özü alman, rus, ingiliz erkeklerinin tercih etmediği kadınlar buradaki abaza türk erkeklerinin ilgisini, kolaylığını ve her denileni yapma özelliğini görünce türklerle evleniyorlar. ama ben bu ortamlarda tanıştığı kadınla evlenip giden türk erkeklerinin çoğunun pişman olduğunu ve yabancı kadınların resmen köle gibi davrandıklarını duydum ve biliyorum. yabancı bir ülkede bir insanın iki dudağı ve vicdanı arasında en az 3-5 sene yaşamak zorunda kalmak öyle kolay bir şey değil. davulun sesi uzaktan hoş geliyor. gerçekten beğendiğiniz ve eş olarak gördüğünüz bir yabancı kadınla evlenin. ya da hiç evlenmeyin. o kadınlar veya onların aileleri, arkadaşları salak değil; erkeğin pasaport için evlendiğinin farkındalar. hiçbir erkek fiziğini beğenmediği, arzulamadığı bir kadınla evlenmek istemez.
emmi zaten manitacılık 1 sezon sürücek fazlası hayal kirikligi ::) :( ayrica dedigin gibi dil ogrenmek esas olarak istege baglı olabilir. bu konudaki hevesin caban onemli.
-
dil öğrenmek isteyen kardesler turistlik bolgelerde bi sezon antrenman yapsin. birde ingiliz manita falan tutturursaniz yolunuzu bulursunuz
10 15 senedir turistik bölgede yaşayıp, çalışıp konuşamayan çok var. olay öğrenme isteğinde bitiyor. birde o manitacılık işleri öyle kolay olmuyor. birçok evlenen kişi gördüm. hepsinin evlendikleri kadınlar genel olarak şişman, çirkin, daha öncesinde evlilik yapmış, çocuklu, yaşça büyük. işin özü alman, rus, ingiliz erkeklerinin tercih etmediği kadınlar buradaki abaza türk erkeklerinin ilgisini, kolaylığını ve her denileni yapma özelliğini görünce türklerle evleniyorlar. ama ben bu ortamlarda tanıştığı kadınla evlenip giden türk erkeklerinin çoğunun pişman olduğunu ve yabancı kadınların resmen köle gibi davrandıklarını duydum ve biliyorum. yabancı bir ülkede bir insanın iki dudağı ve vicdanı arasında en az 3-5 sene yaşamak zorunda kalmak öyle kolay bir şey değil. davulun sesi uzaktan hoş geliyor. gerçekten beğendiğiniz ve eş olarak gördüğünüz bir yabancı kadınla evlenin. ya da hiç evlenmeyin. o kadınlar veya onların aileleri, arkadaşları salak değil; erkeğin pasaport için evlendiğinin farkındalar. hiçbir erkek fiziğini beğenmediği, arzulamadığı bir kadınla evlenmek istemez.
pide salonu olan bi abimiz vardı, ukraynadan birisini buldu hemen evlenip ukraynaya gitti. Orada çiftçilikle uğraşıyor. Yengede güzellik standartlarına baya uyuyordu. Bize gelip, ikinci baharımı yaşıyorum, muamele efsane falan diyip, balkanlardan evlenin tavsiyesi veriyordu. Ne kadarı doğru meçhul...
hocam şimdi 20'li yaşlarındaki bekar, güzel bir slav kızıyla evlenmekle; çirkin veya 35 yaş üstü, dul, çocuklu ya da hiç evlenmemiş yalnız bir kadınla evlenmek arasında fark var. genç olan güzelliğinin farkında ve en iyisini arıyor kendisine ve memnun olmadığı zaman da "gencim, güzelim" diyip ikinci evlilik yapabileceğini düşünebiliyor.
birde rusya ve ukraynada çok fazla tek başına yaşayan 25 yaş üstü kadın var. genelde bunlar kendi geçimsizliklerine bakmadan rus erkeklerini kötülerler. hele birde güzelse, toplum tarafından beğenilen kadınsa uğraşması çok zor. slav bir kadına "para yok" "çok pahalı" gibi cümleler kurduğunuz an; eğer sizinle konuşmayı kestiyse, surat yapıyorsa ya da çok konuşup, tartışıyorsa ve en önemlisi gece sevişmiyorsa ilişkiniz bitmiş gibi davranıp başka bir kadına yönelmenizi tavsiye ederim.
bahse konu olan emmi muhtemelen 35 yaş üstü, dul, çocuklu birisiyle evlenmiştir. win-win durumu var burada. kadın bir tane yabancı erkeği ülkesine getirtip istediği gibi çalıştırıyor; emmi de ben ömrü hayatımda böyle bir kadınla birlikte olamam diye düşünüyor.