• ERP gerçekçi olsun. :o :o :o :o
Öncelikle bunları okumak zorunda değilsin, kafana göre takıl.
Bunları yaparsanız sunucu gerçekten ABD'ye benzer.
Hindistanlı Uber/Tır şoförü.
Filipinli göçmen.
Hindiçin'li mülteci.
Hispanik mülteci.
Hispanik insan kaçakcısı.
At sakinleştirici ve Fil sakinleştiricisi karışımlı fentanil bağımlısı.
IQ'suz medeniyetsiz bir siyahi.
Tek derdi lisede cinsel ilişkiye gireceği oğlan olan dertsiz Beyaz Amerikan kızı.
ABD dışında hiçbir yeri bilmeyen beyaz Amerikan alt orta sınıfı.
Ana babadan torpilli, sürekli iyi eğitim görmüş, finans okumuş, isminin sonunda JR olan sarışın beyaz Amerikan erkeği.
Karısının ve kızının bikinili fotoğraf atmasına ses çıkartmayan, kızının evdeki odasına erkek atmasına izin veren g*vat beyaz Amerikan.
Her gün başkasıyla yatan latin kadın veya gariban normal latin kadın. Bunlar genelde iki çeşit oluyor.
Metro ortasında tırnaklarını kesen zenci kadın
Telefondan bağıra bağıra konuşan ve zayıf gördüğü diğer kadınları zorbalayan ulrta obez zenci karı
Kocasının bile cinsel ilişkiye girmek istemediği, durduk yere problem çıkartmaya meraklı beyaz Amerikan karı Karen
Kertenkeleden hallice kadınlarla cinsel ilişkiye girip bunu snapchat'ten paylaşıp marifet sanan genç zenci oğlan
Olağanüstü berbat şekilde Tır kullanan Hint'li.
Belki de aralarından en masumu girdiği her markette market fiyatları videosu çeken Türk. Fakat sunucuda Türk rolü yasak.
Şunlardan kaçının
Gereğinden fazla balkan rolü, ABD'de o kadar Balkan'lı yok zaten. Göze hiç batmıyorlar.
Almanya'ya kolayca gitmek ve evine yakın olmaz varken ABD'yi pek tercih etmezler.
Japon lezbiyen yarışçı rolünü de bırakın. Japon kadın ABD'de kolay kolay sokak yarışına katılmaz, zaten Japonya'da büyüyen ortalama Japon kadın
başkasının öcü bö demesine bile korkacak kadar hassas.
Günümüzde İtalyan/Amerikan'lar pek İtalyanca konuşmaz, Cosa Nostra faaliyeti o kadar yoğun değil. NYC Staten Island'da şehrin kaosundan uzakta
dinlenmekle meşguller.
Bırakın İrlanda'da İrlandaca konuşan İrlandalıyı, İrlanda'da bile İrlanda'ca konuşan yok.
Alman Amerikan'ların %90'ı Almanca bilmiyor. Çoğunun soyadları İngilizleşti bile. SS subayı gibi rol yapmayı bırakın.
Ya da isterseniz Japon Samuray Zenci rolü yapıp polisliği bırakıp Idlewood'da çeteyi bırakın, pek umrumda değil.
As of 2010, those of (non-Hispanic white) European ancestry accounted for 11.9% of Miami's population. Of the city's total population, 1.7% were German, 1.6% Italian, 1.4% Irish, 1.0% English, 0.8% French, 0.6% Russian, and 0.5% were Polish.[44][45]kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Miami
As of 2010, those of Asian ancestry accounted for 1.0% of Miami's population. Of the city's total population, 0.3% were Indian/Indo-Caribbean (1,206 people), 0.3% Chinese/Chinese Caribbean (1,804 people), 0.2% Filipino (647 people), 0.1% were other Asian (433 people), 0.1% Japanese (245 people), 0.1% Korean (213 people), and 0.0% were Vietnamese (125 people).[44]
In 2010, 1.9% of the population considered themselves to be of only American ancestry (regardless of race or ethnicity),[44][45] while 0.5% were of Arab ancestry, as of 2010.
yahudi yapabilir miyiz semiz
Şuan Güney Afrika - Cape Town'dayım. Buraya dil okulu ve seyahat için geldim Aralık ayından bu yana yurt dışındaydım. 77 milletten insanla tanışıp sohbet etme fırsatım oldu. Kısacası diyorum ki: Bu kardeşinizin rehberini ciddiye alın ve Ramiz Karaeski rollerini elinizin tersiyle itin. Bu tür Bingöllü Kenan rolü yapan adamları platformdan ve çevrenizden dışlayın. Çünkü kafaya vura vura anlatmak zorundayız. Buraya güzel bir manzara fotoğrafı bırakıyorum.
(https://www.upload.ee/image/19283476/IMG_7144.jpeg)
Esen kalın dostlar
GENEL ROL KALİTESİ VE GERÇEKÇİLİK REHBERİ
Arkadaşlar, mevcut rol anlayışımızda ciddi hatalar var. Rehberi dikkatlice inceleyin ve rastgele map/skin kullanımını bırakın. Bu durum hem rol kalitesini düşürüyor hem de ortamın ciddiyetini bozuyor.
⸻
1) KONSEPT SEÇİMİ (ABD ODAKLI ROLLER)
ABD’de rol yapıyorsanız, konseptiniz buna uygun olmalı.
Gerçekçi seçenekler:
• Güney Asya kökenli gruplar (Hint, Bangladeş vb.)
• Filipin kökenli yapılar
• İtalyan-Amerikan gruplar (günümüzde daha çok düşük profilli)
• Meksika kökenli sokak çeteleri (arka planda Sureño/Norteño bağlantısı olabilir)
• Siyahi sokak çeteleri
• Asya kökenli sokak yapılanmaları (örneğin Asian Boyz tarzı)
• İrlanda veya Çin kökenli Amerikan suç grupları
Avrupa kökenli suç grupları (Yunan, Bulgar, Sırp, Hırvat, Arnavut) için ABD, günümüzde öncelikli faaliyet alanı değildir. Bu gruplar ağırlıklı olarak Avrupa’da konumlanır.
Dışarıdan gelip ABD’de yapı kurmak:
• Vize açısından zor
• Süreklilik açısından gerçek dışı
• Rol açısından zayıf bir temel
Bu tür konseptlerden kaçınılmalıdır.
⸻
2) AGRESİF ROL VE DAVRANIŞ
Gerçek hayatta:
• İnsanlar sürekli kavga etmez
• En küçük tartışma fiziksel şiddete dönmez
ABD gibi ülkelerde:
• Fiziksel temas bile hukuki sonuç doğurabilir
• Basit bir itme eylemi dahi “assault” kapsamında değerlendirilebilir
Bu yüzden:
• Sürekli kavga çıkaran
• Silaha hemen başvuran
• Her tartışmayı şiddete çeviren roller gerçek dışıdır
Agresif rol anlayışınızı törpüleyin.
⸻
3) GERÇEK HAYAT GÖZLEMİ (ŞAHSİ SAHA DAVRANIŞI)
Farklı ülkelerden gelen insanlarla yapılan gözlemlerim şunu gösteriyor:
• Günlük hayatta insanlar daha kontrollü
• Tartışmalar çoğunlukla sözlü seviyede kalır
• Şiddet, istisnai bir durumdur
Bu denge rolünüze yansıtılmalıdır.
⸻
4) KIYAFET VE GÖRÜNÜM
En sık yapılan hatalardan biri:
• Gereksiz marka kullanımı (Gucci, Prada vb.)
• Karakterle uyumsuz lüks giyim
Gerçekçi yaklaşım:
• Sokak seviyesi karakter → basic ve sade giyim
• Orta seviye karakter → temiz ve şık ama abartısız
• Üst seviye karakter → duruma göre kaliteli ama dikkat çekmeyen
Unutmayın: Para gösterilmez, hissettirilir.
⸻
5) İLLEGAL ROLLER VE OPERASYON MANTIĞI
Eski tarz:
• 50 araçlık konvoylar
• Açık açık silah/uyuşturucu ticareti
Günümüz gerçekliği:
• Küçük ölçekli operasyonlar
• Hücre tipi organizasyon
• Minimum dikkat çekme
Örnek sistem:
• Legal bir işletme (örn. çamaşırhane)
• Mal teslimi = gündelik işlem gibi gösterilir
• Para transferi = dolaylı ve dikkat çekmeden yapılır
Rolünüz:
• Büyük değil, akıllı olmalı
⸻
6) PARA ALGISI
ABD’de para önemlidir.
• Küçük meblağlar bile değer taşır
• Sokak seviyesinde dönen işler genellikle düşük bütçelidir
• Büyük paralar nadir ve risklidir
Rol yaparken:
• Abartılı para akışlarından kaçının
• Küçük ama sürdürülebilir kazançlara odaklanın
⸻
7) MODERN MAFYA GERÇEKLİĞİ
Günümüzde klasik mafya yapıları ciddi şekilde zayıflamıştır.
Özellikle:
• RICO yasaları
• Federal soruşturmalar
• Sürekli denetim
Sonuç:
• Büyük yapılar küçülmüştür
• Birçok grup küçük hücreler halinde çalışır
• Bazı yapılar sokak çetesine yakın seviyeye inmiştir
Bu gerçeklik rolünüze yansıtılmalıdır.
⸻
8) KARAKTER MANTIĞI VE ENTEGRASYON
ABD’de rol yapan bir karakter:
• ABD kültürüne entegre olmalıdır
• Bulunduğu çevreye uyum sağlamalıdır
Şu kabul edilmelidir:
• “Dışarıdan geldim, kendi kültürümle takılıyorum” mantığı sürdürülebilir değildir
Asimilasyon değil ama:
• Adaptasyon şarttır
Aksi durumda kurulan yapı zayıf kalır.
⸻
SONUÇ
• Abartıyı bırakın
• Gerçekçiliğe yönelin
• Agresyonu azaltın
• Küçük ama mantıklı oynayın
Rol kalitesini yükselten şey büyüklük değil, tutarlılıktır.
Sorusu olan yazabilir. Daha kapsamlı konsept rehberi ileride paylaşılacaktır.
Ömürlük Karakter Yaratmak: Rol Yapma Sanatında Kalıcı İzler Bırakmak
Rol yapma (RP) dünyasında kendimi bildim bileli dirsek çürütmüş bir oyuncu olarak, bu kültürden gerçekten zevk alabilmeniz için size tek bir altın tavsiye vereceğim: Konsept, kültür gibi detayları bir kenara bırakın ve kendinize ömürlük bir karakter yaratın.
"Birlik kapandı, hemen Name Change (isim değiştirme) atıp yeni bir çara geçeyim" mantığını unutun. Yapmanız gereken şey son derece basit: Oyuna girin, canlandırmak istediğiniz temel felsefeyi düşünün (ben genellikle beyaz üstünlükçü "white trash" karakterleri tercih ederim) ve kararınızı verdikten sonra karakterinizi sıfırdan, hiçbir şeyi olmadan var edin.
Benim ilk açtığım karakterler genellikle çulsuz, mavi yakalı işlerde çalışan, alt tabakadan, hayattan büyük beklentileri olmayan ve sistemin çarkları arasında sıkışıp kalmış figürlerdir.
Ego Gütmemek ve Kaybetmekten Korkmamak
Size somut bir örnek vereyim: 2024 yılında Ruggiero Suç Ailesi bünyesinde canlandırdığım Johnny Pandolfo adında bir karakterim vardı. Klasik bir kaptan (caporegime) ve mafya babasıydı. Ancak bu rolü yaparken bir kez olsun kendimi kasmadım, hiçbir zaman "illegal egosu" gütmedim. Karakterinizle kaybetmekten, rezil olmaktan, dipten zirveye düşüp kalkmaktan ve gerektiğinde ortalığı birbirine katmaktan asla çekinmeyin.
Johnny ile başımdan geçen birkaç olayı size şöyle özetleyebilirim:
Richard Lombardi'nin metresini darp ettim. Bunun akşamında Valachi üyeleri tarafından, kendi adamlarımın gözü önünde bacaklarımdan asılarak baştan aşağı sarkıtıldım (kancaya takıldım) ve tekme tokat dövüldüm.
O dönemde sunucuda karakterimi tanımayan yoktu; silah ticaretleri, mekan açılışları, çıkardığım vukuatlar ve birlikleri birbirine düşürüp saman altından su yürütme becerimle tam anlamıyla "bununla uğraşılmaz" denilen bir figürdüm.
Normalde böyle bir güce sahip bir karakterin her an kusursuz ve ağırbaşlı davranması beklenir; ancak ben tam aksine, bir mafya babasına hiç yakışmayacak olaylara karışarak karakterime belirgin huylar ekledim. Johnny; çatlak, bağnaz, gelenekçi ve ellili yaşlarını devirmiş bir adamdı. Bir akşam zencilerle bar önünde kavga edip karakolluk olur, ertesi akşam bir gece kulübünde 2-3 kadın tarafından darp edilerek milletin maskarası haline gelir, sonraki hafta ise bir çatışmada yaralı olarak ele geçirilirdi. Unutmayın, düşmeden zirveye ulaşamazsınız. Karakterimin kurduğu güçlü bağlantıların tamamı bu tür spontane rollerle gelişti. Bugün OOC (Oyun Dışı) dostluğum olan yeni jenerasyondan birçok kişiyle tamamen IC (Oyun İçi) roller sayesinde tanıştım.
Çelişkiler ve Karakter Tutarsızlıkları
Karakterin doğallığı, onun mükemmel olmamasından gelir. Bir pazar günü kilisede bağıra bağıra ilahi söylerken, aynı hafta katıldığım bir düğünde ayağım taşa takılıp yere kapaklanır ve herkese kepaze olurdum. Mekan açarken durup dururken garsonlarla polemiğe girer, onlara psikolojik baskı uygulardım. Bu durum, tamamen sokaktan gelmesinden, düzgün bir eğitim almamasından ve egosunu bu şekilde tatmin etmesinden kaynaklanıyordu.
Johnny’nin karakter yapısını netleştirecek bir başka örnek ise şudur: Bir akşam centilmenler kulübünden çıktık ve yolda bir trafik kazasına karıştık. Karakterim milyonluk bir adam olmasına rağmen, geçmişten gelen kriminal alışkanlıklarını bırakamadığı için gariban bir taksiciyi adamlarına dövdürtüp zorla parasını gasp etti. Hani popüler bir internet görselinde dendiği gibi: "Memati, maske de taksan o sıfat belli oluyor." Benim eleman tam olarak buydu. Takım elbisesini giyip şehrin en elit isimleriyle oturup kalkar, milyonluk ticaretler döndürür; fakat akşamında hesap ödememek için koskoca lokantayı ayağa kaldırıp pislik yapardı. Beni tanıyan ve benimle rol yapan oyuncular, karakterin iticiliği ve bir o kadar da doğallığı karşısında onu öldürmemek için kendilerini zor tutarlardı. Zaman zaman bu gerçekçilikten ötürü PM (özel mesaj) üzerinden tebrikler alırdım.
En Dipten Gelen Suç Kariyeri ve Paranoya
Johnny, 1974 doğumlu bir Brooklyn çocuğuydu. Florida'ya ayak bastığı dönemde kısa sürede büyük bağlantılar kurup sağlam isimlerle devasa işlere imza atmıştı. Henüz 15-16 yaşlarındayken okul önlerinde, ev partilerinde ve okul tuvaletlerinde esrar satarak başladığı suç kariyeri, yirmili yaşlarının başında "Bensonhurst Butchers" çetesini kurmasını sağlamış, zamanla da Ruggiero Suç Ailesi'nin himayesine girerek yeminli bir mafya üyesi (made man) olmuştu.
Zamanla kaptanlığa yükselen ve Vice şehrinde büyük başarılar elde eden tanınan bir figür haline geldi. Normal şartlarda, diğer birlik liderlerinin yaptığı gibi bu seviyedeki bir adamın bizzat vukuatların, silahlı eylemlerin içinde yer almaması gerekir. Ancak Johnny risk almayı sevmezdi; olayların tamamen kendi kontrolünde gelişmesini istediği için her sahnede bizzat adamlarının başında dururdu. Milyonluk bir adamın bu tür bir risk alması mantıksız görünebilir, fakat bunun arkasında tek bir sebep vardı: Paranoya. Bu işlerin içinde olup da kafasında kurmayan adam olmaz. En dipten geldiği için risk almaktan korkmuyor ve işini kendi hallediyordu.
Strateji, Korku ve Güç Dengeleri
Bunu net bir olayla açıklayayım: Idlewood, Ancelotti ve Ganton bölgelerinde "Eswiper" isimli bir arkadaşımın birliği vardı (birliğin tam adını şu an anımsayamıyorum). Johnny, araları iyi olduğu için Idlewood grubundan "kötü günler için" gizlice silah satın alıyordu. İki taraf da bu ticaretten mutluydu ve bu adamlarla OOC olarak da aram iyiydi. Aynı zamanda Ancelotti ve Ganton gruplarıyla da hem IC hem OOC bazda ilişkilerim çok sağlamdı.
Bir süre sonra Ganton ve Idlewood arasında bir uyuşturucu anlaşmazlığı çıktı ve savaşa girdiler. Ancelotti grubu da Idlewood’a saldırdı fakat Idlewood nüfusça kalabalık ve bölge onaylı (hood onaylı) olduğu için daha baskın durumdaydı. Bu sırada Idlewood, benim el altından silah sattığımı (fakat bu silahları aslında kendilerinden aldığımı bilmeden) duydu ve bana, "Sana güvenip ucuzdan mal sattık, bize pay vereceksin" diyerek haraç kesti.
Sıradan bir rol yapma oyuncusu bu durumda ne yapar? "Ben haraç vermem, adamı çiğnemeden yutarım!" diyerek sağdan soldan topladığı hileci dostlarını ve birlik üyelerini yanına alır, topyekun savaşa girer. Ben ise rolümün gerçekçiliğine odaklanarak o haracı ödedim. Çünkü şehrin en güçlü sokak çetesiyle tek başına savaşmak intihardı. Johnny çılgın bir adam olabilirdi ama salak değildi. Bu hamleyle, karakterin dışarıya gösterdiği o "asıp kesme" imajının aslında bir balon olduğunu ve korktuğu için savaştan kaçtığını net bir şekilde rol olarak yansıtmış oldum.
Ancak Johnny burada durmadı; arka planda Idlewood’un rakiplerini bir araya topladı. Doğrudan zarar görmek istemediği için savaşa girmedi ama Ancelotti ve Ganton gruplarını el altından silahlandırarak ödediği haraç parasının zararını çıkardı. Potansiyel düşmanı olan Idlewood'un elini zayıflatmak için rakiplerini güçlendirdi; böylece tek bir adamını bile kaybetmedi. (Burada ufak bir tavsiye: Karakteriniz ölme riski taşımasa bile, savaşa girmeden önce her an ölecekmiş gibi korku rolü yapın.)
Aynı hafta Ganton ve Ancelotti, Idlewood ile kozlarını paylaşmak üzere Las Venturas'ta büyük bir hesaplaşma organize etti. İşini riske atmak istemeyen Ganton ekibi Johnny'i aradı. Normalde ne beklenir? Herkesin sese (Discord/TS3) girip çatışmaya dahil olması, değil mi? Şimdi anlatacağım strateji belki bazılarına ters gelecektir:
Idlewood’un o dönemki liderinin çatışmada bizzat yer alacağından emindim. Bu yüzden ona IC üzerinden, "Yalvarırım bu savaşı bitirin, birbirinizi mi öldüreceksiniz? Profesyonel hareket edelim" şeklinde, duygusal ve arabuluculuk yapmaya istekli bir profesyonel gibi SMS gönderdim. Aynı zamanda adamlarımla arabaya atlayıp Las Venturas'a doğru giderken yolda sürekli barış mesajları atmaya devam ettim. Sonuç ne mi oldu? Çatışmayı sahada kaybettik, ancak sonrasındaki diplomatik süreçte (sitdown) Valachi Suç Ailesi'ne hesap verirken o dönem attığım barışçıl mesajları kanıt olarak sundum. Idlewood savaşı kazanmamıştı ama kazansaydı bile en üst lider olan Richard Lombardi’nin gözünde "Bu adam barışı ve düzeni sağlamaya çalıştı" izlenimi yaratmıştım.
Johnny herkesin gözünde kaypak, kancık ve üçkağıtçı bir adamdı; fakat masada kendini "profesyonel" olarak pazarlamayı bildi. Üst yönetime, "Ben olayı çözmek istedim ama bunlar sorun çıkarıyor" imajı verdi. Sonuç olarak, zamanında Idlewood'a verdiğim haraç parasını kuruşu kuruşuna geri aldım, üstüne adamları önümde özür diledi ve aldığım kan parasının çetelesini bile tutmadım. Bu komplike rolden herkes inanılmaz keyif aldı.
Kısacası, şu yapay "delikanlılık" rollerini bir kenara bırakın. Suçlu rolü yapıyorsanız, gerçek bir suçlu gibi hayatta kalmanın yollarını arayın. Sokaktan geliyorsunuz; karakterinizi sessiz, sakin, kindar veya köylü kurnazı gibi niteliklerle şekillendirin. My eleman tam bir baş belasıydı: kurnaz, bağnaz, yobaz, aşırı katolik, garantici, bankada 8 milyon doları olmasına rağmen aşırı cimri, menfaatçi, narsist ve pohpohlanmayı seven biriydi. Birlikteki bazı associate (aday üye) arkadaşlar onun bu gururunu okşayarak arkalarına bir kaptanın gücünü alır, diğer üyelerle sorun yaşadıklarında haksız olsalar bile Johnny sayesinde birkaç kez ölümden kurtulurlardı.
OOC İlişkileri Rolün Dışında Tutmak ve Karakter Gelişimi
OOC kankacılık meselesini tamamen bir kenara bırakmalısınız. Arkadaşınızın karakterini yolda görünce sırf OOC tanışıyorsunuz diye gidip selam vermeyin. Aynı birlikte olsanız dahi, karakterleriniz IC olarak tanışmadıysa birbirinizi tanımıyormuş gibi davranın. Har vurup harman savurduğunuz o "küçük" rol detayları aslında sizin rol omurganızı oluşturur.
Buna en iyi örnek Apollo ile olan rollerimizdir. Kendisiyle ilk rolde tanıştık ve o çocuğun sergilediği karakter gelişimini başka hiç kimsede görmedim. Başlarda Social Club’da takılan, masaları silip bar sandalyelerinin tozunu alan, hiçbir OOC muhabbetimizin olmadığı, tamamen IC katılım sağlayan bir elemandı. Karakteri Anthony, ilk zamanlarda Johnny tarafından sürekli aşağılandı, yargılandı ve hor görüldü. Çünkü o dönem birlikte 3 capo vardı ve aralarındaki en sıkıntılı ekip Johnny’ninkiydi. Johnny, Brooklyn/Bensonhurst mahallesinde yetişmişti ve ekibine yalnızca bu mahallenin çocuklarını alıyordu; Bensonhurst tayfası ön plandaydı. Anthony ise dışarıdan geliyordu, bu yüzden başlarda ağır zorbalığa uğradı. Johnny tam anlamıyla bir bully (zorba) karakterdi; dövdü, sövdü, dışladı.
Başka bir oyuncu olsa ya birlikten ayrılır ya da diğer kaptanlara yaranmaya çalışırdı. Anthony ise bu durumu çözmek için Johnny’nin yeğeni Bobby ve sağ kolu Mickey ile yakınlaşarak kendini önce onlara kabul ettirdi. Zamanla aralarındaki patron-ayakçı ilişkisi, tuhaf bir baba-oğul ilişkisine evrildi. Öyle ki, Anthony henüz yeminli bir aile üyesi olmamasına ve Johnny’nin yalnızca kendi cebini düşünen bencil bir herif olmasına rağmen; Anthony’ye atılan bir tokatı Johnny onur meselesi yapıp savaş gerekçesi saydı, savaşa girdi ve galip ayrıldı.
Anthony’nin pısırık, içine kapanık olması ve sürekli bir şeylerden şikayet edip homurdanması, aslında Johnny’nin içindeki babalık içgüdüsünü tetikledi. Johnny pislik bir adam olsa da ona sahip çıktı (ki bu babacan tavrı kendi öz yeğenine ya da sağ kolu Mickey’ye bile göstermiyordu). Anthony'nin o kalın kafalı yapısı, Johnny'de "Ulan bu çocuk ziyan olmasın" mentalitesi yarattı. Zamanla Anthony’nin hamuru Johnny tarafından yoğruldu; ufak çaplı tahsilatlara, korkutma işlerine ve drive-by eylemlerine gönderilerek tecrübe kazandı. Kıdemli üyelerle polemiğe girip başını belaya soktuğunda bile Johnny onu ölümün kıyısından defalarca çekip aldı. Johnny istese dışarıdan 50 tane Anthony bulabilirdi; fakat ona sadık bir dost, bir evlat gerekiyordu. Johnny hem oğluna olan özlemini onunla giderdi hem de onu zamanla kendisine tanrı gibi tapan, lafını ikiletmeyen kusursuz bir tetikçiye (intihar komandosuna) dönüştürdü.
Sonuç ve Tavsiyeler
Karakterlerinize derinlik katın, onları zenginleştirin ve diğer karakterlerle gerçek bağlar kurun. Gidin birlikte birkaç bira için, bağ bahçe işlerinde yardım isteyin, 5-6 kişiyi toplayıp kamp yapın. Buluşmalarınızı her zaman lüks barlarda veya gece kulüplerinde değil; evlerinizde, arka bahçelerinizde gerçekleştirin. Ben Apollo ile en çok evlerde, birkaç arkadaşla yaptığımız samimi rollerde keyif aldım. Savaş dönemlerinde bile bütün ekibi tek bir eve toplar, yer yataklarına yatırırdım. Hem güvenli bir şekilde saklanır ve silahlı beklerdik hem de o küçücük ev ortamından 20-30 tane harika SS (rol görseli) çıkardı; karakterler arasında kırılmaz bağlar kurulurdu. Oturur, rakip çetelerin bölgeleri ve mekanları hakkında bilgi toplama rolleri yapardık.
Uzun lafın kısası: Kendinize bir karakter açın, sıfırdan başlayın ve insanlarla hemen samimi olmayın. Karakterle gerçek bir bağ kurabilmek için başkasının zoruyla değil, kendi sevdiğiniz konsepti yapın. Arkadaşınız istedi diye İtalyan-Amerikan (Ita-Ame) rolü yapmak zorunda değilsiniz; herkes kendi istediği kültürü yansıtsın. Bir siyahi ile bir beyazın, bir hispanik ile bir asyalının arkadaş olamayacağına dair hiçbir kural yok. İllegal yapacaksanız sokak torbacılığıyla başlayın, küçük hırsızlık çeteleri kurun; yapılacak daha binlerce rol var.
Eğlenceli ve net bir kapanış tavsiyesi: OOC kankalarınız rolde yaşanan durumlar, kavgalar veya karşı çetelerde yer almanız yüzünden size gerçek hayatta tavır alıyorsa, o insanları direkt hayatınızdan şutlayın. Oyun içi (IC) bir olayda yenilgiyi hazmedemeyip bunu OOC platformlara taşıyan, rol yapmayı bilmeyen ve sürekli yanık kremiyle gezen tiplerden size ne dost olur ne de onlarla kaliteli bir rol bağı kurulur. Bunlardan uzak durun.
Karakter Gelişimi (Character Development)
Rol yaparken en önemli şey karakterinin bir çizgisi ve gelişimi olmasıdır. Hep aynı kafada, aynı tavırda, aynı güç seviyesinde kalmak karakteri düz ve sıkıcı yapar. Gelişim; yaşadığın olaylara tepki vermek, bundan ders almak ya da tam tersi hırçınlaşmaktır.
• Başlangıç Noktası: Karakterin zayıf, toy veya deneyimsiz olabilir. İlk başlarda yanlışlar yapar, kolayca sinirlenir ya da korkar. Bu doğal.
• Olaylardan Etkilenme: Dayak yiyorsa ileride daha tedbirli olur. Polisle başı derde girdiyse daha dikkatli davranır. Çatışmada travma aldıysa silah sesinden bile irkilir.
• Tutarlılık: Karakterinin kişiliğini ve geçmişini unutma. Abaza biri mi, kurnaz mı, duygusal mı? O çizgiyi kaybetme ama olaylarla şekillendir.
• Zamanla Güçlenme: Çete/mafya rollerinde hemen lider olmak yok. Önce ayakçısın, pis işleri yaparsın. Zamanla saygı toplarsın, tecrübeli hale gelirsin. İnsanlar sana güvenmeye başlar.
• İniş-Çıkışlar: Karakter gelişimi sadece güçlenmek değildir. Hatalar yapmalı, tökezlemeli, başarısız olmalı. Arada kaybetmek, gelişimi daha gerçekçi yapar.
• Bağlantılar: İlişkiler karakteri değiştirir. Aşık olur, ihanete uğrar, bir arkadaşını kaybeder… Bunlar karakteri kalıcı şekilde etkiler.
• Uzun Vadede: Karakter bir noktada “evrim” geçirmeli. Başlarda çocuk gibi davranan biri, yıllar içinde acımasız veya hesapçı birine dönüşebilir. Ya da tam tersi; başta öfkeli olan biri, yaşadıklarından sonra sakinleşebilir.
Kısacası karakter gelişimi, oynadığın kişiye ruh katmak demek. Hep aynı kalırsan bot gibi görünürsün. Gelişim gösterirsen insanlar seni hatırlar, rolünü ciddiye alır.
Karakter Gelişimi Timeline (RP Örneği)
Başlangıç (0–1. hafta)
• Karakter toy, acemi, her şeye şaşırıyor.
• İlk çatışmada veya işte hata yapıyor.
• Sosyal çevreyi tanımaya çalışıyor; yanlış insanlarla takılabiliyor.
• Örnek: Bir çete operasyonuna katılır ama planı bozacak bir hata yapar.
Erken Dönem (1–4. hafta)
• Hatalardan ders almaya başlar.
• Çatışmalarda daha dikkatli olur, polise ve rakiplere karşı tedbirli davranır.
• Kendi stilini bulmaya başlar; abaza mı, zorba mı, kurnaz mı belli olur.
• Örnek: İlk küçük baskını başarılı bir şekilde gerçekleştirir ama bir arkadaşını kaybeder → ders çıkarır.
Orta Dönem (1–3 ay)
• Çevresinde saygı toplamaya başlar.
• Küçük sorumluluklar verilir (plan yapma, bilgi toplama, gözlem).
• Karakterin güçlü ve zayıf yönleri belirginleşir.
• Örnek: Artık bir ayakçı takımının sorumluluklarını üstleniyor, kendi hatalarını telafi edebiliyor.
Gelişmiş Dönem (3–6 ay)
• Daha stratejik davranır; çatışmalarda riskleri hesaplar.
• Sosyal ilişkilerden öğrenir, arkadaş ve düşmanlarını tanır.
• Karakterin “imajı” oturur: lider ruhlu, sakin, acımasız ya da akıllı stratejist olabilir.
• Örnek: Büyük bir çatışmada soğukkanlı kalır ve ekibi yönetir; artık ufak hatalar çok fark etmez.
Usta Dönem (6–12 ay ve sonrası)
• Karakter artık deneyimli ve güvenilir bir figürdür.
• İstediği rolü, pozisyonu veya etkiyi kazanabilir (liderlik, stratejist, tetikçi).
• Geçmişteki hatalar karakterin kararlarını şekillendirir, karakter derinlik kazanır.
• Örnek: Eski acemiliklerinden ders almış ve çetede saygın bir isim olmuştur; artık kendi planlarını yapar ve ekibini yönlendirir.
Bir konsepti canlandırırken sadece kültüre önem vermeyin aynı zamanda karakterinizi benimseyip gerçekçi ve mantıklı roller yapmayı benimseyin.
⸻
Günümüz Mafya ve Çete Kültürü
Günümüzde hiç kimse İtalya’dan kan davasından kaçıp Amerika’da aile kurmuyor. Günümüz İtalyan mafyası, sokak çetelerinden farksız bir durumda. İrlanda’dan çıkıp kimse terör örgütü kurup koluna dört yapraklı yonca dövmesi yaptırmıyor.
İtalyan-Amerikalılar artık tamamen asimile olmuş durumda.
İrlandalı-Amerikalılar da tamamen asimile olmuş durumda.
Avrupa zaten refah dolu ülkelerle dolu: Almanya, Fransa, İspanya, Portekiz, İrlanda, İngiltere, İskandinav ülkeleri… Bu ülkelerden birileri çıkıp mafya organizasyonu kurmuyor; bu saçma. Doğu Avrupa’dan gelenler ise genelde çalışıp kendi yağında kavruluyor. Mafyacılık falan hikâye. İlla Balkan rolü yapacaksanız, deport edilme korkusuyla, sınır dışı edilme riskiyle rol yapın; en ufak meselede silaha sarılmayın.
Dayak yediğinizde, aşağılandığınızda ya da bir kadından red yediğinizde silahınıza sarılmayın. Sen, seni döven birini gidip vuruyor musun? Amerika’da teke tek kavgalar meşhurdur; bunları göze alın. Kas gücünüz yoksa veya brawl’da kötüyse fear RP’nizi yapın. Amerika’da kavga kültürü hâlâ yaygın. Karakter gelişiminize önem verin.
Japonya, Kore, Çin gibi ülkelerden kimse çıkıp Amerika’da sokaklarda yarışçı olmuyor. Ek olarak, win almak için aldığınız Elegy’leri bir kenara bırakın; farklı araçlarla rollere dahil olun. Yemin ederim, 20 Elegy’yi bir arada görmek tam anlamıyla görüntü kirliliği. Hiç cool değilsiniz ve ERP yapmak istediğiniz çok belli oluyor gençler.
⸻
Günümüz İtalyan Mafyası
İtalyan mafyaları artık Wall Street’te yatırım yapıyor, borsayla meşguller. Kimse çıkıp durduk yere sokakta adam vurmuyor. Rütbe sistemleri çökmüş durumda. FBI’ın RICO yasalarıyla yapılan operasyonlar bu yapıları darmadağın etti. Bugün mafyaların işlediği suçlar genelde şunlardan oluşuyor:
• Finansal suçlar
• Yatırım dolandırıcılığı
• Hisse manipülasyonu
• Vergi kaçakçılığı
• Para aklama
Mafya artık ikiye ayrılıyor:
1. Wall Street’te yatırım yapanlar.
2. Sokak çetesinden farksız olanlar.
Bizim birliğimiz, ikinci gruptan: sokak çetesinden farksız bir ayakçı takımıyız.
⸻
Çeteci Rolleri
Çete karakterinizin ailesi illa uyuşturucu bağımlısı olmak zorunda değil. Babası evi terk etmek, annesi sokaklarda sürünmek zorunda değil. Farklılıkları benimseyin.
Amerikan çeteleri; siyahiler, Hispanikler, Asyalı-Amerikan gruplar (Tiny Rascal, Asian Boyz) ve beyaz üstünlükçü ekiplerden oluşur. Karakteriniz cana yakın olabilir, abaza olabilir, zorba olabilir, popüler kültür özentisi olabilir, esrar bağımlısı olabilir. Agresif olmak zorunda değilsiniz; yeter ki gerçekçi olun. Karakterlerinize özellikler ve hobiler katın.
⸻
ERP Rolleri
Karakterinizi “heykel gibi” yaratmak ya da “damızlık boğa” gibi oynamak gerçekçi değil. Gerçek hayat pornodaki gibi yürümez. Spor yapan ya da deneyimli karakterin performansı yüksek olabilir ama kimse her an kusursuz değildir.
Bir kişinin bile şunu yazdığını görmedim:
"Patrick Houston tempodan ötürü terden sırılsıklam olur. Kadının üstünde kalori yakmaya devam eder."
"Patrick Houston iyice nefes nefese kalır, birkaç dakika dinlendikten sonra kaldığı yerden devam eder."
Gibi.
-insan olduğunuzu unutmayın-
ERP’de de gerçekçilik lazım. Eğer karakteriniz sürekli ERP yapıyorsa, deneyim gereği daha iyi olabilir; ama ortalama oyuncu için gerçekçi sınırlar olduğunu unutmayın. (O gün psikolojinizin kötü olması bile performansınızı etkiler)
⸻
Göç Durumu
Amerika artık Afrika, Güney Amerika, Orta Doğu, Pakistan, Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinden göç alıyor. Zannetmeyin ki bu insanlar gelip mafyavari işlere girişiyorlar; hiç de öyle değil.
Arapların, Hintlilerin ve diğer etnik grupların müdavimi olduğu mekanlar ve mahalleler var. Bu ülkelerden gelenlerin çoğu fakirlikle yüzleştiği için genelde mavi yaka işlerinden anlıyor: kaportacı, tesisatçı, çilingir, operatör, kaynakçı… İllegal bir durum olsa bile maksimum hırsızlık, kapkaç gibi suçlara karışıyorlar. Kolluk kuvvetleri de yılanın başını küçükken eziyor.
O yüzden Avrupalı, Japon, Çinli rolü yapmanız genelde saçma. İstisna: üniversite öğrencisi, turist rolleri. Çinli-Amerikalılar, Güneydoğu Asya kökenliler var; bunlar genelde asimile olmuş, Amerikan isimlerine sahip insanlar. Asian Boyz, Tiny Rascal Gang gibi yapılanmalara karışanlar hâlâ mevcut. Triad mevzusu da artık kolluk tarafından ezildi.
⸻
Sokak Çatışmalarında Rol Disiplini
Kimse yirmi araba toplayıp mahalle basmıyor. Bu, Irak-Suriye bölgesindeki aşiret savaşlarına benzetilebilecek bir saçmalık olur. Çatışma rolleri gerçekçi oynamak istiyorsanız şu temel kuralları benimseyin:
• Hamle mantığı: Birini kestirirsin, camdan iki-üç kişi sarkıp ateş açar — illa düşürmek zorunda değilsin. Bu bile bir hamledir ve skor/etki olarak sayılır. Win almak zorunda değilsiniz.
• Araçtan taciz: Arabadan inip rakip bölgeye gelişi güzel taciz ateşi açarsınız; mermi adresi bulursa isteneni alırsınız.
• Süre kuralı: Çatışma yarım saat sürmez. En kral çatışma beş, bilemedin on dakika sürer. John Wick olmak zorunda değilsiniz; olayın on dakika sürmesi için son derece tenha, insanlardan arınmış bir bölge gerekir ki bu neredeyse imkânsız.
• Düşürme zorunluluğu yok: Karşı tarafı illa düşürmek zorunda değilsiniz; millet oyunu kasmasın. Önemli olan hamle ve sonuç dengesi.
• Kişi sayısı: Otuz kişiyle baskına gidilmez. Bir çete bölgesine giriyorsan yanına maksimum 6–7 kişi alırsın. Bu kadar sayıda adamın hamle yapması bile ülke çapında gündem olur. Ortalama 2–3 kişiyle baskınlar yapılır; vur-kaç taktiği tercih edilir. Drive-by (araçla saldırı) genelde daha kullanışlı ve pratiktir.
• Güvenlik/plan: Çatışma sahnesi önceden planlı olmazsa kaotik olur; güvenlik, kaçış rotası ve witness (tanık yönetimi) gibi öğeleri düşünün. İnsanların karıştığı, sivil yoğun bölgelerde çatışma kurgusu hem gerçekçi olmaz hem de sunucu dengelerini bozar.
Özet: Çatışma rolleri kısa, kontrollü, mantıklı ve sonuç odaklı olmalı. Abartılı, çok sayıda oyuncuyla yapılan “mahalle basma” senaryoları gerçekçi değildir. Bunlar dizi/film kültürünün yalanıdır. Samsunlu bir kardeşiniz olarak bu muhabbetlerin yabancısı değilim gençler. (Bu övünülecek bir şey değil.) Adam gözümün önünde pompalıyla hasmını vurdu ve arazi oldu.
Örnek rol:
⸻
Kısacası
Mafya artık ikiye ayrılıyor:
1. Wall Street’te finans suçlarına karışanlar.
2. Ufak çaplı gasp-hırsızlık yapanlar (sokak çetesinden farksız).
“Mobster” tipi eski kafada mafya artık çok az; FBI’ın RICO yasaları bunları epey sarstı. Biz de buna göre hareket ediyoruz ve ayakçı takımını canlandırıyoruz. Bizim karakterlerimiz İtalyan-Amerikan asıllı olabilir ama isimler tamamen Amerikan ve asimile olunduğu izlenimi veriyor.
⸻
White Lives Matter
Sunucuda herkes “woke” kültürünü benimsemiş durumda: siyahilerin yoğunluğu, lezbiyen ve eşcinsellerin görünürlüğü, göçmenlere olumlu yaklaşım… Ancak sahada hâlâ önyargılar var. Beyaz Amerikalıların büyük bir bölümü hâlâ bazı gruplara ön yargıyla bakıyor. Hâlâ ırkçılık, adam kayırma ve dışlama mevcut; sadece kanunlar nedeniyle niyetlerini açıkça belli etmiyorlar. Örnek olay: Ukraynalı bir kızın bir siyahi tarafından bıçaklanması gibi olaylar, toplumsal retoriği tetikliyor. Radikal sağcılar hala perde arkasında mevcut sadece ülkenin yoğun göç alması ve siyahi nüfusun ciddiye alınabilecek seviyeye geldiği için gerektiği yerde sesleri çıkıyor.
⸻
Asimilasyon Gerçeği
• İtalya’ya gidip İtalyan olamazsın.
• Türkiye’ye gidip Türk olamazsın.
• Almanya’ya gidip Alman olamazsın.
• Fransa’ya gidip Fransız olamazsın.
• Ama Amerika’ya gelip Amerikalı olabilirsin.
Burada yaşayanlar asimile olmaya mecbursunuz; istemeseniz bile torunlarınız iki kuşak sonra Amerikan isimleri koyacaktır. Buraya seve seve ayak uyduracaksınız. Aklınızı başınıza alın ve adam gibi rol yapın. Hiç değilse yapmaya çalışın. Sanıldığının aksine ABD’de hâlâ ciddi önyargılar var; kanunlardan ötürü açıkça belli etmeseler de sokakta farklı davranışlar devam ediyor.
⸻
Son Söz
Amerika zannettiğiniz gibi bir yer değil. Gidin birkaç sene yaşayın ve sunucuya tekrar girin; diyeceğiniz tek şey “biz gerçekten rolü yansıtamıyoruz” olacak. Eskiden oyuncularımız Amerikan polisleriyle, doktorlarla, itfaiyecilerle röportaj yapardı; saha deneyimi fark yaratır. Bir arkadaşımın 15 yaşında siyahi bir kankisi vardı; ondan kültür öğrenip arada Police Pursuit oynuyorlardı, bu eleman sonra birlik açtı kültürü adam gibi öğrenip. Sonuç? “kanka öyle çeteci rolü mü olur?” diyip çocuğun rolünü dışladılar. Hikâye bu kadar.
Bu sadece bize özgü değil; Rus ve Avrupa kökenli RP sunucuları da benzer ama dil bilenler kendi kültürlerini daha iyi yansıtabiliyor.
⸻
Özetle:
• Mafya ya finans işlerine kaydı ya da sokak çetesine dönüştü.
• Çeteci rollerde aile dramı şart değil; gerçekçilik öncelikli.
• ERP gerçekçi olsun.
• Çatışma rolleri kısa, mantıklı ve kontrollü olmalı; toplu “mahalle basma” saçma.
• Amerika göç, asimilasyon ve önyargılarla dolu; bunları rolünüze yansıtın.
Kısacası: eğlenin ama rolü gerçekçi yapın.
-duruma göre geliştirilecek. Yanlışım varsa affola. Kendi doğrularımı buraya döktüm ve sizlerinde doğrularını görmek isterim.-
sus artik kardesim be
harika rehber olmus sayende artık daha iyi bir rolcüyüm tesekkürler semiz :)
BAŞLANGIÇ, KARAKTER GELİŞİMİ, İLLEGAL ÜZERİNE
Öncelikle kendimi kısaca tanıtmama izin verin. Ben Semiz, 22 yaşında, tutkuyla Samsunspor’a bağlı bir kardeşinizim. Çocukluğumdan, yaklaşık 10-11 yaşlarımdan bu yana soluksuz zaman geçirdiğim bu alanda edindiğim tecrübeleri ve doğru bilinen yanlışları paylaşmak; öğrenmeye aç bir insan olarak kendi doğrularımı buraya aktarmak istedim.
Yılların getirdiği tecrübenin (ve belki de biraz bunun verdiği özgüvenin) doğrultusunda böyle bir rehber hazırlama ihtiyacı duydum. Çünkü eski topraklardan pek kimse kalmadı; geride kalanlar ise hayat mücadelesiyle uğraştıklarından kimseye rehberlik edecek dermanı bulamıyor. Ben de kendi çapımda bir adım atarak sizlere işin doğrusunu ve olması gerekenleri aktarmak istedim.
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi saygı çerçevesinde iletirseniz çok sevinirim; eleştiriye her zaman açığım. Şimdiden vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
Karakter Gelişimi (Character Development)
Rol yaparken en önemli şey karakterinin bir çizgisi ve gelişimi olmasıdır. Hep aynı kafada, aynı tavırda, aynı güç seviyesinde kalmak karakteri düz ve sıkıcı yapar. Gelişim; yaşadığın olaylara tepki vermek, bundan ders almak ya da tam tersi hırçınlaşmaktır.
• Başlangıç Noktası: Karakterin zayıf, toy veya deneyimsiz olabilir. İlk başlarda yanlışlar yapar, kolayca sinirlenir ya da korkar. Bu doğal.
• Olaylardan Etkilenme: Dayak yiyorsa ileride daha tedbirli olur. Polisle başı derde girdiyse daha dikkatli davranır. Çatışmada travma aldıysa silah sesinden bile irkilir.
• Tutarlılık: Karakterinin kişiliğini ve geçmişini unutma. Abaza biri mi, kurnaz mı, duygusal mı? O çizgiyi kaybetme ama olaylarla şekillendir.
• Zamanla Güçlenme: Çete/mafya rollerinde hemen lider olmak yok. Önce ayakçısın, pis işleri yaparsın. Zamanla saygı toplarsın, tecrübeli hale gelirsin. İnsanlar sana güvenmeye başlar.
• İniş-Çıkışlar: Karakter gelişimi sadece güçlenmek değildir. Hatalar yapmalı, tökezlemeli, başarısız olmalı. Arada kaybetmek, gelişimi daha gerçekçi yapar.
• Bağlantılar: İlişkiler karakteri değiştirir. Aşık olur, ihanete uğrar, bir arkadaşını kaybeder… Bunlar karakteri kalıcı şekilde etkiler.
• Uzun Vadede: Karakter bir noktada “evrim” geçirmeli. Başlarda çocuk gibi davranan biri, yıllar içinde acımasız veya hesapçı birine dönüşebilir. Ya da tam tersi; başta öfkeli olan biri, yaşadıklarından sonra sakinleşebilir.
Kısacası karakter gelişimi, oynadığın kişiye ruh katmak demek. Hep aynı kalırsan bot gibi görünürsün. Gelişim gösterirsen insanlar seni hatırlar, rolünü ciddiye alır.
Karakter Gelişimi Timeline (RP Örneği)
Başlangıç (0–1. hafta)
• Karakter toy, acemi, her şeye şaşırıyor.
• İlk çatışmada veya işte hata yapıyor.
• Sosyal çevreyi tanımaya çalışıyor; yanlış insanlarla takılabiliyor.
• Örnek: Bir çete operasyonuna katılır ama planı bozacak bir hata yapar.
Erken Dönem (1–4. hafta)
• Hatalardan ders almaya başlar.
• Çatışmalarda daha dikkatli olur, polise ve rakiplere karşı tedbirli davranır.
• Kendi stilini bulmaya başlar; abaza mı, zorba mı, kurnaz mı belli olur.
• Örnek: İlk küçük baskını başarılı bir şekilde gerçekleştirir ama bir arkadaşını kaybeder → ders çıkarır.
Orta Dönem (1–3 ay)
• Çevresinde saygı toplamaya başlar.
• Küçük sorumluluklar verilir (plan yapma, bilgi toplama, gözlem).
• Karakterin güçlü ve zayıf yönleri belirginleşir.
• Örnek: Artık bir ayakçı takımının sorumluluklarını üstleniyor, kendi hatalarını telafi edebiliyor.
Gelişmiş Dönem (3–6 ay)
• Daha stratejik davranır; çatışmalarda riskleri hesaplar.
• Sosyal ilişkilerden öğrenir, arkadaş ve düşmanlarını tanır.
• Karakterin “imajı” oturur: lider ruhlu, sakin, acımasız ya da akıllı stratejist olabilir.
• Örnek: Büyük bir çatışmada soğukkanlı kalır ve ekibi yönetir; artık ufak hatalar çok fark etmez.
Usta Dönem (6–12 ay ve sonrası)
• Karakter artık deneyimli ve güvenilir bir figürdür.
• İstediği rolü, pozisyonu veya etkiyi kazanabilir (liderlik, stratejist, tetikçi).
• Geçmişteki hatalar karakterin kararlarını şekillendirir, karakter derinlik kazanır.
• Örnek: Eski acemiliklerinden ders almış ve çetede saygın bir isim olmuştur; artık kendi planlarını yapar ve ekibini yönlendirir.
Bir konsepti canlandırırken sadece kültüre önem vermeyin aynı zamanda karakterinizi benimseyip gerçekçi ve mantıklı roller yapmayı benimseyin.
⸻
Günümüz Mafya ve Çete Kültürü
Günümüzde hiç kimse İtalya’dan kan davasından kaçıp Amerika’da aile kurmuyor. Günümüz İtalyan mafyası, sokak çetelerinden farksız bir durumda. İrlanda’dan çıkıp kimse terör örgütü kurup koluna dört yapraklı yonca dövmesi yaptırmıyor.
İtalyan-Amerikalılar artık tamamen asimile olmuş durumda.
İrlandalı-Amerikalılar da tamamen asimile olmuş durumda.
Avrupa zaten refah dolu ülkelerle dolu: Almanya, Fransa, İspanya, Portekiz, İrlanda, İngiltere, İskandinav ülkeleri… Bu ülkelerden birileri çıkıp mafya organizasyonu kurmuyor; bu saçma. Doğu Avrupa’dan gelenler ise genelde çalışıp kendi yağında kavruluyor. Mafyacılık falan hikâye. İlla Balkan rolü yapacaksanız, deport edilme korkusuyla, sınır dışı edilme riskiyle rol yapın; en ufak meselede silaha sarılmayın.
Dayak yediğinizde, aşağılandığınızda ya da bir kadından red yediğinizde silahınıza sarılmayın. Sen, seni döven birini gidip vuruyor musun? Amerika’da teke tek kavgalar meşhurdur; bunları göze alın. Kas gücünüz yoksa veya brawl’da kötüyse fear RP’nizi yapın. Amerika’da kavga kültürü hâlâ yaygın. Karakter gelişiminize önem verin.
Japonya, Kore, Çin gibi ülkelerden kimse çıkıp Amerika’da sokaklarda yarışçı olmuyor. Ek olarak, win almak için aldığınız Elegy’leri bir kenara bırakın; farklı araçlarla rollere dahil olun. Yemin ederim, 20 Elegy’yi bir arada görmek tam anlamıyla görüntü kirliliği. Hiç cool değilsiniz ve ERP yapmak istediğiniz çok belli oluyor gençler.
⸻
Günümüz İtalyan Mafyası
İtalyan mafyaları artık Wall Street’te yatırım yapıyor, borsayla meşguller. Kimse çıkıp durduk yere sokakta adam vurmuyor. Rütbe sistemleri çökmüş durumda. FBI’ın RICO yasalarıyla yapılan operasyonlar bu yapıları darmadağın etti. Bugün mafyaların işlediği suçlar genelde şunlardan oluşuyor:
• Finansal suçlar
• Yatırım dolandırıcılığı
• Hisse manipülasyonu
• Vergi kaçakçılığı
• Para aklama
Mafya artık ikiye ayrılıyor:
1. Wall Street’te yatırım yapanlar.
2. Sokak çetesinden farksız olanlar.
Bizim birliğimiz, ikinci gruptan: sokak çetesinden farksız bir ayakçı takımıyız.
⸻
Çeteci Rolleri
Çete karakterinizin ailesi illa uyuşturucu bağımlısı olmak zorunda değil. Babası evi terk etmek, annesi sokaklarda sürünmek zorunda değil. Farklılıkları benimseyin.
Amerikan çeteleri; siyahiler, Hispanikler, Asyalı-Amerikan gruplar (Tiny Rascal, Asian Boyz) ve beyaz üstünlükçü ekiplerden oluşur. Karakteriniz cana yakın olabilir, abaza olabilir, zorba olabilir, popüler kültür özentisi olabilir, esrar bağımlısı olabilir. Agresif olmak zorunda değilsiniz; yeter ki gerçekçi olun. Karakterlerinize özellikler ve hobiler katın.
⸻
ERP Rolleri
Karakterinizi “heykel gibi” yaratmak ya da “damızlık boğa” gibi oynamak gerçekçi değil. Gerçek hayat pornodaki gibi yürümez. Spor yapan ya da deneyimli karakterin performansı yüksek olabilir ama kimse her an kusursuz değildir.
Bir kişinin bile şunu yazdığını görmedim:
"Patrick Houston tempodan ötürü terden sırılsıklam olur. Kadının üstünde kalori yakmaya devam eder."
"Patrick Houston iyice nefes nefese kalır, birkaç dakika dinlendikten sonra kaldığı yerden devam eder."
Gibi.
-insan olduğunuzu unutmayın-
ERP’de de gerçekçilik lazım. Eğer karakteriniz sürekli ERP yapıyorsa, deneyim gereği daha iyi olabilir; ama ortalama oyuncu için gerçekçi sınırlar olduğunu unutmayın. (O gün psikolojinizin kötü olması bile performansınızı etkiler)
⸻
Göç Durumu
Amerika artık Afrika, Güney Amerika, Orta Doğu, Pakistan, Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinden göç alıyor. Zannetmeyin ki bu insanlar gelip mafyavari işlere girişiyorlar; hiç de öyle değil.
Arapların, Hintlilerin ve diğer etnik grupların müdavimi olduğu mekanlar ve mahalleler var. Bu ülkelerden gelenlerin çoğu fakirlikle yüzleştiği için genelde mavi yaka işlerinden anlıyor: kaportacı, tesisatçı, çilingir, operatör, kaynakçı… İllegal bir durum olsa bile maksimum hırsızlık, kapkaç gibi suçlara karışıyorlar. Kolluk kuvvetleri de yılanın başını küçükken eziyor.
O yüzden Avrupalı, Japon, Çinli rolü yapmanız genelde saçma. İstisna: üniversite öğrencisi, turist rolleri. Çinli-Amerikalılar, Güneydoğu Asya kökenliler var; bunlar genelde asimile olmuş, Amerikan isimlerine sahip insanlar. Asian Boyz, Tiny Rascal Gang gibi yapılanmalara karışanlar hâlâ mevcut. Triad mevzusu da artık kolluk tarafından ezildi.
⸻
Sokak Çatışmalarında Rol Disiplini
Kimse yirmi araba toplayıp mahalle basmıyor. Bu, Irak-Suriye bölgesindeki aşiret savaşlarına benzetilebilecek bir saçmalık olur. Çatışma rolleri gerçekçi oynamak istiyorsanız şu temel kuralları benimseyin:
• Hamle mantığı: Birini kestirirsin, camdan iki-üç kişi sarkıp ateş açar — illa düşürmek zorunda değilsin. Bu bile bir hamledir ve skor/etki olarak sayılır. Win almak zorunda değilsiniz.
• Araçtan taciz: Arabadan inip rakip bölgeye gelişi güzel taciz ateşi açarsınız; mermi adresi bulursa isteneni alırsınız.
• Süre kuralı: Çatışma yarım saat sürmez. En kral çatışma beş, bilemedin on dakika sürer. John Wick olmak zorunda değilsiniz; olayın on dakika sürmesi için son derece tenha, insanlardan arınmış bir bölge gerekir ki bu neredeyse imkânsız.
• Düşürme zorunluluğu yok: Karşı tarafı illa düşürmek zorunda değilsiniz; millet oyunu kasmasın. Önemli olan hamle ve sonuç dengesi.
• Kişi sayısı: Otuz kişiyle baskına gidilmez. Bir çete bölgesine giriyorsan yanına maksimum 6–7 kişi alırsın. Bu kadar sayıda adamın hamle yapması bile ülke çapında gündem olur. Ortalama 2–3 kişiyle baskınlar yapılır; vur-kaç taktiği tercih edilir. Drive-by (araçla saldırı) genelde daha kullanışlı ve pratiktir.
• Güvenlik/plan: Çatışma sahnesi önceden planlı olmazsa kaotik olur; güvenlik, kaçış rotası ve witness (tanık yönetimi) gibi öğeleri düşünün. İnsanların karıştığı, sivil yoğun bölgelerde çatışma kurgusu hem gerçekçi olmaz hem de sunucu dengelerini bozar.
Özet: Çatışma rolleri kısa, kontrollü, mantıklı ve sonuç odaklı olmalı. Abartılı, çok sayıda oyuncuyla yapılan “mahalle basma” senaryoları gerçekçi değildir. Bunlar dizi/film kültürünün yalanıdır. Samsunlu bir kardeşiniz olarak bu muhabbetlerin yabancısı değilim gençler. (Bu övünülecek bir şey değil.) Adam gözümün önünde pompalıyla hasmını vurdu ve arazi oldu.
Örnek rol:
⸻
Kısacası
Mafya artık ikiye ayrılıyor:
1. Wall Street’te finans suçlarına karışanlar.
2. Ufak çaplı gasp-hırsızlık yapanlar (sokak çetesinden farksız).
“Mobster” tipi eski kafada mafya artık çok az; FBI’ın RICO yasaları bunları epey sarstı. Biz de buna göre hareket ediyoruz ve ayakçı takımını canlandırıyoruz. Bizim karakterlerimiz İtalyan-Amerikan asıllı olabilir ama isimler tamamen Amerikan ve asimile olunduğu izlenimi veriyor.
⸻
White Lives Matter
Sunucuda herkes “woke” kültürünü benimsemiş durumda: siyahilerin yoğunluğu, lezbiyen ve eşcinsellerin görünürlüğü, göçmenlere olumlu yaklaşım… Ancak sahada hâlâ önyargılar var. Beyaz Amerikalıların büyük bir bölümü hâlâ bazı gruplara ön yargıyla bakıyor. Hâlâ ırkçılık, adam kayırma ve dışlama mevcut; sadece kanunlar nedeniyle niyetlerini açıkça belli etmiyorlar. Örnek olay: Ukraynalı bir kızın bir siyahi tarafından bıçaklanması gibi olaylar, toplumsal retoriği tetikliyor. Radikal sağcılar hala perde arkasında mevcut sadece ülkenin yoğun göç alması ve siyahi nüfusun ciddiye alınabilecek seviyeye geldiği için gerektiği yerde sesleri çıkıyor.
⸻
Asimilasyon Gerçeği
• İtalya’ya gidip İtalyan olamazsın.
• Türkiye’ye gidip Türk olamazsın.
• Almanya’ya gidip Alman olamazsın.
• Fransa’ya gidip Fransız olamazsın.
• Ama Amerika’ya gelip Amerikalı olabilirsin.
Burada yaşayanlar asimile olmaya mecbursunuz; istemeseniz bile torunlarınız iki kuşak sonra Amerikan isimleri koyacaktır. Buraya seve seve ayak uyduracaksınız. Aklınızı başınıza alın ve adam gibi rol yapın. Hiç değilse yapmaya çalışın. Sanıldığının aksine ABD’de hâlâ ciddi önyargılar var; kanunlardan ötürü açıkça belli etmeseler de sokakta farklı davranışlar devam ediyor.
⸻
Son Söz
Amerika zannettiğiniz gibi bir yer değil. Gidin birkaç sene yaşayın ve sunucuya tekrar girin; diyeceğiniz tek şey “biz gerçekten rolü yansıtamıyoruz” olacak. Eskiden oyuncularımız Amerikan polisleriyle, doktorlarla, itfaiyecilerle röportaj yapardı; saha deneyimi fark yaratır. Bir arkadaşımın 15 yaşında siyahi bir kankisi vardı; ondan kültür öğrenip arada Police Pursuit oynuyorlardı, bu eleman sonra birlik açtı kültürü adam gibi öğrenip. Sonuç? “kanka öyle çeteci rolü mü olur?” diyip çocuğun rolünü dışladılar. Hikâye bu kadar.
Bu sadece bize özgü değil; Rus ve Avrupa kökenli RP sunucuları da benzer ama dil bilenler kendi kültürlerini daha iyi yansıtabiliyor.
⸻
Özetle:
• Mafya ya finans işlerine kaydı ya da sokak çetesine dönüştü.
• Çeteci rollerde aile dramı şart değil; gerçekçilik öncelikli.
• ERP gerçekçi olsun.
• Çatışma rolleri kısa, mantıklı ve kontrollü olmalı; toplu “mahalle basma” saçma.
• Amerika göç, asimilasyon ve önyargılarla dolu; bunları rolünüze yansıtın.
Kısacası: eğlenin ama rolü gerçekçi yapın.
-duruma göre geliştirilecek. Yanlışım varsa affola. Kendi doğrularımı buraya döktüm ve sizlerinde doğrularını görmek isterim.-
EKLENTİ : ABD VE REALİSTİK ANLAYIŞI
GENEL ROL KALİTESİ VE GERÇEKÇİLİK REHBERİ
Arkadaşlar, mevcut rol anlayışımızda ciddi hatalar var. Rehberi dikkatlice inceleyin ve rastgele map/skin kullanımını bırakın. Bu durum hem rol kalitesini düşürüyor hem de ortamın ciddiyetini bozuyor.
⸻
1) KONSEPT SEÇİMİ (ABD ODAKLI ROLLER)
ABD’de rol yapıyorsanız, konseptiniz buna uygun olmalı.
Gerçekçi seçenekler:
• Güney Asya kökenli gruplar (Hint, Bangladeş vb.)
• Filipin kökenli yapılar
• İtalyan-Amerikan gruplar (günümüzde daha çok düşük profilli)
• Meksika kökenli sokak çeteleri (arka planda Sureño/Norteño bağlantısı olabilir)
• Siyahi sokak çeteleri
• Asya kökenli sokak yapılanmaları (örneğin Asian Boyz tarzı)
• İrlanda veya Çin kökenli Amerikan suç grupları
Avrupa kökenli suç grupları (Yunan, Bulgar, Sırp, Hırvat, Arnavut) için ABD, günümüzde öncelikli faaliyet alanı değildir. Bu gruplar ağırlıklı olarak Avrupa’da konumlanır.
Dışarıdan gelip ABD’de yapı kurmak:
• Vize açısından zor
• Süreklilik açısından gerçek dışı
• Rol açısından zayıf bir temel
Bu tür konseptlerden kaçınılmalıdır.
⸻
2) AGRESİF ROL VE DAVRANIŞ
Gerçek hayatta:
• İnsanlar sürekli kavga etmez
• En küçük tartışma fiziksel şiddete dönmez
ABD gibi ülkelerde:
• Fiziksel temas bile hukuki sonuç doğurabilir
• Basit bir itme eylemi dahi “assault” kapsamında değerlendirilebilir
Bu yüzden:
• Sürekli kavga çıkaran
• Silaha hemen başvuran
• Her tartışmayı şiddete çeviren roller gerçek dışıdır
Agresif rol anlayışınızı törpüleyin.
⸻
3) GERÇEK HAYAT GÖZLEMİ (ŞAHSİ SAHA DAVRANIŞI)
Farklı ülkelerden gelen insanlarla yapılan gözlemlerim şunu gösteriyor:
• Günlük hayatta insanlar daha kontrollü
• Tartışmalar çoğunlukla sözlü seviyede kalır
• Şiddet, istisnai bir durumdur
Bu denge rolünüze yansıtılmalıdır.
⸻
4) KIYAFET VE GÖRÜNÜM
En sık yapılan hatalardan biri:
• Gereksiz marka kullanımı (Gucci, Prada vb.)
• Karakterle uyumsuz lüks giyim
Gerçekçi yaklaşım:
• Sokak seviyesi karakter → basic ve sade giyim
• Orta seviye karakter → temiz ve şık ama abartısız
• Üst seviye karakter → duruma göre kaliteli ama dikkat çekmeyen
Unutmayın: Para gösterilmez, hissettirilir.
⸻
5) İLLEGAL ROLLER VE OPERASYON MANTIĞI
Eski tarz:
• 50 araçlık konvoylar
• Açık açık silah/uyuşturucu ticareti
Günümüz gerçekliği:
• Küçük ölçekli operasyonlar
• Hücre tipi organizasyon
• Minimum dikkat çekme
Örnek sistem:
• Legal bir işletme (örn. çamaşırhane)
• Mal teslimi = gündelik işlem gibi gösterilir
• Para transferi = dolaylı ve dikkat çekmeden yapılır
Rolünüz:
• Büyük değil, akıllı olmalı
⸻
6) PARA ALGISI
ABD’de para önemlidir.
• Küçük meblağlar bile değer taşır
• Sokak seviyesinde dönen işler genellikle düşük bütçelidir
• Büyük paralar nadir ve risklidir
Rol yaparken:
• Abartılı para akışlarından kaçının
• Küçük ama sürdürülebilir kazançlara odaklanın
⸻
7) MODERN MAFYA GERÇEKLİĞİ
Günümüzde klasik mafya yapıları ciddi şekilde zayıflamıştır.
Özellikle:
• RICO yasaları
• Federal soruşturmalar
• Sürekli denetim
Sonuç:
• Büyük yapılar küçülmüştür
• Birçok grup küçük hücreler halinde çalışır
• Bazı yapılar sokak çetesine yakın seviyeye inmiştir
Bu gerçeklik rolünüze yansıtılmalıdır.
⸻
8) KARAKTER MANTIĞI VE ENTEGRASYON
ABD’de rol yapan bir karakter:
• ABD kültürüne entegre olmalıdır
• Bulunduğu çevreye uyum sağlamalıdır
Şu kabul edilmelidir:
• “Dışarıdan geldim, kendi kültürümle takılıyorum” mantığı sürdürülebilir değildir
Asimilasyon değil ama:
• Adaptasyon şarttır
Aksi durumda kurulan yapı zayıf kalır.
⸻
SONUÇ
• Abartıyı bırakın
• Gerçekçiliğe yönelin
• Agresyonu azaltın
• Küçük ama mantıklı oynayın
Rol kalitesini yükselten şey büyüklük değil, tutarlılıktır.
Sorusu olan yazabilir. Daha kapsamlı konsept rehberi ileride paylaşılacaktır.
EKLENTİ : ÖMÜRLÜK KARAKTER ANLAYIŞI
Ömürlük Karakter Yaratmak: Rol Yapma Sanatında Kalıcı İzler Bırakmak
Rol yapma (RP) dünyasında kendimi bildim bileli dirsek çürütmüş bir oyuncu olarak, bu kültürden gerçekten zevk alabilmeniz için size tek bir altın tavsiye vereceğim: Konsept, kültür gibi detayları bir kenara bırakın ve kendinize ömürlük bir karakter yaratın.
"Birlik kapandı, hemen Name Change (isim değiştirme) atıp yeni bir çara geçeyim" mantığını unutun. Yapmanız gereken şey son derece basit: Oyuna girin, canlandırmak istediğiniz temel felsefeyi düşünün (ben genellikle beyaz üstünlükçü "white trash" karakterleri tercih ederim) ve kararınızı verdikten sonra karakterinizi sıfırdan, hiçbir şeyi olmadan var edin.
Benim ilk açtığım karakterler genellikle çulsuz, mavi yakalı işlerde çalışan, alt tabakadan, hayattan büyük beklentileri olmayan ve sistemin çarkları arasında sıkışıp kalmış figürlerdir.
Ego Gütmemek ve Kaybetmekten Korkmamak
Size somut bir örnek vereyim: 2024 yılında Ruggiero Suç Ailesi bünyesinde canlandırdığım Johnny Pandolfo adında bir karakterim vardı. Klasik bir kaptan (caporegime) ve mafya babasıydı. Ancak bu rolü yaparken bir kez olsun kendimi kasmadım, hiçbir zaman "illegal egosu" gütmedim. Karakterinizle kaybetmekten, rezil olmaktan, dipten zirveye düşüp kalkmaktan ve gerektiğinde ortalığı birbirine katmaktan asla çekinmeyin.
Johnny ile başımdan geçen birkaç olayı size şöyle özetleyebilirim:
Richard Lombardi'nin metresini darp ettim. Bunun akşamında Valachi üyeleri tarafından, kendi adamlarımın gözü önünde bacaklarımdan asılarak baştan aşağı sarkıtıldım (kancaya takıldım) ve tekme tokat dövüldüm.
O dönemde sunucuda karakterimi tanımayan yoktu; silah ticaretleri, mekan açılışları, çıkardığım vukuatlar ve birlikleri birbirine düşürüp saman altından su yürütme becerimle tam anlamıyla "bununla uğraşılmaz" denilen bir figürdüm.
Normalde böyle bir güce sahip bir karakterin her an kusursuz ve ağırbaşlı davranması beklenir; ancak ben tam aksine, bir mafya babasına hiç yakışmayacak olaylara karışarak karakterime belirgin huylar ekledim. Johnny; çatlak, bağnaz, gelenekçi ve ellili yaşlarını devirmiş bir adamdı. Bir akşam zencilerle bar önünde kavga edip karakolluk olur, ertesi akşam bir gece kulübünde 2-3 kadın tarafından darp edilerek milletin maskarası haline gelir, sonraki hafta ise bir çatışmada yaralı olarak ele geçirilirdi. Unutmayın, düşmeden zirveye ulaşamazsınız. Karakterimin kurduğu güçlü bağlantıların tamamı bu tür spontane rollerle gelişti. Bugün OOC (Oyun Dışı) dostluğum olan yeni jenerasyondan birçok kişiyle tamamen IC (Oyun İçi) roller sayesinde tanıştım.
Çelişkiler ve Karakter Tutarsızlıkları
Karakterin doğallığı, onun mükemmel olmamasından gelir. Bir pazar günü kilisede bağıra bağıra ilahi söylerken, aynı hafta katıldığım bir düğünde ayağım taşa takılıp yere kapaklanır ve herkese kepaze olurdum. Mekan açarken durup dururken garsonlarla polemiğe girer, onlara psikolojik baskı uygulardım. Bu durum, tamamen sokaktan gelmesinden, düzgün bir eğitim almamasından ve egosunu bu şekilde tatmin etmesinden kaynaklanıyordu.
Johnny’nin karakter yapısını netleştirecek bir başka örnek ise şudur: Bir akşam centilmenler kulübünden çıktık ve yolda bir trafik kazasına karıştık. Karakterim milyonluk bir adam olmasına rağmen, geçmişten gelen kriminal alışkanlıklarını bırakamadığı için gariban bir taksiciyi adamlarına dövdürtüp zorla parasını gasp etti. Hani popüler bir internet görselinde dendiği gibi: "Memati, maske de taksan o sıfat belli oluyor." Benim eleman tam olarak buydu. Takım elbisesini giyip şehrin en elit isimleriyle oturup kalkar, milyonluk ticaretler döndürür; fakat akşamında hesap ödememek için koskoca lokantayı ayağa kaldırıp pislik yapardı. Beni tanıyan ve benimle rol yapan oyuncular, karakterin iticiliği ve bir o kadar da doğallığı karşısında onu öldürmemek için kendilerini zor tutarlardı. Zaman zaman bu gerçekçilikten ötürü PM (özel mesaj) üzerinden tebrikler alırdım.
En Dipten Gelen Suç Kariyeri ve Paranoya
Johnny, 1974 doğumlu bir Brooklyn çocuğuydu. Florida'ya ayak bastığı dönemde kısa sürede büyük bağlantılar kurup sağlam isimlerle devasa işlere imza atmıştı. Henüz 15-16 yaşlarındayken okul önlerinde, ev partilerinde ve okul tuvaletlerinde esrar satarak başladığı suç kariyeri, yirmili yaşlarının başında "Bensonhurst Butchers" çetesini kurmasını sağlamış, zamanla da Ruggiero Suç Ailesi'nin himayesine girerek yeminli bir mafya üyesi (made man) olmuştu.
Zamanla kaptanlığa yükselen ve Vice şehrinde büyük başarılar elde eden tanınan bir figür haline geldi. Normal şartlarda, diğer birlik liderlerinin yaptığı gibi bu seviyedeki bir adamın bizzat vukuatların, silahlı eylemlerin içinde yer almaması gerekir. Ancak Johnny risk almayı sevmezdi; olayların tamamen kendi kontrolünde gelişmesini istediği için her sahnede bizzat adamlarının başında dururdu. Milyonluk bir adamın bu tür bir risk alması mantıksız görünebilir, fakat bunun arkasında tek bir sebep vardı: Paranoya. Bu işlerin içinde olup da kafasında kurmayan adam olmaz. En dipten geldiği için risk almaktan korkmuyor ve işini kendi hallediyordu.
Strateji, Korku ve Güç Dengeleri
Bunu net bir olayla açıklayayım: Idlewood, Ancelotti ve Ganton bölgelerinde "Eswiper" isimli bir arkadaşımın birliği vardı (birliğin tam adını şu an anımsayamıyorum). Johnny, araları iyi olduğu için Idlewood grubundan "kötü günler için" gizlice silah satın alıyordu. İki taraf da bu ticaretten mutluydu ve bu adamlarla OOC olarak da aram iyiydi. Aynı zamanda Ancelotti ve Ganton gruplarıyla da hem IC hem OOC bazda ilişkilerim çok sağlamdı.
Bir süre sonra Ganton ve Idlewood arasında bir uyuşturucu anlaşmazlığı çıktı ve savaşa girdiler. Ancelotti grubu da Idlewood’a saldırdı fakat Idlewood nüfusça kalabalık ve bölge onaylı (hood onaylı) olduğu için daha baskın durumdaydı. Bu sırada Idlewood, benim el altından silah sattığımı (fakat bu silahları aslında kendilerinden aldığımı bilmeden) duydu ve bana, "Sana güvenip ucuzdan mal sattık, bize pay vereceksin" diyerek haraç kesti.
Sıradan bir rol yapma oyuncusu bu durumda ne yapar? "Ben haraç vermem, adamı çiğnemeden yutarım!" diyerek sağdan soldan topladığı hileci dostlarını ve birlik üyelerini yanına alır, topyekun savaşa girer. Ben ise rolümün gerçekçiliğine odaklanarak o haracı ödedim. Çünkü şehrin en güçlü sokak çetesiyle tek başına savaşmak intihardı. Johnny çılgın bir adam olabilirdi ama salak değildi. Bu hamleyle, karakterin dışarıya gösterdiği o "asıp kesme" imajının aslında bir balon olduğunu ve korktuğu için savaştan kaçtığını net bir şekilde rol olarak yansıtmış oldum.
Ancak Johnny burada durmadı; arka planda Idlewood’un rakiplerini bir araya topladı. Doğrudan zarar görmek istemediği için savaşa girmedi ama Ancelotti ve Ganton gruplarını el altından silahlandırarak ödediği haraç parasının zararını çıkardı. Potansiyel düşmanı olan Idlewood'un elini zayıflatmak için rakiplerini güçlendirdi; böylece tek bir adamını bile kaybetmedi. (Burada ufak bir tavsiye: Karakteriniz ölme riski taşımasa bile, savaşa girmeden önce her an ölecekmiş gibi korku rolü yapın.)
Aynı hafta Ganton ve Ancelotti, Idlewood ile kozlarını paylaşmak üzere Las Venturas'ta büyük bir hesaplaşma organize etti. İşini riske atmak istemeyen Ganton ekibi Johnny'i aradı. Normalde ne beklenir? Herkesin sese (Discord/TS3) girip çatışmaya dahil olması, değil mi? Şimdi anlatacağım strateji belki bazılarına ters gelecektir:
Idlewood’un o dönemki liderinin çatışmada bizzat yer alacağından emindim. Bu yüzden ona IC üzerinden, "Yalvarırım bu savaşı bitirin, birbirinizi mi öldüreceksiniz? Profesyonel hareket edelim" şeklinde, duygusal ve arabuluculuk yapmaya istekli bir profesyonel gibi SMS gönderdim. Aynı zamanda adamlarımla arabaya atlayıp Las Venturas'a doğru giderken yolda sürekli barış mesajları atmaya devam ettim. Sonuç ne mi oldu? Çatışmayı sahada kaybettik, ancak sonrasındaki diplomatik süreçte (sitdown) Valachi Suç Ailesi'ne hesap verirken o dönem attığım barışçıl mesajları kanıt olarak sundum. Idlewood savaşı kazanmamıştı ama kazansaydı bile en üst lider olan Richard Lombardi’nin gözünde "Bu adam barışı ve düzeni sağlamaya çalıştı" izlenimi yaratmıştım.
Johnny herkesin gözünde kaypak, kancık ve üçkağıtçı bir adamdı; fakat masada kendini "profesyonel" olarak pazarlamayı bildi. Üst yönetime, "Ben olayı çözmek istedim ama bunlar sorun çıkarıyor" imajı verdi. Sonuç olarak, zamanında Idlewood'a verdiğim haraç parasını kuruşu kuruşuna geri aldım, üstüne adamları önümde özür diledi ve aldığım kan parasının çetelesini bile tutmadım. Bu komplike rolden herkes inanılmaz keyif aldı.
Kısacası, şu yapay "delikanlılık" rollerini bir kenara bırakın. Suçlu rolü yapıyorsanız, gerçek bir suçlu gibi hayatta kalmanın yollarını arayın. Sokaktan geliyorsunuz; karakterinizi sessiz, sakin, kindar veya köylü kurnazı gibi niteliklerle şekillendirin. My eleman tam bir baş belasıydı: kurnaz, bağnaz, yobaz, aşırı katolik, garantici, bankada 8 milyon doları olmasına rağmen aşırı cimri, menfaatçi, narsist ve pohpohlanmayı seven biriydi. Birlikteki bazı associate (aday üye) arkadaşlar onun bu gururunu okşayarak arkalarına bir kaptanın gücünü alır, diğer üyelerle sorun yaşadıklarında haksız olsalar bile Johnny sayesinde birkaç kez ölümden kurtulurlardı.
OOC İlişkileri Rolün Dışında Tutmak ve Karakter Gelişimi
OOC kankacılık meselesini tamamen bir kenara bırakmalısınız. Arkadaşınızın karakterini yolda görünce sırf OOC tanışıyorsunuz diye gidip selam vermeyin. Aynı birlikte olsanız dahi, karakterleriniz IC olarak tanışmadıysa birbirinizi tanımıyormuş gibi davranın. Har vurup harman savurduğunuz o "küçük" rol detayları aslında sizin rol omurganızı oluşturur.
Buna en iyi örnek Apollo ile olan rollerimizdir. Kendisiyle ilk rolde tanıştık ve o çocuğun sergilediği karakter gelişimini başka hiç kimsede görmedim. Başlarda Social Club’da takılan, masaları silip bar sandalyelerinin tozunu alan, hiçbir OOC muhabbetimizin olmadığı, tamamen IC katılım sağlayan bir elemandı. Karakteri Anthony, ilk zamanlarda Johnny tarafından sürekli aşağılandı, yargılandı ve hor görüldü. Çünkü o dönem birlikte 3 capo vardı ve aralarındaki en sıkıntılı ekip Johnny’ninkiydi. Johnny, Brooklyn/Bensonhurst mahallesinde yetişmişti ve ekibine yalnızca bu mahallenin çocuklarını alıyordu; Bensonhurst tayfası ön plandaydı. Anthony ise dışarıdan geliyordu, bu yüzden başlarda ağır zorbalığa uğradı. Johnny tam anlamıyla bir bully (zorba) karakterdi; dövdü, sövdü, dışladı.
Başka bir oyuncu olsa ya birlikten ayrılır ya da diğer kaptanlara yaranmaya çalışırdı. Anthony ise bu durumu çözmek için Johnny’nin yeğeni Bobby ve sağ kolu Mickey ile yakınlaşarak kendini önce onlara kabul ettirdi. Zamanla aralarındaki patron-ayakçı ilişkisi, tuhaf bir baba-oğul ilişkisine evrildi. Öyle ki, Anthony henüz yeminli bir aile üyesi olmamasına ve Johnny’nin yalnızca kendi cebini düşünen bencil bir herif olmasına rağmen; Anthony’ye atılan bir tokatı Johnny onur meselesi yapıp savaş gerekçesi saydı, savaşa girdi ve galip ayrıldı.
Anthony’nin pısırık, içine kapanık olması ve sürekli bir şeylerden şikayet edip homurdanması, aslında Johnny’nin içindeki babalık içgüdüsünü tetikledi. Johnny pislik bir adam olsa da ona sahip çıktı (ki bu babacan tavrı kendi öz yeğenine ya da sağ kolu Mickey’ye bile göstermiyordu). Anthony'nin o kalın kafalı yapısı, Johnny'de "Ulan bu çocuk ziyan olmasın" mentalitesi yarattı. Zamanla Anthony’nin hamuru Johnny tarafından yoğruldu; ufak çaplı tahsilatlara, korkutma işlerine ve drive-by eylemlerine gönderilerek tecrübe kazandı. Kıdemli üyelerle polemiğe girip başını belaya soktuğunda bile Johnny onu ölümün kıyısından defalarca çekip aldı. Johnny istese dışarıdan 50 tane Anthony bulabilirdi; fakat ona sadık bir dost, bir evlat gerekiyordu. Johnny hem oğluna olan özlemini onunla giderdi hem de onu zamanla kendisine tanrı gibi tapan, lafını ikiletmeyen kusursuz bir tetikçiye (intihar komandosuna) dönüştürdü.
Sonuç ve Tavsiyeler
Karakterlerinize derinlik katın, onları zenginleştirin ve diğer karakterlerle gerçek bağlar kurun. Gidin birlikte birkaç bira için, bağ bahçe işlerinde yardım isteyin, 5-6 kişiyi toplayıp kamp yapın. Buluşmalarınızı her zaman lüks barlarda veya gece kulüplerinde değil; evlerinizde, arka bahçelerinizde gerçekleştirin. Ben Apollo ile en çok evlerde, birkaç arkadaşla yaptığımız samimi rollerde keyif aldım. Savaş dönemlerinde bile bütün ekibi tek bir eve toplar, yer yataklarına yatırırdım. Hem güvenli bir şekilde saklanır ve silahlı beklerdik hem de o küçücük ev ortamından 20-30 tane harika SS (rol görseli) çıkardı; karakterler arasında kırılmaz bağlar kurulurdu. Oturur, rakip çetelerin bölgeleri ve mekanları hakkında bilgi toplama rolleri yapardık.
Uzun lafın kısası: Kendinize bir karakter açın, sıfırdan başlayın ve insanlarla hemen samimi olmayın. Karakterle gerçek bir bağ kurabilmek için başkasının zoruyla değil, kendi sevdiğiniz konsepti yapın. Arkadaşınız istedi diye İtalyan-Amerikan (Ita-Ame) rolü yapmak zorunda değilsiniz; herkes kendi istediği kültürü yansıtsın. Bir siyahi ile bir beyazın, bir hispanik ile bir asyalının arkadaş olamayacağına dair hiçbir kural yok. İllegal yapacaksanız sokak torbacılığıyla başlayın, küçük hırsızlık çeteleri kurun; yapılacak daha binlerce rol var.
Eğlenceli ve net bir kapanış tavsiyesi: OOC kankalarınız rolde yaşanan durumlar, kavgalar veya karşı çetelerde yer almanız yüzünden size gerçek hayatta tavır alıyorsa, o insanları direkt hayatınızdan şutlayın. Oyun içi (IC) bir olayda yenilgiyi hazmedemeyip bunu OOC platformlara taşıyan, rol yapmayı bilmeyen ve sürekli yanık kremiyle gezen tiplerden size ne dost olur ne de onlarla kaliteli bir rol bağı kurulur. Bunlardan uzak durun.
EKLENTİ : KIRSAL VE BEYAZ TOPLULUKLAR
Öncelikle selamlar, bu yazıyı aceleyle yazdığım için imla hatalarını düzeltmek, cümlelerin akıcı olmasını sağlamak için yapay zekadan yardım aldım. Anlatım dili bana aittir.
ABD'deki yoksul, kırsal veya alt sosyo-ekonomik sınıftaki beyaz nüfusu tanımlamak için kullanılan bu üç terim; dışarıdan bakıldığında benzer gibi görünse de köken, coğrafya, sosyoloji ve kültürel stereotipler açısından belirgin farklara sahiptir.
1. Redneck
Bu terim, üçlü arasında en popüler olanı ve günümüzde kitlesi tarafından zaman zaman bir gurur sembolüne (reclaimed identity) dönüştürülmüş olanıdır.
Köken: Tarihsel olarak iki temel teoriye dayanır:
Güneşin altında tarlada, açık alanda ağır bedensel işler yapan işçilerin/çiftçilerin ensesinin (neck) güneşten kızarması (red).
1900'lerin başında Batı Virginia'daki maden işçilerinin sendikalaşma mücadelelerinde (Blair Mountain Savaşı vb.) birlik sembolü olarak boyunlarına kırmızı mendil bağlamaları.
Coğrafya & Tarz: Genellikle ABD’nin Güney eyaletleri (Georgia, Alabama, Texas, Mississippi vb.) ile özdeşleşmiştir.
Kültürel Kodlar & Stereotipler:
Kamyonet (pickup truck) sevdası, avcılık, silah merakı, mangal/mangal kültürü, Amerikan futbolu ve NASCAR yarışları.
Müzik olarak Country ve Southern Rock dinlerler.
Politik olarak aşırı muhafazakar, vatansever ve bireysel özgürlüklerine (özellikle silah silahlanma hakkına) son derece düşkündürler.
Ton & Statü: Hafif aşağılayıcı bir tonda başlasa da, günümüzde bir Redneck kendini açıkça "Evet, ben Redneck'im!" diyerek tanıtabilir. Çalışkanlığı, doğa yaşamını ve sert Güney kültürünü simgeler.
(Çoğu Donald Trump'a tapıyor. Kasabalarda gördüğünüz kareli gömlekli abiler bunlardır. Kasabalı rolü yapacak arkadaşlar mutlaka bu adamların yaşam tarzını benimsemelidir bence. Bu arada Redneck rolü demek sabahtan akşama kadar alkol alıp siyahilere küfürler etmek, barın önünde kavga etmek değildir. "Crazy!" anlayışı yüzünden herifleri damgalamayın. Her köyün birkaç tane delisi çıkıyor diye bu heriflerin çılgınlar gibi yaşadığını zannetmeyin aksine ABD tarım ekonomisini bu adamlar sırtlıyor)
2. Hilbilly
"Hillbilly", coğrafi izolasyonun ve dağ kültürünün şekillendirdiği daha spesifik bir kimliği temsil eder.
Köken: 18. yüzyılda İskoçya ve İrlanda'dan (Scots-Irish) ABD'ye göç eden ve dağlık alanlara yerleşen topluluklara dayanır. "Hill" (tepe/dağ) ve İskoçya'daki Kral William taraftarlarını simgeleyen "Billy" kelimelerinin birleşiminden türemiştir.
Coğrafya: Apalaş Dağları (Appalachian Mountains) ve Ozark Bölgesi (Kentucky, West Virginia, Tennessee, Kuzey Carolina'nın dağlık kısımları).
Kültürel Kodlar & Stereotipler:
İzolasyon: Dış dünyadan, şehirleşmeden ve devlet otoritesinden tamamen uzak, kendi topluluk normlarıyla yaşayan insanlar.
Müzik türü olarak Bluegrass ve Traditional Folk müziğin doğduğu yerdir (banjo, keman, akustik gitar kullanımı yaygındır).
Kendi kaçak içkilerini (Moonshine) üretmeleriyle meşhurdurlar.
Aile ve kabile bağları çok güçlüdür; dışarıdan gelenlere karşı son derece şüphecidirler.
Ton & Statü: "Cahil, medeniyetten uzak, ayakkabısız dolaşan dağlı" stereotipini taşır. Redneck'e göre daha içe dönük ve dış dünyadan kopuk bir profildir.
(RPG dünyasında, yabancı sunucularda genelde bu kültürü canlandıranlar olmuştur fakat hiçbir zaman tercih edilmemiştir çünkü bu heriflerin sayısı artık günümüzde çok az. Eklemeyi bile düşünmüyordum fakat bir şeyi yapacaksak adam gibi yapmak lazım.)
3. White Trash (Beyaz Çöp)
Bu üçlü içindeki en ağır, en hakaret içerikli ve sınıf odaklı terimdir. Hiçbir coğrafi sınırlaması yoktur.
Köken: 1830'lu yıllarda Amerikan Güneyi'nde ortaya çıkmıştır. Köle sahibi zengin beyazlar ve köleleştirilmiş siyahlar tarafından, "hiçbir mülkü, toprağı veya başarısı olmayan son derece yoksul beyazları" tanımlamak için kullanılmıştır.
Coğrafya: Belli bir coğrafyası yoktur; kırsal alanlarda, karavan parklarında (trailer parks) veya şehirlerin çöküntü mahallelerinde bulunabilirler.
Kültürel Kodlar & Stereotipler:
Terim doğrudan ahlaki çöküş, eğitimsizlik, suç meyli ve hijyensizlik ile bağdaştırılır.
Karavan parklarında yaşamak (Trailer Trash), devlet yardımıyla geçinmek, uyuşturucu/alkol bağımlılığı ve aile içi düzensizlikler bu stereotipin ana ögeleridir.
Redneck veya Hillbilly gibi gurur duyulabilecek bir kültürel üretimi (müzik, yaşam tarzı, gelenek) yoktur; tamamen sosyo-ekonomik bir aşağılamadır.
Ton & Statü: Tamamen ırk ve sınıf kesişiminde yer alan ağır bir hakarettir. "Beyaz olmanın getirdiği toplumsal ayrıcalığa rağmen en dipte kalan" algısını vurgular.
(Genel anlamda Beyaz Üstünlükçü sokak çeteleri bu toplulukların içinden çıkar. White Power adı altında lokal sokak çeteleri kurarlar ve benimsedikleri yaşam tarzları, uyuşturucu faaliyetlerine fazla yatkın oldukları için bu tür karavan park ortamlarında mutlaka bir evin içinde meth pişirilir.)
Günlük Yaşam
1. Redneck: Çalışkan, Dış Dönük ve Sosyal Kırsal Yaşam
Redneck'lerin günlük hayatı fiziksel emek, açık alan aktiviteleri, motor sevdası ve güçlü komşuluk/arkadaşlık bağları etrafında döner.
Sabah Routine'i & İş: Güneş doğmadan uyanırlar. Kamyonetlerine (Truck) atlayıp tarlaya, şantiyeye, tamirhaneye veya lojistik işlerine giderler. Ağır beden işçiliği günlük hayatlarının merkezindedir.
Beslenme: Bol kalorili, ağır Güney mutfağı. Izgara etler, barbekü (BBQ), mısır ekmeği ve gün boyu tüketilen buzlu çay (Sweet Tea) veya ucuz kutu biralar (Bud Light, Pabst Blue Ribbon).
Boş Zaman ve Eğlence:
Hafta İçi: İş çıkışı yerel barda (Honky-tonk) toplanıp country müzik dinlemek, garajda arabayı veya motoru tamir etmek.
Hafta Sonu: Doğa sporları ana eğlencedir. Çamurlu arazide 4x4 araçlarla gezmek (Mudding), geyik veya ördek avına çıkmak, gölde balık tutmak, poligonda atış yapmak veya yerel bir NASCAR yarışını izlemek.
Ev Hayatı: Genellikle geniş bir bahçesi olan tek katlı müstakil evlerde yaşarlar. Bahçede mutlaka bir Amerikan bayrağı, mangal ve çalışır/çalışmaz durumda birkaç araç bulunur.
2. Hillbilly: İzoledir, Kendi Kendine Yeterli ve Dağ Odaklı Yaşam
Hillbilly'lerin yaşam ritmi modern şehirden ve teknolojiden tamamen kopuktur. Doğa ile uyumlu, kabilemsi ve geleneksel bir akış vardır.
Gündelik İşler: Günün büyük kısmı "kendi kendine yetme" (Self-sufficiency) çabasıyla geçer. Odun kırmak, tarlayı bellemek, avlanmak, kümes hayvanlarına bakmak ve kışlık erzak hazırlamak ana gündemdir.
Gizli Üretim (Moonshine): Birçok Hillbilly ailesi için günlük rutinin bir parçası da dağın derinliklerinde, gözlerden uzak kaçak mısır viskisi (Moonshine) üretmektir. Bu hem bir gelenek hem de ek gelir kaynağıdır.
Sosyal Yaşam ve Aile:
Dış dünyayla temas minimumdur. Şehre sadece temel ihtiyaçlar (tuz, fişek, un vb.) için inilir.
Akşamları aile ve komşular veranda (porch) üzerinde toplanır. Banjo, keman veya gitar eşliğinde geleneksel Bluegrass müzikleri çalınır, hikayeler anlatılır.
Ev Hayatı: Dağ eteklerinde, genellikle ahşap veya oldukça eski müstakil evlerde yaşarlar. Kapı önünde tüfekle oturan, yabancı bir araç geçtiğinde hemen tetik üstüne geçen korumacı bir yapıları vardır.
3. White Trash: Düzensiz, Kaotik ve Anlık Yaşanan Şehir/Kasaba Alt Sınıfı
White Trash yaşam tarzı belirli bir kültürel geleneğe değil; yoksulluğun, eğitimsizliğin ve sosyal imkansızlıkların getirdiği kaosa dayanır.
İş ve Ekonomi: Düzenli bir mesai anlayışları pek yoktur. Geçici işlerde (part-time, gündelik inşaat, hurdacılık vb.) çalışırlar veya devletten alınan sosyal yardımlarla (welfare/food stamps) geçinirler.
Günlük Akış ve Dinamikler:
Gün genellikle geç başlar veya düzensizdir. Belirli bir disiplin ya da gelecek planı yoktur; günün kurtarılması esastır.
Günün büyük kısmı TV karşısında, karavanın önündeki plastik sandalyelerde oturarak ya da mahalledeki diğer sakinlerle takılarak geçer.
Eğlence ve Alışkanlıklar:
Ucuz yüksek alkollü içkiler, sentetik uyuşturucular veya reçeteli haplar günlük hayatın büyük bir parçasıdır.
Karavan parklarında (Trailer Park) mahalle dramaları, yüksek sesli kavgalar, polis baskınları ve aile içi tartışmalar günlük rutinlerin sıradan birer parçasıdır.
Ev Hayatı: Karavanlar (Mobile Homes) veya çöküntü mahallelerdeki bakımsız evler. Evin önü genellikle hurda eşyalar, eski mobilyalar, çöpler ve bakımsız evcil hayvanlarla dolu olur.
İllegal Faaliyetler ve Yapılanmalar
Bu üç grubun suç işleme motivasyonları, organze olma biçimleri ve dahil oldukları illegal faaliyetler birbirinden oldukça farklıdır.
1. Hillbilly: Geleneksel Kaçakçılık ve "Klan" Yapılanması
Hillbilly'lerin illegal dünyası "Devlete ve vergiye karşı duruş" üzerine kuruludur. Organizasyon yapıları tamamen akrabalık ve kan bağı üzerine kurulduğu için dışarıdan içeriye ajan (polis/fbi) sokması en zor gruptur.
Yapılanma Biçimi (Clan / Family Dynamic):
"Clan Leader" (Aile Reisi): Genellikle ailenin en yaşlı erkek üyesidir. Kararları o alır.
Kan Bağı Zunluğu: Suç örgütü profesyonel bir çete gibi değil, bir aile (örneğin The Whites of West Virginia gibi gerçek aileler) gibi işler. Dışarıdan kimse içeri alınmaz.
Sessizlik Yemini: Kolluk kuvvetleriyle konuşmak (snitching) aileden dışlanma veya infaz sebebidir.
Ana İllegal Faaliyetler:
Moonshining (Kaçak İçki Üretimi): Dağların derinliklerinde kurdukları gizli imbiklerde (stills) mısır viskisi üretip satmak.
Ruhsatsız Silah / Patlayıcı: Dağlık arazilerde kaçak silah modifikasyonu, kayıt dışı av tüfeği satışı ve dinamit/patlayıcı ticareti.
Yasadışı Avcılık (Poaching): Koruma altındaki arazilerde izinsiz avlanıp etini ve derisini karaborsada satmak.
Kenevir (Marijuana) Yetiştiriciliği: Apalaş Dağları'nın saklı vadilerinde geniş çaplı yasadışı kenevir tarlaları işletmek.
(Dediğim gibi bu tür topluluklar günümüzde yok denecek kadar az. Hiç yok demiyorum ama gözle görülür bir yaşam sürmüyorlar artık. Yetmişli, seksenli yıllara kadar gözle görülür düzeyde varlıkları devam etmiştir. Buna en iyi verilebilecek örnek Gta 5'in hikaye modunda bulunan Çıplaklar Kampı'dır. Bu insanlar Hilbilly'dir. Fakat her Hilbilly çıplakta değildir bizim insanımızın gri rengi olmadığı için bunu belirtmek istedim tutup sağda solda çıplak skinlerle gezmeyin yani).
2. Redneck: Motor Çeteleri, Dixie Mafia, Militanize Gruplar
Redneck grubunun illegal ayağı genellikle Militanize gruplar, NASCAR tarzı araç kaçakçılığı ve Outlaw Motorcycle Gangs (OMG - Dixie Mafia) ile kesişir.
Yapılanma Biçimi (Dixie Mafia & Local Militias):
Dixie Mafia: ABD'nin Güney eyaletlerinde gevşek hiyerarşiyle çalışan, organize hareket eden beyaz suç şebekesidir.
Milis Yapılanmaları (Local Militias): "Devlet haklarımızı elimizden alacak" düşüncesiyle kurulan, askeri disiplinle hareket eden illegal veya yarı-illegal paramiliter gruplar.
Motosiklet Çeteleri (Outlaw Bikers): Bandidos, Peckerwoods MC veya local Redneck kulüpleri bu kategoriye girer. Pagans, Outlaws MC'de bulunan üyeler genelde bu insanlar devşirilir ve kulübe kazandırılır. Diziler ve filmler de gördüğünüz sarışın, dövmeli, pos bıyıklı ve sakallı abiler genelde bu insanlardan çıkar.
Ana İllegal Faaliyetler:
Silah ve Mühimmat Kaçakçılığı: Eyaletler arası ruhsatsız otomatik silah, seri numarası kazınmış tabanca ve ağır mühimmat sevkiyatı.
Oto Hırsızlığı ve Chop-Shop (Parçalama Büyüsü): Kamyonetleri, 4x4'leri veya ağır iş makinelerini çalıp garajlarda parçalayarak satmak.
Mekan Haraçları ve Koruma: Bölgedeki küçük yerel barları, tamirhaneleri veya atış poligonlarını haraca bağlamak.
Bölgesel Uyuşturucu Dağıtımı: Kendi ürettikleri uyuşturuculardan ziyade, büyük kartellerden (örneğin Meksika kartelleri) aldıkları malları kırsal bölgelerde dağıtmak.
(Kırsal kesimi bu adamlardan iyi hiç kimse bilemez. Her kasabada bu tür işlerle uğraşan adamlar olduğu için Kartel riske girmez ve bu adamlara danışır çünkü bölge arazisini onlardan iyi bilen yoktur. Şerifler nerede devriye atar, hangi marketten alışveriş yapar, hangi kestirmeleri kullanır hepsini bilirler. Şerifler de zaten oranın yerel insanlarından oluşur genel de. Öyle olmasa bile orada yıllardır görev yapan departman mensupları ve yerel halk birbirini tanır ve bilir. Göz yumdukları bile oluyor yani).
3. White Trash: Trailer Park Şebekeleri
White Trash suç dünyasında büyük bir "organizasyon" veya "strateji" yoktur. Suçlar genellikle bağımlılıkları finanse etmek veya günü kurtarmak için anlık olarak işlenir.
Yapılanma Biçimi (Loose Local Gangs / Crews):
Belirli bir hiyerarşileri yoktur. Karavandaki birkaç arkadaş veya akraba bir araya gelerek küçük hücreler oluşturur.
Sadakat oranı düşüktür; polise yakalandıklarında birbirlerini satma (snitch) ihtimalleri çok yüksektir. (Bu tür karavan parklarda uyuşturucu tüketimi fazla olduğu için bu normal).
Hapishane bağlantıları güçlüdür (Aryan Brotherhood veya lokal beyaz hapishane çeteleriyle iletişim halindedirler. Aryan Kardeşliği buradan adam devşirir).
Ana İllegal Faaliyetler:
Meth Labs (Metamfetamin İmalathaneleri): Karavanların içinde veya terkedilmiş kulübelerde son derece tehlikeli, patlama riski yüksek ev yapımı uyuşturucu (Meth) üretmek.
Bakır ve Hurda Hırsızlığı: İnşaatlardan, elektrik direklerinden veya boş binalardan bakır kablo ve demir çalarak hurdacılara satmak.
Reçeteli Hap Ticareti (Pill Mill): Sahte reçetelerle veya eczane soygunlarıyla ele geçirilen opioid/ağrı kesici hapların satışı.
Küçük Çaplı Hırsızlık ve Gasp: Benzinlik soygunları, ev soygunları, araba içinden eşya çalma ve dolandırıcılık (çek/kart sahteciliği).
4. Aryan Brotherhood (ABZ) Bağlantısı: Devşirme ve İnsan Kaynağı
Aryan Brotherhood (ABZ), cezaevlerindeki ve sokaktaki operasyonlarını sürdürebilmek için insan kaynağını ağırlıklı olarak White Trash ve Redneck tabakasından karşılar. Örgüt ile bu iki kitle arasındaki ilişkinin temel dinamikleri şunlardır:
Manipülasyona Açık Yapı: Sosyo-ekonomik olarak en dipte yer alan, eğitimsiz, sistem dışına itilmiş ve nefretle büyümüş bu kitleler; radikal ırkçı ideolojileri ve "beyaz üstünlüğü" söylemlerini benimsemeye çok yatkındır. Kendilerini ezilmiş hisseden bu bireyler, örgüte katılarak bir "kimlik" ve "güç" kazanırlar.
Sert Yaşam Şartlarına Uyum: Hem Redneck hem de White Trash profilleri; şiddete, sefalete, ağır fiziksel koşullara ve kural tanımamazlığa zaten alışkındır. Bu durum onları cezaevi ortamında veya sokaktaki pis işlerde gözünü kırpmadan tetikçilik, kuryelik yapacak ideal birer "piyon (Soldier/Prospect)" haline getirir.
Sokak-Hapishane Köprüsü: Redneck ve White Trash bireyler karavan parklarında veya kasabalarda küçük suçlardan (hırsızlık, kavga, uyuşturucu) içeri düştüklerinde doğrudan Aryan Brotherhood'un koruması altına girerler. Hapishanede ABZ'ye hizmet edip dövmeyi ("Brand") kazanırlar; dışarı çıktıklarında ise örgütün sokaktaki uyuşturucu ve silah dağıtım ağını yöneten kemik kadroya dönüşürler.
Hatasız kul olmaz yanlışım varsa affola. Ben şahsen White Trash rolleri yapmaya bayılırım. Aryan Brotherhood anlatacaktım fakat konu çok fazla uzun ve gereğinden fazla yer kaplar o yüzden onun için başka bir konu açacağım esen kalın arkadaşlar. Dediğim gibi aceleyle yazdığım için cümleleri akıcı hale getirmesi, varsa bir eksiğim düzeltmesi için yapay zekadan yardım aldığım kısımlar oldu. Eğer kafanızın karıştığı konseptler olursa elimden geldiği kadar sizlere yardımcı olurum. Ben konseptten ziyade realiteye önem veririm günümüzde Hilbilly rolü yapmanız saçma olur rehbere ekleme sebebim kafa karışıklığı olmasın, anlamını bilin diye ekledim. Çünkü Hilbilly ve Redneck kavramı SAMP TR ortamında çok karıştırılıyor. Kısaca Redneck ve Hilbilly son olarak White Trash kavramını öğrenmeniz ve bundan sonra okuyanlarında bu terimlere göre rol yapması için kısa ve öz bir rehber hazırladığımı düşünüyorum. Kendinize çok iyi bakın.
Eline emeğine sağlık semiz. Uzun zamandır forumda karakter psikolojisini ve Amerikan sokak mantığını bu kadar ayakları yere basan bir olgunlukla anlatan bir yazı okumamıştım.
Yazdıkların bana da ciddi anlamda ilham verdi ve hatta senin açtığın bu ufuktan hareketle ben de Florida ve Miami’nin sosyolojisi, göç dengeleri ve gündelik yaşam dinamikleri üzerine detaylı bir araştırma derlemesi hazırladım. Eğer kendi rehberinde Florida/Miami bağlamını açmak veya zenginleştirmek istediğin kısımlar olursa oradaki saha verilerini, bölge analizlerini veya maddeleri dilediğin gibi, hiçbir sınırlama olmadan kendi konunun içine alıp kullanabilirsin.
Topluluğa böyle kalıcı bir vizyon kazandırdığın için tekrar teşekkürler ve ellerine sağlık.
Selam usta. Yazdıklarını okudum, uzun uzun uğraşmışsın eline sağlık ama dışarıdan bakınca o kadar göze batan çelişkiler var ki söylemeden edemeyeceğim.
Öncelikle millete rehberde aman kavga etmeyin, agresifliği budayın, Amerika'da en ufak itme bile suçtur, küçük oynayın diye bir sürü sınır çiziyorsun sonra dönüp kendi karakterin Johnny'yi anlatırken lokantada garsonları dövdüğünü, taksici gasp ettiğini, gidip kadınlardan dayak yediğini falan bayağı övünerek anlatıyorsun. Kendine gelince insan kusurludur, sokağın defolu gerçekliği budur diyerek sonuna kadar kullanıyorsun ama diğer oyunculara uslu durun diyorsun. Eğer herkes senin rehberindeki gibi sessiz, pısırık ve olaydan kaçan tipler olursa, sahnede olay çıkaran tek ana karakter sen olursun, geri kalan herkes de senin hikayenin NPC'si olur.
Bir de önceki rehberinde Samsun'da gözümün önünde pompalıyla adam vurdular, çatışmalar kısa sürmeli diyerek organize suçu basit bir adli vakaya indirgemişsin. Ben de bizzat Balkan kökenli büyük bir şebekenin işleyişine şahit oldum. Adamlar öyle sokakta rastgele mermi sıkmıyor, ölülerin üzerine kredi kartı açıp, yasadışı bahis ağlarından akıl almaz paralar aklıyorlardı.Suçu karavanda takılan adamlara indirgemek modern suçu çok ıskalamak demek. Tamamen bundan bahsetmediğini elbette biliyorum ama sürekli konuyu farklı şekilde anlattığından iyice çorbaya dönmüş.
Bir de şu karakter gelişimi meselesi var. Roleplay, MMORPG oyunları gibi level 1'den başlayıp sıfırdan çar kasma yeri değildir aga. Karakterini kafasında oturtmuş, rolü ciddiye alan bir oyuncu bal gibi de olgun, vizyonlu, geçmişi olan -bitmiş/oturmuş- bir karakterle oyuna başlayabilir. Sahaya inip one man army gibi önüne geleni vurmadığı sürece, roleplay camiasında buna engel olan hiçbir kural yoktur. Sen kendi Johnny karakterinle milyonluk mafya babası olarak oynarken sorun yok, ama başkası şehre oturmuş bir karakterle girmek isteyince hayır sen çaylak başla, hata yap, ezil, 3 ay sonra strateji yaparsın demek insanları kendi senaryonda çocuk yapmaktan başka bir şey değil. ayrıca, Avrupa refah içinde mafya çıkmaz, Doğu Avrupalılar deport edilmekten korkup uslu durur argümanın da çok sığ. Asıl büyük para ve refah neredeyse, sistemin en zeki suçluları oradadır. Bahsettiğim o adamların, kurdukları şirketler ve devasa nakit akışıyla aman polis beni ülkeme yollar gibi bir korkuları yok. Çünkü suçu senin düşündüğün gibi sokak serseriliğiyle değil, sistemi doğrudan satın alarak ve egale ederek yapıyorlar.
Bana dürüst ol aga, hayatında kaç kere cidden oturup hakkını vererek Redneck veya Hillbilly rolü yaptın ki? Ben şahsen yıllardır Afro-Amerikan karakterlerde sokak rolleri döndürmeyi seviyorum ve sadece bu alanda derinleşmeye çalışıyorum. Senin çıkıp da sanki sunucudaki her konseptte yıllarca rol atmış, hepsinin yegane üstadıymışsın gibi şu şöyle olur, bu kesinlikle böyle oynanır diye üst perdeden millete dikte etmen dışarıdan cidden irite edici duruyor ayrıca Cape Town'da dil okulunda olman, 77 milletten insan tanıman falan kendi hayatın için güzel bir vizyon, eyvallah. Ama 20 yıllık GTA motorunda rol çevirirken bunları bir otorite argümanı olarak araya sıkıştırman cidden çok alakasız ve şov.
Kısacası aga, her şeyi bilmeye, her konseptin kitabını yazmaya veya her şeyi açıklamaya çalışmamıza gerek yok. Kendi karakterine tanıdığın o esnekliği ve hata yapma payını diğerlerinden esirgemezsen sunucu çok daha organik olur zaten. Çoğu sunucuda gördüğüm yıllarca tam olarak buydu işte, şimdi işin içine birazda lose etme dinamiğini kattınız diye birşeyi değiştirmiş olmuyorsunuz ki...
Selam usta. Yazdıklarını okudum, uzun uzun uğraşmışsın eline sağlık ama dışarıdan bakınca o kadar göze batan çelişkiler var ki söylemeden edemeyeceğim.
Öncelikle millete rehberde aman kavga etmeyin, agresifliği budayın, Amerika'da en ufak itme bile suçtur, küçük oynayın diye bir sürü sınır çiziyorsun sonra dönüp kendi karakterin Johnny'yi anlatırken lokantada garsonları dövdüğünü, taksici gasp ettiğini, gidip kadınlardan dayak yediğini falan bayağı övünerek anlatıyorsun. Kendine gelince insan kusurludur, sokağın defolu gerçekliği budur diyerek sonuna kadar kullanıyorsun ama diğer oyunculara uslu durun diyorsun. Eğer herkes senin rehberindeki gibi sessiz, pısırık ve olaydan kaçan tipler olursa, sahnede olay çıkaran tek ana karakter sen olursun, geri kalan herkes de senin hikayenin NPC'si olur.
Bir de önceki rehberinde Samsun'da gözümün önünde pompalıyla adam vurdular, çatışmalar kısa sürmeli diyerek organize suçu basit bir adli vakaya indirgemişsin. Ben de bizzat Balkan kökenli büyük bir şebekenin işleyişine şahit oldum. Adamlar öyle sokakta rastgele mermi sıkmıyor, ölülerin üzerine kredi kartı açıp, yasadışı bahis ağlarından akıl almaz paralar aklıyorlardı.Suçu karavanda takılan adamlara indirgemek modern suçu çok ıskalamak demek. Tamamen bundan bahsetmediğini elbette biliyorum ama sürekli konuyu farklı şekilde anlattığından iyice çorbaya dönmüş.
Bir de şu karakter gelişimi meselesi var. Roleplay, MMORPG oyunları gibi level 1'den başlayıp sıfırdan çar kasma yeri değildir aga. Karakterini kafasında oturtmuş, rolü ciddiye alan bir oyuncu bal gibi de olgun, vizyonlu, geçmişi olan -bitmiş/oturmuş- bir karakterle oyuna başlayabilir. Sahaya inip one man army gibi önüne geleni vurmadığı sürece, roleplay camiasında buna engel olan hiçbir kural yoktur. Sen kendi Johnny karakterinle milyonluk mafya babası olarak oynarken sorun yok, ama başkası şehre oturmuş bir karakterle girmek isteyince hayır sen çaylak başla, hata yap, ezil, 3 ay sonra strateji yaparsın demek insanları kendi senaryonda çocuk yapmaktan başka bir şey değil. ayrıca, Avrupa refah içinde mafya çıkmaz, Doğu Avrupalılar deport edilmekten korkup uslu durur argümanın da çok sığ. Asıl büyük para ve refah neredeyse, sistemin en zeki suçluları oradadır. Bahsettiğim o adamların, kurdukları şirketler ve devasa nakit akışıyla aman polis beni ülkeme yollar gibi bir korkuları yok. Çünkü suçu senin düşündüğün gibi sokak serseriliğiyle değil, sistemi doğrudan satın alarak ve egale ederek yapıyorlar.
Bana dürüst ol aga, hayatında kaç kere cidden oturup hakkını vererek Redneck veya Hillbilly rolü yaptın ki? Ben şahsen yıllardır Afro-Amerikan karakterlerde sokak rolleri döndürmeyi seviyorum ve sadece bu alanda derinleşmeye çalışıyorum. Senin çıkıp da sanki sunucudaki her konseptte yıllarca rol atmış, hepsinin yegane üstadıymışsın gibi şu şöyle olur, bu kesinlikle böyle oynanır diye üst perdeden millete dikte etmen dışarıdan cidden irite edici duruyor ayrıca Cape Town'da dil okulunda olman, 77 milletten insan tanıman falan kendi hayatın için güzel bir vizyon, eyvallah. Ama 20 yıllık GTA motorunda rol çevirirken bunları bir otorite argümanı olarak araya sıkıştırman cidden çok alakasız ve şov.
Kısacası aga, her şeyi bilmeye, her konseptin kitabını yazmaya veya her şeyi açıklamaya çalışmamıza gerek yok. Kendi karakterine tanıdığın o esnekliği ve hata yapma payını diğerlerinden esirgemezsen sunucu çok daha organik olur zaten. Çoğu sunucuda gördüğüm yıllarca tam olarak buydu işte, şimdi işin içine birazda lose etme dinamiğini kattınız diye birşeyi değiştirmiş olmuyorsunuz ki...
Seviyeli eleştirin için çok teşekkür ederim. Kimseye sınır koymuyorum ve rehber içerisinde kendi doğrularımı buraya döküyorum güzel kardeşim. Kimseye yanlışsınız da demedim. Zaten rehber sonunda söylediğim gibi: "Hatam varsa affola" demişim. Sen kendince yanlış bulduklarını buraya dökmüşsün bunun için teşekkürler ve hak verdiğim noktalar var. Ben çatışmalardan söz ederken genel olarak organize suçları kastetmedim kardeşim. Millet 20 kişi toplanıp arabalara doluşuyor ve tutup bir mahalle basıyor. Çatışma rollerinden bunun için örnek verdim. Rehberin tamamını okuduğunu zannetmiyorum çünkü senin bu şahidi olduğun Balkan asıllı vatandaşların yaptığına benzer eylemleri yukarıda adını geçirdiğim İtalyan Amerikanlar da borsa manipülasyonu gibi vb. Suçlara karışarak yapıyor. Zaten büyük oynamak istiyorsan olması gereken rol budur fakat oynadığımız oyunun mekaniği buna müsait değil. Bu yüzden maksimum işletme açıp işletebiliyoruz.
Johnny meselesine gelirsek ben yaptığım her rolün diyetini IC olarak zaten ödedim. Zaten bu kadar atlayıp zıplayan bir mafya kaptanının yaşaması maksimum 4 ay sürdü. Ne kadar iyi kazanırsan kazan, ne kadar iyi kazandırırsan kazandır işleyen bir çarkı saçma sapan hareketlerle baltalarsan sonun ölüm olur. Zaten Johnny Pandolfo'da bahsettiğin garsonların çalıştığı lokantada 1 ay sonra öldürüldü. Benim burada demek istediğim şu güzel kardeşim: "Evet mafya karakteri canlandırıyor olabilirsin fakat karakterin bir örgüte mensup diye robot gibi rol yapmak veya ruh gibi ortalarda dolanmak zorunda değil, bakın benim böyle bir karakterim vardı ve böyle rollere dahil oldum ve kısa zamanda çok tatlı roller yaptım. Savaşı kaybettiğinizde veya karakteriniz bir ortamda aşağılandığında bunu savaş sebebi saymayın veya NC vurmayın, OOC gurur meselesi yapmayın. Bakın benim karakterimin başına bunlar geldi, böyle dövüldü ve itilip kakıldı ama bu rezillikler ve olaylar sayesinde adını duyurup zamanla milyonlar kaldırdı." Diyerek ruh gibi ortada gezen arkadaşlara ve WIN almaya odaklanmış arkadaşlara ithafen karakterimden örnek verdim. Mesela 17-18 yaşındaki bir çete üyesi gelip benim yanımda, benim evimin bahçesinde tutup sağ kolumu şamarladı. Sayıca birkaç kişi üstünlerdi. Şimdi sana soruyorum, hepimiz silahlıyız ve karşı tarafın üstünde ne var bilmiyoruz. Allah aşkına dürüst cevap ver.. Ortalama bir SAMP oyuncusu bu durumda ne yapar? Ben hiçbir şey yapmadım öylece izleyip bahçemden çıkmalarını istedim. He sonrasında bu insanlarla savaşa girdik orası ayrı bir durum. Ama en ufak olaylarda artık insanların silaha sarılmalarından gına geldi.
"Bir de şu karakter gelişimi meselesi var. Roleplay, MMORPG oyunları gibi level 1'den başlayıp sıfırdan çar kasma yeri değildir aga. Karakterini kafasında oturtmuş, rolü ciddiye alan bir oyuncu bal gibi de olgun, vizyonlu, geçmişi olan -bitmiş/oturmuş- bir karakterle oyuna başlayabilir. Sahaya inip one man army gibi önüne geleni vurmadığı sürece"
Millet sahaya one man army gibi indiği için zaten ben bu rehberi yazdım. Adam 17 yaşında karakter açıyor 5 cinayeti var.
Kardeşim benim ben kimseye zaten herkes sıfırdan karakter açsın demiyorum. Sen bu yazıyı çok yanlış anlamışsın. Sunucuda herkes karakterini kafasında oturtmuş, olgun ve geçmişi olacak şekilde rol yapmıyor sonuçta. Sunucuda en az 70 tane outsider karakter var bu çocukların belli bir kesimi zaten sıfırdan başlayıp güzel bir karakter oturtmak için böyle karakterler açıyor her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Bu karakter gelişimi zaten bu arkadaşlar için. Yoksa ben ne diye platformun tozunu yutmuş, yıllarını vermiş adama "sıfırdan karakter ac baskan" diyip akıl vereyim? Ben Johnny karakterimle geldiğimde kaç yıllık İta-Ame tecrübem vardı, bu adam geldiğinde mensubu olduğu aile yeni iç savaştan çıkmış ve dikiş tutturmaya çalışıyordu. Sıfırdan milyoner olmadım ben bu karakteri açtığımda banka hesabımda 50.000 bile yoktu. Roller yaparak, insanlarla kontak kurarak milyonluk oldum. Sırf meslek kasıp kendilerini ziyan etmesinler diye birliğimdeki oyuncuları organize edip mekan açılışı yapan, gece kulübü işleten oyuncuların işyerlerini çalıştırdım. Zaten oradan elde ettiğim gelirle hem birliğimdeki adamların cebi para gördü hem ben para gördüm.
Avrupa meselesine gelince durumu yine yanlış anladığını düşünüyorum. (Burada kimseye laf çarpıtmıyorum) Adamlar Avrupa uyruklu karakterler açıp Sırbistan'dan, Almanya'dan, Fransa'dan, İngiltere'den çıkagelip Allah'ın Miami'sinde mafya babası oluyor. Benim lafım bizzat onlara. Ben Avrupa'da suç işlenmiyor diye bir şey mi söyledim?
Ben rehberde tutupta "şunu yapın lan, bunu oynamayın" demedim. Adı üstünde "REHBER" herkes buraya tecrübesini aktarıyor. Sen nasıl Afro-Amerikan rollerinde ustalaştıysan bende Redneck, Wood/Skinhead ve İta-Ame, MOB rollerinde dirsek çürüttüm. İş ona kaldı mı ben on senedir oynuyorum buna rağmen her şeyi bildiğimi iddia etmedim arkadaşım. Evet afro çeteci rolünü yapabilirim ama local bir üyeden öteye gidemem. Zaten her şeyi bildiğini iddia eden bir adam rehberin sonuna "yanlışım varsa düzeltin" yazmaz. Ben oraya gördüğümü, duyduğumu, yaşadığımı ve araştırdığımı yazıyorum. Evvela merak ettiğim bir kültür olduğunda da kafama göre araştırmıyorum. Bir dönem VOR rolünü merak ettim ve Leftyguns'ın birliğine girdim. MC'ye hevesim vardı endofmobsterera kardeşimin yanında palazlandım. İki-üç sene önce Skinhead ve beyaz üstünlükçü rollere merak sardım pulsarthegreat, Speezy88 ve Payne isimli arkadaşın birliğinde rol yaptım. Redneck kültürüne de yine payne ve speezy88 isimli arkadaş sayesinde hakim oldum mesela. Kısacası ne kadar araştırırsam araştırayım sahaya çıkmadan zaten tecrübe edinemem. Çünkü hatasız kul olmaz orada birisinin yanlışımı düzeltmesi lazım. Ben rol tecrübemi böyle ediniyorum. 6 sene önce KINGPIN Mafia Brims'de adam akıllı siyahi rolü yapmaya başlamıştım mesela birliğe girdiğimde hala "homie" diyen bir adamdım. Oggy ve Echo abiler sağolsun o dönem doğruları ve yanlışları düzeltti. Bu adamların birlik discordunda hazırladığı rehber var ya, benim rehber onun yanından geçemez. Belki on numara çeteci rolü yapamam fakat dediğim gibi güzel bir lokal member olabilirim. Herkes her kulvarda zaten en iyisi olamaz. Önemli olan sahada tecrübe kazanmak ve ben yıllar önce bu adını saydığım adamlarla rolleyerek bir şeyleri tecrübe edindim. Haybeden osurmuyorum. Kısaca bir konsepti merak edersem, bu rolü kim adam gibi yapıyorsa onun birliğine girip sıfırdan başlıyorum. Zaten adını saydıklarımda her ortamda takdir kazanmış insanlar. Belki rol kalitesi olarak onlar beni onlar yetiştirmedi fakat yaptıkları konsept hakkında harika rehberlik ettiler olay bundan ibaret. Onlara da ayrıca teşekkür ederim
" Asıl büyük para ve refah neredeyse, sistemin en zeki suçluları oradadır. Bahsettiğim o adamların, kurdukları şirketler ve devasa nakit akışıyla aman polis beni ülkeme yollar gibi bir korkuları yok. Çünkü suçu senin düşündüğün gibi sokak serseriliğiyle değil, sistemi doğrudan satın alarak ve egale ederek yapıyorlar. "
22 yıllık oyunda şirket açamayacağına göre son çare olarak işletme açıp işleteceksin. Bu işletmenin parasını kazanmak içinde mecbur vurup kıracaksın çünkü sağlanan olanak bu, oyun sana en fazla bunu verebilir. Bende diyorum ki, madem bunu yapıyoruz adam gibi ve gerçekçi yapalım diyorum. Ben o kadar uğraşıp birlik açmışım, tanıtım ve ekran görüntüsü hazırlamışım, eşi dostu organize edip birliğe almışım elbette düzgün adamlarla savaşa girip oyunun tadını çıkarmak isteyeceğim. Ben 20 adam toplayıp hurraaaa diyerek savaşa girip gerçekçi dışı bir rol yapacaksam vaktime yazık gider freeroam girerim. Adı üstünde roleplay yapıyoruz ve gerçekçiliğe önem veriyoruz. Bundan 7-8 dene önce ABD'de bizzat Itfaiye, şerif personellerine yazıp kendince röportaj yapan, sorular soran oyuncular vardı. Bu adamlar eşşek mi? Neticede güzel bir ortamda rollemek ister herkes. Bak mesela güzel güzel yanlış gördüklerini yazmışsın cevaplarkende gayet keyif aldım seviyeli şekilde yazdığın için teşekkürler
@Nexohst
(Etiketlemek için yazıyı düzenledim birkaç yeri atlamışım onlarıda ekledim).
6-7 kişilik bölgenin lokal karakterlerinden oluşan bir grupla rollemek mi(hele bu grup hispanikse tadından yenmez) yoksa 40-50 kişilik hood onaylı oluşumun başında olmak mı diye sorsan 6-7 kişilik ekibi tercih ederim kardeşim. Kafa yapımız aynı :) ben seni yakaladım, güzel eleştirin için çok teşekkür ederim canını yerim
Bu sobeit muhabbetlerinden ötürü aşağı yukarı 2 senedir adam akıllı gun rp yapmıyorum. Eskiden sadece aimi iyi olanın kazandığı savaşları bugün slienti iyi olan kazanıyor. Eskiden ayıplanır ve dışlanırdı bu tipler.. yalan yok bende düzen bozuk olduğundan bu yana adamına göre muamele yapıyordum zaten :) savaştığım kişi rolünü adam gibi yaparsa birliğe ortak bile yaparım sıkıntı yok
@Nexohst kalplerdesin tanıştığıma çok memnun oldum, katkıların ve görüşün için teşekkürler